İslam Huzur Dinidir

İslamı sonradan bulup mutluluğa eren bir yürekten; İslam

Cafer-İ Sadik Hz’den Nasİhatler

Yazan: gulayozturk Temmuz 3, 2009

CAFER-İ SADIK HZ’DEN NASİHATLER
Ey oğlum! kendi rızkına razı ol! Kendi rızkına razı olan, kimseye muhtaç olmaz.

Gözü başkasının malında olan, fakir olarak ölür.

Allahu taela’nın taksim ettiği rızka razı olmayan, o’nu kaza ve kaderinde, dilediğini yaratmakta töhmet altında tutmuştur.

 Kendi kusurlarını küçük gören, başkasınınkilerini büyütmüş olur. Her zaman kusurlarını büyük gör.

 Başkasının gizli bir şeyini açığa vuranın, evindeki gizli şeyler herkesçe bilinir.

 Kardeşi için kuyu kazan, o kuyuya kendisi düşer. Ahmaklar arasında bulunan horlanır

.Alimler arasında bulunan hürmet görür.
Ey oğlum,insanlara kızmaktan çok sakın, yoksa sana da kızarlar. Boş iş ve söze karışmaktan sakın, sonra aşağılanırsın.
Ey oğlum, lehinde ve aleyhinde de olsa, hakkı, doğruyu söyle! Böyle yaparsan herkes seninle istişare eder, danışır, fikrini alır.
Ey oğlum, arkadaşlık yaptığın, ziyaretine gittiğin kimse, iyi ahlak sahibi olsun, kötü ahlakı olanlarla arkadaşlık etme, onlarla görüşme!

Çünkü onlar suyu olmayan çöl, dalları yeşermeyen ağaç, ot bitmeyen topraktırlar.
Ey oğlum, Allahu teala’nın kitabını okuyucu, iyilikleri emredici, kötülüğü nehyedici, sana gelmeyene sen gidici, seninle konuşmayanla konuşucu ol! İsteyene ver.

 Gıybetten, koğuculuktan sakın.

 Çünkü söz taşımak, insanların kalbinde düşmanlığı arttırır. İnsanların ayıplarını görme, insanların ayıplarını gören, onların hedefi olur.

                      y1p3eO8Kj5ij1oFEdUQkib4StH6JgdrzewG

8 Yanıt “Cafer-İ Sadik Hz’den Nasİhatler”

  1. Kadir demiş

    Sitenizi inceledim gülay hanım gerçekten hoş ve güzel bir siteniz var.Allah(c.c.) sizi hep böyle azimli ve kararlı kılsın….

  2. gulayozturk demiş

    Allah razi olsun efendim .tesekkürler.
    her sabah saat 10.30 de canlı yayındayim inşallah..
    vereceğim adrese girin ve solda BAĞLANTİLARİM de tüm diğer 17 sitem kayıtlı inşallah..
    duada unutmayin bu aciz kardeşiniz
    Allaha emanet olun

    http://www.anguzelblogg.blogcu.com

  3. gulayozturk demiş

    Hazret-i Ali’nin veciz sözleri:

    “Akıllı, iyiliklerini canlandıran, kötülüklerini öldürendir.”

    “Tûl-i emel, fazla yaşama arzusu, serâb gibidir, bunu gören su sanıp aldanır.”

    “İyiliği tamamlamak, yeniden başlamaktan daha hayırlıdır.”

    “Kendi nefsinden râzı olan, aldanmıştır. Ona güvenen, mağrûr ve yolunu şaşırmıştır.”

    “Gerçek dost, ayıbını görüp nasîhat eden, gıyâbında seni koruyan ve seni kendisine tercîh edendir.”

    “Ahmaklık; herşeyi fuzûliymiş gibi hiçe saymak ve câhil insanlarla arkadaşlık kurmaktır.”

    “Allah için dost olan, kişiye doğru yolu gösteren, fesattan uzaklaştıran ve ibâdetlerinde yardımcı olandır.”

    “İlim, maldan daha hayırlıdır. İlim seni, sen de malı korursun.”

    “Fazîlet; çok mal ve büyük işlerle değil, güzel kemâliyet ve hayırlı işlerle olur.”

    “İslâmiyet, teslimiyettir. Teslimiyet, yakîndir. Yakîn, tasdîktir. Tasdîk, ikrârdır. İkrâr, edâdır, yerine getirmektir. Edâ ise ameldir.”

