RSS

Mutsuz Olduğunda Oku…

29 Tem

Tabağa Ağiz Tadina Uymayan Yiyecek Bulduğun Zaman şikayetçi
Olma.
Tabaklarinda Karinlarini Doyurmak Için Bile Hiç Bir şey Bulamayan Insanlari Düşün.

Sıkışmış Bir Trafikte Kendini Umutsuz Hissettiğin Zaman
şanssiz Olduğunu Sanma.
Dünyada Arabaya Binme şansina Sahip Olmayan Kişileri
Düşün.

Işinde Kötü Bir Gün Geçirdiğin Zaman Kendi Kendine
Söylenme.
Yillardir Işsiz Kalmiş Bin Kişiyi Düşün

Yerleşim Merkezinden Kilometrelerce Uzakta Araban Bozulduğu
Zaman Yaşama Küsme
Doğduğu Günden Bu Yana Böyle Bir Yürüyüş Yapmayi özlemiş
Felçliyi Düşün.

Aynaya Baktiğinda Saçindaki Yeni Beyaz Saç Teli Seni Uzmesin.
Saçlarina Yeniden Sahip Olmayi Bekleyen Ve Kendisine Kemoterapi Uygulanan Bir Hastayi Düşün.

Yaşamin Anlami Ve Amaçlarini Düşünmeye Başladiğinda Kafan Karişmasin.
Bunu Düşünmeye Bile Firsati Olmayanlari Düşün.

Ve Bir Gün Insanlarin Sertliği Umursamaz Küçüklüğü Ve Güvenilmezliği Karşisinda Kendini Aşağilanmiş Ve Kurban Edilmiş Bir Duygu Içinde Bulursan Yine De Gülmeyi Dene.
çevrendekilere Sert Umursamaz Aşağilayici Ve
Ezici Davranan Bir Kişi Olmadiğina şükret.
__________________

Photo Sharing and Video Hosting at PhotobucketPhoto Sharing and Video Hosting at PhotobucketPhoto Sharing and Video Hosting at PhotobucketPhoto Sharing and Video Hosting at Photobucket

 
18 Comments

Posted by Temmuz 29, 2009 in makale

 

Etiketler:

18 Responses to Mutsuz Olduğunda Oku…

  1. gülay

    Temmuz 29, 2009 at 7:00 pm

    Bakıyorum da yaşadıklarıma; Hep hüzünlü bir tablo çizsem de burada,aslında mutlu olmam için ne de çok sebep varmış.Yaşıyorum ya,binlerce kez şükretmem için en büyük neden aslında… Yaşadığım dertler,sıkıntılar çokça da olsa ,bunlardan kurtulduğum anlar en büyük mutluluktur bana.Babamı kaybettiğim gün fazla canı yanmadan gitti diyeydi mutluluk.Sonra biliyordum ki;gün gelecek hiç ayrılmamasıya kavuşacaktım ona. Bazen tutsa da sırt ağrılarım,romatizmalarım,bunun peşinden bereket gelecektir aslında.Yağmur yağdı mı keyfime diyecek yoktur, ağrılarım geçiverirler anında. Birkaç gün önce kızımın bir öğretmeni inanamamış yaşıma.İşte bir mutluluk sebebi daha…Bu yaşlarda birkaç yaş küçük görünme iltifatı da,vesile oluyormuş mutlu olmaya…. Burada da yaşıyorum kimi zaman;yazıyorlar hislerini,zaman harcıyorlar ya bana,önemsiyorlar demek ki beni,işte yine sebep oluyor mutluluğuma… Çocuklarımdan biri,elime sıkıştırıveriyor bazen mutluluğu.Küçücük bir pusula ama içi kocaman bir sevgi; “sizi seviyorum öğretmenim ”gibi… Bir çocuğumun annesi geçenlerde;”İyi ki kızımın öğretmenisiniz,onun önünde her yönüyle mükemmel bir örneksiniz ve kızım mutlaka sizin gibi bir birey olacak büyüdüğünde” demişti de…Bu inanılmaz bir mutluluktu benim için de… Hani arkadaşlarım çekip gittiler demiştim birkaç gün önce.Haber aldım onlardan,geçecekmiş üzüntüleri ve o zaman gelecekler eminim tekrar geri.Bu ses de mutlu etmeye yetiverdi beni… Kızımın tahlilleri temiz çıkmıştı da,nasıl mutlu olmuştum .En az üç saatte yapılabilecek bir tahlili on beş dakikada çıkarmışlar da.Meğer maddiyatı insan hayatından daha çok önemseyen bir özel hastanenin adice oyunuymuş bana.Olsun,gerçeğini öğreninceye kadar mutlu oldum ya… Minik Kuşum güçlü,kendiyle dalga geçebiliyor ya…"İmalat hatasıyım"diye benimle eğleniyor hatta.Üstelik bir yıl fazladan kalabilecekmiş sınavı kazanamazsa yanımda…Bu kez ben de daha farklı bakabiliyorum hayata… İnsan yaşadığı her ne olursa olsun,isterse eğer gülebiliyormuş hayata…alıntı

