Bir destan yaşatabilmek sevgi adına
Belki yanı başında, belki çok uzaklarda,
Ne fark eder ki sevgi mesafe, zaman, yer tanımaz
Bir yürek atışı kadar yakındır sana…
İşte seni ben böyle sevdim can dostum
Bir yürek atışı kadar yakınımdasın
En güzel tebessümlerle yüreğime kondun
Ve ben seni görmeden sevdim can dostum…
Kelimeler çiçek çiçek eşiğine yağsın
Yıldız yıldız aydınlatsın odanı
Sönen gözlerimin bütün aydınlığı
kıvılcımlaşsın onlarda…
Kelimeler buseleşsin ve güvercinler gibi,
martılar gibi, kırlangıçlar gibi uçsun sana
Bir selam göndersin
Yüreğine sevgiler kondursun…




gülay
Mayıs 31, 2009 at 7:20 pm
Belki benden uzaktasinBelki hic bilmedigim görmedigim yerdesinama bana benden yakinsinSen sanki bensin Can. Gece olur, yildiz gibi parlarsinGözyasim olur, derdimi anlarsinBilirim gece gündüz benimlesin Can. Isiksin sanki yarinlarimaÜmit dolu Yüregim SeninleAma ardindan gelen hep bir korku var Kimi zaman AcisinKimi zaman TatliAma aci olmasa tatlida olmazdi derim hep kendime Uzaklik olmasa özlem nedirAci nedir,tatli nedirBilemezdik belkideIyiki varsin Can…Unutmaki CANIMDAN ÖTE CANSIN CAN…
gülay
Mayıs 31, 2009 at 7:25 pm
Ağlamak yakışmıyor sanaYalnız kalsan da milyonlar arasındaGüneş ısıtırken dünyayı bir seni unutsa daAy göndermese bile sana ışığından geceleri bir parçaArtık esmiyorsa yüreğinde sevdalarVe ihanet çemberleri örmüşse bütün sevdiklerinYine de boşver ağlama Ağlamak yakışmıyor sanaKardelen misali asi olBir çığlık kadar acı değil amaBir inilti misali duyulsun sesin karanlıklara varınca Boşver dostum ağlamaAğlamak yakışmıyor sanaZengin olmayıverelim bu dünyada aşktan yanaSevmesin bizi sevdiklerimiz Hadi bir çay koy şöyle demindenEritelim içimizdeki hüzünleriBuğusu alsın korkularımızı bi anlıkda olsa Boşver dostum ağlamaAğlamak hiçAma hiç yakışmıyor sana
gülay
Mayıs 31, 2009 at 7:26 pm
Bir dost aradım,Fırtınalı bir gündeSığınacak liman arayan tekne misali,Başımı omuzlarına dayayıpSabahlara kadar ağlayabileceğim,Yüreği güneş kadar sıcak,Bir dost aradım,Ağlarken güldüren,İçten ,gönülden bana yoldaşlık eden,Karanlık bir sokakta korkuyu hissettiğimde,Elimden tutup beni korkuyla yüzleştirenBir dost aradım,Bir günlük değil,Dostluğu bir ömür boyu süren,Öyle bir dost kiİçimdeki sevgiyi büyüten,Yalansız, çıkarsız, sevdimi tam seven,Benimle ağlayan, benimle gülen,Yüreğimde hiç ölmeyenBir dost aradım …..
gülay
Mayıs 31, 2009 at 7:29 pm
Dost öyle bir insan ki,canından can katar dost, Vefakardır dürüsttür, söz verince tutar dost, Kutsal bilir dostluğu, bencilliği atar dost, Arkadaşlar çok ama, dost dediğin böyledir! Demez asla yapamam, her işini bitirir Feda eder kendini, seni rahat ettirir Açlık çeker duyurmaz, yemez seni yedirir Bunlardan çok yok ama, dost dediğin böyledir! İhtiyacın olunca, çağırdın mı yanında Hem varlık hem yoklukta, seninle her anında Özür beyan eylemez, derdi varsa onun da Arkadaşlar çok ama, dost dediğin böyledir!
