RSS

Aylık Arşiv: Eylül 2009

- Umudusun İnsanlığın Sen Ey Müslüman !!!!!

Allah yolunun sebatkar, azimli ve mütevazı yolcusu İmanın aydınlığında yola koyulmuş ve bu yolda türlü zorluklara katlanmayı peşinen kabul eden dost Allah’ı ve Resulünü (sav) her şeyden, hatta canından, anne ve babasından, eşinden ve çocuklarından daha çok seven ve tüm sevdiklerine de bu ilahi sevgiyle yön veren, yol gösteren dava insanı Kur’an’ın yürekleri serinletici ikliminde kalbini itminana kavuşturan takva ehli
 Zamanın koyu zulmü içinde kendisini ve aile efradını namazla ve sabırla ateşten korumaya çalışan zahid İstikamet üzere yürüyen ve yoldaki engellere aldırmayıp bunların tek tek üstesinden gelen cesur kahraman Zulme boyun eğmeyen ve Hakkı zalimin karşısında pervasızca haykıran adalet neferi Allah’a, topluma ve ailesine karşı sorumluluk bilincinde olan insan İnsana, tabiata ve eşyaya aşkın bir anlam yükleyerek imtihanın sırına varmış mü’min Her şeyde;
ama her şeyde Allah’ı tek Rab, tek İlah, tek otorite kabul eden ve her şeyin tasarrufunun O’nun (cc) elinde olduğuna inanan muvahhid Ebeveynlerine, eşine ve çocuklarına; hatta hayvanlara ve nebatata şefkatle yaklaşan merhametli insan
Yukarıda sıralamaya çalıştığımız Müslüman sıfatlarını daha da uzatmak mümkün elbette Çünkü Müslüman’ı anlatmaya kelimeler yetmez
 Bundan dolayı umududur insanlığın Müslüman Çekilen çilelere dur diyecek, kararan dünyayı aydınlatacak, çıkmazlar ve bunalımlar içinde bulunan insanlığın elinden tutacak olandır Müslüman O, insanlığın değişmez değerlerinin temsil edildiği şahsiyettir O, Allah’sız bir hayatı anlamsız ve boş görendir
 Bundan dolayıdır ki, şu anda kendi kıyametini hızlandıran ve gittikçe zulmün, vahşetin, karanlığın ve huzursuzluğun girdabında boğulan dünyamız insanı, İslam’ın ve Müslüman’ın diriltici soluğuna muhtaç
Müslüman’dır mazlumun umudu, zulmün kalkanı Müslüman’dır diriliş medeniyetinin muştusunu yüreğinde taşıyan Müslüman’dır mimsiz, sevgisiz ve seviyesiz medeniyetlere kafa tutan Müslüman’dır saadet devrini getirecek olan
Müslüman ütopyalar peşinde koşmaz
Bir ayağı yere sağlam basan, diğer ayağıyla da tüm dünyayı kucaklayan pergel gibidir Aşağılık kompleksi içinde değildir
 Kendine ve sahip olduğu düşünceye güvenen emin insandır Okuyan, araştıran, tefekkür ve tezekkür edendir
Hayırlarda yarışan toplumun mimarıdır Yetime uzanan sıcak bir eldir Dünyanın ücra yerinde zulüm gören kardeşinin derdiyle dertlenen ve duasını onlardan eksik etmeyendir Müslüman, yaptıklarının ve yapması gerekirken yapmadıklarının, söylediklerinin ve söylemesi gerekirken söylemediklerinin hesabını vereceği bilinciyle hareket edendir Allah’ın boyasıyla boyanan ve hayatının her anını bu boyayla şekillendirendir Haksızlığa gelmeyen, aynı zamanda haksızlık yapmayan; haram yemekten, harama bakmaktan ve haramla iştigal etmekten ateşten kaçar gibi kaçınandır Müslüman
Müslüman insanların elinden ve dilinden emin olduğu kişi, Müslüman komşusu açken tok yatmayan, kendisi için istediğini kardeşi için isteyen, aradaki muhabbeti arttırmak için selama ve sıla-i rahime riayet edendir Müslüman direnişi ve dirilişi yüreğinde büyüten, devletini önce yüreğinde kurandır Topraklardan önce yürekleri fethedendir O, her türlü asabiyetten, kavmiyetçilik ve taassuptan uzak, milliyeti “itikadı” olan kişidir Müslümanlar ümmetin coğrafyasına çizilmiş yapay sınırlara karşıdır İslam’ın ve Müslümanların birliği ve dirliği için çalışan, ümmet şuurunu her daim canlı tutanlardır
Müslüman özünü Allah’a kullukla gürleştirir
Gerçek özgürlüğün Allah’a hakkıyla kul olmakta olduğunu bilir Rabbi dışındaki tüm sahte ilahlara “La”; yani hayır demesini bilen, tevhidi bilinci hayatının maksadı haline getirendir Rabbi yolunda şehit olmak en büyük arzusudur Şehitçe yaşamaya ve hayata şahit olmaya çalışır
Üzerinde bulunduğu doğru yolun nebilerin, sıddikların, âlimlerin, şehitlerin ve Salihlerin üzerinde yürüdüğü soylu bir yol olduğunu bilir Duyarsız değildir etrafında olup bitenlere Kendisine dokunmayan yılanı bin yaşatmaz; çünkü O, kardeşlik hukukunun ne demek olduğunu bilendir Farklı coğrafyalarda acı çeken mazlum ümmetin derdiyle dertlenir
Müslüman Çeçenistan’da bir kartal, Filistin’de sapanlı bir ebabil ve Irak’ta Rabbin rızasını kazanmış bir Habil’dir Hamza gibi titretir kafirin kalbini ve dalgalandırır tevhid bayrağını

