RSS

Güzel ve Hikmetli Sözler

30 Haz

Ne kimse senden incinsin, ne sen bir kimseden incin.-
Mü’min, halktan gelen sıkıntılara katlanır. Fakat hiçbir kişi ondan sıkıntı görmez.-

Yardım et ki yardım göresin.-

Sana söylenmesine razı olduğun sözü başkalarına söyle ve gücün yettiği kadar kusurları affedip ayıpları ört.-

Koğuculuktan ve laf taşımaktan sakın. Çünkü onlar kişiyi halktan ve Halık’tan uzaklaştırır.-

En yararlı hazine kalplerdeki sevgidir. Yumuşaklık ve tevazu, arzulanan ve sevilen iki güzel haslettir.-

Güzel huy insana en değerli arkadaştır.-

İhtilaf ayrılığa, israf yoksulluğu sebeptir.-

Başkasının ayıbını arayanın kendi ayıbı meydana çıkar.-

Halka yardımda bulunan Hak’tan yardım görür.-

İnsan bir şehir gibidir. Bu şehrin dört kapısı vardır: Göz, kulak, dil, el. İyi kötü her şey bu kapılardan geçer. Bazı şeyler gözden girer elden çıkar. Kimi kulaktan girer dilden çıkar. Zira gözün gördüğünü el işler, kulak işitir, dil söyler.-

İlim için yürümek ayakların hayrıdır. İlim seni dünya ve ahiret, belalardan saklar.-

Küçüklükte edep öğren, büyüyünce fayda görürsün.-

Bir söz söylemek istersen önce düşün. Doğru mudur?

Doğru ise söyle, değilse söyleme. Çünkü söz bir kere ağızdan çıktı mı geri dönmez, artık ona sahip olamazsın. Sonradan pişmanlık da duysan fayda vermez.-

Yaşlı kişide hırs, akıllı kişide utanmazlık, mal sahibinde cimrilik, düşünürde çekememezlik ne kötüdür!-

Bir düşünüre sormuşlar: “Dar zamanda kim dostsuz kalır?” Şöyle cevap vermiş: “İnsanlarla ilişkilerde yüzü ekşi ve asık olan, sert sözlerle gönülleri inciten kişi!”-

Kendini beğenmek aklın afetidir, kendi ayıbını bilmeyen en kötü kişidir.-

Bir kimsenin sözü doğru ise bilgisi de yararlı olur.-

Cahil ile bal yemektense alim ile taş taşımak daha iyidir.-

Başarmak için iyi niyetli, bilgili ve sabırlı olmak; kendi kusurlarını düzeltmek, her şeyi etraflıca düşünmek ve halkla iyi geçinmek şarttır.-

İnsanoğlunun en güzel sermayesi sahip olduğu edep ve terbiyesidir.-

Bilginlerin, faziletli kişilerin, düşünürlerin ve gerçeği gören saygı değer kişilerin sohbetine yönelmek; kötülerden, bilgisizlerden ve ahlaksızlardan kaçınmak gerekir.-

Gönül aynasını kötü ahlaktan temizleyen, ruhunu güzel niteliklerle süsleyen kişi mutluluğa kavuşmuş olur. İnsan, olgunlaşması için; bilgi, yumuşaklık, utanma, cömertlik, takva, cesaret, adalet, sabır, doğruluk gibi güzel hasletlere sahip olmalıdır.-

Devamlı iyi işler yapmak, iyi yolda sabırla yürümek ruh sağlığının esasıdır. Sürekli eksersizlerle bedenin sağlığına zararlı olan artık kilo ve yağları eritmek ve sıhhati korumak nasıl mümkün oluyorsa, ruha musallat olan zararları da manevi eksersizlerle yani iyiliklerle gidermek ve önlemek mümkündür


 
7 Comments

Posted by Haziran 30, 2009 in makale

 

Etiketler:

7 Responses to Güzel ve Hikmetli Sözler

  1. gülay

    Haziran 30, 2009 at 10:19 pm

    Musluman olsun olmasin herkese adaletli davranin,muslumanlarkardesleriniz,musluman olmayanlar ise sizin gibi birer insandir.(Hz.Ali(R.A)) Akilli olmak bir sey degildir,onemli olan aklini kullanabilmektir.(Descartes) "Evliligi surduren vucut degil ruhtur" Ruhlar olurse, yuvalarda ölür."Kardesinin salini karsiya geçirmesine yardim et.Goreceksin ki,sen dekarsidasin.(Hint Atasozu)Aci çekmeyenler,baskalarinin aci çekebilecegini akillarina bilegetirmezler.(Samuel Johnson)Adaletsiz rejimi adaletle yikiniz.(Gandhj) “Gerçek dost, ayıbını görüp nasihat eden, gıyabında seni koruyan ve senikendisine tercih edendir.”“Ahmaklık; herşeyi fuzuliymiş gibi hiçe saymak ve cahil insanlarla arkadaşlık kurmaktır.”“Allah için dost olan, kişiye doğru yolu gösteren, fesattan uzaklaştıran veibadetlerinde yardımcı olandır.”“İlim, maldan daha hayırlıdır. İlim seni, sen de malı korursun.”“Fazilet; çok mal ve büyük işlerle değil, güzel kemâliyet ve hayırlı işlerle olur.”“İslâmiyet, teslimiyettir. Teslimiyet, yakîndir. Yakîn, tasdîktir. Tasdîk, ikrardır. İkrar, edâdır, yerine getirmektir. Edâ ise ameldir.”“Fazilet, en iyi maldır. Cömertlik, en güzel mücevherdir. Akıl, en güzelzinettir. İlim, en şerefli meziyettir.” Bir İnsan olursa sağır sen ona istediğin kadar bağır. (Mahmut USTAOSMANOĞLU)Küçük şahsiyetler; kişilerle ugraşır. Vasat şahsiyetler; olaylarla uğraşır.Büyük şahsiyetler; Fikirlerle uğraşır. (Kelam-ı Kibar)Gençliğe güvenip vakit çok erken derken/Belki elveda bile diyemezsin giderken(Necip Fazıl Kısakürek)

     
  2. gülay

    Haziran 30, 2009 at 10:21 pm

    Büyüklerimiz buyurdular ki…. Güleryüzlü olmak, îmân alâmetidir. Herkesi sikâyet etmek kibrindendir. Güleryüz ve tatli dil bu asrin silâhidir. Hizmet; vermekle olur, almakla degil. Her sikintiya sebep, günah islemektir. Hizmetin esasi tatli dil, güler yüzdür. Sen iyilik edersen, hep iyilik görürsün. Dogru kitap okumak sohbetin yarisidir. Haram ile beslenen vücudu ates yakar. Sen kullari seversen, Allah da seni sever. Gayemiz bir insani atesten kurtarmaktir. Kibirliyi, ne Allah seviyor, ne kul seviyor. Îmânsiz ölmekten korkmayan, îmânsiz ölür. Sen eger affedersen Rabbin de seni affeder. Âhirete faydasi olmayan hersey dünyaliktir. Insanlarin iki zineti vardir. Edeb ve tevâzu. Kalbinde zerre kibir olan Cennete giremez. Ahirette her insan, her isinden suâl edilecektir. Edeb, kendini hep kusurlu, kabahatli bilmektir. Hak teâlâ vermek istemeseydi, istek vermezdi. Iki zinet insani süsler: 1-Tevazu, 2-Haya, Edeb. Her günü son gün, her namazi son vakit bil! Kim günde 20 defa ölümü düsünürse sehit olur. Her kim rastgele din kitabi okursa, îmâni bozulur. Bir harama ne güzel diyen maazallah kâfir olur. Insanin serefi, ilim ve edeb sahibi olmasiyladir. Mütevâzi olan ne sikâyet eder, ne sikâyet edilir. Edeb çok güzel bir sey, kimde olsa begeniliyor. Asik suratli ve çatik kasli olmak, sekâvet alâmetidir. Çok ihsanlara kavusmaya sebep, anne baba duâsidir. Nerede bir ihtilâf, sikinti varsa, Islâma uymamaktandir. Mümin; elinden ve dilinden kimseye zarar gelmeyendir. Kim toprak gibi mütevâzi, olursa, her nimete kavusur. Insani helâk eden bir huy vardir ki, bu da emir vermektir.Dua ile Allaha emanet olun…..

