RSS

Aylık Arşiv: Haziran 2009

-Evlerimiz mahremdir

Rasulullah s.a.v. birinin kapısına geldiğinde yüzünü kapıya dönmezdi; sağ
veya sol omzunu çevirirdi. Sonra da ‘ esselamu aleyküm , esselamu aleyküm ‘

derdi. Böyle yapışı, o sıralar kapılarda örtü olmayışındandı.” (Ebu Davud,
Edeb 138)

İzin istemek, görme sebebiyledir.” (Ebu Davud, Edeb 136). Bundan dolayı
evin kapısına gidildiğinde içerisini görecek şekilde durmamak gerekir.

Bir bedevî, Rasulullah s.a.v.’in kapısına geldi. Gözlerini kapının
kırıklarına yapıştırdı. Rasulullah s.a.v. adamı fark etti, elindeki çubukla
üzerine yürüdü. Adam hemen oradan kayboldu. Rasulullah s.a.v .: “Eğer
yerinde kalsaydın gözünü oyardım” buyurdu. (Nesaî, Kasame 44)

Rasulullah s.a.v ., evin içine bakarken yakalamış olduğu bir adamı “Ben sağ
olduğum müddetçe Medine’de oturmayacaksın!” diyerek Tâif’e sürdüğü rivayet
edilmiştir.

Kapıyı çalana “kim o?” dendiği zaman, “ben” veya “benim” gibi belirsiz
ifadeler yerine kendisini tanıtacak şekilde cevap verilmelidir.

Mahremiyetin korunması hususunda ev halkının da kapı, perde, tül gibi
vasıtaları kullanmakla gerekli tedbiri alması zorunludur.

Evin camına, balkonuna bakmak nasıl edeb dışıysa, camı, kapıyı, balkonu
başkalarının bakışına arz etmek de o derecede edep dışıdır.

Dinimiz mahremiyet duygusunun fıtrî olduğunu özellikle belirtmiş

evlerimizi, münasebetlerimizi, komşuluklarımızı, kısaca sosyal hayatımızı
mahremiyete saygı çerçevesinde oluşturmamızı istemiştir.
 

 
1 Comment

Posted by Haziran 28, 2009 in İslam

 

Etiketler:

GÜZEL BİR HAFTA SONU GEÇİRMENİZİ DİLERİM.

HAYIRLI GÜNLER.
GÜZEL BİR HAFTA SONU GEÇİRMENİZİ  DİLERİM.
MANEVİAT BOL,MEVLAM C.C. YOLUNDA BİR ÖMÜR İNŞALLAH CÜMLEMİZE.
 
IPB Image

VEHHAB
Vehhab : Karşılıksız veren

“BÜTÜN CİHANI ARAŞTIRDIM GÜZEL AHLAKTAN DAHA ÜSTÜN BİR HAKİKAT BULAMADIM”
HZ.MEVLANA
             
Müslüman ;Kimliğinden utanan değil ,o kimliğe layık olamadığı için kendinden utanan kimsedir.

 
3 Comments

Posted by Haziran 27, 2009 in Yazılarım

 

Etiketler:

Ayeti;Hadis;Dua

vecize26vv5qh.jpg

Mü’minler, ancak o kimselerdir ki, Allah anılınca yürekleri ürperir, onlara Allah’ın ayetleri okununca, o âyetler onların imanlarını artırır ve onlar yalnız Rablerine dayanıp güvenirler.”

Enfal, 2

HADİS

“Sizler Allah’a gereği gibi tevekkül etseydiniz (sabahleyin yuvasından) aç olarak gidip (akşamleyin) tok olarak dönen kuşları rızıklandırdığı gibi sizi de rızıklandırırdı.”

Hz. Muhammed (s.a.v.)

DUA

“Allah’ın ismine sığınıyor ve Allah’a tevekkül ediyorum. Allah’ım, doğru yoldan sapmaktan ve saptırılmaktan kaymaktan ve kaydırılmış olmaktan haksızlık etmekten ve haksızlığa uğramaktan, saygısızlık etmekten ve saygısızlığa uğramaktan sana sığınırım.”

Amin…

 
Leave a comment

Posted by Haziran 27, 2009 in İslam

 

Etiketler:

Hayırlı,mutlu,maneviat bol bir hafta sonu dilerim kardeşlerrrrrrr:))

HAYIRLI GÜNLER GÜNÜN GÖNLÜN HEP AYDIN OLSUN İNŞ.

 
user posted image
MUİD
Muid : Öldükten sonra tekrar dirilten
********************************
Allah Rasulü Hazret-i Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdular ki : Kardeşinin derdine sevinip gülme, sonra Allah ona merhamet eder de, seni onun sahip olduğu dertle müptela kılar.
********************************

Allah’ım! Huzur bulduktan sonra perişan olmaktan, iflâs etmekten sana sığınırım. Allah’ım! Herhangi bir şeyi sana ortak koşmaktan sana sığınırım. Ben bilerek veya bilmeyerek işlediğim günahlarım için senden mağfiret dilerim. Muhakkak sen gaybları pek iyi bilirsin. Azamet sahibi Allah’dan mağfiret dilerim.

