RSS

Habibim olmuyor sensiz bu dünya,

30 Ağu
Bu gece çok uzun geliyor bana,
Habibim yine sen düştün aklıma,
Ağlıyorum yine soğuk yatağımda,
Dedimya habibim sen düştün aklıma.

Dün yine bi şiir okudum senin hakkında,
Medinede ravzan geldi aklıma ,
Binbir insanın kucaklayışın varya,
Habibim olmuyor sensiz bu dünya,

Bir kere geldim senin yanına
Binkere gelsem yine doymam ravzana,
Anam, babam, canım fede olsun sana ,
Demeyi çok isterdim bağara bağara.

Işte geldim ya Muhammed kapına
Ravzanda bir dokunsam aşına,
Olmuyor habibim dedimya sana,
Ne olur mahşerde bizi unutma.


 
8 Comments

Posted by Ağustos 30, 2009 in şiir

 

8 Responses to Habibim olmuyor sensiz bu dünya,

  1. gülay

    Ağustos 30, 2009 at 6:18 am

    Bize sevgini bahşet ey Fahri Kainat, ey Alemlere Rahmet Nebi !Sadece benim yüreğim değil, tüm yürekler senin sevgiyağmurlarına muhtaç Efendim ! Kalplere yağdır sevgi yağmurunu sağanak sağanak.. Ey Nebi ! "Sevdiğinize sevginizi söyleyin" buyuruyorsun. İşte söylüyorum, işte haykırıyorum sana ; SENİ SEVİYORUM EY NEBİ… SENİ ÇOK SEVİYORUM !Sana kavuşmayı diliyoruz Efendim…Seni seviyorum Efendim !Seni çok seviyorum ey SEVGİLİ !

     
  2. gülay

    Ağustos 30, 2009 at 6:30 am

    Gel de bir gör ümmetinin halini… Çöller hiç böyle suya hasret kalmadı Böyle yanmadı yanardağlarda ateş Üstümüze böyle sağanak yangınlar yağmadı Ey Resul, gel Bir mucize de bize göster; Öyle çaresiziz ellerimiz bağlanmış, Öyle yanmış içimiz, gözlerimiz dağlanmış, Öyle ki umudumuz nuruna bağlanmış. Ey Resul gel de çıkar bizi Asr-ı Saadet’e Ey Resul gel de kurtar varmadan kıyamete. Yokuşlarda susayıp çatlamış dudağımız, Çatlamış her yanından, çatlamış vicdanımız. Ey Resul Sen ki ateşte açan gülsün, Elbette ki alemlere gönderilen ödülsün, Gel, son bir kez dünyanın yüzü gülsün Gel ey Resul Bir mucize de bize göster. Öyle çaresiziz ellerimiz bağlanmış, Öyle yanmış içimiz gözlerimiz dağlanmış, Öyle ki umudumuz nuruna bağlanmış. Ey Resul gel de çıkar bizi Asr-ı Saadete Ey Resul gel de kurtar varmadan kıyamete. Rabb’imin rızasına ulaşmamız için gel, Mahşerden önce son defa kavuşmamız için gel, Nurunu görüp hayırda yarışmamız için gel… Ey Resul gel de bir sor topraklar neden ağlar Ey Resul,Mekke’de neden durmaz çığlıklar, Neden durmaz gözyaşı, gökten neden kan damlar Neden delinmiş sema, neden çatlak bulutlar Ey Resul gel de bir sor camiler niye ağlar Neden susmuş yürekler, nerde kalmış dualar… Ey Resul bekliyoruz son duamız için gel Gerçekte gelmesen de gel, rüyamız için gel Gök kubbede çınlayan feryadımız için gel Her Kadir Gecesinde Kur’an’ımız için gel Elden gitmekte olan imanımız için gel İçimizde her dem kopan figanımız için gel Ey Resul sen gideli putlarımız çoğaldı Gel, yeniden Allah’a yönelmemiz için gel Ey Resul gel. Bir mucize de bize göster Öyle çaresiziz ellerimiz bağlanmış Öyle yanmış içimiz, gözlerimiz dağlanmış Öyle ki umudumuz nuruna bağlanmış Ey Resul gel de çıkar bizi Asr-ı Saadete Ey Resul gel de kurtar varmadan kıyamete..