     
  2. gülay

    Temmuz 29, 2009 at 7:03 pm

    yaşamda hep mutlu olmaya, ayakta kalmaya çalıştım. iiçimdeki fırtınaları yansıtmamaya çalıştım. küçük şeylerden mutlu olmaya çalıştım ki başardım bunu. gerçi çabalamakla olmuyor bu kendiliğinden oluyormuş. mutlu olmak için çok sebep var. üzüntülere bakacak olursak yaşam yaşanmaz hale gelir. herşeyi güzel ve olumlu tarafından bakarsanız mutlu olmamak mümkün değildir.

     
  3. gülay

    Temmuz 29, 2009 at 7:04 pm

    Olumsuzluklardan yine de bir küçük teselli yaratabilmek kendine, Polyanna olabilmek belki de… Bu işte şu kısacık hayatta yüzümüzü gülümsetebilen, mutluluk veren… Üzüldüğüm olaylarda "Vardır bunda da bir hayır.." ya da "Gün doğmadan neler doğar.." diyebilenlerdenim ben.. Ve bir de hayata gülümsedikçe onun da bize gülümseyeceğine inananlardan…

     
  4. gülay

    Temmuz 29, 2009 at 7:06 pm

    sevmek ve paylaşmak hayatın anlamlı olmasını sağlayan en büyük mutluluk kaynağıdır .her sabah uyandığımızda birde böyle bakalım dünyaya.. insanlar için mutluluk adına ne yapabileceğimizi düşünelim…unutmayalım ki hayat uzun bir öyküye benzer ve bu öyküyü güzelleştirmekte yalnızca bizim elimizdedir öykünün uzun olması değil öyküyüü mutlulukla bağlamaktır mühim olan aldığımız her nefesten bile bir mutluluk duyabilmek,varolduğumuzun hazzını duymaktır küçük bir serçenin kanat çırpmasındaki çıkardığı ses bile bir mutluluk kaynağıdır bir yaprağın hışırtısını duymak suların sesi çocukların sesi evrenin varlığı o kadar çok sebeb varki mutlu olmak adına hayatın tüm olumsuz yönlerini bir kenara itip mutluluğu yakalamakta yaymakta yalnızca bizim elimizde.. yaşama sevincim var hayat var daha ne olsunn

