Allah c.c. dostları buyuruyor ki: Kapıyı ısrarla vurana kapılar açılır
Yazan: gulayozturk Temmuz 10, 2009

O halde kalbini temiz tut ki, gaybın kapıları sana açılsın. Günah işlemeyi bırakıp, zikir ve tevbe ile Allah‘a dön. Kapıyı ısrarla vurana kapılar açılır. İnsanların birbirine karşı iyi ve dostça davranışları olmasaydı, bunları sana anlatmazdım. Rabiatü’l-Adeviyye:’Bu kapı ne zaman kapandı ki açılsın.’demiştir. Fakat ey kişi! Bu seni Allaha ulaştıran kapıdır.
Kalbinin Allahın birliğinden habersiz ve bu konuda dikkatsiz olmasından sakın. Zikredenlerin birinci basamağı, Allah‘ın birliğini ve tekliğini anmaktır. Zâkirlere kapının açılması ancak Allahın birliğini anmalarından dolayıdır.
Allah ile karşılıklı olarak birbirinizi sevme kapısı sana açılmış olsaydı, elbette seni şaşırtan çok şeylere tanık olurdun. Gecenin ortasında uykuyu bölüp, kıldığın iki rekât namaz, Allah ile karşılıklı olarak birbirinizi sevmektir. Hastaları ziyaret etmen, Allah ile karşılıklı olarak birbirinizi sevmektir. Cenaze namazını kılman, Allah ile karşılıklı olarak birbirinizi sevmektir. Müslüman kardeşine yardım etmen, Allah ile karşılıklı olarak birbirinizi sevmektir. Eziyet veren şeyleri yoldan uzaklaştırman, Allahile karşılıklı olarak birbirinizi sevmektir. Yere bırakılmış kılıcın onu savuracak bir kola ihtiyacı vardır. Senin için Allah‘ı zikirden daha faydalı ibadet yoktur. Çünkü zikir ayakta duran, rükû ve secde yapamayan yaşlılar ve hastalar için de kolay bir ibadettir.
Allah’ın huzuruna nasıl çıkacağını, âlimler ve hikmet sahipleri sana öğretirler. Sen hiç satın alınır alınmaz hizmet etmeye elverişli köle gördün mü?! Bilakis o önce bir eğitimciye verilir de o onu eğitir, ona edep ve terbiye kazandırır. Eğitim ve terbiyeyi başarıyla tamamladığında hükümdara hizmet etmeye başlar. Velilerin yaptığı da budur. Öğrenciler, onların himmetiyle huzura varacakları güne kadar onlarla beraber olurlar. Yüzme hocası, birine yüzmeyi öğreteceği zaman o kişi yalnız başına yüzebilecek seviyeye gelinceye kadar onunla yanyana yüzer. Artık o yüzmeye başladığında ise onu korkusuzca denize salabilir.
‘Peygamberler, veliler veya salihler vasıtasıyla Allaha yaklaşılamaz.’ diyen düşünceden uzak dur. Kuşkusuz Allah kendine ulaşmak isteyenler için onları vesile kılmıştır. Velilerden sadır olan, su üzerinde yürümek, havada uçmak, gizli şeyleri haber vermek ve suyun kaynayıp çıkması gibi harikulade haller, peygamberin doğruluğuna şahittir. Çünkü velilere verilen kerametler, peygamberlerinden dolayıdır.
gulayozturk demiş
Allah’ın en çok sevdiği amel hangisidir” diye sorulduğunda “Vaktinde kılınan
namaz” cevabını verdi.”Sonra hangisidir?” diye soruldu. “Anneye babaya iyi
davranmak” buyurdu.
“Daha sonra hangisidir?” diye soruldu. “Allah yolunda cihad” karşılığını
verdi.
(Müslim, İman 139)
__________________________________________________
________________________________________________
Hiç şüphesiz ki, dünyada malı çok olanlar, Ahirette sevabı az olanlardır.