     
  3. ahmed

    Ağustos 30, 2009 at 10:38 am

    EFENDİM\’E MEKTUPBiliyorum şu kalem tutan parmaklarım bile layık değil seni yazmaya… Ama seni seviyorum EFENDİM…Biliyorum yüreğimin duvarları kapkara, siyah noktalar çepeçevre sarmalamış dört yanı, ama seni özlüyorum EFENDİM…Gözyaşlarım haketmiyor sevgini, yüzüm yok sana bakmaya, ama bu gözler hasretinle kanıyor EFENDİM…Sen doğarken güneş gibi kainata ben yoktum göremedim gelişini… Hz. Amine\’nin bağrındaki o Nur sendin; gelişini müjdeleyen melekler; geldin diye tebessüm eden arş; birbirlerine doğuşunu haber veren yıldızlar; doğuşunla parıldayan o yıldız; o parlak yıldız olsaydım…Kisra\’nın sarayında, yıkılan sütunların herbirine bir darbede ben vursaydım. MECUSİLERİN İLAH DİYE TAPTIKLARI HİÇ SÖNMEYEN O ATEŞE; GELİŞİNİ MÜJDELEYEN KUVVETLİ BİR RÜZGARDA BEN OLSAYDIM…SAVE gölünü kurutan bir nebze aşkta ben olsaydım; seslenseydim kainata; Ahmedin yıldızı doğdu deseydim; O yıldız doğduğundan beri sönük kaldı diğer bütün yıldızlar… EFENDİM! SAHRALARDA BASTIĞIN KUM TANECİKLERİ OLSAYDIM DA; MÜBAREK AYAKLARININ ALTINDA YANDIKÇA YANSAYDIM. ŞEYMA OLSAYDIM; SÜT KARDEŞİN Kİ; HALİMENİN EVİNDE BİRLİKTE OYNADIĞIN… Seni yetimsin diye almak istemeyen süt annelerinin bağrında kocaman bir kor olsaydım.. Kalplerini yangından yangına çevirip onlar için korkulu bir rüya olsaydım. Canım feda olsun sana Efendim, ruhum feda olsun sana… Layık değilim biliyorum, layık değilim seni yazmaya… Ama seni seviyorum, çok seviyorum… Yaralı gönlüne kurban olsaydım; EBVA vadilerinden yurduna annesiz döndüğünde; yüreğindeki hicrana bir merhemde ben olsaydım… Ayağının tozu yolunda bir kurbanda ben olsaydım… Çobanlık yaptığında seni gören otlattığın sürülerden bir tanesi de ben olsaydım…EBU TALİBİN himayesinde ŞAM\’a giderken o kervanla; üzerine bindiğin bir devede ben olsaydım… Yolda seni gölgeleyen o bulutun içinde bir damla suda ben olsaydım… KUSVA\’nın üzerindeki o semerin olsaydım; elinde tuttuğun asan; canına kurban ben olsaydım.TAİF\’te sana atılan taşlara gövdesini siper eden bir ZEYD; YARILAN BAŞINDAN AKAN KANLARI SİLEN BİR EL; HÜZÜNLÜ BİR KALPLE İLERLEYİP BİR BAHÇE DE KONAKLADIĞINDA; RAHMANA AÇTIĞIN KÜÇÜK BİR DUANDA BEN OLSAYDIM…RABBİM! ŞİKAYETİM SANA DEĞİL AMA BU MUSİBETLERİN