     
  5. gülay

    Temmuz 29, 2009 at 7:20 pm

    Yaşamımızda bizi mutsuz eden bunca çirkinliklerin yanında mutlu olabileceğimiz öylesine güzellikler var ki! Hele de bu sebebi biz yaratabiliyorsak… Dün bir email aldım, çok sevdiğim bir hanım kızımdan… “Babacığım, bugün kendimi çok mutlu hissediyorum. Bunu sizinle paylaşmak istiyorum. Bir çay alıp geleyim…” Onun mutluluğunu paylaşmak tabi ki benim için çok daha büyük mutluluktur. Her ne kadar dün ben de o da işe dalıp unutmuştuk bunu… Ama bugün telefonla konuştuk… “Kendimi çok mutlu hissediyorum babacığım” diyordu. Sesi de mutluluktan titriyordu. Çok iyi bilirim onun mutlu anındaki ses tonunu. Onu çok mutlu eden sebep; bir arkadaşının erkek kardeşi varmış 18 yaşlarında ve bir sebepten hapse girmiş. Şimdi hapisten çıkmış, sabıkası sebebiyle iş bulamıyormuş. Kendisinin de çalıştığı, amcasının sahibi olduğu iş yerinde onu işe almışlar ve önümüzdeki Pazartesi işe başlıyormuş… İşte mutlu olmak için bir neden… Başka birinin mutluluğu… Ama başka birinin mutluluğundan böylesine mutluluk duyabilmek için insanın benim kızım gibi pırıl pırıl temiz kalbi olması gerekiyor. Sevgi dolu olması, insanları, doğayı, tüm güzellikleri ve bunları yaratanı sevmesi gerekiyor… Eğer öyleyseniz hiç durmayın… Mutlu olmak için sebebi sizler yaratın… Sevgipınarınız kurumasın, Sevgi yağmurları altında kalın, Yüzünüzden gülücükler eksilmesin, Gözyaşlarınız yalnızca mutluluktan aksın (14/07/2005) Kadir Tozlu

     
  6. gülay

    Temmuz 29, 2009 at 7:22 pm

    ***Mutluluk içimizde***MUTLULUK İÇİNİZDE Bulutlar ardındaki güneşin sabaha doğması gibi… mutluluk içimizde. kuşların kanat çırpıp gökyüzüne uzanması gibi… mutluluk içimizde. taze gülün dalında durması bülbülün güle konması gibi… mutluluk içimizde. martıların denize uçması denizin dalgalanması gibi… mutluluk içimizde. bizim ruhumuzun derinliklerinde sevgi ile mutluluğu hisedip yaşatabilmemiz gibi… mutluluk içimizde. yeni doğmuş bir bebeğin ilk adım atışı gibi… mahsum saflığı tallı bir tebbesümü bir gülümsemesi gibi… mutluluk içimizde. hayatı gökkuşağı rekleriyle boyamak gibi… mutluluk içimizde çocukluğumuzda oynayamadığımız oyunları her yaşta oynaya bilmek gibi… mutluluk içimizde. küçücük sevinçleri sevgiyle dağıtmak gibi… mutluluk içimizde. dökülen tek damla göz yaşı için yağmurları feda ediyorum. acıları suya gömün ben size mutlulyğu armağan ediyorum. mutluluğun adresi içinizde… mutluluk elinizde. mutluluk içinizde… Derya Avşar