    “Fazîlet, en iyi maldır. Cömertlik, en güzel mücevherdir. Akıl, en güzel zînettir. İlim, en şerefli meziyettir.”

    “Adâlet, halkın dirliği ve düzeni, idârecilerin süsü ve güzelliğidir.”

    “Akıllı kimse; dilini kötü söz ve gıybetten koruyan, mü’min; kalbini şek ve şüpheden temizleyendir.”

    “İyilikle emretmek, insanların en fazîletli amelleridir.”

    “İffet; nefsin koruyucusu ve kinlerden paklayıcıdır.”

    “Sabır iki kısımdır; belâya sabır iyi ve güzeldir. Bundan daha güzeli, harâmlara karşı sabırdır.”

    “Harâmlardan çekinmek, akıllıların şânı, şereflilerin tabiatındandır.”

    “Allah korkusundan dolayı göz yaşı dökmek, kalbi nûrlandırır. Tekrar günâh işlemekten insanı korur.”

    “Yaptığı günâh bir işle öğünmek, o günâhı yapmaktan daha kötüdür.”

    “Ârifin, yüzü nûr ve tebessüm, kalbi korku ve hüzün doludur.”

    “Dünya; güzel, aldatıcı ve geçici bir serâb, çabuk yıkılan bir dayanaktır.”

    “Sevgi, kalblerin birbirine yakınlaşması ve rûhların ünsiyetidir.”

    “Yumuşaklık, öfke ateşini söndürür. Hiddet ise öfke ateşini körükler.”

    “Mü’min, baktığında ibret alır. Bir şey verilirse, şükür eder. Musîbet ve belâya uğrayacak olursa, sabır eder. Konuşacak olursa, Allahü teâlâyı hatırlatır.”

    “Akıl, mü’minin dostu; ilim, vezîri, sabır, askerlerinin komutanı ve amel ise silâhıdır.”

    “Îmân ile amel, ikiz kardeş olup, birbirinden ayrılmazlar.”

    “Hased edenin sevgisi sözlerinde görülür. Kinini işlerinde gizler. Adı dost, fiili düşmancadır.”

    “Yumuşak başlı olanlar; en sabırlı, derhal affedici ve en güzel huylu olan kimselerdir.”

    “Allahü teâlâdan hayâ etmek, insanı Cehennem azâbından korur.”

    “Gaflet, insana gurûr getirir, helâke yaklaştırır.”

    “Mü’min, dünyaya ibret gözü ile bakar. İhtiyâcı için karnını doyurur. Dünyadan konuşulduğu vakit, nefret ve tenkid kulağı ile dinler.”

    “Fazîlet, gücü yettiğinde affetmektir.”

    “Hayâ ve cömertlik, ahlâkların en efdalidir.”

    “Kötü insan, hiç kimseye iyi zan beslemez. Çünkü o, herkesi kendisi gibi görür.”

    “Kâmil olan kimse, aklı, arzu ve isteklerine galip gelendir.”

    “Söz ilâç gibidir. Azı faydalı, çoğu zararlıdır.”

    ALLAHÜ tealaya emanet olun.

  4. gulayozturk demiş

    İmam Gazali hz.nasihatler..

    Bir insan,ne kadar kötülük işlemiş olursa olsun,yine de gönlünde
    İyi bir insan olmak özlemini duyar..
    İnsanın hidayete gelme arzusundan,yüreğinde bu güzel duygunun
    Uyanmasından ümidimizi kesmememiz gerektirir..
    Çöplükte bir gülün gülümsemesi ,sisler içinde bir güneşin görünmesi
    Her zaman mümkündür.
    xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

    Yüce Rabbinin taktir ve tecellilerine razı ol..
    İnsanlara ve özellikle dünya ehline halinden şikayet etme.
    Sonra Allah seni onlara bırakır,perişan olursun..
    xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

    İnsanlardan bir iyilik gördün zaman,önce Allah’a şükret,sonra ona vesile
    olan kimseye teşekkür et..
    Nimeti göndereni unutma,getireni de ihmal etme..
    xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

    Sana kötülük yapanları Allah’a havale et..kötülüklerinden O’na sığın..
    Eğer intikamla uğraşirsan,daha büyük zararlara karşılaşırsın ve
    Ömrünün boş yere harcamış olursun…”

  5. gulayozturk demiş

    Süleyman Hilmi Tunahan Hazretleri

    “Bir Üniversite Talebesine Nasihatları:
    Allah yolunda ol, dosdoğru ol, verdiğin sözün eri ol. Evladım, ağzın laf
    ediyorsa dilinle doğru ol, sözünle doğru ol. Sana inanan kişilere karşı
    sözünden cayma. Eğer sözünü tutarsan “söz” olur ve seni cennete götürür,
    tutmazsan “köz” olur.

