
İnsanların bir arada bulunduğu yerlerde her zaman
entrikacı, dedikoducu, laf taşıyıcı, huzur bozucu kişiler olabilir. Bu,
insanlık tarihi kadar eski bir problem. Bu tarz insanları hayatın her
alanında görmek mümkün; işte, apartmanda, okulda,sitelerde, askerde ve akla
gelebilecek her ortamda…
Bu tarz kişilerin perişan ettiği ailelerin,
dağılmasına sebep olduğu yuvaların haddi hesabı yoktur. İncir çekirdeğini
doldurmayacak bilgi kırıntıları bu tarz insanların dilinde dolana dolana
büyür ve sonunda bir çığ gibi zavallı muhatabının başında patlayıverir. Sonu
cinayet ya da intiharlarla biten faciaların bile görüldüğü vakidir.
Entrikacı, gıllıgış ve halk tabiriyle "kurtlu" insanların işi gücü sinsi
sinsi plan yapmak, insanları nasıl birbirine düşürebileceğini planlamaktır.
Başka işi yoktur.
Psikolojik bir boşluk ve hedefsizlik yaşamaktadır. İçinde
tatmin edemediği duygular ve müthiş bir haset hali vardır. Gıdaları,
etraflarındaki olumsuzluklardır. Bu olumsuz havayı köpürtüp çoğaltmak, bire
bin katmak en büyük maharetleridir.
Her şeye olumsuz gözle bakmak, her şeyin bir kusurunu bulmak, her sözü
kötüye çekmek, herkese karşı suizanda bulunmak ayırt edici özellikleridir.
ALLAH’a iman etmiş veya bunun ötesine geçmiş bir insanın dedikodu veya daha
beteri gıybet yapması mümkün değildir.
Yapıyorsa, o kişinin "ALLAH"a
imanında ve korkusunda zaaf var demektir.
Gıybet, dedikodu, koğuculuk, laf
taşıma gibi işleri ancak ALLAH’tan gafil insanlar yapabilir. Bu boş; ama çok
tehlikeli sözleri ise ancak insafsızlar dinler. İnsan ilim ve iman için
yaratılmıştır; ancak ciddi şeylere vakit ayırır, ciddi şeyleri konuşur.
Gıybet ateşini, ancak iman suyu söndürebilir.
ALLAH hepimize imanın gereğini
yaşamak suretiyle; ALLAH Resulu’nün yolunda yürümeyi nasip etsin ve
kolaylaştırsın. amin
Efendimiz (sas) uyarıyor
Ebu Hureyre radıyu anh naklediyor: ALLAH Rasulü aleyhissalutü vesselam
etrafındaki sahabilere buyurdular ki:
"Gıybet nedir biliyor musunuz?..
" Onlar da: "ALLAH ve Rasûlü daha iyi bilir"
cevabını vermişler. Bunun üzerine ALLAH Rasulü: "Kardeşini hoşuna gitmeyen
şeyle anmandır!.."
Ashaptan biri: "Dediğim şeyler kardeşimde varsa, bu
hususta ne buyurursunuz Ey ALLAH’ın Rasulü?" deyince Rasulullah:
"Söylediğin
onda varsa, onun hakkında gıybet etmiş olursun, eğer onda yoksa ona apaçık
iftirada bulunmuş olursun!..