     
  7. gülay

    Temmuz 29, 2009 at 7:24 pm

    MUTLULUK İnsanları diğer yaratılanlardan ayıran özelliklerden biri de duygulardır.Yeri gelir acı, yeri gelir sevinç ve mutluluk duyarız. Mutluluk, öyle sanıldığı gibi parada, pulda değildir. Onların da, hele bu zamanda mutluluk anahtarlarının en önemlilerinden olduğu düşünülse de, inanın hiç de öyle değildir. Bir kere mutlu olabilmeyi istemek ve nelerle mutlu olabildiğimizi düşünmek, bilmek gerekir. Mutluluk nedir, diye soracak olursak, sayalım: Annenin dokuz ay sonra, zorluklarla, özlemle, nihayet kucağına aldığı bebektir mutluluk… Askerin yemin edişi, çiftçinin hasadını topladıktan sonra elinin tersiyle alnındaki terleri silişi, balıkçının ağlarındaki berekettir mutluluk… Şairin, bestecinin; umulmayan bir an ve yerde karşısına çıkan, kulağına gelen şiiri, bestesidir mutluluk… Öğrencinin başarılı karnesi, doktorun; çaresiz bir hastayı hayata döndürmesi, ebenin; gözlerini henüz dünyaya açan bir bebeğin çığlığını duymasıdır mutluluk… Çiçeğin kokusu, ayın ışığı, güneşin sıcaklığı,suyun serinliği; isteyene dağlar, taşlar, topraktır mutluluk… Papatyalarla dolu bir yeşilliğe uzanıp gökyüzüne bakmak, bir meyveyi dalından koparıp yemek, ciğerlere dolan mis gibi havadır mutluluk.. Bebeğini emziren annenin kollarında, doyduktan sonra süt kokan yüzüyle, o minicik ellerinin iki mıncığıdır mutluluk. Ya da uzanan kollara doğru ürkek, minik, minicik atılan ilk adımlardır mutluluk. O anda gülen bahar gibi, çiçek gibi, minicik bir ağızda parıldayan iki pirinç tanesi dişlerdir mutluluk… Öyle olur ki, en güzel ziyafetin veremediği hazzı, sıcacık bir tarhana çorbası verebilir… Bir soğanı ve ekmeği paylaşmaktır mutluluk… Hatta iki gönül bir olunca en şaşaalı konakları gölgede bırakan samanlıklar, oluverir mutluluk… Sıcak bir odada, yağan karı veya yağmuru buğulu camlardan seyrederken yudumlanan çaydadır mutluluk… Bir kedinin mırıltısı, bir köpeğin bakışı bile mutluluktur. Yorgun saatlerin ardından,ılık, köpüklü bir küvete uzanmaktır mutluluk… Ya da bir hamakta ılık ılık esen bir meltemin okşayışına kendini bırakmaktır. Sabahleyin kuş cıvıltıları, öğleyin bir ağaç gölgesinde uzanıp, rüzgâr ve ağaçların, birlikte usul usul söylediği aşk fısıltılarını, ninnileri dinlemektir mutluluk… Çisil çisil yağan bir yağmurun ardından duyulan mis gibi toprak kokusudur. Veya insanın kendi kendisiyle kaldığı bir gün, güneş ışıklarının dostça sırtına dokunup, sıcaklığının iliklerine işlediğini duymaktır mutluluk. Bazen uzakta görünen bir kara, bahçede bir filiz, saksıda ilk tomurcuktur mutluluk… Gün gelir dağlar ardındaki hasrettir, gün gelir kapıda beliren siluettir mutluluk… Bir kapının zilinin sesi, beyaz bir zarf, ya da umulmayan bir tesadüftür. Bazen de çakan bir şimşek, güvertede denizin sıçrayan su damlacıkları veya yüzümüzü okşayan yağmur taneleri… Bazen dizlerdeki derman, gönüldeki imandır mutluluk… Loş bir odada kanepeye uzanıp, gönül tellerine dokunan nağmeleri; kâh bir piyanonun tuşlarından, ya da insanın içine işleyen mızrap vuruşlarından; kulakların ve ruhların kana kana yudumlamasıdır mutluluk…O anda gözler kapatılır, duygular nağmelerde danseder. Bazen gözlerde aniden yakalanan bir sevgi kıvılcımıdır ki, alır göklere uçurur, götürür. Ya da ellerde, duyguların kor ateşidir mutluluk. Ve iki çift gözün birbirinde erimesi, iki seven elin birbirine uzanıp birleşmesi ve nihayet seven iki ruhun bedenlerine sığamayıp akmasıdır mutluluk… Ve siz gönül dostları, sizlerle bir arada olup, en güzel dakikaları, saatleri paylaşıp yaşamaktır mutluluk… Sevgilerim, saygılarım sizlere…Hep mutlu kalın… Hâlenur KOR