    Elinle doğru ol. Kolunu, muzırda değil yardım işinde kullan. Tartıyla iş
    yapıyorsan terazinde, ölçüyle iş yapıyorsan metrende ve litrende doğru ol.
    Doğrunun doğruluğu bütün sülalesine akseder, hepsini hayra götürür.

    İnsanları sev ve kimseyi kendinden alçak görme. Tevazu sahibi ol, zira en
    halis ziynet alçakgönüllülüktür. Mütevazi olan kimse, en güzel ziyneti
    takınmıştır. Kimseyi kendinden aşağı görme. Hayatta haset etmeden say,
    kıskanmadan sev. Bazı insanlar, başkasındakini istemez. Öyle olma. Gıpta et,
    fakat haset etme. Zira Allah’ın huzuruna fesatla çıkılmaz.

    Memur olduğun zaman, sana gelen vatandaşlara sakın yüksekten bakma, yanına
    geleni ayakta bekletme. Yanında, daima bir sandalye bulundur ve oturtuver.
    Biraz dinlendirdikten sonra halini sor, işini hallet. Sakın ha “bugün git
    yarın gel” deme! İşini, o gün bitir. Eğer öyle yapmazsan on parmağım yakanda
    olacaktır. Eğer memursan ve başında müdürün varsa, haset etmeden say,
    kıskanmadan sev.

    İnsanlar muhteliftir. Bazısı daha kabiliyetli, bazısı daha yakışıklıdır.
    “Ben niye onun yerinde olmayayım” deme, elindekinden olursun. “Allah bana
    bir verirse, arkadaşıma, komşuma iki versin” diye düşünürsen, seninki üç
    olur. Eğer arkadaşın veya komşun böyle düşünmüyorsa, onunki ikide kalır.

    Senden daha iyi hizmet edecek olan varsa, makamını ona ver. İşte
    vatanperverlik budur.

    Çalışkan ol, üretici ol. Zira Peygameber Efendimiz “Çalışmak ibadettir”
    buyuruyor. Evladım, alınteri olmadan hiçbirşeyin kıymeti bilinmez. Tarlanı
    ek, mahsülünü al, komşuna ver, ağaç dik. Sadaka-i cariye, iyi evlat
    yetiştirmek, ilmi eser bırakmak ve ağaç dikmektir ki, ağaç dikmek en
    efdalidir.

    Bir dut ağacı 400 sene, ceviz ağacı 700 sene, kestane ağacı 900 sene, çınar
    ağacı 1500 sene yaşar. Ihlamur ağacı dik, çiçeği şifalıdır.

    Bursa’da Osman Gazi’nin ve Orhan Gazi’nin diktiği bin senelik çınarlar var.
    Ben bekarken, her sene bir ağaç dikerdim. Şimdi evliyim ve yengen için de
    her sene bir ağaç dikiyorum.

    Aziz öğret, temiz ol ve temizliğinle örnek ol. Münevver kişi, münevvir kişi
    demektir. Öyleleri var ki, üç fakülte bitirir de, hasedinden,
    kıskançlığından (dolayı) hiçbirşey öğretmez. Gerçek münevver, bildiğini
    yapan ve öğreten kişidir.

    Temizlik, ibadettir ve imanın yarısıdır. Eğer sokakta birisi hata yapmışsa
    (yola pislik yapmışsa) sen, onu ayağının ucu ile örtüver.

    Günde en az iki kişiye iyilik et, gönlünü al. Çünkü cennetin yolu, gönül
    almaktan geçer. Gönül almak, Cennetin Firdevs kapısını açmaktır. Bu beş
    maddenin en kolayı, fakat en “içten geleni” de budur. Bir gönül kazanmak, 40
    vakit namaza bedeldir. Bir gönül kırmak ise, 40 vakit namazın sevabını
    kaybettirir. Ben sabahları kalkarken, “Ey Allah’ım, bana, bugün bir kişiye
    iyilik yapmak nasip eyle” diye dua ederim.

