İslam Huzur Dinidir

İslamı sonradan bulup mutluluğa eren bir yürekten; İslam

istemek,neyi isteyeceğini bilmeyenlerin elinde şaşkın!‏

Yazan: gulayozturk Mayıs 11, 2008

İstek ve Gayret Çerçevesindeki HAYAT MANZARALARI
 

İstemek, neyi isteyeceğini bilmeyenlerin elinde şaşkın. Gayret, mevcuda razı olanların elinde çaresiz. Amaçlar ve araçlar tahteravallide, araçlar yukarıda, amaçlar aşağıda kalmış.

Kulağa ve gönle yanlış şeyler fısıldayan müzik, dizi ve sıradanlık rüzgârları, hedefi olmayan ve günü birlik yaşayan kitleleri savurmaya devam ediyor.
İdealler, oltaya takılmış balık gibi sancıda.
“Ben” lerin ön safta yer almasından dolayı, “Biz” ler geride kalmış.
İnsanlar, istemesi telkin edilen şeyleri ister olmuş.
İnsanın kumandası televizyonun elinde.
Ana okulu çağındaki çocuk psikolojisi hakim sahneye, “Hazza koş, elemden kaç” .

Duanın ipekten kanatlarını hangi rüyanın hayalleri süslüyor? İstemeye itici güç olan gayret, neyin heyecanı ile cümleleri şekillendiriyor? İnanç, iyi anlaşılmak ve hayata rengini katmak için, Azrail’in ayak seslerini beklemekten ne zaman kurtulacak? Ve hakikati görerek yaşamaya sevk edecek ve belki de can simidi olacak gayret, istemekle buluşmayı daha ne kadar bekleyecek?

Çocuklarımıza para kazandıran itibarlı bir meslek ve zengin bir eşten öte, hangi fiili dua ile zihinlerine hayatın anlamını kazıdık ve neyin gayreti kuşattı beklenti ile bize bakan minicik yürekleri? Biz devreden çekiliversek, hangi davranışımız konuşmaya ve önlerine yön ve yol işareti koymaya devam eder? Bizi tanımlayacak olsalar ne derlerdi, nasıl anlatırlardı? Gözleri, en derine kodlanan nelerin giriş kapısı olmuştu ve gönlünde neler misafirdi kalıcı olmak niyetiyle bağdaş kurmuş oturan?

Sahi bizim dinimizde, kimi hazları erteleme, kimilerini de iptal, başka din kardeşlerini de düşünmek vb gibi, insanın organik kalıbının içini insan olabilme iksiriyle dolduran değer ve anlamlar vardı. Her secdede yerçekimine inat beyni zenginleştiren kan dolaşımı, negatif enerjiyi boşaltıp pozitifi yüklerken, el ve bel bağladığımız Rab’bimizle gönül ve akıl bağımız güçleniyordu. Manzara daha bir netleşiyor ve farkındalıklar su yüzüne çıkmaya başlıyordu. Arayanların bulduğu öncelikler, insanı sıradan ve ilkel hazlar düzeyinde yaşamaktan vinçle çıkarıp alıyor ve istemeyi istetiyordu insana ve gayret ekliyordu hayatına gün ışığı niyetine. Yüce bir idealle, özgül ağırlığı yüksek insan profiliyle, hayatı nitelikli kılan saygınlığı, ideal bir çerçevedeki şahesere dönüştürebiliyordu. Yaradan’ına teslim olma ve verilene razı olabilme makamı, daha iyisi için gayret etmeyi engellemezken, gözlerimizin kilitlendiği yan ve yönler, bizi bazı zamanlarda yaptığımız ibadetlerle rahatlatıp ve dini de bu günlere hapsetme ritüel’ini getirdi. Ve bu günlerin canhıraş sesleri ayyuka yükseldi. Camiler, daha çok kabire yaklaştığını fark edenlerin seyrek ayak sesleriyle şenlenir oldu. Cuma ve bayram namazlarındaki ibadetin coşkusu ise, çoğunun cami kapısından çıkana kadar kuşatıyor gönüllerini.