Ancak Allah’ın kendisine mal verip te, o malı sağına, soluna, önüne,
arkasına saçan ve onu hayır ve hasenatta sarf edenler müstesnadır.
(Buhari, Rikak 13)
__________________________________________________
________________________________________________
Bir kimsenin başkasıyla birlikte kıldığı namaz, tek başına kıldığı namazdan
daha parlak ve sevaplıdır. İki kişi ile birlikte kıldığı namaz da bir kişi
ile birlikte kıldığı namazdan daha faziletlidir. Birlikte namaz kılanlar ne
kadar çok olursa, o nispette Allah’ın rıza ve sevgisine yakın olurlar.
(Nesai, İmame 45)
__________________________________________________
________________________________________________
Her kim, Allah’ın farz kıldığı beş vakit namazı abdestlerine tam olarak,
salavatlarına, rükularına tam tamına riayet ederek, vaktinde güzelce ve huşu
içinde kılarsa; Allah’ın o kimseyi bağışlayacağına dair ahdi vardır.
Eğer böyle yapmazsa, dilerse onu bağışlar, dilerse azap verir.
(Ebu Davud, Salat 9)
__________________________________________________
________________________________________________
Bir kötülük gizli kaldığı zaman, yalnız yapana zarar verir. Ancak açıkça
yapılıp ta önlenmezse zararı herkese olur.
(Taberani, Tac 5.686)
__________________________________________________
________________________________________________
Başınızda Habeşli bir köle de bulunsa Allah’ın Kitabına göre idare ettiği
müddetçe, onu dinleyip itaat ediniz.
(Müslim, İmare 37)
__________________________________________________
________________________________________________
Kalpleriniz anlam ve hükümleri üzerinde birleştiği müddetçe Kur’an’ı
okuyunuz.
Ayrılığa düştüğünüz zaman da bırakıp kalkınız.
(Müslim, İlim 4)
__________________________________________________
________________________________________________
Kim bir musibete uğrayıp ta Allah’a sığınarak size iltica ederse, onu
koruyun.
Kim Allah aşkına sizden birşey isterse, ona verin.
Kim sizi davet ederse, davetine katılın. Size bir iyilik yapana siz de
karşılık verin. Eğer karşılık olarak verecek birşey bulamazsanız, karşlığını
verdiğinize kanaat getirinceye kadar dua edin.
(Nesai, Zekat 72)
__________________________________________________
________________________________________________
Oruç ve Kur’an Kıyamet Günü kula şefaat ederler.
Oruç der: “Ya Rabbi! Ben onun yemesine ve zevklerine engel oldum, beni ona
şefaatçi yap.”
Kur’an der: “Ben onun gece uykusuna engel oldum, beni ona şefaatçi yap.”
Cenab-ı Hak tarafından “Şefaatiniz kabul olunmuştur.” buyurulur.
(Fethü-r Rabbani, c.18 s.4)
__________________________________________________
________________________________________________
Kimin düşüncesi ahiret olursa, Allah ona gönül zenginliği verir, işlerini
kolaylaştırır. İstemediği halde dünya nimetleri verilir.
Kim ahireti unutup sadece dünyayı düşünürse, Allah da fakirliği onun gözleri
önüne diker, işlerini darmadağın eder. Dünyada ise, ancak kendisine takdir
edilen kadar verilir.
(Tirmizi, S. Kıyame 30)
__________________________________________________
________________________________________________
Şu dört şey kimde bulunursa tam bir münafık olur. Bunlardan biri kendisinde
bulunan kimse de, onu terk edinceye kadar bir münafıklık vasfını taşır.
Bu vasıflar şunlardır:
Konuştuğu zaman yalan söyler, söz verdiği zaman sözünde durmaz, anlaşma
yaptığı zaman vazgeçer, düşmanlık yaptığı zaman da sınırı aşar ve daha çok
kötülükte bulunur.
(Buhari, İman 34)
__________________________________________________
________________________________________________
Burada bulunanlar, duyduklarını bulunmayanlara ulaştırsınlar. Çünkü burada
bulunmadığı halde, sözlerimi daha ziyade tatbik edenler çıkabilir.