    Evden çıktığında veya eve dönerken karşından gelen ilk kişiye selam ver.
    Onun vermesini beklersen olmaz, evvela sen ver. İşte o zaman, o da sana
    karşılığını verecektir. Veren el, alan elden, sunan gönül, alan gönülden
    azizdir. “

  6. gulayozturk demiş

    İbrahİm Bİn Ethem Hz’den Nasİhatler

    İbrahim bin ethem bir gün Basra çarşısında gezerken halk başına toplandı ve “Bana dua edin icabet edeyim” mealindeki ayet-i celileyi sordular ve : “Biz Allah’a dua ediyoruz. Fakat müstecap ( kabul ) olmuyor. Acaba neden?” diye yakındılar.
    Dedi ki: Kalbiniz on şeyden ölmüştür.
    1- Allah’ı tanırsınız, ama hakkını eda etmezsiniz.
    2- Allah’ın kitabını okursunuz, ama onunla amel etmezsiniz.
    3- İblis’in düşmanlığını iddia edersiniz, ama ona tabi olursunuz.
    4- Resulullah’ın sevgisini iddia edersiniz, ama onun izini ve sünnetini terk edersiniz.
    5- Cennetin sevgisini iddia edersiniz, ama onun için amel etmezsiniz.
    6- Cehennem korkusunu iddia edersiniz, ama günahlardan çekinmezsiniz.
    7- Ölümün hak olduğunu iddia edersiniz, ama onun için hazırlanmazsınız.
    8- Başkalarını ayıpları ile meşgul olursunuz, ama kendi ayıplarınızı terk etmezsiniz.
    9- Allah’ın verdiği rızkı yersiniz, ama Allah’a şükür etmezsiniz.
    10-Ölülerinizi gömersiniz, ama onlardan ibret almazsınız.

  7. gulayozturk demiş

    Islâm’in insanlara ögrettigi ilâhî esaslardan biri de, Allah’i sevmek ve O’ndan korkmaktir.
    Mü’min; nimeti, lütfu ve keremi sonsuz olan Rabbine karsi büyük bir sevgi ve hürmetle baglanacak, O’nun rahmet ve merhametinin her sey’i kusattigini düsünecek, ne kadar günahkâr olursa olsun, O’nun afvindan ümidini kesmiyecektir. Yüce Allah’in rahmet, sevgi ve sefkati sonsuz ise de, bunun yaninda kahr ve azâbinin siddetli oldugunu da unutmayarak O’ndan korkacak, gazabindan emin olmayacaktir.
    Korkunun ifratindan yeis, yani, ümidsizlik dogar. Pek fazla ümidlenmek ise, insani gaflete atar ve âkibeti umursamamaya götürür. Bu bakimdan Allah’in azâbindan emîn olmak da, rahmetinden ümîd kesmek de dînimizde yasaklanmistir.
    Su halde mü’minin kalbi, Rabbinin huzurunda, korku ile ümid arasinda O’na lâyik bir kul olma heyecaniyle çarpmalidir.
    Kur’ân-i Kerîm’de mü’minlerin bu vasfina su sekilde dikkat çekilmektedir:
    “Mü’minler, Allah’in rahmetini umarlar ve azâbindan da korkarlar…” (el-Isrâ, 57).
    “Allah’a korku ve ümid içinde dua ediniz” (el-A’râf, 56) buyurulmaktadir.
    Imanin kemâline delâlet eden bu hâle beyne’l-havf ve’r-recâ, yani, korku ile ümid arasinda olma hâli adi verilir.
    Gerçekten de Allah’a olan îmanin kemâli, sadece Allah’i sevmek veya sadece O’ndan korkmakla gerçeklesemez. Ikisinin bir arada bulunmasi gerekir. Insan, sevginin verecegi nazlanma ve simarikliktan ve rahmetine güven duygusunun sevkedecegi taskinlik ve itâatsizlikten, ancak Allah korkusu ile kurtulabilir…
    Sadece korkunun verecegi ye’s ve ümidsizlik halinden insani kurtaracak da, Allah sevgisi, rahmetinin genisligine ve afvinin sonsuzluguna olan inançtir. Bu sebeble “Hayrin basi Allah sevgisi; hikmetin basi da Allah korkusudur” denilmistir.
    Aslinda, Allah’a olan sevgi kadar, O’ndan korkmak da son derece tatli ve zevkli bir haldir…
    Allah korkusunda nasil bir lezzet ve ruhî haz oldugu su sekilde izah edilmistir:
    “Ârif-i billâh, aczden, mehafetullah’dan (Allah korkusundan) telezzüz eder. Evet, havf’da (Allah korkusunda) lezzet vardir. Eger bir yasindaki bir çocugun akli bulunsa ve ondan suâl edilse, “En leziz ve en tatli hâletin nedir?” Belki diyecek: “Aczimi ve za’fimi anlayip validemin sefkatli sinesine sigindigim hâlettir…”
    Halbuki bütün vâlidelerin sefkatleri ancak bir lem’a-i tecellî-i rahmettir (Allah’in rahmetinin küçük bir tecellîsidir).
    Onun içindir ki kâmil insanlar, aczde ve havfullah’da öyle bir lezzet bulmuslar ki kendi havl ve kuvvetlerinden siddetle teberrî edip Allah’a acz ile siginmislar, aczi ve havfi (korkuyu) kendilerine sefaatçi yapmislar…” (Sözler)
    Allah’i sevmek ve O’ndan korkmak hususunda Peygamberimiz de söyle buyurmuslardir:
    – “Mü’min kimse, Allah’in azab ve ikabinin miktarini bilseydi, hiçbir kimse Cenneti ümid etmezdi. Kâfir de Allah’in rahmetinin ne kadar çok oldugunu bilseydi hiç kimse O’nun rahmetinden ümid kesmezdi.”
    – “Cennet size ayakkabinizin bagindan daha yakindir, Cehennem de böyle…”
    – “Sagilan süt memeye girmedigi gibi Allah korkusundan aglayan kimse de Cehenneme girmez. Allah yolunda çarpisirken husule gelen tozla Cehennemin dumani birlesmez.”
    – “Allah katinda iki damla ve iki izden daha sevimli bir sey yoktur.
    Iki damla:
    * Allah korkusundan dolayi gözden akan yas,
    * Allah yolunda dökülen kan damlalaridir.
    Iki iz’e gelince:
    * Allah yolunda alinan yara izleri ile,
    * Allah’in farzlarinin birini îfa ederken husûle gelen eserlerdir.”
    – “Herhangi biriniz ölürken Allah’a hüsn-i zan etmeksizin (afv ve magfiret edecegini ummaksizin) ölmesin.”
    selam ve dua