Müslüman sömürülen dünyaya ve sömürgecilere, kanla beslenen vampirlere düşmandır Antiemperyalist bir tutumu, haksızlığa karşı klâs bir duruşu vardır Müslüman, karanlığı yırtarcasına direnen ve şerefli yürüyüşüyle sarp yokuşları aşandır Seveni vardır, sevmeyeni de Lakin kendisi de Allah için sever ve Allah için buğzeder Kendini davasına adamıştır Birinin kendi elinden hidayet bulması O’nun için tün dünyalara bedeldir
Umududur insanlığın Müslüman Allah’a teslim olmuş bir gönülle herkese hakkını teslim edecektir Müslüman bilir ki, kim Allah’ın Aziz dini olan İslam’a yardım ederse, Allah’ta O’na yardım edecektir Sağ elin verdiğini sol elin görmeyeceği ölçüde infaka riayet eden, malını Allah yolunda tasadduk edendir Kindar değil dindardır

Tebessüm saçar etrafa, saçılan tebessümle gönüllerde çiçekler açar “Güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim” diyen Kutlu Nebiyi kendisine örnek ve rehber edinmiştir Müslüman adeta yürüyen Kur’an’dır O’nu öldürmeye gelen O’nda dirilir
Hikmet üzere hareket eden kişidir Müslüman İtidal üzere davranır İfrat ve tefritten uzaktır Olayların arka planını görecek kadar ferasetli ve aynı delikten sokulmayacak kadar uyanıktır Sakının Müslüman’ın ferasetinden; çünkü O Allah’ın nuruyla bakar Müslüman Allah’ın rahmetinden asla ümit kesmez
Ancak kâfirlerin Allah’ın rahmetinden ümit kestiğini bilir Yüreğinde bir muştudur ümit, bugüne ve yarına dair Çünkü umuduysa insanlığın Müslüman, nasıl kesebilir ümidini Allah’tan
İman ve aksiyon adamıdır Müslüman İbadeti siyaset, siyaseti ibadet olan bir dinin müntesibidir Aktüaliteyi takip eder; ama cahiliyenin günlük politik kaygılarından uzaktır Beşer ürünü her türlü sistem ve izm karşısında Aziz dinimiz İslam’ın evrensel mesajını taşır hayata Tüm çağlara hitap eden ilahi kelam Kur’an’ı azimüşşan ile kendisine, ailesine ve çevresine şekil vermeye çalışır
Öyleyse ey cennet yolunun yolcusu Müslüman, ne kadar yüce bir görevi üstlendiğini bil
 Dağların bile yüklenmekten çekindiği bu emaneti yüklendin sen Tüm insanlığın tek umudu olduğunu unutma Devrimci ruhunla kalk ve uyar cehalet içinde bocalayan insanlığı Tevhid, adalet ve özgürlük şiarıyla dirilt yeniden kaybolan İslami değerleri
Ne mutlu Allah yolunun yolcusu Müslümanlara, Ne mutlu umudunu diri tutanlara, Ne mutlu vahyin gölgesinde ruhunu arındıranlara ve ne mutlu Müslüman’ım diyenlere
 
Muallim İDRİS


 
10 Comments

Posted by Eylül 30, 2009 in makale

 

Etiketler:

KALBIM TEMIZ OLDUGU ICIN NAMAZ KILMIYORUM DIYENLERE…!!!