Amin, Amin, Amin…

 
15 Comments

Posted by Haziran 27, 2009 in Yazılarım

 

Etiketler:

Zinayı sevmek,mutlu olmak adı altında meşrulaştırıyor..

r011.jpg image by sandiktanhatiralar
Zina kavramını medeni kanuna göre suç olmaktan çıkarıldığı için İslami kanuna göre yorumlarsak birbirine namahrem olan yabancı kadın ve erkeğin çerçevesi ilahi kanunlarla belirlenmiş haram sınırlarını nefis ve şeytan hesabına çiğnemesidir.
Zinanın toplum üzerinde ne kadar dehşetli tahribatlar yaptığını bize en güzel ders veren Kur-anı Kerimdir.Her asırda toplum ve içtimai hayatı zirü-zeber eden zina filline mübtela olup kulluğunu unutan millet ve kavimlerin en ağır bir şekilde cezalandırıldığını yine Kuran haber vererek bizleri de bu çirkin fiile düşmekten sakındırmak için mücazat ile tehdit etmektedir..

Bu tahşidat ve tehdidin en mühim sebeplerinden birisi günahların özellikle çeşitli zina günahlarının bir nevi Allahu Tealanın Gayretullahına iliştiğini .yani nam ve namusuna iliştiğini.
bu ilişmeye ne yer ne de gök razı olmadığını ,bütün unsurların zinacı insanlara karşı galeyana gelerek hareket geçtiğini, bu bir deprem suretinde, fırtına, kasırga ,sel,vb gibi dağdağa ve çalkantılar suretinde meydana gelerek Allah hesabına insana gazabı ilahiyi müstehak kılarak bu şekilde insanları helaketi ebediyeye namzet olacağını ihbar etmektedir.
Bu tahşidat ve tehditlerin başka bir sebebi ise Yine bu haramlar ve günahlara girmenin insanda Cenab-ı Hakkın helâl ettiği tayyibat dairesinden çıkıp, haram ettiği habîsat mezbelesine girip haramlar müptela olmasına engel olmak için insanları bir ihtar olarak şu ayeti kerime ile uyarıyor. Zinaya yaklaşmayın gerçekten o çirkin bir hayasızlık kötü yoldur.

Bu ayeti kerimenin bir hikmeti şudur ki;insan küçük, cuz-i, nakıs, geçici bir batman lezzeti hissiyatının galeyanı ve baskısı ile binlerce ilerideki safi lezzetler değişebilmektedir.Bu küçük zail lezzetlerden ruh, kalp ve letaifler hesabına tam bir lezzet ve tatmin alamadığı için o günahlar mübtela olmaktadır. Kendisine tevdi edilen cihazatı, bazı lezzetleri elde etmek için tavuk gibi toprakları,gübreleri, necisleri eşmeye sarf eder, faydasız tefessüh eder.günahlarla aklı ruhu kalbi ifsat eder kalp cevherini çürütür.İşte bu günah ve haramların günah olarak kalmayacağına Bediüzzaman Hazretleri Mesnevi Nuriye adlı eserinde şöyle dikkat çekmektedir.
(Mâsiyetin(günahın) mahiyetinde, bilhassa devam ederse, küfür tohumu vardır. Çünkü, o mâsiyete devam eden, ülfet peyda eder, sonra ona âşık ve müptelâ olur. Terkine imkân bulamayacak dereceye gelir. Sonra o mâsiyetinin ikaba mûcip olmadığını temenniye başlar. Bu hal böylece devam ettikçe, küfür tohumu yeşillenmeye başlar.
En nihayet, gerek ikabı ve gerek dârü’l-ikabı inkâra sebep olur.
Ve keza, mâsiyete terettüp eden hacâletten dolayı, o mâsiyetin mâsiyet olmadığını iddia etmekle, o mâsiyete muttali olan melekleri bile inkâr eder.