  8. gulayozturk demiş

    İSRA SÜRESİ…

    Yüce Rabbimiz ,Mi’raç’da Peygamberimiz’ ve O’nun ümmedine üç hediye sunmuştur..
    Bunlar..
    -1)Bakara süresinin sonu,
    -2)beş vakit namaz,
    -3)Allah’a eş ,ortak koşmayanlara Cennet müjdesidir..
    Ayrıca ,Mi’raç gibi muazzam bir hadisenin Başlangıç ismini alan İSRA süresinde,ilahi emir ve yaşaklar beyan edilmiştir..
    Bu emir ve yaşaklara söyle özetleyebiliriz..
    -1)Allaha hiç bir şeyi eş,ortak koşmamak,Allah’dan başkasına kulluk etmemek,
    -2) Anaya-babaya itaat etmek,onlara güzelce bakmak,
    -3) Hısım ve akrabayı,fakir ve yoksulları,gurbette kalmış kimseleri gözetmek,onlara yardım etmek,
    -4) Malımızı harcamada israfa düşmemek,
    -5) Fakirlik korkusuyla çocuklarımızı doğmadan veya doğduktan sonra çeşitli yollarla öldürmememk,
    -6 Aileleri yıkan,cemiyeti paramparça eden zinaya yaklaşmamak,
    -7) haksız yere adam öldürmemek,cana kıymamak,
    -8) Yetimlerin malına göz dikmemek,onlara iyi muamele etmek,
    -9) Verdiğimiz sözlere yerine getirmek,
    -10) Ölçü ve tartılarımızı doğru yapmak,hileye baş vurmamak,
    – 11) Bilmediğimiz şey peşine düşmemek,bilmediğimiz hususlarda körü körüne konuşmamak,
    -12) Yeryüzünde kibir ve azametle ,böbürlenerek yürümemek,
    -13) Mi^racımız olan namazlarımızı dosdoğru kılmak,
    -14) Kur’an-i Kerim’i ağır-ağır ve tane-tane okumak,
    -15) Yüce Allahımızı hamd etmek,yalnız O’nu büyük tanımak.
    Görülüyor ki,İSRA süresinde ki bu ilahi hükümler,insanlığın bütün ızdırablarını dindirecek,onları huzur ve mutluluğa kavuşturacak Rabbani emirlerdir..
    >

Yorum Yapın

XHTML: Bu etiketleri kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <pre> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>