 KALBIM TEMIZ OLDUGU ICIN NAMAZ KILMIYORUM DIYENLERE…!!!

Yani ‘Allah-u Teala namazi kalbi kirli olanlara farz kildi…?? Kalbi temiz olanlarin namaz kilmalarina gerek yok.. Kalbim temiz oldugu icin namaz kilmiyorum’ diyenlerden ben bunu anliyorum..

 Yapmamiz gereken ilk is namazi farz kilan Allaha sormak olmali.. Namazi hangi vasiftaki kalp sahiplerine farz kildin? Namazi kalbi temiz olana mi, yoksa kalbi kirli olana mi farz kildin?

Hemen bakiyoruz;
‘Sana vahyolunan kitabi oku. Namazi dosdogru kil.Cunku namaz,
insani hayasizliktan ve munkerden ali kor..’ (Ankebut-45)

Demekki namaz Islam dairesine girmis Muslumanlara farz kilinmis. Peki, nereden cikti bu kalp temizligi meselesi?? Kalp temizligi denilince her ne hikmetse aklima niyet temizligi geliyor… Yani, niyetin iyi olduktan sonra, cevrendekiler icin kotu dusunmedikten sonra, kimsenin malinda namusunda gozun olmadiktan sonra insanlarin hep iyiligini dusundukten sonra kalbin temiz demektir..

Yukarida belirtilen ozellikler, guzel ahlak sinifina giriyor..Bu guzel ahlaki ozelliklere sahip milyonlarca insana rastlamak mumkun.. hem de dunyanin bircok yerinde.. Akla soyle bir soru geliyor; bu tur ahlak sahibi olan insanlarin Allah katindaki degeri nedir??

Eger hakikaten bu tur ahlaka sahibi olan insanlar icin ozel bir muamele olacaksa ne namaz kilalim, ne hacca gidelim, ne zekat verelim, ne de diger ibadetleri yaparak bazi ozgurluklerimizi sinirlayalim..

Hayat kilavuzumuzu inceledigimizde meselenin hic te umdugumuz gibi olmadigini goruruz..

yani guzel ahlak ayri, ibadet ayri.. ahlakli da olsan ahlaksiz da olsan namaz kilman gerekiyor.. Guzel ahlakinizin karsiligini muhakkak alacaksiniz..Bunda supheniz olmasin.. Cunku Allah-u teala soyle buyuruyor:
”O gunde insanlar, amelleri kendilerine gosterilmek icin boluk boluk doneceklerdir. Kim zerre agirliginca bir hayir yapiyorsa onu gorecektir. Kim de zerre agirliginca bir kotuluk yapiyorsa onu gorecektir..(Zilzal-6.7.”
Yanii yaptiginiz en kucuk bir hayrin bile amel defterinize unutulmadan yazildigini goreceksiniz..
Devam ediyoruz;
”Íman edip guzel amellerde bulunanlara gelince, suphesiz ki Biz iyi amel edenin ecrini bosa cikarmayiz.”(Kehf-30)

"Binasının temelini, Allah korkusu ve hoşnutluğu üzerine kuran kimse mi hayırlıdır, yoksa binasının temelini göçecek bir yarın kenarına kurup onunla birlikte kendisi de cehennem ateşi içine yuvarlanan kimse mi? Allah, zulmeden bir topluluğa hidayet vermez. " (Tevbe Suresi, 109)

Pekiiii, yarin Allah-u Teala size;
NAMAZ KILMANIZI ISTEMISTIM.NEDEN KILMADINIZ??
diye bir soru yoneltse O’na ne cevap vereceksiniz?

 
EY KUL ETME DÜNYA NAZI,
SONRA KILARIZ DİYENİN DÜN KILINDI NAMAZI….

Sabah akşam Rabbinin ismini an.

İnsan Suresi: 25

Nefsince de, sabah akşam rızasını isteyerek Rablerine yalvaranlarla beraber candan sabret. Sen dünya hayatının süsünü isteyerek onlardan gözlerini ayırma. Kalbini, bizi anmaktan gafil kıldığımız, nefsinin kötü arzusuna uymuş ve işi hep aşırılık olan kimseye uyma.