İstediklerimiz istememiz gerekenlerle yer değiştirmişse, bu sistemde bir arıza var demektir hanımefendi ve beyefendiler! Yaşadıklarımızla yaşamamız gerekenler yer değiştirmişse bu gidiş iyiye değil demektir. Namaz kılanlar, elini, dilini, gözünü ve özünü düzeltme konusunda yana yakıla yardım dilemiyorsa, karşısında kendilerine göz kırpan haram fırsatlardan ateşten kaçar gibi kaçılmıyorsa, insanlar dışarıda herkesin hayran kaldığı bir melek, içeride zehir zemberek ise, zihinler sadece konuşulanları taşıyor olmanın, hayat ise bunları yaşayamıyor olmanın cenderesinden kurtulmayı bekliyorsa, bu sistem raydan çıkmış ve nereye gittiği belli olmayan bir istikamete dolu dizgin ilerliyor demektir.

Bir insan, eşini ve çocuklarını adam yerine koymayı, kendi adamlığının bir gereği ve olmazsa olmazı bilmiyorsa, masa başında konuşurken hâzâ Müslüman kesilip, hayatının içine bir bakılsa büyüteçle aranırsa ancak bulunabilecek izler taşıyorsa, inandığını söylediği halde, örnek alınacak peygamber davranışlarını, siyerin satırları arasına ve sohbet konularına hapsetmişse ve podyumda, kaçmamız gerekenler salınıyorsa boy boy ve biz gafletin gözlerimizin arkasına yerleştirdiği serapla avunmaya alışmışsak, burada birden fazla kaybettiren dinamiğin hızla işlediğinin korkunç gerçeğinin farkında mıyız?

Lisedeki kızlara prezervatif dağıtılıyorsa, uyuşturucu ilköğretim kapılarına kadar inmişse, bu akıl ve sorumluluk taşıdığını söyleyen bizlerin akıl gözlerimize mil mi çekildi? Televizyonda dizi izlemekten, internette onun bunun kızı kadını yada erkeği ile çetleşmekten, eşinin yada çocuklarının sevgi ve ilgi ihtiyacını gideremediği için evden soğutup sokağa yönelttiğinin farkında olmayacak kadar beyni uyuşmuş anne babalar varsa, bu toplum çöküyor demektir.

 
Ne oluyor bize? Hesap endişesi ve cennet ümidi, sökülüp alındı mı gönüllerden? Ve halâ evlerimizi en büyük korunma, sığınma, gelişme ve denge merkezi ve kurtuluşumuzun tek adresi olarak görmüyorsak, bu durumun bizi tükettiğinin farkında olmamız için ve geri dönüşü fiilen ve kavlen istemek için daha ne kadar düşmemiz lâzım ve başkalarına bakmaktan başımızı kaldırıp da ne zaman kendimize ayna olacağız?

Ellerimiz ne zaman sebebe yönelik bir talep için açılacak Yaradan’ımıza?
Rab’bimiz “İsteyin vereyim” diyor, verilenler buysa, istenenler nedir sizce? Marka giyinecek, iyi arabalara binilip gezilecek, iyi yaşatacak parayı isterken, “Helâlinden” demezsek, her şeyden önce hayâ, duyarlılık, dürüstlük, ahlâklılık, iman ve amel gücü ile bilinç istememişsek, o zaman bizler ne için açıyoruz ellerimizi? Gayretimiz ancak rahatımız ve kısa vadeli çıkarlarımız için olursa ve bunların arasında insan merkezde olmalı iken detaya inmişse, evet efendim evet, bu sistemde bir arıza var bence, ya sizce?
Saliha Erdim
Yeni Dünya

(değerli Saliha hocama aynı katiliyorum.düşüncelerini anlatmiş sanki..Allah ondan razi olsun)

4 Yanıt “istemek,neyi isteyeceğini bilmeyenlerin elinde şaşkın!‏”

  1. gülde gamze Diyor:

    Gül kokulum……

    Zamanın bir yerinde uzak ülkelerin birinde tanıdım seni..
    İçten sıcacık duruşunla vakarınla sevdim seni…
    Her gece açılırken semaya ellerim rahmandan diledim seni…
    Gül yüzlüm …..
    Duruşunda Hamzayı gördüm çoğu zaman bir çöl aslanı gibi vakarlı..
    Edebinde Osmanı gördüm meleklerin bile onu gördükleri zaman ayağa kalktığı…
    Seni anlatmayı isterdim saatlerce ne kelimelerim ne cümlelerim yeterdi ….
    Bi karanlık gecenin iki narin

    iki ince hecesiyim ben..

