RSS

Aylık Arşiv: Ağustos 2009

Bazi insanlar derler ki…

Biz Allah’ın kullarıyız derler,fakat kul amel değil,

Hür amel işlerler…
Allah rızkımıza kafidir derler,fakat buna kalben

Mutmain olmazlar..
Ancak değersiz dünyalığa kanıp tatmin olurlar..

Ahiret dünyadan hayırlıdır derler,fakat sürekli dünya

Mal toplarlar..
Mutlaka ölüm var derler,fakat hiç ölmeyecekmiş gibi

Dünya işi tutarlar..

İnsanlar anlamıyor Rabbinin dinini…

Bilseler hem dünya ,hem Ahiret gününü

O zaman İslam bayrağına sarılır….

Yalnız dünya değil,Ahirette barınır..
Kur’an’-i Kerime baktığımızda,dünyanın bir hazırlık,

Bir oyun ve oyalanma,yolculukta dinlenilen yer olduğunu

Sık-sık vurgulanır..
Ankebut sür,64, “bu dünya hayatı sadece bir oyun ve 

 oyalanmaktan ibarettir.Ahiret yurduna gelince,işte asıl   

 hayat odur.Keşke bilmiş olsalardı.”buyrulmaktadir.
Davud –i Tai hz.söyle öğüt vermektedir.

“Dünya için orada ne kadar kalacak ve ne kadar

işine yarayacaksa,o kadar çalış..”

 
8 Comments

Posted by Ağustos 26, 2009 in Yazılarım

 

Etiketler:

Laf taşimayin !!!

İnsanların bir arada bulunduğu yerlerde her zaman
entrikacı, dedikoducu, laf taşıyıcı, huzur bozucu kişiler olabilir. Bu,
insanlık tarihi kadar eski bir problem. Bu tarz insanları hayatın her
alanında görmek mümkün; işte, apartmanda, okulda,sitelerde, askerde ve akla
gelebilecek her ortamda…

 

Bu tarz kişilerin perişan ettiği ailelerin,
dağılmasına sebep olduğu yuvaların haddi hesabı yoktur. İncir çekirdeğini
doldurmayacak bilgi kırıntıları bu tarz insanların dilinde dolana dolana
büyür ve sonunda bir çığ gibi zavallı muhatabının başında patlayıverir. Sonu
cinayet ya da intiharlarla biten faciaların bile görüldüğü vakidir.

Entrikacı, gıllıgış ve halk tabiriyle "kurtlu" insanların işi gücü sinsi
sinsi plan yapmak, insanları nasıl birbirine düşürebileceğini planlamaktır.
Başka işi yoktur.

 

 Psikolojik bir boşluk ve hedefsizlik yaşamaktadır. İçinde
tatmin edemediği duygular ve müthiş bir haset hali vardır. Gıdaları,
etraflarındaki olumsuzluklardır. Bu olumsuz havayı köpürtüp çoğaltmak, bire
bin katmak en büyük maharetleridir.

Her şeye olumsuz gözle bakmak, her şeyin bir kusurunu bulmak, her sözü
kötüye çekmek, herkese karşı suizanda bulunmak ayırt edici özellikleridir.

ALLAH’a iman etmiş veya bunun ötesine geçmiş bir insanın dedikodu veya daha
beteri gıybet yapması mümkün değildir.

 

Yapıyorsa, o kişinin "ALLAH"a
imanında ve korkusunda zaaf var demektir.

 

Gıybet, dedikodu, koğuculuk, laf
taşıma gibi işleri ancak ALLAH’tan gafil insanlar yapabilir. Bu boş; ama çok
tehlikeli sözleri ise ancak insafsızlar dinler. İnsan ilim ve iman için
yaratılmıştır; ancak ciddi şeylere vakit ayırır, ciddi şeyleri konuşur.
Gıybet ateşini, ancak iman suyu söndürebilir.

 

ALLAH hepimize imanın gereğini
yaşamak suretiyle; ALLAH Resulu’nün yolunda yürümeyi nasip etsin ve
kolaylaştırsın. amin
Efendimiz (sas) uyarıyor

Ebu Hureyre radıyu anh naklediyor: ALLAH Rasulü aleyhissalutü vesselam
etrafındaki sahabilere buyurdular ki:

"Gıybet nedir biliyor musunuz?..

 

" Onlar da: "ALLAH ve Rasûlü daha iyi bilir"

cevabını vermişler. Bunun üzerine ALLAH Rasulü: "Kardeşini hoşuna gitmeyen
şeyle anmandır!.."