Hattâ şiddet-i hacâletten, yevm-i hesabın gelmeyeceğini temenni eder. Şayet yevm-i hesabı nefyeden ednâ bir vehmi bulursa, o vehmi kocaman bir burhan addeder. En nihayet nedâmet edip terk etmeyenlerin kalbi küsufa tutulur, mahvolur, gider. El-iyâzü Billâh!
Bediüzzaman Hazretleri her günahta insanı küfre götüren bir yol olduğunu işaret ederek günahta devamlılığın günahı günah olarak bırakmayıp günahlar kalp ve hissiyatlarda ünsiyet kesp ettikçe günahların artık günah görülmeyeceğini sıradan ve hayatın gerekleriymiş gibi görüleceğini ve bir noktaya gelince masiyeti işleyenin vicdanını susturmak için haşri melaikeyi, ahireti inkara kadar gideceğini ve böylece küfre düşeceğine dikkat çekmektedir yukarıdaki satırlarda

İşte yukarıdaki ayeti kerimenin dikkat çektiği nokta olan zinaya yaklaşmayın derken zinaya götüren yollara yaklaşmayın denmektedir.Peygamberin “rabbim beni göz açıp kapayıncaya kadar bile olsa nefsimle baş başa bırakma”,Yusuf Aleyhisselamın “Ben nefsime itimat etmem çünkü nefsim daima kötülüğü emreder” gerçeğinden gafil olan insanların,İşyerlerinde, okulda, Chatlardaki erkeklerle veya bayanlarla konuşurken ben kendimi bilirim, ben nefsime hakimim kalbim temizdir,sadece konuşuyoruz, sadece arkadaşız, seviyeli bir arkadaşlığımız var, sadece dertleşiyoruz diye başlayan gayri meşru ilişkilerin seyri yavaş yavaş başka mecralar kaydığını gösteriyor ve diyor ki o yola girerseniz gerisi çorap söküğü gibi gelir, günahlar ünsiyet kesp ettikçe artık sıradan bir hale gelir, işlediği günah insanı o günaha mübtela eder artık onu terk etmek zorlaşır,günahları başta ihtiyarı işlenir, ama yavaş yavaş istidada döner yavaş yavaş nuru imanı kalpten çıkarır, insanı küfür derelerine yuvarlar,inkara götürür günahını işlerken kendisini gören melakienin ve ruhaniyetin vücudunu inkara kadar gider.

Örneğin bugün masum bir olaymış gibi görünen internet üzerinden yapılan pezevenkliğini bazı arkadaşlık sitelerinin yaptığı chatler,flörtler aslında birbirine namahrem olan kadın ve erkekleri bir araya getirip onları günahlara haramlar zinalara fuhuşlara sevk etmesi gerçeğidir.

CHAT mahiyeti itibari ile namahremle yapıldığı zaman haram ve günaha ,flörtte düşürerek günahlara müptela olmaya evli ise evliliğini,imanlı ise imanını,Allahını ve Kitabını unutturmaya ve onlardaki hükümleri inkara kadar götürebiliyor insanı.
Hatta. gayrimeşru ilişkilerini haklı göstermek için İslamın hükümlerini haksız çıkarmaya başlatıyor..
Zinayı sevmek,mutlu olmak adı altında meşrulaştırıyor..Namahremlerle konuşmayı seviyeli ve masumane göstererek çarpıttırıyor..
İslami hükümlerden rahatsızlık duyarak hükümleri inkara kalkıştırıyor..muhkem hükümlerde ,ve sağlam örf ve ahlaki geleneklerde tevil yoluna götürüyor..Hayatın gayesini hayvani lezzet ve zevke indirgetiyor..