     
  8. Rayiha_

    Temmuz 29, 2009 at 7:30 pm

    Düşün ve Şükret !Allah’ın sana bahşettiği nimetleri düşün !Sağlıklı bir beden,Güvenli bir vatan,Yeterince gıda ve giysiler,İhtiyacın olan hava, su …Ve daha neler, neler !?..Düşün ve Şükret !Dünya senin !. Fark edebiliyor musun ?Hayat senin !. Kavrayabiliyor musun ?Her türlü nimet senin !. şükredebiliyor musun ?Düşün ve Şükret !Eksik olan ne ?..Gören gözlerin,Konuşan dilin, dudakların,İşiten kulakların,Ellerin, ayakların var !..Düşün ve Şükret !Ayaklarının üzerinde yürümek kolay iş midir ?Bacakların üzerinde durmak kolay iş midir ?Çalışmayan nice ayaklar, kesilen nice bacakları düşün !..Doyasıya uyumak kolay iş midir ?Acıyla kıvranan, kapanmayan nice gözleri düşün !Mideyi yiyeceklerle doldurmak,yada kana kana su içmek kolay iş midir ?Yemek yiyemeyen, su içemeyen nice hastaları düşün !..Düşün ve Şükret !..Sesleri işitmeni düşün; sağırlıktan korunmuşsun.Görme özelliğini düşün ; Körlükten korunmuşsun.Akıl nimetini düşün ; delilikten korunmuşsun.Yalnız görme ya da işitme özelliğini,Tonlarca altınla değişir misin ?Ellerin, ayakların karşılığındaNâdide mücevherleri kabul eder misin ?Bil ki sen, sayılamayacak kadar çok nimetlere ve özelliklere sahipsin. Fakat bunların farkında değilsin. Bunun için hep sıkıntı, üzüntü ve ümitsizlik dalgaları arasında kıvranıp duruyorsun.Oysa sıcak ekmeğin,Soğuk suyun,Doyasıya uykun,Ve gıpta edilecek sağlığın var…Bunlara şükretmelisin.Düşün ve Şükret !..Ele geçiremediklerini düşünüp üzüleceğine,Kaybettiğin maddi değerler için huzursuz olacağına,Elinde olanlar için şükretmelisin !..Çünkü mutluluğun anahtarı senin elinde !..Zira nimetlerin devamı ; Şükürle olur.Huzur ve mutluluk ; Şükürle olur. Yüreğine sağlık kardeşim. SELAM VE DUA İLE…

     
  9. ecidal

    Temmuz 29, 2009 at 7:51 pm

    Allah\’ın cc. ahlakı ile ahlaklanmak…İlahi ahlak, en kısa ifadesiyle Kuran ahlakıdır. Allah’ın razı olduğu ahlak modelidir. Şu mahlukat aleminde ince sırlar, sonsuz hikmetler, ancak Allah’ın malumudur. İnsan ise bu hikmetlerden kendi çapında bişeyler yakalamaya çalıştığı ölçüde bu sırra eder.Allah, kendisini tesbih eden tüm mahlukatını, bilhassa bu vazifeyi en güzel şekilde yerine getiren mümin kullarını sever. Kendisine şirk koşan, nimetlerini küfranla karşılayanlardan ise razı olmaz. İnsan da O’nun sevdiklerini sevmek, sevmediklerini sevmemekle bı sırdan nasiplenir. İnsan kendisine ilahi bir ihsan olan irade sıfatıyla güzel şeyler irade ederse, kudret sıfatını iyi ve faydalı işleri görmede sarf ederse, ilim sıfatıyla faydalı ilim öğrenirse, merhamet duygusunu yerinde kullanır Allah’ın kullarına ve mahlukatına merhametle muamele ederse kısacası kendisinde yaratılan bu sıfatlar ve hisler alemini Allah’ın razı olduğu istikamette kullanırsa ilahi ahlakla ahlaklanmış olurSELAM VE DUA ILE ALLAH A EMANET OL

     
  10. عمران

    Temmuz 29, 2009 at 8:57 pm

    Selamun Aleykum cok güzel bir yazi Gültanem, Mutsuz olmak bence yüce ALLAHa karsi nankörlük olur herdaim sükredelim, Rabbim bizi Insan ve en önemlisi Müslüman olarak yarattigi icin. Binlerce Sükürler olsun ALLAHimiza. Selam ve Mutluluklar dilegiyle…ALLAHA emanet ol…güzel gönüllüm…

     
  11. gülay

    Temmuz 29, 2009 at 9:57 pm

    aleykum selam güzel kardeşim..mutluluk tam manasıyla ben yaşarim diyorum..mutlu olmam için o kadar çok sebepler varkı..müslüman olmama nasip eyledi güzel Mevlam c.c. bundan daha çok buyük mutluluk varmı :? ? yok bence..müslüman olmak en buyük zenginlik..sonra ilim kapılar açti bana..sayısız kardeşler verdi..heyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyy vallahi utanmazsam çıkıp de bağırmak isterimm.tüm dünya duysunnnnnnnnben mutluyum çünkü müslümanımmmmmmmmben mutluyum Rabbime seviyorum çünküüüüüüüüüüüüben mutluyum Onun Rasulü s.a.v canımdan ve herşeyden çok seviyorummmmmmmmmvermı benden mutlu olannnnnnnnnnninşallah vardırrrrrr.mutluluğumuz kıymetini bilelim kardeşler.can Ümranım seni seviyorum.Gültanen sana kurban can