HAKKIMDA HOŞNUTSUZLUĞUNA MI İŞARETTİR? diye yakarırken; Rabbimin sana gönderdiği o lütufla yanına gelen; ev sahibinin elindeki kase de sana uzattığı bir yemişte ben olsaydım. Sonra onun senin Hak Peygamberi olduğuna inanıp imana gelmesiyle; RABBİNİN senden razı olduğunu anlayıp sevindiğinde; yüreğinde duyduğun bir parça sevinçte ben olsaydım… Yüreğine kurban olduğum Efendim, canım Efendim…On yaşındayken daha himayene bırakılan Enes gibi; Uhud harbinde Enesin paramparça olduğunu bildiği halde; O ŞEHİT OLDU, DİĞER EVLATLARIMA KOŞMALIYIM diyen NESİBE gibi; yaralılara su dağıtan hemşire NESİBE annemiz gibi; yiğit, kahraman bir cengaver olsaydım… BEDİRDE küffarın karşısında arslanlar gibi kükreyen bir kılıç; döne döne savaşan Hz.Hamza\’nın yüreğindeki aşk; yaşını sorduklarında Hz.EBUBEKİR\’E SEN Mİ BÜYÜKSÜN EFENDİMİZ Mİ dediklerinde; O BENDEN DAHA BÜYÜK FAKAT BEN ONDAN ÖNCE DOĞMUŞUM cevabını dedirten sadakat ve edep gibi; Can sultan; bende o kutlu kevanda nasipdar olan kutlu yolcularından bir tanesi olsaydım… CAN SULTAN! MAĞARAYA SIĞINDIĞINIZ ZAMAN SEN VE SADIK DOSTUN; ORDA BİR ARA UYUYAKALMIŞTIN. MÜBAREK BAŞINI DOSTUNUN DİZLERİNE BIRAKARAK YATMIŞTI. O ORDA SENİ BEKLERKEN AYAĞINI BİR YILAN ISIRMIŞTI DA; SEN RAHATSIZ OLMA DİYE KIMILDAMAMIŞTI. ZEHİR DAĞILDIKÇA VÜCUDUNA; ONU ATEŞLER BASMIŞ; TER İÇİNDE KALMIŞ; YİNE DE KALKMAMIŞTI. UYANDIN Kİ; KIPKIRMIZI BİR YÜZLE SANA BAKAN SADIK GÖZLER GÖRMÜŞTÜN. BU NE HAL YA EBA BEKR ? diye sormuştun; o da durumu anlatmıştı. O an ilahi müjdeyi vermiştin ya; MÜJDE EBUBEKİR MÜJDE! ALLAH BENİMLE KENDİ İSMİ ARASINA BAŞKA İSİM KOYMAZKEN; ŞİMDİ LEVH-İ MAHFUZDA SENİNDE ADIN VAR demiştin. EFENDİM! O yılan dahi seni görme arzusuyla böyle çırpınmışken biz seni göremedik diye hicranlardayız; biliyorum yüreğim yok o yürekler gibi; o iman dolu yürekler gibi değil yüreğim; ama seni koruyan bir dizde ben olsaydım…HİRA ya inzivaya çıktığın demlerde; Hatice annemiz elinde erzak torbasıyla gece vakitleri gelir; seni merak ederdi. Birgün yine karanlık çökmüş, Sen gelmemiştin. Yine Haticetül Kübra Annemiz elinde erzak torbası Hira ya çıkmış; mağaranın kapısında durmuştu. Seni orda RABBİNLE başbaşa bir halette görmüş, rahatsız etmemek için seslenmemişti. Bekledi, bekledi, tam üçgün bekledi.. Nihayet