Keyf Suresi: 28

 
9 Comments

Posted by Eylül 30, 2009 in Yazılarım

 

Etiketler:

Kur’an-ın Sinyalleri

İslam ilim,irfan ve medeniyet dinidir. Çünkü İslam asırlar ötesinin dinidir.Yerlere ve gölere sığmayan ulvi tek dindir. İslam şablon dini değildir. Yer yüzünde yaşayacak son insana kadar, bu din baki olacak. Allah bu dini sigortalıyor. Allah’ın takdirini bozabilecek kimdir? Bizim gibi fanilere ne oluyor? Allah şöyle buyuruyor:
‘Hiç şüphesiz Kur’an-ı biz indirdik. O’nu tahrif ve tağyirden biz koruyacağız’.
Hicr sûresi,ayet: 9
Maneviyat önderleri bulunmayan toplumlarda, Allah’dan korkanlara rastlanamaz.
Resûlullah s.a.v. asırların güneşiydi. Peygamberimiz varken başka kandilleri aramaya ihtiyaç yoktu. O güneş batıktan dan sonra, dava arkadaşları Onun nuruyla meseleri çözdüler. Hatemül enbiyanın nurunu gören gözler bu alemden göçtükten sonra,ortalığa karanlıklar çökmeye başladı. akabinde içtihat ve kıyas gündemi geldi.
İslam asırların diniyse, geleceğe de sözünü geçirecekse yarınlara dönük dört başı mamur ehliyetli ve liyakatli insanların kollarını sıvaması gerekmektedir.
Günümüzde ki meseleri körün el yardımıyla düğüm çözdüğü gibi çözmeye başlıyoruz.Bizde ki bir kısım his ûleması Kur’an-ı Kerim den bir ayet cımbızlarlar ondan sonra,bir tek ayetle ahkam keserler. Vebalini kendilerinden öncekilerin sırtına sarmışlar fakat,kitaplara kendi adlarını yazmışlar.
Kendi kusurlarımızla bu dinimizi gölgeledik. Tarifleri büyüttük,insanları küçültük. İnsan oğlu gerçekten tuhaf bir varlıktır.
Denizi bahçesinde ki bostanının göleği zanneden zihniyet, bir gecede denizi boşaltmaya kalkar. Su adına evinde ki testiden başka bir şey görmemiş kişiye denizi nasıl anlatırsınız. Yer ile gök arasını bir adamın boyu kadar gören zihniyete miraç’ı anlatabilirmisiniz.
Bu muhteşem kainat her zaman her an ilâhi emre ve iradeye muhataptır.
Akıllara durgunluk veren ilmi ve tekniği aciz bırakan semaları ve fizik ötesini tanımadıkça insanoğlu, Kur’an anlayışı daima eksik olacaktır.
Bakınız, Ruh ve Cebrail Cenab-ı Hakkın huzuruna 50 000 senede çıkarlar. Dönüşleri de bir o kadar sürer.Vahiy meleğinin yer yüzünden Allah’ın huzuruna bir defa çıkıp dönmesi için tam 100 000 yıla ihtiyaç vardır.
Bütün bu tanımlardan sonra hayat kitabı olan Kur’an-ı Kerim bize neler getirmiştir. Kur’an, başka alemlere sinyaller saçarak insanların dikkatini büyük yaratıcıya çekmektedir. Gaybın bir dili ve sırlarını anlatan Kur’an, İnsana,gayb perdesi altındaki eceline hazırlıklı ol mesajınıda vermektedir.
Ömür içinde ecelin,dünyanın içinde kıyametin gizli zikredilmesi de, aklın ve hikmetin bir gereğidir. Biz bunları umursamazsak,ellerimizi ovuşturmaktan başka bir şey yapamayız.
Kur’an-ı Kerimin genel atmosferini anlamak zorundayız. İnsan ilimle büyür rakamla değil. Bak baka bildiğin kadar semalara.O zaman anlarsın,zerre ile kürre arasında ki farkı.Ama gözler yorgun argın sahibine döner.
Mearicsuresi,Ayet: 4
`Melekler ve Cebrail miktarı ellibin yıl olan o derecelere bir günde yükselirler`.