(Buhari, İlim 9)
__________________________________________________
________________________________________________
Her kim Allah’ın rızasını nazara almadan insanların gönlünü kazanmak için iş
yaparsa, Allah da onu insanların eline bırakır. Böylece felakete sürüklenir.
(Tirmizi, Zühd 65)
__________________________________________________
________________________________________________
Allah bir kula, halkı idare etme vazifesini verir de, o da onlara zulmetmiş
olarak ölürse, Allah ona Cennetini haram kılar.
(Buhari, Ahkam 8, )
__________________________________________________
________________________________________________
Kıyamet gününde verdiği sözde durmayan herkes için bir bayrak bulunur.
Vefasızlığı ve dönekliği ölçüsünde yükseltilir.
Haberiniz olsun!
Milletin başına geçen kimsenin döneklik ve vefasızlığından daha büyük
döneklik ve vefasızlık yoktur.
(Müslim, Cihad 16
__________________________________________________
________________________________________________
Her kim Kur’an okur, ezberler, helalini helal, haramını haram bilirse, Allah
onu Cennete koyar ve ailesinden cehennemlik on kişiye şefaatçi yapar.
(Tirmizi, Fezail-i Kur’an 13)
__________________________________________________
________________________________________________
İspat etmek davacıya, yemin etmek davalıya düşer
(Tirmizi, Ahkam 12)
__________________________________________________
________________________________________________
Kim yeryüzünde Allah’ın dinini ve davasını temsil eden Müslüman bir
idareciyi küçük düşürse, Allah da o kimseyi küçük düşürür.
(Tirmizi, Fiten 48)
__________________________________________________
________________________________________________
Allah şöyle buyurur:
“Ey insanoğlu! Bana kulluk yapmak için dünya nimetlerinden vazgeç ki, sana
gönül zenginliği ihsan edeyim, ihtiyaçlarını gidereyim.
Şayet böyle yapmazsan, seni meşguliyetler içerisinde bunaltır, ihtiyaçlarını
da gidermem.
(Tirmizi, S. Kıyame 30)
__________________________________________________
________________________________________________
Kur’an okumaya devam ediniz. Çünkü o Kıyamet Günü’nde okuyup gereğini
yapanlara şefaatçi olacaktır.
(Müslim, Misafirin 252)
__________________________________________________
________________________________________________
Kim, Ramazan orucunu, inanarak ve sevabını Allah’tan bekleyerek tutarsa
onun, geçmiş günahları affedilir.
(Buhari, İman 28)
__________________________________________________
________________________________________________
Kalbinde Kur’an-ı Kerim’den hiçbir şey bulunmayan adam harabe bir eve
benzer.
(Tirmizi, Fezail-Kur’an 18)
__________________________________________________
________________________________________________
Allah birinci safı dolduranlara rahmet eder; melekler de onlar için dua
eder. Safları doldurmak için atılan bir adımdan Allah rızasına daha yakın
başka bir adım yoktur.
(Ebu Davud, Salat 45)
__________________________________________________
________________________________________________
Cemaatle beraber olun. Tefrikadan ve bölünmeden şiddetle kaçının. Çünkü
şeytan bir araya gelmiş olan iki kişiden uzak olduğu halde tek başına
kalanla beraberdir. Kim Cennetin en güzel yerini istiyorsa, cemaatle beraber
olsun.
Kimi, yapmış olduğu iyilikleri sevindiriyor ve kötülükleri üzüyorsa, işte
olgun mü’min odur.
(Tirmizi, Fiten 9)
__________________________________________________
________________________________________________
Birisi “Ya Rasûlallah, deveyi bağlayıp da mı tevekkül edeyim, yoksa
salıverip de mi tevekkül edeyim?” diye sordu. Peygamberimiz (S.A.V) : “Bağla
da öyle tevekkül et!” buyurdu.
(Tirmizi, S. Kıyame 60)
__________________________________________________
________________________________________________
Allah’tan dile. Dilediğin verilir.