ASLI NUR
Haziran 2, 2009 at 4:08 pm
dost aradım en mutlu günümde dost aradım sevgi çiçeğinde dost aradım senin gibi kokan dost aradım aynı senin gibi vefalı olan dostluklar çoktur ama sadece sözde kalan belki seni tanısaydılar candan can olan bir tek sen varsın benim için bunu bil başka sını neyleyim senin gibi olmayan can dostumun adını söyleyim adı gülay sultan can dostummm prensesimmm doğru ağlamak bize yakışmaz varsın sevmesinler sevmediklerimiz yıkılmak yok bize seni Allah için çok seviyorum bitanem …
gülay
Haziran 2, 2009 at 7:07 pm
can arkadaşim eyvallah.bu ne güzel sözler böyle cannnnnnAllah razi olsun senden.Allah için dostluğumuz ebedidir inşallah..sevgimle ve dualarımla kal güzel gönlüm
gülay
Haziran 4, 2009 at 3:17 pm
SEVGİ ,YÜCELER YÜCESİ RABBİMİZ’IN GÖNLÜMÜZE YAĞDIRDIĞI BİR HAZİNEDİR..BİZİM GÖREVİMİZ ,SEVGİYİ KEŞFETMEK,BULMAK,VE ORTAYA ÇIKARMAKTIR..NASIL YER ALTINDA YATAN ALTIN MADENİNİN,YERYÜZÜNDEKİLERE HİÇ BİR FAYDASI OLMAZSA,GÖNÜLDE GİZLİ SEVGİNİN DE,ONU TAŞIYANA YARARI OLMAZ..BÜTÜN MESELE,ÖNCE VAR OLAN SEVGİNİN FARKINA VARMAKTIR…SEVGİNİN FARKINA VARMAK,AYNI ZAMANDA ONU HAREKETE GEÇİRMEK DEMEKTİR..VARLIĞI BİLİNEN SEVGİ,HAREKETE GEÇER,VE KENDİNİ GÖSTERİR..GÖNÜLLERİNDEKİ SEVGİ HAZİNESİNİ GÖREMEYENLERİN EKSİĞİ NEDİR..?EKSİĞİ,GÖNÜLÜ GÖRECEK GÖZ,YANİ KALB GÖZÜDÜR.. KALB GÖZ,KAFAMIZDAKİ GÖZDEN DAHA KESKİN,VE DAHA DERİN VE DAHA GERÇEK GÖRÜR..KALB GÖZÜ AÇMİŞ OLANLAR,SEVGİ PENCERESİNDEN BAKANLARDIR..ALEMİ,YÜCE YARATICININ ESERİ BİLEREK BAKAR,VE HERŞEY HAYRAN OLUR..KALBİNİ BİLİR..RABBİNİ BİLİR..ACIZLIĞİNİN DERİNLİĞİNİ ,RABBİ’NIN SONSUZ YÜCELİĞİNİ ÖNÜNDE DAHA İYİ ANLAR..TEK DEĞERİNİN ALLAH’IN KULU OLMAKTAN İBARET BULUNDUĞUNU İDRAK EDER..BU İDRAK İLE,ŞÜKÜRDEN BİLE ACIZ OLDUĞUNU ANLAR..TEVBE EDER,SONRA DA DÖNÜP TEVBELERİNE TEVBE EDER..BİLİR Kİ,YAPTIKLARINI NE KADAR AZ VE NE DERECEDE YETERSİZDİR..O ZAMAN DA NİYETİNE SIĞINIR..“AMELLERİNİZ ,İŞLERİNİZ NİYETLERİNİZE GÖREDİR.NİYETLERİNİZ,İŞLERİNİZDEN DAHA HAYIRLIDIR.” BUYURAN GÜZELLER GÜZELİ EFENDİMİZ (s.a.v.) HATIRLAR..NİYETİNİ TEMİZ TUTMAYI GAYRET EDER..DUASINDA..“YA RABBİM.!YAPTIKLARIMLA DEĞİL.NİYETLERİME BAK !”DER..TEMİZ NİYETLERLE DOLU BİR GÖNÜL,TERTEMİZ SEVGİLERİN DE MEKAN OLUR..BİZDE YÜREĞİMİZİ VE NİYETİMİZİ TEMİZ TUTALIM.. VE SEVGİYİ KEŞFEDELİM..SEVGİMİZİ,AFFETMEKLE,BAĞIŞLAMAKTA,KULLANALIM..BÖYLECE ALLAH’IN AFFINA VE BAĞIŞINA LAYIK OLDUĞUMUZU GÖSTERELİM…DUA İLE SELAM
gülay
Haziran 4, 2009 at 3:19 pm
Kimi zamanlarda vuslata göçerizÖzlem dolu olur yüreklerKendine bile özlem duyarsınİnsan bir tek kendini değilzamanı da özlüyor sevgiler doyasıya yaşanmayıncaKıymeti bilinmiyor zamanınSadece kendin olmak değilKendini de kendin yapabilmek önemliGüzel okunan şiirler, yazılar, Bazen yetmiyor insanpaylaşmak istiyor,İnsan bir insanlık bekliyorDoyasıya sevmek istiyorZaman, mekan tanımaksızınçıkarsız, menfaatsiz GÖNÜLDENİnsan SEVMEK istiyor…