selam ve dua


gülay
Ağustos 26, 2009 at 9:49 pm
Sual: Gıybet nedir?CEVAPBelli bir mümin veya zimmi kâfirin aybını, onu kötülemek için arkasından söylemek, gıybet olur. Gıybet, haramdır. Dinleyen, o kimseyi tanımıyorsa, gıybet olmaz. Gıybet olunan kimse, bedeninde, nesebinde, ahlakında, işinde, sözünde, dininde, dünyasında, hatta elbisesinde, evinde, hayvanında bulunan bir kusur, arkasından söylendiği zaman, bunu işitince üzülürse, gıybet olur. Duyunca üzüleceği bir sözü yüzüne karşı da söylemek günahtır.Kapalı söylemek, işaret ile, hareket ile bildirmek, yazı ile bildirmek de, hep söylemek gibi gıybettir.Bir müslümanın günahı ve kusuru söylendiğinde, hafızların, din adamlarının, (Elhamdülillah, biz böyle değiliz) demeleri, gıybetin en kötüsü olur. Birisinden bahsedilirken, (Elhamdülillah, Allah bizi hayasız yapmadı) gibi, onu kötülemek, çok çirkin gıybet olur. (Falanca kimse çok iyidir, ibadette şu kusuru olmasa, daha iyi olurdu) demek de gıybet olur.Kur\’an-ı kerimde mealen buyuruldu ki:(Birbirinizi gıybet etmeyiniz.) [Hucurat 12]Gıybet, adam çekiştirmek demektir. Birisini gıybet etmenin, ölmüş insanın etini yemek gibi olduğu bildirildi. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:(Miraca çıkarıldığımda, bakırdan tırnaklarıyla yüzlerini ve göğüslerini tırmalayan kimseler gördüm. "Bunlar kim" dedim. Cebrail aleyhisselam, "Gıybet ederek insanların etini yiyen, şahsiyetlerini zedeleyen kimselerdir" dedi.) [Ebu Davud](Kıyamette bir kimse, sevap defterinde, yapmadığı ibadetleri görür. "Bunlar seni gıybet edenlerin sevaplarıdır" denir.) [Harâiti](Bir cemaat içinde bulunurken, bir kimse hakkında gıybet edildiğini görürsen, o kimse için yardımcı ol. Ve cemaatı da ondan men etmeye çalış veya oradan kalk git.) [İ.Ebiddünya](Din kardeşinin yüzüne söylemekten hoşlanmayacağın şey gıybettir.) [İbni Asakir](Bir kimsenin yanında din kardeşi gıybet edilir de, yardıma muktedirken ona yardım etmezse, Allahü teâlâ o kimseyi dünya ve ahirette rezil eder.) [İbni Ebiddünya](Bir kimsenin malı az, çoluk çocuğu çok, namazı güzel olursa ve müslümanları gıybet etmezse, kıyamette onunla yan yana oluruz.) [Hatib](Falancanın boyu kısadır) diyen birisine, Peygamber efendimiz, (Bu sözün denize atılsa, denizi kokutur) buyurdu. (Tirmizi)Gıybet, insanın sevaplarının azalmasına, başkasının günahlarının kendine verilmesine sebep olur. Bunları her zaman düşünmek, gıybet etmeye mani olur. (İslam Ahlakı)Gıybetin zararıSual: Gıybetten kurtulmak mümkün müdür?CEVAPEvet, gıybeti ve zararını bilen gıybetten kaçıp kurtulur. Mesela yılanı ve zararını bilen, yılanla oynar mı? Yılanı koynuna alıp yatar mı? Gıybetten kurtulmak için:1- Gıybetin zararını düşünmeli! Gıybet sebebiyle, sevaplarının gideceğini, hatta gıybet ettiği kimsenin günahlarını da yükleneceğini bilmelidir! Hadis-i şerifte buyuruldu ki:(Kıyamette, sevap defteri açılan bir kimse, "Dünyada iken, şu ibadetleri yapmıştım, burada yazılı değil" der. "Onlar, silinip gıybet ettiklerinin defterlerine yazıldı" denir.) [İsfehani]2- Gıybet, dünyada da alında bir kara lekedir! Kendine dedikoducu dedirtmemelidir. Çünkü Hadis-i şerifte buyuruldu ki:(Gıybet edeni dinleyen de günahta ortaktır.) [Taberani]3- Bir kimse, başka birine kırgınsa, onu kötülemeye çalışır, gıybetini