    Bir yanım “AYAZ” bir yanım “BEYAZ”..

    Gündüzün çilesiyim ben ..

    Mavi koylarında kızıl şafağım ..

    Üşüdüğünde bak beyaz gölgeme ..

    Ben Bıraktığın beladayım…

    İki heceli narin bi sevdadayım..

    Adı sende yarası bende saklı;

    ince narin bi ah’ım eski yitik sevdalar üstüne…

    Zamanlı zamansız esen

    bi deli poyraz olurum;

    Dağ yamaçlarından kızıl saclarına dolanan …

    Okşarım hoyratça yüreğini ..

    Ben içindeki bulamadığın korkunum…

    Unutma bi yanım ak

    Diğer yanım katran karası….

    Ben Kendi içinde kendini elleriyle

    hapsetmiş bi mahkumum..

    Yüreğine Dokun

    Göreceksin..,

    Hissedeceksin….

    Ve tıkınarsa kara ayaz gecede umutların

    Ben en kederli matemimde olacağım

    Yalnız bi bilinmezin bağrında

    Akar olacak kanım…

    Unutma..!! çiğ düşerse yüreğine

    Ben donarım sabahın zifirinde…

    Bi ormancı türküsü geçse bile aklından

    Beni çalar sazendeler ürpertili gecede…

    Ve bi yerlerde umuduna küsse martılar

    Ben yağarım çisil çisil karanlığa…

    Dokun korkma …

    Ellerin değsin buğday tenime

    Narin gece kimsesiz seyyahların olsun

    Ben bilinmez şafakların kuytusunda

    Bekleyen ve beklenen karanlık olurum…

    Unutma bi aynayım ben

    Gözbebeklerimde kendini görürsün..

    Nefretine küsmüş bi adamım

    Ellerim cebimde

    Yırtık bi barka sırtımda

    Kana bulanmış zifir umutlarım

    Ve içerim korkularını;

    Zamanın…

    Sen aldırma bakma benliğime

    Gözbebeklerim yeter sana…

    İçimdeki ah’ı bırak

    Matemine aldırma gecenin

    Sen sus..! sazendeleri dinle

    Gözbebeklerime bakarak karşıla

    Gülümseyerek ala şafağı…

    Kızıllığında bulacaksın beni..

    Sen dolu yüreğimi gül yüzlüm…

  2. gulayozturk Diyor:

    gülde gamze hoşgeldin..
    şiirin çok güzel..içten olduğunu belli..
    can dostum güzel insan..
    nette girdiğim den beri yardımlarına esirgemeyen güzel gönül..
    sen olmasaydin ben beceremezdim hiç bir seyi.
    15 sitem değil,1 tane dahi doğru durust yapamazdım..
    eskisi gibi ,diğer dost sitelerde yazi yazmayı devam edecektim..
    sen geldi ve hizir gibi yetiştin..
    bacim dedin güzel selamını bıraktın.
    gece gündüz demedin sitelerime yardım ettin..
    hayat sana çok aci çektirdi biliyorum..
    acilar ve müsibbetler peşini bırakmadı..
    ama o güzel gönlün koştu herkese yardıma..
    senin için dua ediyorum..
    hastalığın yenmen için..mutlu olman için..
    beni tarif ederken şu sözlerin duygulandirdi..

    “Duruşunda Hamzayı gördüm çoğu zaman bir çöl aslanı gibi vakarlı..
    Edebinde Osmanı gördüm meleklerin bile onu gördükleri zaman ayağa kalktığı…”