gülay
Haziran 4, 2009 at 3:24 pm
Zamanımızda kaybolan aile huzuru birlikte de sevgi ,saygı,şefkat buharlaşıyor.insan,çalışma telaşı ve hızı içinde ,hele de gençken koştururken,etrafını göremiyor..Dostlarını ihmal ediyor..Hatta ,çoluk-çocuğuyla bile ingilenemiyor,dost olamıyor..Bir sevgi,bir şefkat ihtiyacı anında durup etrafına bakıyor,kimse kalmamış…Dost olarak,arkadaş olarak,güveneceği insan olarak kimse yok çevresinde…Yapayalnız ve kimsesiz kalmanın acısı yüreğini kavurmaya başliyor..Bu noktada tehir edilmiş dostlukların pişmanlığını hiç bir varlık gideremiyor..Dostların,yani sevgilerin,saygıların ,şefkatlerin,güven duyguların,vefanın ve sadakatın bıraktığı boşluğu,hiç bir kazanım dolduramıyor..Çünkü insan sadece bedenden ibaret değildir..İnsan ruh ve beden den oluşuyor,Ruhun ve mananın temel ihtiyaçlarından biri de,inancını,ahlakını,şefkatini sansürsüz olarak paylaşabileceği dostlarıdır…Çünkü,onlarsız hayat,hayat olmuyor….Dostluğu en güzelini,birbirini Allah için sevenler göşterir..öyle ki,nlar dostlarını canlarına tercih etmişlerdir..Söyle bir kıssa anlatılır…-Bir sebeple boyunları vurulmak üzere bir kısım sofiler hükümdar tarafından aranıyorlardı..Ebu\’i Hüseyn en Nuri de bunların arasındaydı..Yakalanıp huzura getirildiklerinde,bu zat hemen öne koştu ve ilk önce kendisinin öldürülmesini istedi…Sebebi sorulduğunda söyle dedi…-"Bir an olsun kardeşliklerime bir hayat kazandırmayı arzu ettim de onun içinde öne geçtim.."Hükümdarın çok hoşuna giden bu söz sayesinde hepsinin hayatları kurtuldu…Dostun başına bir musibet geldiğinde,elinden tuttup kaldırmak,Allah için yapılan dostlukların en belirgin özelliğidir..Vefa da ancak Allah için yapılan dostluklarda mümkündür..Sıkıntılı anlarımızda uzanan sıcak bir el,huzur veren bir ses,hangi servete değişilir..?Ve hayatımızdaki izlere baktığımızda samimi bir dostumuzun yerini ne doldurabilir ?Gerçek zengin,böyle dostlara sahip olabilendir..Ömür boyu sürecek güzel dostluklar temennisi ile…
gülay
Haziran 4, 2009 at 6:44 pm
Sevmek, sevgiyle yaşayabilmek; ömrümüz boyunca sahib olduğumuz cevherlerdir. Sevgi etrafındakiler için aydınlatan bir ışık, yıkayıp arındıran bir Rahmet, besleyip büyüten bir gıda, kazandırıp zengin eden bir sermaye demektir. Sevgi; ilahi bir tılsımdır. Girdiği her yere inanmayı, güvenmeyi, yardım etmeyi ve hoşgörüyü getirir. Sevgiyle yola çıkan her yolcu; engelleri aşar. Menzillere ulaşır. Aradığını bulur. Sevgi; bütün güzelliklerin tohumudur. Bizler sevgi dolu yüreklerle, tebessümlerle çevremize sevgi ışıkları saçarsak