eder. Başkasına kızıp da kendini Cehenneme atmanın ahmaklık olduğunu bilen, gıybet etmez. Gıybet etmekle, ona zarar vermiş olmuyor, kendini felakete atıyor. Üstelik sevmediği kişinin günahlarını alıp, yerine kendi sevaplarını veriyor.4- Bazen topluluktakileri memnun etmek, onları güldürmek için gıybet edilir. İnsanları memnun etmek için, Allahü teâlânın gazabına maruz kalmayı istemek ne kadar yanlıştır.5- Gıybet eden, övülmeyi, herkesin kendisinden bahsetmesini ister. Bu bakımdan kendini övmek için dolaylı yolları seçer. Mesela, (Falanca çok geçimsizdir) der. Bu, (Ben geçim ehliyim) demektir. Cömert olduğunu bildirmek için, (Falanca çok cimridir) der. Eğer böyle gıybet edeni dinleyen, akıllı birisi ise, kendini bu şekilde övene hiç değer vermez, onun değersiz olduğunu anlar. Bunları dinleyen akıllı değil de, cahil, ahmak birisi ise, gıybet ettiği için ona değer verse, ne çıkar? Kazancı ne olur?6- Başkalarını gıybet edip kusur araştıran kimse, kendi kusurlarını göremez. Halbuki kendi kusurları ile meşgul olan başkalarının kusurlarını göremez. Başkalarının kusurları ile uğraşan birisinin, kendi kusurunu görmeyen zavallı bir ahmak olduğu anlaşılır.7- Kıskanç olan, mal sahiplerini kötüler. (Malı çok ama yemesini bilmez, cimrinin biridir) der. Yahut mevki sahibi için, (Müdür oldu diye kendini bir şey zannediyor) der. Böyle söylemekle, gıybet edilenin ne malı azalır, ne de makamı elden gider. Buna rağmen kıskançlık ateşi, söyleyeni yakıp kavurur. Üstelik, gıybet günahına girdiği için sevaplarını sevmediği kimseye vermeye mahkum olur.Sual: Dini bir meseleyi öğrenmek için, (Beyim şunu yapıyor, caiz midir?) diye soruyorum. Beyimi gıybet etmiş oluyor muyum?CEVAPHayır. Fakat beyinden bahsetmeyip, (Bir erkek hanımına şöyle yapsa caiz olur mu?) diye sormak daha uygun olur.Sual: İstişare edene, (O erkeğin veya kızın şu kusuru vardır) demek, yahut, (O malı alma, şu kusuru var) demek gıybet olur mu?CEVAPGıybet olmaz. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:(Facirin hâlini anlatmaktan çekinmeyin ki halk, onun zararından korunsun.) [Taberani]Sual: Meşhur lakabı ile bilinenden bahsederken, mesela (Kara Bülent) demek gıybet olur mu?CEVAPBu lakabı ile çağırılınca üzülmüyorsa gıybet olmaz.Sual: Arkadaşımı, kötü arkadaşlardan korumak için, (Falan kumarbazdır, diğeri de sarhoştur) demek gıybet olur mu?CEVAPGıybet olmaz. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:(Hayasızdan bahsetmek gıybet olmaz.) [İ.Adiy]Sual: Birisini kasdederek kaş göz hareketi yapmak günah mıdır?CEVAPEğer o, o hareketten dolayı üzülürse gıybet olur, günah olur. Üzülmezse hoşlanırsa günah olmaz, caiz olur.Sual: Hükümetteki insanlar hakkında konuşmak gıybet olur mu?CEVAPAçıkça yanlış yapıyorlarsa söylemek caizdir. Sual: Savunanlara karşı, cahil şeyhlerin yanlışlıklarını söylemek, kötülemek gerekmez mi? Müslümana bunu bildirmek gıybet olur mu?CEVAPOnların liderleri yanlarında kötülenirse, onlar da ehl-i sünnet âlimlerine hücum eder. Buna sebep olmamak lazım. Kendi aranızda kötülükleri söylenir. Zararlarından korunmaya çalışılır. Kötülerin zararından korunmak için kötülüğünü söylemek gıybet olmaz. Gıybet zinadan kötüdürSual: Gıybetin zinadan kötü olduğunu bildiren hadise uydurma diyorlar. Bu hadis din