     
  3. gülay

    Haziran 30, 2009 at 10:24 pm

    Peygamberimizden On Nasihat1-) Hergün okuyabildiğin kadar Kur\’an oku, Peygamber (sav)\’e de salatı çokca getir. 2-) Beş vakit namaz ile velevki iki rekat ta olsa gece ve kuşluk namazına devam et. 3-) Üzerine farz olan zekatı ver. Az da olsa hergün sadaka ver. Eğer verecek bulamaz isen bu vazifeyi güzel söylemekle yerine getir. Ramazan orucu ile beraber her ayda üçgün oruç tut. 4-) Allah\’ın sevdiklerinden olmak istemez misin? Peygamber\’in Muhammed (sav)\’i, O\’nun Ailesini sev, anne ve babaya iyilik yap. 5-) Sen:" Ya Rabbi, Ya Rabbi" deyipte, Allah\’ın: "Evet Ey kulum, iste istediğin verilir" dediği kimselerden olmak istemez misin? Ohalde yiyeceğini temizle ki duan kabul olsun. İnsanlara kendinden daha insaflı ol. İnsanlara güzel ahlakla davran. 6-) Duası kabul edilenlerden ve Kıyamet günü sayfası nurla parlayanlardan olmayı istemez misin? Kalbini temizle, "La İlahe İllallah" zikrini çok yap, günahlarına, mü\’min erkek ve mü\’min kadınlar için tevbe ve istiğfar yap. Allah\’ı hatırlamaktan habersiz olanlardan olma. 7-) Allah\’a hamdeden, şükreden, O\’na yakın olanlardan olmak istemez misin? Şu var ki kul: El-Hamdülillah, derse, Allah: " Kulum Bana hamdetti, Bana şükretti" der. Ohalde: el-Hamdülillahi ve Selamün ala İbadihillezinestafa" zikrini çokça yap. Allah\’a şükredenlerden ve Allah\’ın neslini islah ettiği kimselerden olmayı istemez misin? Ohalde şu iki ayetteki duaya devam etmelisin: a) " Rabbim, bana ve anama, babama lutfettiğin nimete şükretme, Senin beğeneceğin faydalı bir iş yapmamı gönlüme ilham eyle ve Rahmetinle beni iyi kullarının arasına koy". (Neml:19). b-) " Rabbim beni, bana ve anama, babama verdiğin nimete şükretmeye razı olacağın yararlı işleri yapmaya sevkeyle, benim için neslimden de salahı devam ettir. Ben Sana yöneldim, Sana teslim oldum." (Akaf:15). 9-) Hem dünyanı hem ahiretini toplayan şeyi sana göstereyim mi? Ohalde Allah\’ın emirlerini gücün yettiği kadar yerine getirmeye çalış: " Ey insanlar, ruku edin, secde edin, Rabbinize ibadet edin, hayır işleyin ki kurtuluşa eresiniz. " (Hac:77). 10-) Bütün herşeyin özünü göstermemi ister misin? " Allah\’a inandım de, sonra da dosdoğru istikamet üzere ol