(İbni Mace, Zühd 37)
__________________________________________________
________________________________________________
Yedi şey gelmeden önce iyi işlere sıkı sıkıya bağlanın! Şunlardan biri sizi
mutlaka bekliyor:
Aniden gelen fakirlik, aşırılıklara götüren zenginlik, vücudunuzun dengesini
bozan hastalık, bunaklığa sürükleyen yaşlılık, ansızın gelen ölüm, Deccal
-ki bu beklenen en büyük şerdir- ve kıyamettir.
Kıyamet ise herşeyden daha acı ve zordur.
(Tirmizi, Zühd 3)
__________________________________________________
________________________________________________
Haramlardan sakın ki, insanlar arasında en çok ibadet eden biri olasın.
Kısmetine razı ol ki, insanların en zengini olasın. Komşularına iyi davran
ki, tam bir mümin olasın.
Kendin için arzuladığını insanlar için de iste ki, tam bir Müslüman olasın.
Çok gülme! Çünkü çok gülmek kalbi katılaştırır, karartır.
(Tirmizi, Zühd 2)
__________________________________________________
________________________________________________
Halkın arasına girip, sıkıntılara sabreden müminin sevabı,
onların arasına girmeyen ve sıkıntılara sabretmeyen müminin sevabından daha
fazladır.
(İbni Mace, Fiten 23)
__________________________________________________
________________________________________________
İyi görmeyen birine yardımcı olman sadakadır. Taş, diken ve kemik gibi
insanlara zarar verecek bir şeyi yol üzerinden kaldırman sadakadır. Kovandan
kardeşinin kovasına su boşaltman sadakadır.
(Tirmizi, Birr 36)
gulayozturk demiş
Kim,hiçbir şeyi Allah’a ortak koşmadan, tam bir ihlas ile O’nun birliğine
inanarak, O’na ibadet ederek, namazı dosdoğru kıldığı ve zekatı verdiği
halde dünyadan ayrılırsa, Allah kendisinden razı olarak ölmüş olur.
(İbni Mace, Mukaddime 9)
__________________________________________________
________________________________________________
Kim bizim namazımızı kılar, bizim kıblemize yönelir, bizim kestiğimizi yerse
işte o, Müslümandır.
(Buhari, Salat 28)
__________________________________________________
________________________________________________
Üzerinizdeki mal borcunu, zekatını verdiğiniz zaman ödemiş olursunuz.
(İbni Mace)
__________________________________________________
________________________________________________
Her kim ezanı işittikten sonra: “Ey şu tam davetin – ezanın – ve kılınmak
üzere bulunan namazın Rabbi olan Allahım! Muhammed’e (a.s.m.) vesileyi,
fazileyi ihsan et. Bir de onu kendisine vaat ettiğin Makam-ı Mahmud’a
ulaştır.” mealindeki duayı okursa, Kıyamet Günü’nde şefaatime layık olur.
(Buhari, Ezan 8 )
__________________________________________________
________________________________________________
Şartlarına riayet ederek güzelce abdest almak, imanın yarısıdır.
Allah’a hamd etmek mizanı doldurur. Tesbih ve tekbir, semaları ve yeryüzünü
doldurur. Namaz nurdur, zekat delildir, sabır ziyadır.
Kur’an ise lehinde ve aleyhinde bir delildir.
(Nesai, Zekat 1)
__________________________________________________
________________________________________________
Allah’ım! Azabından affına, gazabından rızana sığınıyorum. Ya Rabbi! Senden
yine Sana sığınıyorum. Sen yücelerden yücesin, Seni layık olduğun şekilde
medh-ü sena edemiyorum. Sana layık bir şükürle şükredemiyorum. Sen ancak
kendini övdüğün gibisin.
(İbni Mace)
__________________________________________________
________________________________________________
İnsanlardan Allah’a yakın olanlar vardır.
Sahabiler: “Ya Resulullah, onlar kimlerdir?” diye sordular.