kitaplarında yok mudur?CEVAPO hadis-i şerifin meali şöyledir: (Gıybetten sakının; çünkü gıybet zinadan daha şiddetlidir. Kişi zina edip tevbe eder de, [bir daha yapmazsa], Allahü teâlâ onun tevbesini kabul eder. Gıybet edilen, gıybet edeni affetmedikçe, affolmaz.) [İbni Ebid-Dünya, Deylemi, Taberani, Beyheki, Tergib ve Terhib, İ. Şarani, İ. Gazali]İslam âlimlerinin kitaplarında bulunan hadis-i şeriflere itiraz edilmez, dil uzatılamaz. Ancak acaba açıklaması nasıldır, âlimlerimiz ne bildirmişlerdir diye sorulabilir. Bir âyet-i kerime meali de şöyledir:(Fitne, katillikten daha kötüdür.) [Bekara 191]Âyet-i kerimede fitnenin adam öldürmekten daha büyük günah olduğu bildiriliyor. Fitne nasıl olur da katillikten daha kötü denmediği gibi, gıybet nasıl olur da zinadan daha kötüdür denmez. Adam öldürmek bir suç ise, fitne bir çok suçlara sebep olabilir. Fitnenin, birçok anlamı vardır. Daha çok küfür, bozgunculuk, bölücülük, bela, imtihan gibi anlamlara gelir. Fitne, bir çok müslüman kanı dökülmesine veya bir müslüman ülkenin küffârın eline geçmesine sebep olabilir.Bir kimse, nefsine, şeytana ve kötü arkadaşa uyup zina etmişse, sonra pişman olup bir daha yapmamışsa, Allahü teâlâ onun tevbesini kabul eder. Ama gıybet, söz taşımak, bir çok fitnelere sebep olabilir. Gıybete kolayca girildiği, zararının sınırı olmadığı için bu şiddetli bir ikazdır. Gıybet, Kur\’an-ı kerimde, ölü kardeşinin etini yemeye benzetilmiştir. Bir âyet meali:(Birbirinizin kusurunu araştırmayın, arkasından çekiştirmeyin, gıybet etmeyin. Kim ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır? Bu tiksindiricidir. O halde Allah\’tan korkun.) [Hucurat 12]Gıybet, söz taşımak ve diğer günahlardan kaçınmak, nefs ile cihad olup, cihad-ı ekber olarak bildirilmiştir. Gıybetin verdiği zararlar hakkında hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:(Miracda göğüslerinden asılarak azap edilenleri gördüm. “Bunlar, kaş göz işaretiyle alay ve gıybet edenlerdir” dendi. Nitekim Kur’anda, [mealen] şöyle buyuruluyor: (İnsanları arkadan çekiştirip, kaş göz ile alay edenlerin vay haline!) [Hümeze1] (Beyheki)(Miracda, Cehennemde kokmuş leş yiyenlerin kim olduğunu sordum. “Bunlar, gıybet ederek insanların etlerini yiyenlerdir” dendi.) [I. Ahmed] (Gıybet ve kovuculuk, kişinin imanını zayıflatarak yok eder.) [İsfehani] (Cehennemden en son çıkan, gıybetten tevbe edendir. Cehenneme ilk giren, gıybetten tevbe etmeden ölendir.) [R.Nasıhin] (Gıybet, etmek leş yemekten daha kötüdür.) [İ.Hibban](Biri için söylenen kusur, onda varsa, gıybettir, yoksa iftira olur.) [Müslim](Kıyamette, bir kimse amel defterine bakar, "Şu ibadetleri yapmıştım. Bunlar yazılı değil" der. "Onlar, silindi, gıybet ettiklerinin defterlerine yazıldı" denir.) [İsfehani] (Gıybet edenin duası kabul olmaz.) [Şir’a](Gıybet eden Cehennemliktir.) [İsfehani]
gülay
Ağustos 26, 2009 at 9:50 pm