     
  4. gülay

    Haziran 30, 2009 at 10:26 pm

    Kalbin gıdası mârifettir. Görmek şart değil, sevmek şarttır.—-Vesveseli düşüncelerden sakın. İnsanın kalbi,sazlık ve orman gibidir. Orada aslan gibi de, yaban eşeği gibi de fikirler bulunur…" Hz.Mevlana kuddise sirruh. Taklidi İman, Hususan bu zamandaki dalalet sapkınlık fırtınaları karşısında çabuk söner. Tahkiki iman ise sarsılmaz, sönmez bir kuvvettir. Tahkiki imanı elde eden bir kimsenin, iman ve islamiyeti dehşetli dinsizlik kasırgalarına da maruz kalsa, o kasırgalar bu iman kuvveti karşısında tesirsiz kalmaya mahkumdur. Tahkiki imanı kazanan bir kimseyi, en dinsiz feylesoflar dahi bir vesvese veya şüpheye düşürtemez…Bediüzzaman Said Nursi (r.a.) …. Sana kötülük yapan kimseyi ona iyilik yaparak cezâlandır. Hakîkatı anlayana kadar din kardeşinin davranışını iyiye yor. Sırrını gizleyen murâdına erer. Yalan yere yemîni hafîfe alma, Allah seni helâk eder.Hz.Ömer r.a. DÂVUT ALEYHİSSELÂMIN NASİHATİDâvud aleyhisselâm, oğluna buyurdu ki: “Oğlum sana üç öğüt vereyim! Elde edemediğin şeye üzülme,(Kısmet böyle imiş.) diyerek Allaha tevekkül et! Eline geçene râzı ol! (Kısmetim bu imiş.) diyerek Allahü teâlânın taksimine râzı ol! Elinden çıkana ve kaybettiğine sabret! (Mukadderat böyle imiş.) de!” Süfyan-ı Sevri -kuddise sirruh- buyurur:"Güzel edep, Allah Teala\’nın gazabını söndürür."İbn-i Abbas – radiyallahu anhuma- buyurur:"Bütün edeplerin başı, hem rahatlıkta hem de darlıkta Allah Teala\’nın emirlerine riayet etmek ve yasaklarından da kaçınmaktır."Üç haslet vardır ki, bunlara sahip olan mahrum kalmaz:1. Güzel edep sahibi olmak,2. Edep ehliyle oturmak,3. Başkalarını incitmemek endişesi içinde olmak. Bütün Müslümanlara, dinlerinde devamlı birlik ve bir gibi olmalarını, hiç bîr suretle Dinde ayrılık yapmamalarını vasiyet ederim. Allah\’ın yardımı birliktedir. Müslümanlar ayrılığa düşmezlerse onları kimse mağlup edemez. Allah, Esma-i hüsnasıyla bilinir. Cenabı Hak\’kın asarından; Kudret ve azametini düşün, Zat ve mahiyetini düşünme. Esma-i hüsnanın çokluğu bir merkezde düşünülürse Tevhid olur. Tevhid kuvvettir. Daima Allah\’tan başkasını unut. Zakir olursun. Böyle olan kimse her yerde zakir\’dir. Kala ve lisaniyle Allah\’ın zikrine devam edenlerin kalbine Allah Zati Ahadiyetine karşı iştiyak nuru ilka eder. Gözü açılana ilaya gelir. Haya makamında Fetih başlar. Fetih, kalb gözünün Tevfık-ı Rabbani ile açılmasıdır. Bu göz açıldı mı Ahlak, Fazilet, Doğruluk o kimse için asla değişmeyen, değiştirilemeyen bir haslet olur, Onsuz yaşayamaz. Muhyiddin İbn-i Arabi k.s. Günahtan bir,ibadetten bin tevbe etmek gerekir..ibadete bakıp kendine güvenmek,şımarık bir şekilde günah işlemekten daha kötüdür..Beyazid-i Bistami.. Cahil birisini görürsen, "Bu bilmeyerek günah isler, ben ise bile bile günah islerim, bu benden efdaldir" de. Bir fakiri görürsen "Bu imân ve saadetle gider. Ben ise nasil gidecegimi bilmiyorum. Bu benden efdaldir" diye düsün. Eger bu sekilde kendini herkesten asagi görmezsen Allah katinda yüce olamazsin.