Resulullah (s.a.v.) Onlar Kur’an ehli, Allah ehli ve Allah’ın has
kullarıdır.
(İbni Mace, Mukaddime 16)
__________________________________________________
________________________________________________
İnsanlar arasında Allah’ın en çok sevmediği kimse, barışa yanaşmayan inatçı
hasımdır.
(Buhari, Ahkam 34)
__________________________________________________
________________________________________________
Cennetlik olan insanlardan bir grup, cehennemliklerden bir grubun yanına
gider ve şöyle derler: “Siz nasıl oldu da Cehenneme girdiniz? Halbuki biz,
sizin bize öğrettiklerinize riayet etmek suretiyle Cennete girdik.”
Cehennemlikler şöyle cevap verirler: “Biz söylüyorduk, fakat
söylediklerimizi yaşamıyorduk.”
(Terğib, 1.125: 127)
__________________________________________________
________________________________________________
Kim ilim tahsili için yola çıkarsa, dönünceye kadar, o Allah yolundadır.
(Tirmizi, İlm 2)
__________________________________________________
________________________________________________
Bir adam: “Vallahi Allah falancayı mağfiret etmiyecek!” diye kesip attı.
Allah Teala Hazretleri de: “Falancaya mağfiret etmiyeceğim hususunda yemin
eden de kim? Ben ona mağfiret ettim, senin amelini de iptal ettim!” buyurdu.
(Müslim, Birr 137)
__________________________________________________
________________________________________________
İki göz vardır, onlara ateş değemez: Allah için ağlayan göz ile Allah
yolunda uyanık sabahlayan göz.
(Tirmizi, Fedailu’l-Cihad 7)
__________________________________________________
________________________________________________
Mü’min kişiye bir ağrı, bir yorgunluk, bir hastalık bir üzüntü hatta bir
ufak tasa isabet edecek olsa, Allah onun sebebiyle mü’minin günahından bir
kısmını mağfiret buyurur.
(Buhari, Marda 1)
__________________________________________________
________________________________________________
Edebsizlik ve çirkin söz girdiği şeyi çirkinleştirir. Haya ise girdiği şeyi
güzelleştirir.
(Tirmizi, Birr 47)
__________________________________________________
________________________________________________
Allah Teala Hazretleri diyor ki: “Ey Ademoğlu! Sen bana dua edip, (affımı)
ümid ettikçe ben senden her ne sadır olsa, aldırmam, ben seni affederim. Ey
Ademoğlu! Senin günahın semanın bulutları kadar bile olsa, sonra bana dönüp
istiğfar etsen, çok oluşuna bakmam, seni affederim. Ey Ademoğlu! Bana arz
doluşu hata ile gelsen, sonunda hiç bir şirk koşmaksızın bana kavuşursan,
seni arz doluşu mağfiretimle karşılarım.
(Tirmizi, Da’avat 106)
__________________________________________________
________________________________________________
Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Öyleyse kimin
hicreti Allah’a ve Resulüne ise, onun hicreti Allah ve Resulünedir. Kimin
hicreti de elde edeceği bir dünyalığa veya nikahlanacağı bir kadına ise,
onun hicreti de o hicret ettiği şeyedir.
(Müslim, İmaret 155)
__________________________________________________
________________________________________________
Son nefesini vermedikçe Allah, kulun tevbesini kabul eder.
(Tirmizi, Da’avat 103)
__________________________________________________
________________________________________________
Sıdk insanı birr’e (Allah’ı razı edecek iyiliğe) götürür, birr de cennete
götürür. Kişi, doğru söyler ve doğruyu arar da sonunda Allah’ın indinde
sıddık (doğru sözlü) diye kaydedilir. Yalanda kişiyi haddi aşmaya götürür.
Haddi aşmak da ateşe götürür. Kişi yalan söyler ve yalanı araştırır da
sonunda Allah’ın indinde yalancı diye kaydedilir.