     
  12. ASLI NUR

    Temmuz 30, 2009 at 12:03 am

    canımın içiiii mutluluk senin hakkın tabikiiimutlu olmak senin ifadenle çok doğru canımın içiinanırmısın senin yazını okumadan önce ben de günlük meselelerden dolayı biraz canım sıkkındı ama şimdi mutluyummmmmmmmm ne demek bizi seven Rabbimiz var bizim peygamberimiz gül kokulumuz var rrrrrr senin gibi can can dostummmm var daha ne olsun yaaaaaaa bende mutluyummmmmmmamam yanlız kimseye deme can bak beni mutsuz etmeeeeeee ben senin canın sen benim canımın içiiiibiz ikimiz ayrılmaz ikiliiiiiiiseni seviyorum benim mutluluk kaynağımmmmmmm

     
  13. gülay

    Temmuz 30, 2009 at 12:08 am

    tamam tamam sakın mutsuz olma.kimseye can demem artık oldumu.:)) sen benim canımsın anacum daaaaaaaaaa

     
  14. ASLI NUR

    Temmuz 30, 2009 at 12:12 am

    sende benim canımın içisin güzel yavrummmm uyda kizum sütünü içtunmi hadi iççç beni üzme hehe

     
  15. bilirim

    Temmuz 30, 2009 at 12:14 am

    maşallah güzel bir alan ve güzel yazılar arkadaşlar üzmeyin üzülmeyin kırıcı da olmayın herkese yetecek bir kalp bağışlamış allah onun için için içinizi ferah tutun allah a emanet olun saygılarım ile ibrahim

     
  16. ahmed

    Temmuz 30, 2009 at 9:20 am

    Ey her şeyiyle yüce olan Ålî,Ey sözünde vefalı olan ve vaadinden dönmeyen Vefî,Ey müminlerin dostu olan Velî,Ey gerçek zenginlik sahibi ve hiçbir şeye muhtaç olmayan Ganî,Ey sonsuz servet ve tükenmez hazineler sahibi Melî,Ey her cihetten temiz ve pak olan Zekî,Ey kendisine kulluk edenlerden hoşnut olan Radî,Ey eser ve ihsanlarıyla varlığı apaçık görünen Bedî,Ey şiddet-i zuhurundan gizlenen Hafî,Ey güç ve kuvveti sonsuz olan Kavî,Sen bütün kusur ve noksan sıfatlardan münezzehsin,Senden başka İlah yok ki bize imdat etsin.Emân ver bize, emân diliyoruz. Bizi Cehennemden kurtar.eyvallah gülay abla Allah c.c. razı olsun yüreğinize sağlık dua ile