(Dört kişinin, çektikleri şiddetli azaptan, Cehennemdekiler rahatsız olur. Biri, ateşten bir tabut içindedir, ikincisi bağırsaklarını yerde sürür, üçüncüsü kan ve irin kusar, dördüncüsü kendi etini yer. İlki borçlu olarak öldü. İkincisi idrardan sakınmazdı. Üçüncüsü, müstehcen konuşurdu. Dördüncüsü, gıybet ve kovuculuk ederdi.) [Taberani] (Beş şey oruç ve abdestte hayır bırakmaz: Yalan, gıybet, söz taşıma, şehvetle harama bakmak, yalan yere yemin etmek.) [Deylemi](Oruç, ateşe kalkandır. Gıybetle parçalanmadıkça korur.) [Buhari] (Gıybet yapmayan Allahü teâlânın güvencesindedir.) [İbni Huzeyme](Leş yemek, gıybet ederek, arkadaşının etini yemekten daha hafiftir.) [Ebuşşeyh]Yeni defnedilen iki ölü için Resulullah efendimiz buyurdu ki: (Şimdi onların kabirleri ateşle dolduruldu, azap içindedir. Feryatlarını insan ve cinden başka her mahluk işitti. Eğer gizleyebilseydiniz, benim işittiklerimi siz de işitirdiniz. Bunlardan biri, idrardan sakınmazdı, öteki de, insan eti yerdi [gıybet ederdi].) [İ.Ahmed, İbni Cerir]Resulullah gıybet edene, (Tevbe et, kardeşinin etini yedin) buyurdu. (Taberani, İ. Ebi Şeybe)Suç işleyerek cezalandırılan birisini gıybet edenlere, Resulullah efendimiz, (Şu eşeğin leşinden yiyin. Gıybet etmek, şu eşek leşini yemekten daha kötüdür) buyurdu. (İbni Hibban]Netice: Resulullah efendimizin (Vârislerim) dediği, Allahü teâlânın güvendiği zatlara yani İslam âlimlerine karşı en azından edebi muhafaza etmeli, din düşmanlarına aldanıp suizan etmemeli. Allahü teâlânın, dinini, soysuzlara karşı bu mübarek zatlar vasıtasıyla muhafaza edip, yaydığını unutmamalı.Gıybetin kefareti Gıybet etmenin kefareti, üzülüp tevbe etmek ve helalleşmektir. Pişman olmadan helalleşmek, riya olur, ayrı bir günah olur. Gıybet, üç türlüdür: 1- (Bu gıybet değil, onda olan şeyleri söyledim) demek. Böyle söylemekle, harama helal demiş olur ki, çok tehlikelidir. 2- Gıybet olunan, bunu duymuşsa, tevbe etmekle affedilmez. Onunla helalleşmek de gerekir. Bir hadis-i şerif meali: (Gıybetini yaptığı kişi, gıybet edeni affetmedikçe, mağfiret olunmaz.) [Deylemi]3- Gıybet olunanın bundan haberi yoksa, tevbe ve istiğfar etmekle ve ona hayır dua etmekle affolur. (Ya Rabbi beni de, gıybetini ettiğim kişiyi de affet) diye dua etmelidir! İki hadis-i şerif meali
Gıybetin kefareti, gıybet edilenin mağfireti için dua etmektir.) [İbni Lâl](Gıybet eden, gıybet edilen için mağfiret dilerse gıybet günahına kefaret olur.) [Hatib]İhtiyaç halinde gıybeti caiz olanlar1- Bir haksızlığı, bir yolsuzluğu şikayet için, ilgili mercilere bildirmek.2- Etkili ve yetkili birisine, (Falanca, gayri meşru iş yapıyor, buna mani olun) demek.3- Bid\’at sahibi ile gezen birine, (Onunla gezme, o mezhepsizdir) demek.4- Şahitlikte, (Falanca şöyle yaptı) demek. 5- İnsanları, açıktan günah işleyenlerden korumak için, mesela (O kumarbazdır) demek. 6- Müslümanları, bid’at ehlinin zararlarından korumak için, bunların kitaplarının ve yazılarının bozukluğunu, sözle veya yazı ile bildirmek. [Bunu yapmak, aynı zamanda dinin emridir.]Sual: Helal edeceği bilinse, ana babanın gıybeti caiz midir?CEVAPCaiz değildir, günahtır, helâlleşmek gerekir. Ana baba hakkını helâl etse de, gıybet etmek günah olduğu için, ayrıca tevbe etmek de gerekir.Sual: Kâfiri gıybet etmek de haram mıdır?CEVAPZimmî kâfiri gıybet etmek haramdır, harbi kâfiri gıybet etmek caizdir. Şimdi dünyada zimmî kâfir yoktur. Kim olursa olsun, ağzımızı gıybete alıştırmamalıyız.