     
  5. gülay

    Haziran 30, 2009 at 10:42 pm

    Sabır insana mahsustur. Hayvanlarda sabır yoktur. Meleklerin ise sabra ihtiyacı yoktur. * Belaya sabretmek lazımdır. Çünkü küfür ve günahlardan başka bela yoktur ki, içinde senin bilmediğin bir iyilik olmasın! Allahü teâlâ, senin iyiliğini senden iyi bilir. * Mümin kimse küçük günahları da büyük görür. Peygamber efendimiz; "Mümin kimse, günahını dağ gibi görüp, kendi üzerine düşeceğinden korkar. Münafık ise, günahını burnu üzerine konan ve hemen uçan sinek gibi görür" buyurdu. * Sen, haset ettiğin kimseyi, hangi hususta haset ediyorsun. Onun kısmeti için mi, yoksa kendi kısmetin hususunda mı? Eğer onu, Allahü teâlânın ona kısmet olarak verdiği şeyde haset ediyorsan, ona haksızlık etmiş olursun. Haset ettiğin kimse, Allahü teâlânın kendisi için takdir ve taksim ettiği nimetin içerisinde bulunmaktadır. Sen onu, Allahü teâlânın bu ihsanından dolayı haset etmekle, ne kadar haksızlık ve cimrilik yaptığını, ne kadar akılsızlık ettiğini biliyor musun? Eğer onu, sana takdir edilenin onun eline geçeceğinden endişe ederek kıskanıyorsan, bu senin çok cahil olduğunu gösterir. Çünkü senin kısmetini başkası yiyemez. Muhakkak ki Allahü teâlâ sana zulmetmez. Allahü teâlâ senin için takdir ettiğini, sana nasip olarak verdiğini, senden alıp başkasına vermez. * Allahü teâlânın verdiği nimeti, Onun sevdiği yerde harcamak şükür; sevmediği yerde kullanmak ise küfrân-ı nimettir (nimeti inkâr etmektir). * Allahü teâlânın, her yaptığımızı her düşündüğümüzü bildiğini unutmamalıyız. İnsanlar birbirinin dışını görür. Allahü teâlâ ise, hem dışını, hem içini görür. Bunu bilen bir kimsenin işleri ve düşünceleri edepli olur. * Aklı olan kimse nefsine demelidir ki: Benim sermayem, yalnız ömrümdür. Başka bir şeyim yoktur. Bu sermaye, o kadar kıymetlidir ki, her çıkan nefes hiçbir şeyle tekrar ele geçmez ve nefesler sayılıdır, azalmaktadır. O halde bu günü elden kaçırmamak bunu saadete kavuşmak için kullanmamaktan daha büyük ziyan olur mu? Yarın ölecekmiş gibi bütün âzâlarını haramdan koru. * Ey nefsim, sonra tevbe ederim ve iyi şeyler yaparım, diyorsan, ölüm daha önce gelebilir, pişman olup kalırsın. Yarın tevbe etmeyi bugün tevbe etmekten kolay sanıyorsan, aldanıyorsun. Hem yarına çıkacağına delilin ne?* Allahü teâlâ ile konuşmak isteyen, Kur\’an-ı kerim okusun. * Riya, korkunç bir afettir. Allahü teâlânın rızasına uygun olmayan işler, ameller boştur. Bir zat, bir mescide ibadet etmek için girmişti. Geceleyin bir ses duydu. Demek ki mescide biri girdi. O kişi, büyük bir zatın geldiğini zannetti. (Böyle yere büyük zatlar ancak Allahü teâlâya ibadet etmek üzere gelir. Bu zat beni görür, hâlime nazar kılar) diye düşündükten sonra, bütün geceyi seher vaktine kadar ibadetle geçirdi. Kendini nasıl göstermek istiyorsa öyle yaptı. Seher vakti etraf ağarınca geriye dönüp baktığında bir köpeğin yattığını gördü. Çok utanıp kendi kendine, (Ey edepsiz, Allahü teâlâ seni şu köpekle terbiye etti) dedi.

     
  6. gülay

    Haziran 30, 2009 at 10:44 pm

    Zahit Kotku Hocaefendi\’den incilerİnsanın islamiyeti dilinin muhafazasına bağlıdır. -Söylersen hayır söyle. -Sükut eden her beladan uzak olur. -Gıybet sözlerin en kötüsüdür, zinadan daha beterdir. -Mümin hiçbir zaman bela okumaz. -İnsanları ayıplayan o ayıbı işlemeden ölemez. -Kalbin safası malının artığını vermekte ve az söz söylemektedir. -Çok gülmek kalbi öldürür. -Mümini yüzüne karşı övmek onu kesme gibidir. -Çok gülmek kalbi öldürür, oysa gülümsemek sadaka gibidir. -Nas ile akılları miktarınca konuşmak lazım. insanların akılları miktarınca konuşmadığında ona kötülük yapmış olursun. -Hz Ebubekir sadece zaruret esnasında konuşurdu. -Susmak güzeldir fakat bunun tefekkürle birlikte olması gerekir. -Ne kadar çok boş sözle meşgul olursak o kadar çok günaha batarız. -İnsanın kemali kaleminin altındadır. -Konuşan kimselerin sözlerinden kişiliği belli olur. -Konuşmalar ekseriyetle insanı nefsini kontrol etmekten uzaklaştırır. -Az konuşma günahlardan sakınmanın anahtarıdır. -İnsan yürek ve dilin kontrolü altındadır. -Lisan (konuşmak) bir aslan kadar tehlkelidir. -Söylemediğin zaman sözlerin senin emrin altındadır, ancak söylenen söz sana hükmeder. -Az konuşanın ayıbı az gün yüzüne çıkmış olur. -Hikmeti kalbin ve lisanın sükutunda iste