 

 Ashaptan biri: "Dediğim şeyler kardeşimde varsa, bu
hususta ne buyurursunuz Ey ALLAH’ın Rasulü?" deyince Rasulullah:

 

 "Söylediğin
onda varsa, onun hakkında gıybet etmiş olursun, eğer onda yoksa ona apaçık
iftirada bulunmuş olursun!..
 

selam ve dua
Allah yazıları hareketli besmele dini resimler la ilahe illAllah gifleri dini şekilli avatarlar

 
4 Comments

Posted by Ağustos 26, 2009 in Yazılarım

 

Etiketler:

“”Çocuklarınıza ilk öğreteceksiniz kelime,”La ilahe illallah “Olsun…

muslim20family-1.jpg image by fotoblogfoto

Anne-babanın çocuklarına dini terbiyeyi vermesi,
Allah’ın emirlerine yapabilecek ve yasaklardan
Kaçınabilecek malumatı öğretmesi aslı görevidir.
Bunu temeli de Kur’an öğrenmeye ,Kur’an-i sevdirmeye
Bağlıdır..
Çocuğa ilk verilmesi ve öğretilmesi gereken terbiye,
Allah’ın varlığı,Birliğini öğretmektir.
Buna göre çocuğun temel din eğitiminde öğreneceği
İlk söz,Kelim-i tevhit olmalıdır.
Çocuğa verilecek ilki terbiyenin çok erken başlamalıdır..
Yeni doğan çocuk kulağına okunan ezan ve Kamet,
Pratik olarak yapılacak eğitimin erkenden
Başladığını göstermektedir.
“”Çocuklarınıza ilk öğreteceksiniz kelime,”La ilahe illallah “
Olsun…
Yedi yaşına geldiklerinde çocuklara namaz öğrettin””
Gibi Hadis’ler konumunu en iyi ve güzel bir şekilde
Aydınlatmaktadır..
Erginlik çağına gelmeden çocuklar ,dini emirlerle sorumlu
Değillerdir.
Ancak,çocuğa küçük yaşlarda namaz öğretilmeli,
Ve alıştırmalıdır..
Ayrıca Kur’an okumayı,öğrenmeyi,ve ezberlemeyi
Neslimize sevdirmek gerekir..
Hz.Peygamberimiz(s.a.v.) bu konuda söyle buyurmuş..

“çocuklarınız üç hususta yetiştirdiniz.Birincisi,
Peygamberimizin sevgisi,ikincisi,Hz.Peygamberin aile
Halkının sevgisi,üçüncüsü,Kur’an okuma sevgisi.Çünkü,
Kur’an’ın hafızları hiçbir gölgenin bulunmadığı Kıyamet
Gününde Peygamberlerle ve asfiyalar birlikte Allah’ın
Gölgesindedir.””

Evet,Müslümanlar çocuklarına Kur’an’-i öğrenme,okuma
Sevgisini aşılamalarını gerekir.
Çünkü Kur’an Müslümanların temel kitabıdır.
Gençliğimizin ,iyi bir Müslüman,iyi bir insan olarak yetişmesini,Kur’anla
eğitilmelerine ,terbiye edilmelerine bağlıdır.
Çocuk,anne-babasının yanında ilahi bir emanettir.
Onu kalbi saf bir cevherdir.Nakşedilen her şeyi
Kabule müsaittir.
Şayet Hayır ile alıştırıp yetiştirilir,ve terbiye edilirse,
Dünya ve Ahirette mutlu olur

 selam ve dua ile

 
6 Comments

Posted by Ağustos 26, 2009 in Yazılarım

 

Etiketler:

EY Cennet isteyen kişi..!

EY insan !
Amellerini Allah’ın sana verdiği nimetlere karşılık değil,sıf O’nun rızası
için işle.
Sırf O’nun rızasını ve Cemalini talep et ki,sana versin…
Rabbin seni sevdimi,artık senin için dünyada ,ahirette cennet hasıl olmuş
demektir…
EY insan !
Canın da,malını da,O’nun hüküm ve kader eline teslim et..Yarın sana bedelini
ödenecektir…
EY Cennet isteyen kişi..!
Allah’ın rızasını kazanmak bugün mümkündür..Bu dünya hayatında mümkündür..
Yarın hiç bir suretle mümkün değildir..

EY RABBİMİZ !
Can da,mal da Cennette Senindir.
Senden başka ne varsa Senindir..
Biz Senden rızanı istiyoruz Ya Rabbim !.AMİN..