ibadetin bitmiş onu görmüştün. NE ZAMANDIR BURDASIN? diye sormuştun; o da henüz geldiğini söylemiş; üç gündür ayakta beklediğini söylememiş; Seni incitmemişti. Ancak sen taşlaşmış ekmekleri görünce onun uzun zamadır beklediğini anlamıştın… O an CEBRAİL aleyhisselam gelmiş; HZ. HATİCE ye RABBİNDEN selamlar getirmişti. MÜJDE HATİCE MÜJDE! RABBİN SANA SELAMLAR GÖNDERMİŞ DEDİĞİNDE; HZ HATİCE\’NİN YÜREĞİNDE DUYDUĞU SAADETTEN BİR DAMLA SAADETİ DUYAN GARİP BİR YÜREKTE BEN OLSAYDIM. SADAKAT VE VEFANIN CANLI ÖRNEKLERİNİN YOLUNDA BİR KURBANDA BEN OLSAYDIM. SENİ VE DOSTUNU YAKALAMAK ÜZERE OLAN KÜFFARIN KARŞISINDA; SİZİ KORUYAN BİR ÖRÜMCEKTE BEN OLSAYDIM. KORKUNCA DOSTUN; LA TAHZEN İNNALLAHE MA\’NA… SAKIN HÜZNE KAPILMA ELBETTE ALLAH BİZİMLE BERABERDİR… cevabını dedirten; dostunu teselli eden o nurlu dualarında olsaydım. Ayağına batan bir tek dikene dahi kalbi incinen; o iman dolu erleden; o arslan parçası yüreklerden; biri de ben olsaydım. Sana canıyla malıyla ve bütün hayatıyla tabi olan o yiğitlerin; o iman abidelerinin imanından bir katrede ben alsaydım.MUS\’AB BİN UMEYR gibi; sancağı sağ elime alsaydım; kopunca sağ elim onu sol elime alsaydım; o da kopunca sancağı başımla gövdem arasına sıkıştırsaydım… Bedenim paramparça olsaydı da; sancağı yine de bırakmasaydım. Bir Sümeyye olsaydım; imanını iki devenin halatları ucuna teslim etmeyen sümeyye… Bir BİLAL OLSAYDIM; kızgın kumların üzerinde karnında onlarca kaya, kırbaçlar yağdıkça vücuduna, siyah ile kırmızı karıştıkça birbirine yine de ALLAHU EHAD diyen bir Bilal…Bir YASİR olsaydım; paslı mızrakların hedefi olsaydı sinem ama yine de LAİLAHEİLLALLAH… Nidalarıyla haykırsaydım. Bir ESMA OLSAYDIM; HACCAC-I ZALİM; evladımın başını gövdesinden ayırıp Kabenin sütunlarına astığında ve bende gelip başsız gövdeyi orda görddüğümde; BU HATİP HALA BURDAN İNMEYECEK Mİ diyen iman dolu bir yürek; Hz Ebubekrin kızı Hz ESMA… CAN SULTAN! BİLİYORUM LAYIK DEĞİLİM SENİ SEVMEYE, SENİ ÖZLEMEYE, SENİ YAZMAYA… BİLİYORUM BOYNU BÜKÜK BİR GARİBİM TENHALARDA… AMA SEN GEL, NE OLUR GEL, SEN BENDEN GİTME BEN BENDEN GİTMİŞ OLSAMDA; SEN BENDE BİTME BEN ÇOKTAN SÖNÜP BİTMİŞ OLSAMDA… KUYTULARDA SENİ BEKLEMEKTEYİM, NE OLUR GEL, YETER Kİ GEL… Sallallahu Aleyhi Ve Sellem ESMA ÖZERDEMselam ve dua ile abla