    evet,çok merhametliyim.ama islamı kötüleyenler karşı de Hamzayım..
    osmanlı severim ve “osmanlı kadın “dediklerini seviniyorum..
    özelliklede islama sonra dan giren bir kişi olarak osmanlı demelerini gurur verici..
    evet,ben türk kadın değilim..osmanlıyım.
    türk kadın ,dedikodu yapar..çekiştirir..
    osmanlı kadın Allahtan korkar..
    türk kadın keyfi duskun,öyleye kadar yatar..
    osmanlı kadın erkende kalkar namazını kılar,Kuran okur,çocuklarına ve eşine hizmet eder..
    türk kadın hiç bir seyden memnun olmaz..gözü doymaz.
    osmanlı kadın ,Mevlam ne verirse yetiniz,şükreder,sabırlı olur..
    türk kadın,çocuklarını tv nin kumandosunu nasıl açacağını öğretir.
    osmanlı kadın,çocuklarına Allah korkusu,Kuran öğretir,terbiye ahlak öğretir..
    türk kadın kocasına baş kaldırır,boğun eğmez..
    osmanlı kadın,saygı ve sevgi beşler eşine .çunku ona ekmek getiren,her seyden koruyan,çocuklarının babası olduğu için..
    evet,can dostum..
    dediğin gibi bende osmanlık gördün..bügün bana gelen en güzel hediyeydi bu..
    Allah razi olsun..
    dua edeceğim sana..her zaman gibi..
    Mevlam tez şifa versin.her kötülüklerden korusun..amin.

  3. gulayozturk Diyor:

    evet sevgili dostlar..belki türk kadını biraz fazla yukledim..
    öyle güzel insanlarımızde varki..kadınlarımız..sahabe hanımlar gibi yaşarlar..
    elhamdülillah ben onlarla dost oldum ve onlara benzemeyi çalışıyorum..
    ama ne yazık ki sayısı çok az ..biliyorum gerçekleri acidir.
    ve gerçek söyleyen 9 köyden kovulur..olsun ben gerçek yolundan ayrılmayayım yeter..istersanız kovun..bu memleket müslüman insanlar ait..
    bu memleket müslümanca yaşanır..
    ecdadimiz neler çekmedi ki islam için..
    basta Peygamberimiz,ashabın,ümmedi den bir çok müslüman iskenceler maruz kaldılar ama dinlerden dönmediler..
    şimdiki müslümanlar sadece nefsinden çekiyorlar..baska bir dertleri yoktur..
    islamı yaşamaya zor geliyorsa bazi kişiler islamı yaşanmayan
    memlekete gitsinler.
    bureya kalıp müslüman yaşamak isteyenlerle uğrasmasinlar..
    öyle ya..kardeşim beğenmiyorsan islamı git amerika.
    burası müslüman memleket ..
    ben erkeklerden fazla hanımlara kızıyorum..
    erkek kardeşlerimiz hanımlar kadar tehlikeli değildir..
    hanım istersa aksı veya namaz kılmayan eşine güzellikle yola getirebilir..
    saliha bir hanım eşine saygı ve sevgiyle yaklaşırsa,birde Mevlaya dua edersa ,eminim o evde islamı yaşanır..
    ama nerdeeeeeee
    komsu kolunda 10 bilezik var..komsu evinde yeni mobilya var..
    akşam eşi gelince kapıya karşılarlar ama…….
    gözlerinde değil…ellerine bakarlar,aceba ne getirdi diye..
    halimiz vahim dostlar..
    dedim ya gerçekler aci.düşünürsanız az bile dedim..
    Mevlam bizlere döndürsün gafletten..amin..sevgilerimle

  4. gulayozturk Diyor:

    Aglamak istiyorum, doyasiya aglamak.

    Icimdeki sitemleri, bagrimdaki kor atesi,Gozyaslarimda akitmak istiyorum.

    Aglamak istiyorum inadina tum sahte guluslerin!

    Yaziklar olsun yalan dolan uzerine kurulmus tum saltanatlara!

    Yaziklar olsun cikar ugruna insan yakan vicdansizlara!

    Yaziklar olsun benlik pesinde kosan bencil beyinsizlere!

    Ve. Yaziklar olsun…

    Uc gunluk dunya icin Ahiretini satanlara!

    Guvenecek kimse kalmamissa eger, onca insan arasinda!

    Adalet kavrami unutulmus, yerini adaletsizlik almissa!

    Zalim nefs pesine dusup Ar, Namus ayaklar altina alinmissa!

    Ve. Ben…

    Butun bunlari goruyor, biliyor ve hala susuyorsam!

    Yaziklar olsun bana,Bende eger insanim diye yasiyorsam..!

    (sevdiğim bir şiir)

Yorum Yapın

XHTML: Bu etiketleri kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>