Bazıları ise vicdanları tamamen tefessüh etmediği için bu müptela oldukları bu muzır maraz CHATIN,Flörtün mahiyetini biliyorlar ama kendilerini kurtaramıyorlar.nefsin ve şeytanın üzerlerinde kurduğu heyecan ve merak dalgalarının akımlarına karşı koyamıyorlar.şeytanın pompaladığı bilinmeye ulaşma,merakı giderme,arzuları yatıştırma,lezzetlerini bilemek arzusu ile Hep haramlarla pişmanlıklar sınırlarında geziyorlar, kah perişan, kah yalancı mutluluklarla.Sevgilerine alternatif aradıkları sevgilerde bazen felaket ,helaket iffetsizlik buluyorlar.Cinselliğe indirgenmiş kaçamak mutlulukların, geçici hayvani zevklerine kurban oluyorlar.
Bu kurbanlığın ardı arkası kesilmiyor.Bazen günah yelpazesi genişliyor şehirler arası bir hal alıyor.Günah üzere Azraile yakalanılacağı ızdırabı ,rezil rüsvay olma elemi,üç kuruşluk gayri meşru lezzetlerini acılandırıyor.chatin çirkef nimetleri karşısında dindarlıkları giden bay ve bayanlar dini dar oluyorlar.İbadete maneviyata Kur-ana ,eşine sadakatle müptela olmayan bay ve bayanlar chat yoluyla zinaya, fuhuşa, aldatmaya ve flörte müptela oluyorlar.
Nefsin ve şeytanın hayvanlığını kabul etmek zorunda kalıyorlar
.Chat aşıklarının peşinde sürüklendikten sonra bir paçavraya dönünce,terk edilince aldatılınca,dramatik,trajedik hayat karelerinde görünerek acıların kadını ve erkeği rolüne soyunarak pişmanlık nağmeleri döktürüyorlar satır satır netlerde, kıta kıta ağıtlar yakıyorlar,sonra başkalarına ibret olsun diye başlarından geçenleri anlatıyorlar ki ibret alsınlar, halbuki belki kendisi de bu yollara sapanlarla alakalı ibretlik vesikaları okumuştu onlarca yüzlerce kendisi ibret almadıktan sonra başkalarının ibret almasını bekleme divaneliğine düşüyorlar.günahlarına milyonlarca insanı ortak ediyorlar farkında olmadan.yıkılan yuvalarının altında,çocuklarının zannı altında,çevrenin ithamına,ilahi azabın tehtidatına maruz kalıyorlar.bir lezzete mukabil binler elem buluyorlar.kaçamak lezzetlerin cezasını lekelenmekle, şerefini yitirmekle ödüyorlar fitil fitil.
Erkekler Cennet hurisi hükmünde olan eşlerini chatte buldukları şehvet delisi,iffet fukarası,namus yoksunu,iki ayaklı hayvanlarla bir nevi cehennem hurileri hükmünde olan fasık gafil kadınlarla aldatma divaneliğine giriyorlar.
Kadınlarda ebedi refikayı hayat olan eşlerini fasık, hain, dinsiz,hayvani zevk tutsağı erkeklerle aldatma divaneliğine düşüyorlar.O cennet köşesi olan evlerini cehenneme,cennet çocukları olan yavrularını elim hüzünlere atıyorlar.
 kocalarındaki veya karılarındaki güzelim onlarca huyları görmeyip birkaç tane zafiyetten gelen kötü huylarını dikkate alarak değerlendirip alternatif yalancı iltifatçılar,arıyorlar Chat yeri olan randevu evlerinde, dünyanın gayr-ı meşru lezzetlerine uzattıkları ellerine zehirli dikenlerin batırıyorlar.günahlara ve haramlar yaklaşarak.

İşte Chatçılara, zinacılara ve flörtçülere,dindarlara,mutluluklarına iktifa etmeyenlere,elindekilerinin kıymetini bilmeyip yanlış yollara sapanlara,küçük lezzetler için dinsizliği tercih edenlere düştükleri bu korkunç buhranlardan, elemlerden, firaklardan manevi azaplardan kurtulmak isteyenlere Bediüzzaman Hazretlerinin nasihati: Yarın seni zillet ve rezaletlere mâruz bırakmakla terk edecek olan dünyanın sefahetini bugün kemal-i izzet ve şerefle terk edersen, pek aziz ve yüksek olursun. Çünkü, o seni terk etmeden evvel sen onu terk edersen, hayrını alır, şerrinden kurtulursun. Fakat vaziyet mâkûse olursa, kaziye de mâkûse olur.

Allah cümlemizi haramlar ve günahların necasetinden ve merasına yaklaşmaktan korusun günahların küçük dahi olsa kıvılcımlarından muhafaza etsin,günahlarda ısrar edenlerden eylemesin,imanın, marifetullahın, muhabbetullahın, ibadetin lezzetinden, başka lezzetlere müptela eylemesin.Geniş helal dairesinde iktifa edip küçük haram dairelerine düşürmesin.
Evlilikleri rızayı ilahiye münasip hale getirmeyi nasip etsin.
Geçici hayvani bir lezzete değil, ebedi, baki sermedi, daimi bir lezzete kalplerimizi teveccüh ettirsin.Refikayı hayat arkadaşlarının arasındaki muhabbeti birbirlerine sevimli şirin bir hale getirsin.Medeniyetin çirkef fantezilerinden eşleri muhafaza etsin.
Hayatımızın her anına kuran ve sünnetin düsturların hakim kılsın.bütün beşeri münasebetlerimizi Peygamber Efendimizin hali üzerine kılsın.Zillet içinde değil izzetle bu dünyadan göçenlerden eylesin.amin.


M.KAKÇA

 
14 Comments

Posted by Haziran 26, 2009 in İslam

 

Etiketler:

 
Follow

Get every new post delivered to your Inbox.