Ayette ki manayı ancak düşünmekten beyni çatlayanlar,semaya bakmaktan gözleri aşınanlar anlar. Atlas döşekler de tatlı rüyalara dalanlar anlamazlar. Rabbimiz semayı temaşa etmeye çağırmaktadır. Çünkü, semaların ihtişamı fezanın derinlikleri ve fizik ötesi öyle üç beş bakmakla kavranacak cinsten değildir.
Hayat ancak dünya hayatıdır, yaşarız ve ölürüz,bizi ancak zaman helak eder, diyen o zihniyet, Peygamberimizin bahsettiği metafizik alemini inatlarından dolayı bir türlü kabul etmiyorlardı. Peygamberimiz buyuruyor ki:
‘Ben sizin görmediğinizi görür,duymadığınızı duyarım’. Sün. Tirmizi
Bütün beşeri ifadenin sınır ve imkanlarını aşan Kur’an-nın gücü hususunda bir kanaata varamayan Mekke müşrikleri terettütler içerisinde bocalıyorlardı.
Bu kitap baştan sona,Allah’ın birliğini vurguluyor,şirki kovuyor,tüm insanlara evrensel bir rahmet çağrısı yapıyor.
Teğabün suresi: Ayet,8
‘Allah’a Resulüne ve indirdiğimiz Nur’a iman edin’. Kıyamete kadar bütün insanlar bu ilahi sofranın davetçileridir. Allah bu dini ve kitabını koruma altına almıştır.En zayıf bir evde en büyük peygamberini,en şiddetlidüşmanlarından korumuştur.
Nahl suresi:Ayet,……
‘Biz Kur’an –ı sana her şeyin apaçık bir beyanı olarak indirdik’. Kur’an-ın üzerinde semavilik ve ilâhilik damgası mevcuttur. Bu güne kadar hiç bir beşer bunu taklide muvaffak olamamıştır. Fizik ötesi alem,kıyamet ve ahiret aklın tek başına işin içinden çıkabileceği türden bir mesele değildir. Allah her şeyi düzen ve ahenk içinde halk etmiştir. İnsanın eline,bir kitap önüne uyarıcı bir peygamber koymuştur. Kur’an-ın temel davası olan tevhid,insanlığı kesretten vahdete çıkarır. İnsan gayba açılmış duygularla doludur. Kur’an insana yaratılışın ve gaybın sırlarını anlatmıştır. Kur’an-ı cinler dinlediler iman ettiler. Dağlar Kur’an-ı işittiler inlediler……
Haşır suresi:Ayet, 21
‘Eğer Biz bu Kur’an-ı bir dağın üzerine indirseydik muhakkak ki o dağ Allah korkusundan baş eğmiş parçalanmış görürdün’.
Kur’an varlık alemini aydınlatan bir güneştir. Resûlün dava arkadaşları,Kur’an-ı itina ile okurlardı,her beş ayet okudukça,Allah ilim ve amel olarak ne buyurdu ona bakarlardı. Allah Onlarla dinini yücelti ve düşmanlarını onlarla susturdu.Siz onları görmüş olsaydınız onlara çılgın mecnun derdiniz. Fakat onlar sizi görmüş olsalardı size Müslüman demezlerdi.

Kaynaklar………..
Kuran-ı Kerim.. Muteber Hadis Kaynakları
İçki Uyuşturucu Sigara..Nuri Yazar.

Lessines / 2000

Ali Kılıç Kakiz

 
5 Comments

Posted by Eylül 29, 2009 in İslam

 

Etiketler:

islam,varlığın ve hayatın dinidir..

