İslam Huzur Dinidir

İslamı sonradan bulup mutluluğa eren bir yürekten; İslam

Kalb,bedeni ve Rühani alemimizin merkezidir..

Yazan: gulayozturk Temmuz 6, 2008

                

Kalb,bedeni ve Rühani alemimizin merkezidir..
Onun bedeni hayatın devamında merkezi bir rolü vardır..
Gerçekten insanı vucündaki milyarlarca hücreten herhangi birine taze kan ulaştırması ,dört saniyeden daha uzun bir müddetle kesintiye uğrarsa,o hücre hayatiyatini kaybeder..
Bedeni hayat için böyle ehemmiyetli olan kalb,aynı zamanda insan için manevi bir cevherdir…
Kalb,manevi yönü itibariyle bir hakikat pusuladır.
Bu vazife ona,Cenab-ı Hakk’ın emrinle yüklenmiştir..
Fakat,o,yaratılış maksadının aksine bir şartlandırma olursa,sahibini dünya ve ahirette mesud etmek yerine,berbat olmasına vesile olur…
Hazret Mevlana,insanın asli gayesinden sapmaması için nefsani arzularını dizginlemesi gerektiğini söyle ifade eder…
“Tenini aşırı besleyıp geliştirmeye bakma.!Çünkü o,sonunda toprağa verilecek bir kurbandır..
Sen,asıl gönlünü beşlemeye bak ! Yücelere gidecek ve şereflenecek olan odur..”
Evet dostlar,iman Nuruyla dolmuş kalbler için,Yüce Yaratıcımız (en-NUR sür.Ayet 37 )buyuruyor ki..
“Öyle salih kimseler vardır ki,onlar,Allah’ın zikrinden ,namazı hakkıyla kılmaktan,ve zekatı vermekten ,ne ticaret alıkor,ne de bir alışveriş..onlar,kalblerin ve gözlerin dehşetten halden-hale döneceği bir günden korkarlar…”

Kalb küçük ,ama her şeyin mihenk noktasıdır..

Asrımızın buhranlarının yagane sebebi,kalbleri Allah’a teslim edememekten kaynaklanmaktadır…
Kalbler Allah’a teslim olduğunda huzura kavusur,çirkinlik yok olur,saadet yerini alır…
Kalbleri Allah’a teslim etmeyip,onu salih kılmamak,şeytana ve onu tuzaklararına bırakmak,ilahi emanete en büyük nankörlük demek…
Dünya ve Ahiret saadeti kalb ile kazanılır..
Kalb sağlam ise,biliniz ki,amel de sağlamdır…Kalb Allah’a ne kadar yaklaşırsa,Allah ona bir misli fazla yaklaşır…
Bu yakınlaşmalar ,Allah ile birlikte olmayı sağlar.. Allah buyuruyor ki…
“….Artık Ben onun gören gözü,işiten kulağı,tutan kolu,yürüyen ayağı olurum…” (Buhari..)

Salih kullar,salih olmayı,kalb salihliğiyle elde etmişlerdir..
Kalbimiz ayna gibidir.. Eğer aynamız düzgün ise, düzgün gösterir, eğri ise eğri gösterir. Aynamız kirli ise puslu, temiz ise net görürüz. Yaşamı, kainatı algılama biçimimizin Kur’ânî ve Peygamberî olmasını istiyorsak eğer, şimdi aynamızı temizlemeye bakmamız gerek. Üstad Hazretleri şöyle ifade ediyor : “İstiğfar, meyelanı hayra kuvvet verir, meyelanı şerrin kökünü keser”.

Bu ne demektir?

İstiğfar yani en kısa haliyle “estağfirullah” kelamını sürekli olarak zikretmek, hayır yapma, hayırlı işler işleme, konuşma, düşünme vs. meylimize kuvvet verirken, şer işleme, şerli şeyler yapma, konuşma, düşünme vs. meyillerimizin de kökünü kesiyor.

Bir ağacın kökünü kesersek ne olur? O ağaç tamamen kurur gider.

Şer işler işlemeye olan meylimizin kökünü kesmek ve her daim hayır işler işlemek istiyorsak eğer, istiğfara ehemmiyet vermemiz gerekir.

Evi süpürürken, bulaşıkları yıkarken, yolda yürürken, her yerde küçük bir ağız kıpırtısıyla bile söyleyebilecegimiz “estağfirullah” kelamı, içimizi zemzem suyu olup yıkayacaktır inşaallah..

Yorum Yapın

XHTML: Bu etiketleri kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <pre> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>