(Müslim, Birr 102)
__________________________________________________
________________________________________________
Resulullah (sav), Medine ehlinin mezarlarına uğramıştı. Mezarlara yüzünü
çevirerek: “Esselamu aleyküm (selam üzerinize olsun) ey kabir halkı! Allah
sizi de bizi de mağfiret buyursun. Sizler bizim seleflerimizsiniz. Biz de
arkadan geleceğiz” buyurdular.
(Tirmizi, Cenaiz 59)
__________________________________________________
________________________________________________
Nikahı ilan edin, onu mescidlerde yapın. Üzerine de def vurun.
(Tirmizi, Nikah 6)
__________________________________________________
________________________________________________
Allah, merhametli olanlara rahmetle muamele eder. Öyleyse, sizler
yeryüzündekilere karşı merhametli olun ki, semada bulunanlar da size rahmet
etsinler. Rahim (akrabalık bağı) Rahman’dan bir bağdır. Kim bunu korursa
Allah onunla (rahmet bağı) kurar, kim de koparırsa, Allah da ondan (rahmet
bağını) koparır.
(Ebu Davud, Edeb 66)
__________________________________________________
________________________________________________
Resulullah (sav) ölmek üzere olan bir gencin yanına girmişti. Hemen sordu:
“Kendini nasıl buluyorsun?” “Ey Allah’ın Resulü, Allah’tan ümidim var, ancak
günahlarımdan korkuyorum” diye cevap verdi. Resulullah (sav) da şu
açıklamayı yaptı: “Bu durumda olan bir kulun kalbinde (ümit ve korku)
birleşti mi Allah o kulun ümid ettiği şeyi mutlak verir ve korktuğu şeyden
de onu emin kılar.
(Tirmizi, Cenaiz 11)
__________________________________________________
________________________________________________
Yazıklar olsun o kimseye ki, insanları güldürmek için konuşur ve yalan
söylerler! Yazık ona, yazık ona.
(Tirmizi, Zühd 10)
__________________________________________________
________________________________________________
Sizden birinizin kapısının önünden bir nehir aksa ve bu nehirde hergün beş
kere yıkansa, acaba üzerinde hiç kir kalır mi, ne dersiniz?” “Bu hal,”
dediler, “onun kirlerinden hiçbir şey bırakmaz!” Aleyhissalatu vesselam:
“İşte bu, beş vakit namazın misalidir. Allah onlar sayesinde bütün hataları
siler.
(Nesai, Salat 7)
__________________________________________________
________________________________________________
Öfke şeytandandır, şeytan da ateşten yaratılmıştır, ateş ise su ile
söndürülmektedir; öyleyse biriniz öfkelenince hemen kalkıp abdest alsın.
(Ebu Davud, Edeb 4)
__________________________________________________
________________________________________________
Halka teşekkürde bulunmayan Allah’a da şükretmez.
(Tirmizi, Birr 35,)
__________________________________________________
________________________________________________
Kocalarınıza yardım ederseniz size iki ecir vardır. Hısımlık ecri ve sadaka
ecri.
(Müslim, Zekat, 45)
__________________________________________________
________________________________________________
Mü’minlerin iman bakımından en kusursuzu, ahlâkı en güzel olanıdır. Ahlâkı
en güzel olanınız da, kadınlarınıza en güzel davrananınızdır.
(Ebu Davud, Sünnet 15)
__________________________________________________
________________________________________________
Sizden hiç kimse, maruz kaldığı bir zarar sebebiyle ölümü temenni etmesin.
Mutlaka bunu yapmak mecburiyetini hissederse, bari şöyle söylesin: “Rabbim,
hakkımda hayat hayırlı ise yaşat, ölüm hayırlı ise canımı al!
(Müslim, Zikr 10)
__________________________________________________
________________________________________________
Allahu Zülcelal hazretleri buyurdu ki: “Biri diğerine ihanet etmediği
müddetçe iki ortağın üçüncüsü ben olurum. Biri arkadaşına ihanet etti mi ben
aralarından çekilirim.”