     
  17. gülay

    Temmuz 30, 2009 at 9:31 am

    Yaratıkların bütününü bir ağaca benzetirsek, bu ağacın meyvesi insandır. İnsanın meyvesi Müslüman\’dır. Müslüman\’ın meyvesi, şükürdür. Birisi bizim için gitse, bir kilo meyve alıp getirse ne kadar çok seviniriz. Mutluluğumuzu ve memnuniyetimizi o şahsa belli etsek, "Ne kadar iyi düşünmüşsün, beni sevindirdin" desek adam düşünür, "Arkadaşımın hoşuna gitti. Yine alayım da, yine memnun olsun" der; o da birini memnun etmenin sevincini yaşar. Allah da böyle… "Kulumun hoşuna gitti, biraz daha vereyim." der. İnsanlar genelde ellerindeki nimetlerin farkında olmaz. O nimet onlara hep verildiği için, ünsiyet oluşur. Yani insan, nimeti göre göre o nimetin varlığına alışır. Bu çok tehlikeli bir durumdur. Mesela her gün güneş doğup batıyor, bu düzene alışmışız. Güneşin doğup batması bizim için önemli değil. Fakat bir gün güneş doğmasa? Nefes alıp vermeye alışmışız. Nefesimiz göğsümüzde düğümlense perişan oluruz. Alışkanlıklar pek çok nimetin üstünü örtüyor. Bu sebepten Allah, alışkanlıklarımızı zaman zaman bozuyor. Ramazan bunun en güzel örneği… Gerçekler mukayese ile anlaşılır. Ramazan\’da nefsiyle mücadele edenler, yokuş çıkan adama benzer. Yol yokuş, yük ağır… Yorgun düşüyoruz, dizlerimiz titriyor. Amma biliyoruz ki, cennete gitmenin yolu, ibadetlerdeki zorluğa katlanmaktan geçer. Memnuniyetle yapan bilir ki, Allah\’a itaat etmek, zevklerin en büyüğüdür. Bu zevkin sırrı, Allah\’a muhatap olmaktır. Alışmak, insanı nankörlüğe götürür. Nankörlük, verilen nimetin kıymetini bilmemektir. En güzel yerlerde en büyük günahların işlenmesi nankörlüktür. Sağlıklı insanların sağlığıyla, zengin insanların malıyla harama koşmaları nankörlüktür. Şükretmek için, insan olduğumuzun farkında olmak lazım evvela… Kuşlar şükrediyor mu? Kuş, dala konar, istediği meyveden istediği kadar yer; uçar gider… Müslüman\’a kuş gibi hareket etmek yakışmaz. Meyveyi yerken meyveleri yaratanı, o meyveleri bize ikram edeni, yeryüzünü bir sofra gibi önümüze kuranı, midemizi yaratanın, midemizin ihtiyaçlarını da yarattığını düşünüp, şükretmek Müslüman\’a yakışan bir haldir. Kuşun beyni, nimetlerin kıymetini anlamaz. Allah insana öyle bir beyin vermiş ki, nimetlere bakar, nimeti vereni anlar. Anlamaması nankörlüktür. Üstad Bediüzzaman diyor ki: "Âlem-i İslam aç iken, telezzüz haramdır." Öbür tarafta Müslümanlar açlıktan kıvranırken, lezzet peşinde koşmak haramdır. Şükretmek, Allah\’tan yenisini istemektir. "Allah\’ım bu nimet çok güzel, yine ver" demektir. 15 Eylül 2007, Cumartesi hekimoğlu ismail

     
  18. gülay

    Ağustos 17, 2009 at 7:25 pm

    Gözlerini açabildiğin her sabaha Tebessümce umutlar ekle Hayata her daim anlam katan Bir tebessüme sığınabilmektir yaşam… Güzellik serp yaşadığın her ana Ağlamak için verilmedi bu ömür Ümitlerim bitti dediğimiz anda Bir tebessüme sığınabilmektir yaşam… Gönül bahçesinde duran serinlik Her gamzede açan bir gonca Her yere ışık saçan Bir sevda gülüdür yüzlerde tebessüm… Rahmet dalgasıdır ömür boyunca Işık karanlığı nasıl boğarsa Hesabı, ölümü unutturmazsa Hakk\’ın rızasıdır bizde tebessüm… Gönüllerin kapısını açarak Yığınla çileyi silip süpüren Dışta huzur veren, içte köpüren Muhabbet gülüdür bizde tebessüm… Doğan her güneş parlaklık katar semaya Tekrar başlamalı der, bağlanmalı der hayata Rüzgarın dansıdır, koca deryada Dalgaların vurduğu bir sahildir tebessüm… Sesini duyurabildiğin yere Gücünün yettiği kadar ile Hiçbir şeyim kalmadı verecek deme Ümit ver, tebessüm eksilmesin yüzünde… Tebessümdür göze sürülen Yüzdeki çizgilere anlam kazandıran Gönülde akan canda can olan Kalpten kalbe yol olup ruhu dinlendiren… Kimi zaman sevgi, kimi zamana sevinç Kimi zaman hüzün… Bazen çoşku bazen gözyaşı Sevebilmektir sevilebilmektir tebessümce…

     

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
Follow

Get every new post delivered to your Inbox.