     
  4. gülay

    Ağustos 30, 2009 at 2:57 pm

    aleykum selam Ahmed kardşimbu güzel yazi yazan parmaklarin sahibi çok yakında tanidiğim Batman dan esma kardeşime..bir sene evvel kadar oda benim gibi canlı yayın yapiyordu.batman da ki radyo da yayın yapiyordu..Allah c.c. ondan razi olsun..aminsana da tesekkürler kardeşim

     
  5. ahmed

    Ağustos 30, 2009 at 5:03 pm

    Teknoloji benden aldıklarını bana geri versin, ben teknolojinin bana bütün verdiklerini geri vermeye hazırım. — İsmet Özel… Temizlik yaptım bugün… Hem de tüm benliğimde…Kırgınlıklarımı dışarı çıkardım ilk önce… Görmenizi isterdim… İçimde ne kadar da büyük bir yer kaplıyorlarmış…Kırgınlıklarımı atarken bakmadım neydi onlar diye… Gelecek geçmişten çok daha fazla yaşanmaya değer…Onların yerine bağışlamayı yerleştirdim özenle…Kıskançlığımı çıkardım… Meğer ben ne az kıskançmışım… Çok kolay oldu. Sevindim…Sanki kaybettiğim bir eşyamı bulmuş gibi oldum…Çok şükür ki kin ve nefret yoktu yüreğimde… Nasıl temizlerdim bilmiyorum…Sıra korkularıma gelmişti… Çıkarmaya bile korktum önce… Ne çok alışmışım onlarla yaşamaya…Bunca acı ve endişeye nasıl alışılır anlayamadım…Her gün yeni yeni endişelerle beslenen yeni korkular birikmişti içimde…Mutluluklarımı umutlarımı ne de çok ertelemişim… O an bu ilgiyi onlara verseydim her gün onları düşünüp birer umut daha ekleseydim almadan verip beklemeden sevseydim herşeyden önce içimdeki sevginin ve gücün daha fazla farkında olsaydım böyle temizliklere ihtiyacım kalmazdı…Neşe ektim hoşgörü güven sevgi ektim… Almadan vermeyi sevilmeden sevmeyi paylaşmayı ektim… Çılgınlık ektim doğallık bağışlama ektim içime…Aşk ektim her hücreme… Çoşku heyecan sessizlik ektim…Tüm güzel fikirler sessizken geliyor bana…Kabullenme ektim… Baş eğme değil… Olduğu gibi kabullenme…Edward Morrisonevt abla hemşehrimizdir Esna abla maşallah siz tanışmışsınız.amin ecmain hayırlı yayınlar diliyorum.baki selam ve dua ile inşallah

     
  6. gülay..

    Ağustos 31, 2009 at 5:46 pm

    SENSİZİM YA RESULALLAHSultanım seni o kadar çok özledim,Bir sabahın seherinde yollarını gözledimBir güneş misali ufkumuza doğmanı bekledim,Sensizim,dertliyim, biçareyim ya resulallahSensin benim tek önderim, Sensin benim peygamberim, rehberimSen olmadan ben ne ederim,Sensizim,dertliyim,biçareyim ya resulallahİçimdeki hasret ateşi sönmüyor,Kimseler derdime derman olmuyorKanayan yaramı sarmıyor, Sensizim,dertliyim,biçareyim ya resulallahSensizliğe kan ağlıyor içim,Izdırapla geçer olduBuna artık dayanmaz oldu yüreğim,Sensizim,dertliyim,biçareyim ya resulallahDilimde çıkan her hece,Anıyorum seni hece heceGözlerimde yaş akıyor gündüz gece,Sensizim,dertliyim,biçareyim ya resulallah Sevdan yaktı kül etti beni,Her ismini duyuşumla aşkın sarar tüm bedenimi,Sultanım ne olur gel sil sensizliğe kan ağlayan gözlerimi SEYYİD MÜCTEBA

     
  7. gülay..