Cenab -i Hakk’ın en mükemmel şeklinde yaratmış olduğu insanoglunun,
varoluş gayesi nefsini tanıyarak Yüce Yaratıcı bilmek ve O’na  c.c. yakınlığı elde etmektir..
O da ,Efendimiz (a.s.)ın haber verdiği üzere “büyük cihad “denilen nefiste mücadele ile basarmakla mümkündür..
insan,hem meleki ve hemde hayvani sıfatlatları benliğinde taşir..
bu sıfatlarından hangisini kuvvetlendirici vesilerle yapışırsa,o yanı ve o benliği gelişir…
böylece insan,ebedi felaket ile ebedi saadet arasında gezinir durur..
iman ile inkar arasında sayısız konaklarda mevki ve mertebe sahibi olur..
mükellef kılınmış varlıklar olan insan ve cinlerin dişinda,
bütün mahlukat tercih hakkı olmaksızın Rabb’ıne itaat eder ve O’nun adına iş görür..
her zerresiyle kendi hal lisanıyla Ona c.c. işaret eder,Ondan bahseder…
esref-i mahlukat olan insanı Rabbi’ni anması,hatırlaması ,kendi arzu ve iradesi bırakılmıştır..
Kuran-i Kerim de ,bir imtihan alanı olan dünyada ,insanoglunun yolunu keserek,onu yalnıs
yönlere sevketmeye calısacak düsmanları olan iblis’in ,insanı aldatmak için nasıl hareket ettiği,
düsündürücü bir tarzda dile getiriliyor..
iblis,insanları saptırmak için doğru yolun üstünde menzileneceğini ayetlerden biliyoruz..
(A’raf,13-16)
yolcuyu hedefinden saptırarak ters yollara sevkeden iblis,bu surec basladıktan sonra,
tevbe edilip dorğu istikamete girilmedikce yalnısyönde ilerlemeye devam edecektir..yani,hedeften gittikce uzaklasan yolcu karanlıklar için de kaybolmaktan kurtulamayacaktir..
Efendimiz s.a.v.,bu durumu soyle beyan ediyor :
“mü’min kul bir günah istediği zaman ,kalbinde bir sıyah nokta olusur..
eğer tevbe ederse o sıyah nokta silinir,ve kalbi cılalanir (temizlenir)..eğer günah islemeye devam ederse o noktalar da artar ve nihayet bütün kalbine kaplar”  (tirmizi)
kirliliği son asamada geldiği zaman insanın kalbi mühürlenir..
kalbi mühürlenen insan da artık hakikatleri kavranmaktan uzaklasmis bir varlık olarak ,
hem kendisine hem de cevresine her türlü zararı verebilecek bir varlığa dönüsmüstür..
su halde insan denen varlığın için,yaratılısından ve özünden getirdiği değerlere uygun
davranısın tek adresi vardır o da islam…
islam,yaratılıs cevherinin muhafaza edilmesinin tek yoludur..
islam,varlığın ve hayatın dinidir..
selam ve dua ile
                        
 
Leave a comment

Posted by Eylül 29, 2009 in Yazılarım

 

Etiketler:

Allah ‘ın Kitabı Açık

Allah ‘ın Kitabı Açık

 Hayır ile şer kavga eder bu sırra erilmez.
Kur’an ve sünnetin ilkeleri asla değişmez.

 Baksana  Cibrilin indiği Hira nur dağına.
Meleklerin tavaf ettiği yere yükselen nura.

 İnsanlar davetlisidir bu ilâhi sofranın
Bilemediler kıymetini Resûlün ve kitabın.

 Kur’an saldırılar görmüş hucuma uğramış.
‘Oysa Allah onları arkalarından kuşatmış.

 Ne zaman ki ilâhi mesajı kulaklarıyla işittiler.
Hedefi küçült işi kısadan kestir dediler.

 Kur’an-a inanmak kutsal bir duygudur.
Dayanılmaz bir zevk tükenmez bir olgudur.

 Okundukça rahmet denizini coşturur.
Ruh ve bedenle bütünleşir konuşur.

 Kur’an aklın ilmin dost olduğu bir yoldur.
İnsana yücelik kazandıran bu onurdur.

 Bundan yudum yudum iç kalbini coştur.
O  hem rahmet hem şifa hemde nurdur.

 Sarılırsan Kur’an-a  kolaylık bulacaksın.
Çevir yüzünü bekaya şefaatine nail olacaksın.

 Yüzün ay nur gibi  gönlünü ezkaza ver.
Bütün sevgiler Arşı Rahman da biter.

 Kıyamete kadar bu tazeliğini koruyacak.
Kaldır gözündeki perdeyi  oldu olacak.

 Yer ve Gökler Allah’ın mülküdür.
Kur’an  insan fıtratının ana sütüdür.

 Evrensel mesajla mühürlendi asırların hayırlısı
Alemlere bu kitapla geldi peygamberin uyarısı

 Allah sözün doğrusunu söyler kitabı açık.
Kadri kıymetini bil saygı ile eğil birazcık.

 Oku gayb dan şahadete inen şanlı kitabı.
Sınırlı bakışlar idrak etmez mutlak hakikatı.

……………………..
13.06.1983 Mekke

Ali Kılıç Kakiz

 
4 Comments

Posted by Eylül 29, 2009 in şiir

 
 
Follow

Get every new post delivered to your Inbox.