SESSİZ ŞİİR…ÜMİT ŞİMŞEK
Yazan: gulayozturk Haziran 19, 2008

Gerçi o bir ağaç dibinde sessiz sessiz düşünceye dalıp gitmişken, şehirler dolusu faaliyet, o anda da insanın etrafında sürüp gitmektedir.
Fakat sessiz, sadasız…
Her an yerin derinliklerinden tonlarca su görünmez hidroforlarla ağaçların tepesine taşınır da kimsenin haberi olmaz.
Ömrünü doldurmuş yapraklar sessizce düşer yere.
Sonra sessizce parçalara ayrılıp yerin altına iner ve öğütülür.
Yine kimsenin haberi olmaz.
Yerin altında ve üstünde şehirler dolusu tesisler çalışır durmaksızın.
Kimse farkına varmaz olup bitenlerin.
Farkına vardıklarımız, bir şiir güzelliğinde karşımıza çıkar.
Baharlar yazılır, güzler bestelenir, açanlar ve solanların herbiri ayrı ayrı güzellikleri sergiler bir muhteşem sessizlik içinde.
Doğum kadar ölüm de bir şiirdir tabiatta.
Medeniyet, tabiattaki örneklerine bakarak ilerler.
Kendiliğinden icad ettiği hiçbir şey yoktur insanlığın.
O örneklere yetişmek için çabalar, durur.
Teknoloji harikaları, seyredenlere parmaklarını ısırttırır.
Fakat örnekler, insan eserinin çok ilerisindedir.
Hiçbir uçak, ne bir sinek gibi iniş takımlarıyla sırtını kaşıyabilir, ne bir tombul serçe kadar sevimli olabilir.
Üstelik kuşlar hiçbir zaman uçarken çarpışmazlar.
Gerçi seslerin ayyuka çıktığı zaman da olur.
Bir çağlayan, bir kuş sürüsü, yahut ağustos böcekleri, veya göklerde yankılanan bulut nâraları, neredeyse kulağını sağır edercesine insanın dünyasını kaplayıverir.