[Halifelik döneminde, İslam devletinde yaşayıp, cizye ve haraç veren kâfire zimmî, kendi ülkesinde yaşayan, İslam devletine bağlı olmayan kâfire de harbi denirdi.]Sual: Bir kimsenin gıybet ettiğini görünce, ne yapmalıyız?CEVAPSöyleyince kabul edecek biriyse mani olmalı, böyle değilse konuyu değiştirmeye çalışmalı veya orayı terk etmeli. Bunlar da mümkün olmazsa, kalben gıybete razı olmamalıdır.Gıybet, üç çeşittir:Sual: Helalleşmeden affa uğrayan gıybet var mıdır?CEVAPGıybet üç türlüdür:1- Küfür olan gıybet:Gıybet edip, (Benimki gıybet değil, onda olanları söyledim) derse, haram olan gıybete helal dediği için küfür olur. Zaten gıybet, onda olanı söylemektir. Onda olmayanı söylemekse iftiradır, daha büyük günahtır. Küfürden tevbe eder gibi, tevbe etmesi gerekir.2- Duyulan gıybet:Yaptığı gıybeti, gıybet edilene duyurmaktır. Büyük haram olur. Tevbe etmekle affedilmez, onunla helalleşmek de lazım olur.3- Duyulmayan gıybet:Gıybet olunanın bundan haberi olmaz. Tevbe ve istiğfar etmekle ve ona hayır dua etmekle affolur. (Berika)
gülay
Ağustos 26, 2009 at 9:53 pm
GIYBET VE KARDEŞLİKLE ALAKALI HADİSLER 1- Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyurdular ki: “Gıybetin ne olduğunu biliyor musunuz?” “ Allah ve Resulü daha iyi bilirler” dediler. Buyurdular ki: Birinizin, kardeşini hoşlanmayacağı şeyle anmasıdır!” Bir adam dedi ki, “Ya benim söylediğim onda varsa, bu da mı gıybettir?” “Eğer söylediğin onda varsa gıybetini yapmış oldun. Eğer söylediğin onda yoksa bir de bühtanda (iftirada) bulundun demektir.” 2- Hz.Aişe Validemiz anlatıyor: “Ey Allah’ın Resulü, sana Safiyye’deki şu hal yeter” demiştim. Bundan memnun kalmadı ve şöyle dedi: “Öyle bir kelime sarfettin ki, eğer o denize karıştırılsaydı, onu ifsad eder, bozardı.” Yine Hz. Aişe Validemiz der ki: “Ben tahkir(küçük görme) maksadıyla bir insanın taklidini yapmıştım. Bana hemen şunu söyledi: “Ben bir başkasını, kusuru sebebiyle, hatta bana karşılık olarak şu kadar dünyalık verilse bile söz ve fiille taklid etmem.” (Ebû Davud, Edeb 40) 3- Yine Hz. Aişe Validemizin anlattığına göre; bir defasında kendisi biri hakkında söz söyler. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem O’na “tükür” der. Tükürünce ağzından bir et parçası çıkar. 4- “Ribanın en kötüsü, haksız yere müslümanın ırzını (manevi şahsiyetini) rencide etmektir (gıybetini yapmaktır).” (Ebû Davud, Edeb 40) 5- “Gıybet zinadan daha kötüdür.” Nasıl olur Yâ Resulallah? “Adam zina eder, sonra tevbe eder, Allah mağfiret buyurur. Gıybet eden ise gıybet edilen affetmedikçe mağfiret olunmaz” (Beyhaki, Şuabu-l İman, 6740-41-42) 6- Bir Hadislerinde Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurur: “Allah, bir müslümana, bir müslümanın kanını, ırzını ve ona su-i zanda bulunmasını haram kılmıştır.” (Müslim, birr 32) Yine Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, “Hüsn-ü zan imandandır.” buyurur. 7- Bir Hadis’te şöyle buyurulur: “Müslümanların ayıbını araştırmayın. Zira, her kim müslümanların ayıbını araştırırsa Allah da onun ayıbını takib eder, nihayet onu evinin içinde de olsa, rezil rüsvay eder.” “8- Mirac gecesinde, bakır tırnakları olan bir kavme uğradım. Tırnaklarıyla yüzlerini ve göğüslerini tırmalıyorlardı. “Ey Cebrail, bunlar da kim?” diye sordum. “Bunlar, dedi, insanların etlerini yiyenler ve ırzlarını (şereflerini) payimal edenler, ayaklar altına alanlardır.” (Ebû Davud,Edeb 40) 9- “Kim bir müslümandan, gıybet ve şerefini payimal etmek