     
  7. gülay

    Haziran 30, 2009 at 10:53 pm

    Abdulkadir Geylani Hz.lerinden öğütlerSakın yaptığın işlerde ve bulduğun manevi halde kendi gücünü görmeyesin. Bu hal kişiyi azdırır ve YARATAN’ın rahmet nazarından uzak kılar. Sakın sözünü dinletme ve kabul ettirme hevesine de kapılmayasın. Önce temeli at sonra üzerine binayı çık. Kalbini derin kaz ki oradan hikmet pınarları fışkırsın, sonra ihlas ve iyi işlerle o binayı yükselt. Bu işlerden sonra halkı o köşke davet et.Başkasında bulunan bir hatayı defetmek istersen nefsinle yapma, imanınla yap. Kötülükleri ancak İMAN yıkar. Bu durumda RABB’in sana işlerinde yardımcı olur. O kötülüğü yok etmek için arkadaş olur, O kötülüğü ezer ortadan kaldırır. Eğer bir kötülüğü nefsin için, halkın seni tanıması için ortadan kaldırmaya niyet edersen rezil olursun. Her işte HAKK’ın rızası aranmalıdır.xİSLAM gömleğin yırtık, İMAN elbisen pis, kalbin cahil, için kederle dolu. Gönlün İSLAMİYET’e açık değil. İç alemin harap, dışın mamur, bütün sayfaların günah karası. Sevdiğin ve arzuladığın yalnızca dünya.Kabir kapısı açık ve ahiret sana doğru gelmekte. En kısa zamanda aklını başına topla, yalnız dünya azığı toplamaktan vazgeç de ahiret azığını toplamakta acele et…Sabırlı kulların bu dünyada çektiği cefa, Yüce Allah (c.c.)’ın (C.C) gözünden kaçmaz. Siz bir an olsun O’nun uğruna sabır yolunu tutun, yıllarca ecrini alırsınız. Ömrü boyunca “Kahraman” lakâbıyla gezen, onu bir anlık cesareti sonunda kazanmıştır.xEy evlad, önce nefsine öğüt ver, onu yola getir, sonra da başkalarını… Senin henüz ıslaha muhtaç hallerin var, bunu sen de biliyorsun. Bunu bildiğin halde başkalarının islâhı ile uğraşma yolunda nasıl başarılı olabilirsin? Gözlerin bir adım öteyi görmüyorken körleri neyle yola getirme sevdasındasın?xSize gereken, Yüce Yaratanı sevmek ve O’ndan başka kimseden korkmamaktır. Ve bütün işleri onun rızasını gözeterek yapmak… Bunlar “Kalp” le olur, dil gürültüsüne getirip söze boğmakla olmaz. Sonra mihenk taşına vurulunca utanırsın. Kuru davaya kimse inanmaz. Halk arasında söylediğin sözleri yalnız kaldığında söylüyormusun?… Aynı duyguları tek başına kaldığın zaman da duyman mümkün oluyor mu?… İşte bunları yapabiliyorsan mesele yok… Kapı önünde “TEVHİD”, içeriye girince “ŞİRK”, yakışır mı? Bu, nifak, ikiyüzlülük alametidir, içi bozuk olmanın ta kendisidir. Acırım sana, sözün kötülükten sakınma hakkında, kalbin ise fitne çıkarmaya istekli. Şükrü dilinden bırakmıyorsun, ama kalbin daima itiraz halinde.xGeliniz aşırı, uygun olmayan arzularımızı bir yana atıp YARATANIMIZA koşalım. Bu yolda biraz perişanlık çekelim. Ne olur sanki biraz zahmet çeksek? O’na vardıktan sonra bütün çekilen sıkıntılar unutulur. İçimize ve dışımıza hükmeden nefsimizi HAK yoluna çevirelim, Rabbimizin Elçisine, Sevgilisine başvuralım, O’nun eteğini bırakmayalım.xBütün amacın yemek, içmek ve arzularının tatmini olmasın. Bunların hepsi amaç değil, Yüce Allah (c.c.)’a (C.C.) ulaşmak için birer araçtır. Bütün hedefin sana en çok gerekli olana ulaşmak olmalı. Sana en gerekli olan ise YARATAN’ındır. O’nu ara. Her şeyin bir bedeli olur. Dünyaya AHİRET, yaratılmışlara ise bedel YARATAN’dır. Dünyayı kalbinden atarsan yerini HAK alır.Yaşadığın günü ömrünün son günü bil, işlerini ona göre ayarla. Bu duygu sana yeter.

     

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
Follow

Get every new post delivered to your Inbox.