    Ağustos 31, 2009 at 5:50 pm

    Bugün yine Seninle uyandım Efendim tıpkı diğer günlerde olduğu gibi gece de Seninle uyumuştum günün her anı böyle her an aklımda aynı soru aynı ızdırap… Nurdan çehreni göreceğim anla kavruluyor yüreğim.O güzel yüzüne bir kez doyasıya baksam ne olur sanki çok mu şey istiyorum.Biliyorum ben layık değilim Seni görmeye ama Sen görülmeye layıksın…Gökyüzü arştan arza kadar sana muhtaç sana hasret.Kainatta özlemin adı senle anıldı ilk kez.İlk senin nurun yaratılınca kainat, daha milyarlarca yıl öncesinden hasretle gözledi yolunu.Ve sen geldin bir zaman dindi hasretler toprak,hava,su, tabiat her şey gözün görüp göremediği her şey .. .Evrendeki her nesne dünyaya doğru yaklaşmaya başladı Sen gelince.Sana bir an olsun daha yakın olabilmek için tutuştu gezegenler.Birbirleriyle öylesine yarışıyorlardı ki bu aşkları yörünge kanunları tanımıyordu… Şimdi Sen buyur Efendim kainat seni bu kadar severken kalbi olmayan dağ taş Sana ölesiye sevdalıyken ben ne yapayım sinemi nasıl dağlayayım nasıl sabredeyim. Gözümü kapasam sen açsam sen.Çöle bir nur gibi indin saçtın etrafına ışığını kainatın özlemini dindirdin , ama Sen gidince yine başladı o amansız özlem dayanamıyoruz artık her mümin kalbinde Senden bir kor taşıyor göz yaşlarımızla o ateşi söndürmeye uğraşıyoruz ama yandıkça daha da yanıyor işte olmuyor…Varlıklar adedince selam ve salat olsun sana Efendim.Çöllerdeki kum taneleri adedince canım olsa da hepsini feda etsem yoluna.Aradığım hep Sensin ben Sende kayboldum Senle susadım ebediyete… Cenneti istemeyecektim Rabbimden sonunda seni görmek olmasa, yalnız Sen orda olduğun için ben de gelmek istiyorum. Belki karşına çıkacak yüzüm yok, bu günahkar ellerimle elini tutmaya cesaretim de yok bu günahkar gözlerimle gözlerine bakmaya da dayanabilir miyim bilmiyorum ancak kalbimdeki aşkla sana bir an yaklaşsam olur mu Efendim sen kimseyi geri çevirmedin Sana taş atana gül attın yıllar yılı Senin acınla inim inim inleyen bu kalbime de bir gül at o nurlu çehrenden bir nur bağışla ne olur ya Habiballah…Alemler yaratıldı hürmetine Efendim Ey Allah\’ın habibi gönüllerimizin sultanı, sahabeler yanı başında Seni görmeye doyamadılar biz ne yapalım nasıl dayanalım bu özleme… Sana doyamayan gözlerden bir göz de ben olsaydım, senin hasretinle çırpınan bir kuşta ben olsaydım.Çölde sana hasret bir yudum su tanesi de ben olsaydım, gökte sana aşık bir yağmur damlası da ben olsaydım da dağları denizleri aşıp geçtiğin yola,bastığın toprağa düşseydim. Biz seni göremedik belki ama öylesine bizdesin ki ölesiye sinemizdesin ki hayalin gönlümüzden hiç eksik olmuyor.Adını andıkça kalbimiz şenleniyor. Sen gidince dünya da yaşanmaz oldu bu acıya ancak her an Seni düşünerek katlanabiliyoruz. Seni anınca tüm sıkıntılarımızı unutuyoruz keşke her an senin aşkınla oturup kalksak ancak anladım ki biz çok geç kaldık ama ne olur zaman mekan aşan sevgili Sen teşrif et sen nurlandır gönlümü.Ey kupkuru çölleri cennete çeviren sevgilim,ey sevdasına yandığım,ey aşkına susadığım, ey kainatın efendisi, ey aşıkların değişmez maşuku, ey güzellerin bakmaya utandığı Efendim Sana sesleniyorum ne olur gel artık yandım eridim bittim gel artık Ya Resulullah…

     
  8. gülay

    Eylül 13, 2009 at 9:49 am

    SECCADEMSeher vakti ezanların nurunda,Önüme serilir yeşil SECCADEM,Her vakit namazda onun uğrunda,Beni hakka götürüyor SECCADEM.Hak huzura onun ile varılır,Beş vakitte huşu ile durulur.Kıyamda seccade huzur bulunur,Velilerin yatağıdır SECCADEM.KABE\’nin örtüsü onun rengindenKokusu has MEDİNE\’nin gülündenHak\’kın nuru akar dört bir yerindenİlham kaynağıdır benim SECCADEMMÜMİN\’in rabbine vuslat zamanı,Akıtır gözünden kan\’ı revanıNur\’u aydınlatır yedi cihanıYaratan\’a kulluk yeri SECCADEMSECCADE\’min ucu KABE\’bakarRuhu aydınlatır kalpleri açar,Dört yanından Mümine nurlar saçar,CENNET\’den müjdeler verir SECCADEM.Sıkıntı gelince,huzursuz olsanMadde aleminde batağa dalsanGönülden şevk ile bir abdest alsanSana mutluluğu verir SECCADEM…

     

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
Follow

Get every new post delivered to your Inbox.