suretiyle tek lokma dahi yese, Allah ona mutlaka onun aynısını cehennemden tattıracaktır…” (Ebû Davud, Edeb 40) 10- “Kim bir mü’mini bir münafığa (gıybetciye) karşı himaye ederse, Allah da onun için, Kıyamet günü, etini cehennem ateşinden koruyacak bir melek gönderir. Kim de, bir müslümana, kötülenmesini dileyerek bir iftira atarsa, Allah onu, kıyamet günü, cehennem köprülerinden birinin üstünde, söylediğinin günahından paklanıp çıkıncaya kadar hapseder.” (Ebu Davud, Edeb 41) 11- “Kattât (söz taşıyan) (veya aynı manaya gelen nemmâm) cennete giremeyecektir.” (Buhari, Edeb 50 – Müslim, İman 169 – Ebu Davud, Edeb 3 12- “Ne fasık, ne de mücahir (günahını açıktan işleyen) kimse için söylenen gıybet sayılmaz. Mücahir olan hariç, bütün ümmetim affa mazhar olmuştur.” ( Buhari, Edeb 60) 13- “Her kim haya perdesini atarsa, artık onun gıybeti yoktur.” (gıybeti caizdir.) (Beyhaki, Sünen, x, 210) 14- Ashâb\’ım! Biribirinize düşmanlık etmeyiniz, biribirinize hased etmeyiniz, biribirinizden yüz çevirip ayrılmayınız. Ey Allah\’ın kulları! Biribirinizle kardeş olunuz. (Kardeş sevgisi gösteriniz). Bir müslümanın din kardeşiyle üç günden fazla küs durması helâl değildir. 15- Ebû Hüreyre radiya\’llahu anh\’den rivâyete göre, Resûlu\’llah Salla\’llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmutur: Ashabım, zandan (sebepsiz ithamdan) çekininiz! Çünkü sebepsiz ithâmın içinde yalan çoktur. Biribirinizin eksikliğini görmeye ve işitmeye çalışmayınız, husûsî ve mahrem hayâtınızı da araştırmayınız! 16- Berâ\’ (İbn-i Âzib) radiya\’llâhu anh\’den şöyle rivâyet edilmiştir: Berâ\’ demiştir ki: Nebî salla\’llâhu aleyhi ve sellem bize yedi şey\’i işlememizi emretti. Yedi şeyden de bizi nehyeyledi. Resûl-i Ekrem bize, cenâze arkasında gitmeyi, hastayı ziyâret etmeyi, dâvete icâbet eylemeyi, mazlûma yardımı, yemîni kabûl etmeyi, selâmı karşılamayı başkasına duâ etmeyi emreyledi. 17- Aişe radiya\’llâhu anhâ\’dan Nebî salla\’llâhu aleyhi ve sellem\’in: Allah katında insanlardan en nefret edileni davalaştığı zaman çok gaddar davranandır. buyurulduğu rivâyet edilmiştir. 18- Yine İbn-i Ömer radiya\’llâhu anhümâ\’dan rivâyet olunduğuna göre: Resûlullâh salla\’llâhu aleyhi ve sellem: “Müslaman müslümanın din kardeşidir. Müslüman müslümana zulüm etmez; müslüman müslümanı (başına gelen musîbette) terk etmez; bir müslüman, kardeşinin ihtiyacını karşılarsa, Allah da onun ihtiyacını karşılar; bir müslüman bir müslümanın dünyâ darlığını giderip şâd ederse, Allah da kıyamet gününde onun darlığını giderip mutlu kılar. Kim ki müslüman kardeşinin dünyâda ayıbını örterse, Allah da kıyâmet gününde onun ayıbını örter.” buyurmuştur. 19- “Allah’ın eli cemaatle beraberdir.” 20- “Allahtan üç şey istedim, ikisini kabul etti, birini kabul etmedi. Ümmetimin ittifakını istedim kabul etmedi.” 21- “Allah için seviniz, Allah için düşmanlık ediniz, Allah için karar veriniz.” 22- “Müslümanlar birbirlerine kenetlenmiş bina gibidirler. Birbirlerine sımsıkı tutunurlar.”
ahmed
Ağustos 27, 2009 at 1:16 pm
gıybet odur ki, gıybet edilen adam hazır olsaydı ve işitseydi, kerahet edip darılacaktı. eğer doğru dese, zaten gıybettir. eğer yalan dese, hem gıybet, hem iftiradır; iki katlı çirkin bir günahtır.hak razı olsun baki selam ve dua ile Gülay abla