İnşallah Rabbimiz "kulum "dediği kullardan,huzurunda huzur bulanlardan
oluruz..
Hiç şüphe yok ki,Allah’a tanımadığımız zaman,O’ndan başkasını tanımış
oluruz…
Allah’a tanıyan,O’nu seven,ve O’na kalb gözüyle nazar eden kişi o kimsedir
ki,Hayır ve Şer O’ndan bilir…
Allah,müminlerin kalbine imanı yazmış,nakşetmiştir..Hem de daha onları
yaratmadan önce…
Fakat,takdir-i ilahi budur deyip oturmak,ve iman yolunda çalışmamak caiz
değildir..
Yüce Allah (Ankebut sür.Ayet 63)buyuruyor ki…
"Bizim uğrumuzda mücadele edenler gelince,biz onları mutlaka yolumuza
sevkederiz.."
Evet sevgili dostlar,mü’min bilir ki,çalışmadan ayağına hiç bir şey gelmez.
çalışır ve dua eder.
muvaffakiyet Allah!tan…
Mü’min kendisi için dua ettiği gibi,mü’minler içinde dua etmelidir..Din
kardeşine,merhamet sevgi beslemelidir…

Zira Allah,Musa (a.s)vahyen buyurdu ki…
"Merhametli ol..Ki Ben de sana merhamet edeyım..Ben ,çok merhametliyim,kim
ki merhametli olursa,Ben de ona merhamet eder ve kendisine Cennete koyarım..
Merhametlilere Müjdeler olsun..!


 
5 Comments

Posted by Ağustos 26, 2009 in Yazılarım

 

Etiketler:

ŞÜHEDA TORUNLARINA!

Ufuk hala kırmızı, gün nedense doğmuyor,
Bulut yine üstümde, heyhat yağmur yağmıyor.
Akan bunca kanlı yaş, zulmü hala boğmuyor;
Fakat boğacak bir gün, bunu sen de böyle bil,
Sen ey asrın mağduru, asrın mazlumu nesil.

Afakı sarmış zulüm, bugün ecdat ağlıyor,
Yerde binlerce mazlum, gökte ervah ağlıyor.
Anam, bacım, kardeşim herkes eyvah ağlıyor,
Sil bahtsız milletimin sel olan yaşını sil,
Ey gazi yadigarı, şehid torunu nesil..

Karabağ’da yüreğim karaları bağlarken,
Nahcivan’da, Bosna’da analarım ağlarken,
Mazlumların feryadı sineleri dağlarken,
Kulak tıkayanları, göz yumanları bil,
Ey gazi yadigarı, şehid torunu nesil.

Balinaya, martıya ayağa kalkan dünya,
Müslüman kırılırken sadece bakan dünya,
Her yanından sahtelik, kalleşlik akan dünya,
Maskeleri yırtacak bir nesil geliyor, bil..
Ey gazi yadigarı şehid torunu nesil.

Tükür kalleş dünyanın yalan sözüne tükür,
Çifte standardına, iki yüzüne tükür,
Mürai yapısına, sahte özüne tükür,
Tükrüğü kirletecek suratları sen de bil,
Ey gazi yadigarı, şehid torunu nesil.
 

Paris şartı, Helsinki, Agik, İnsan hakları,
Müslüman’ı insandan saymaz bunun çokları.
Yamyamlar bile hürken, biz oynarız yokları,
Bu esaret zincirin kopsun yiğidim asıl,
Ey gazi yadigarı, şehid torunu nesil

 
Varsın nemelazımcı ev desin, geçim desin,
Varsın politikacı oy desin, seçim desin,
Sen yiğidim ap ayrı boydasın, biçimdesin,
Senin ruhun cevherdir, senin seciyen asil,
Ey gazi yadigarı, şehid torunu nesil.

Ayasofya’m gene mi mağdur, mazlum kalacak?
Yine mi İstanbul’um bana gurbet olacak?
Ervahımın gene mi tebessümü solacak?
Çekilir mi bu çile, kopsun yiğidim asıl,
Ey gazi yadigarı şehid torunu nesil.


Yegane ümit sensin, sensin gurur kaynağım,
Sensin iftiharımız, sevinç, sürur kaynağım.
Sensin artık son çare, sen ey çile yumağım.
Yürü.. Allah Allah de, küfleri pasları sil,
Ey gazi yadigarı şehid torunu nesil..

AHMED METİNCAN

 
1 Comment

Posted by Ağustos 26, 2009 in şiir

 
 
Follow

Get every new post delivered to your Inbox.