bizim bir sevgimiz bin sevgilere gebe kalır inşaallah. Sevgi fidanları büyüyüp muhabbet çınarları yetişir. Kökü sevgiyle beslenmiş gövdesi muhabbetle sulanmış bu çınarlar ise kolay kolay devrilmez toplumlar oluşturur. İlahi vuslatlara ererler. Sevmek gönül işidir, sevmek her kişinin değil, er kişinin hakkıdır. Seven kişi her olaya sevgiyle, merhametle bakar. Her şeyde sevilebilecek bir güzellik görür. Hatta en çetin imtihanlar en zorlu kişilerde bile bunu “Vedud olan Rabbim yarattı. O sevgi kaynağının yarattığı varlık nasıl kötü olabilir? Nasıl sevilemez” diye merhamet eder. Ve her şeyi sever. Sevdiği için de Hz. Hamza’nın ciğerini vahşice parçalayan Vahşi gibi tevbe edip birer sevgili olmaya and içen yürekler çoğalır.Sevmeyenler ise yaşamayanlardır. Onlar ölü kalplerdir. Hayatı anlamsız ve tatsız duygularla bitkisel hayatta yaşarlar. Gönüllerinde sevgi yerine menfaat, kin, hırs, nefret beslerler. Bunun için de bulundukları ortamlarda anarşiye ve bunalıma düşerler. Etrafındaki en yakın insanlarla bile çatışma içindedirler. Yürekleri sevgiden mahrum oldukları için de hiç bir zaman güzellikleri göremezler. Nimetlere ulaşamazlar. Devamlı kısır dünyalarında egoistçe yaşarlar.Sevgiyle yaşayarak, birer sevgi insanı olabilmek en çok özlenen şeyler.Herkesi ama Rabbimin yarattığı herkesi istisnasız sevmeli, tanıdıklarımıza ‘Seni seviyorum’, bunun için de arıyorum, önem verip ziyaretine geliyorum, seviyorum, sevdiğim için de seccademde oturup Ganiyy olan Rabbimden isterken senin için de istiyorum” desek, hastalandığında biz de onunla ağrı çeksek, işleri bir ucundan biz de tutsak. Mutlu olduğunda tebessümümüzle katkıda bulunsak, zor anlarında yemeğimizi onlarla bölüşsek herhalde hayat bir başka olurdu. Hz. Ali gibi sevdiğimiz için ölüm döşeklerine yatabiliyor muyuz? Hz. Ebu Bekir gibi yılan deliklerini ayağımızla tıkayabiliyor muyuz? Ensar gibi kardeşlerimiz için evimizin yarısını, aşımızın tamamını verebiliyor muyuz? Yunus’un deyimiyle “Ol dost için ağuları şeker gibi yutabiliyor muyuz?” Varımızı yoğumuzu bir gönül karşılığında kıyabiliyor muyuz? Yoksa sevgi mağdurları olarak sevgisiz, aşksız, muhabbetsiz, “Bunlar olamaz mı” diyoruz? Ama büyük bir yitiğimiz de var.. Sevgi, muhabbet, samimiyet. Sevginin tadını doyasıya yaşamış Mevlanamız da öyle söylemiyor mu?“Altın ne oluyor? Can ne oluyor? İnci mercan da nedir? Bir sevgiye harcanmadıktan, bir Sevgiliye feda edilmedikten sonra…” Niye herkesi gönülden sevip, sevginin yollarına dökmüyoruz her şeyleri… Hele bir verelim sadakaları tebessümlerle…Niye Efendimiz (sav) ısrarla “Sevdiğini sevdiğine söyle” diye nasihat etmiş. Belki de sevgiler ortalara dökülsün, konuşulsun. Çağlayanlar gibi coşsun, diye.