(Ebu Davud, Büyu 27
__________________________________________________
________________________________________________
“Ben ve yetime bakan kimse cennette şöyleyiz” Orta parmağı ile baş parmağım
yan yana getirip aralarını açıp kapayarak işaret etti.
(Buhari, Talak 14)
__________________________________________________
________________________________________________
Kim alim geçinmek, sefihlerle münazara yapmak ve halkın dikkatlerini kendine
çekmek gibi maksadlarla ilim öğrenirse Allah o kimseyi cehenneme atar.
(Tirmizi, İlm 6)
__________________________________________________
________________________________________________
Kul (bazen), Allah’ın rızasına uygun olan bir kelamı, ehemmiyet vermeksizin
sarfeder de Allah onun sebebiyle cennetteki derecesini yükseltir. Yine kul
(bazen) Allah’ın hoşnutsuzluğuna sebep olan bir kelimeyi ehemmiyet
vermeksizin sarfeder de Allah, o sebeple onu cehennemde yetmiş yıllık
aşağıya atar.
(Buhari, Rikak 23)
__________________________________________________
________________________________________________
Kim bir mü’mini bir münafığa (gıybetçiye) karşı himaye ederse, Allah da onun
için Kıyamet günü, etini cehennem ateşinden koruyacak bir melek gönderir.
Kim de müslümana kötülenmesini dileyerek bir iftira atarsa, Allah onu,
kıyamet günü, cehennem köprülerinden birinin üstünde, söylediğinin
(günahından paklanıp) çıkıncaya kadar hapseder.
(Ebu Davud, Edeb 41)
__________________________________________________
________________________________________________
Müsafaha edin ki, kalblerdeki kin gitsin, hediyeleşin ki birbirinize sevgi
doğsun ve aradaki düşmanlık bitsin.
(Muvatta, Hüsnü’l-Hulk 16)
__________________________________________________
________________________________________________
Sana zulmedeni affet. Sana küsene git, sana kötülük yapana iyilik yap!
Aleyhine de olsa hakkı söyle!
(Rezin)
__________________________________________________
________________________________________________
Anne ve babasına veya bunlardan birine yetişip de onlar sayesinde cennete
girmeyen kimsenin de burnu sürtülsün.
(Tirmizi, Da’avât 110)
__________________________________________________
________________________________________________
Bir kavim, ölçü ve tartılarda (hile yaparak) miktarı azaltırsa Allah ondan
rızkı keser.
(Muvatta, Cihâd 26)
__________________________________________________
________________________________________________
Yiyiniz, tasadduk ediniz, giyiniz. Fakat bunları yaparken israfa ve
tekebbüre kaçmayınız
(Nesâi, Zekat 66)
__________________________________________________
________________________________________________
Sakın sizden kimse Allah hakkında hüsnüzânda bulunmadan son nefesini
vermesin.
(Müslim, Cennet 81)
__________________________________________________
________________________________________________
Kim Allah’a kavuşmayı severse, Allah da ona kavuşmayı sever. Kim Allah’a
kavuşmaktan hoşlanmazsa Allah da ona kavuşmaktan hoşlanmaz.
(Müslim, Zikr 14)
__________________________________________________
________________________________________________
Şehid olmayı Yüce Allah’tan samimi olarak dileyen kimseyi, Allah, rahat
yatağında vefat etse bile, şehidlerin derecesine eriştirir.
(Müslim, İmare, 156, 157)
__________________________________________________
________________________________________________
Nesebinizden sıla-i rahim yapacaklarınızı öğrenin. Zira sıla-i rahim
akrabalarda sevgi, malda bolluk, ömürde uzamadır.
(Tirmizi, Birr 49)
__________________________________________________
________________________________________________
Sevindirin, nefret ettirmeyin, kolaylaştırın, zorlaştırmayın.
(Müslim, Cihad 6)
__________________________________________________
________________________________________________
İyilik (birr), güzel ahlaktır. Günah da içini rahatsız eden ve başkasının
muttali olmasından korktuğun şeydir.
(Müslim, Birr 15)