
İslam ilim,irfan ve medeniyet dinidir. Çünkü İslam asırlar ötesinin dinidir.Yerlere ve gölere sığmayan ulvi tek dindir. İslam şablon dini değildir. Yer yüzünde yaşayacak son insana kadar, bu din baki olacak. Allah bu dini sigortalıyor. Allah’ın takdirini bozabilecek kimdir? Bizim gibi fanilere ne oluyor? Allah şöyle buyuruyor:
‘Hiç şüphesiz Kur’an-ı biz indirdik. O’nu tahrif ve tağyirden biz koruyacağız’.
Hicr sûresi,ayet: 9
Maneviyat önderleri bulunmayan toplumlarda, Allah’dan korkanlara rastlanamaz.
Resûlullah s.a.v. asırların güneşiydi. Peygamberimiz varken başka kandilleri aramaya ihtiyaç yoktu. O güneş batıktan dan sonra, dava arkadaşları Onun nuruyla meseleri çözdüler. Hatemül enbiyanın nurunu gören gözler bu alemden göçtükten sonra,ortalığa karanlıklar çökmeye başladı. akabinde içtihat ve kıyas gündemi geldi.
İslam asırların diniyse, geleceğe de sözünü geçirecekse yarınlara dönük dört başı mamur ehliyetli ve liyakatli insanların kollarını sıvaması gerekmektedir.
Günümüzde ki meseleri körün el yardımıyla düğüm çözdüğü gibi çözmeye başlıyoruz.Bizde ki bir kısım his ûleması Kur’an-ı Kerim den bir ayet cımbızlarlar ondan sonra,bir tek ayetle ahkam keserler. Vebalini kendilerinden öncekilerin sırtına sarmışlar fakat,kitaplara kendi adlarını yazmışlar.
Kendi kusurlarımızla bu dinimizi gölgeledik. Tarifleri büyüttük,insanları küçültük. İnsan oğlu gerçekten tuhaf bir varlıktır.
Denizi bahçesinde ki bostanının göleği zanneden zihniyet, bir gecede denizi boşaltmaya kalkar. Su adına evinde ki testiden başka bir şey görmemiş kişiye denizi nasıl anlatırsınız. Yer ile gök arasını bir adamın boyu kadar gören zihniyete miraç’ı anlatabilirmisiniz.
Bu muhteşem kainat her zaman her an ilâhi emre ve iradeye muhataptır.
Akıllara durgunluk veren ilmi ve tekniği aciz bırakan semaları ve fizik ötesini tanımadıkça insanoğlu, Kur’an anlayışı daima eksik olacaktır.
Bakınız, Ruh ve Cebrail Cenab-ı Hakkın huzuruna 50 000 senede çıkarlar. Dönüşleri de bir o kadar sürer.Vahiy meleğinin yer yüzünden Allah’ın huzuruna bir defa çıkıp dönmesi için tam 100 000 yıla ihtiyaç vardır.
Bütün bu tanımlardan sonra hayat kitabı olan Kur’an-ı Kerim bize neler getirmiştir. Kur’an, başka alemlere sinyaller saçarak insanların dikkatini büyük yaratıcıya çekmektedir. Gaybın bir dili ve sırlarını anlatan Kur’an, İnsana,gayb perdesi altındaki eceline hazırlıklı ol mesajınıda vermektedir.
Ömür içinde ecelin,dünyanın içinde kıyametin gizli zikredilmesi de, aklın ve hikmetin bir gereğidir. Biz bunları umursamazsak,ellerimizi ovuşturmaktan başka bir şey yapamayız.
Kur’an-ı Kerimin genel atmosferini anlamak zorundayız. İnsan ilimle büyür rakamla değil. Bak baka bildiğin kadar semalara.O zaman anlarsın,zerre ile kürre arasında ki farkı.Ama gözler yorgun argın sahibine döner.
Mearicsuresi,Ayet: 4
`Melekler ve Cebrail miktarı ellibin yıl olan o derecelere bir günde yükselirler`.
Ayette ki manayı ancak düşünmekten beyni çatlayanlar,semaya bakmaktan gözleri aşınanlar anlar. Atlas döşekler de tatlı rüyalara dalanlar anlamazlar. Rabbimiz semayı temaşa etmeye çağırmaktadır. Çünkü, semaların ihtişamı fezanın derinlikleri ve fizik ötesi öyle üç beş bakmakla kavranacak cinsten değildir.
Hayat ancak dünya hayatıdır, yaşarız ve ölürüz,bizi ancak zaman helak eder, diyen o zihniyet, Peygamberimizin bahsettiği metafizik alemini inatlarından dolayı bir türlü kabul etmiyorlardı. Peygamberimiz buyuruyor ki:
‘Ben sizin görmediğinizi görür,duymadığınızı duyarım’. Sün. Tirmizi
Bütün beşeri ifadenin sınır ve imkanlarını aşan Kur’an-nın gücü hususunda bir kanaata varamayan Mekke müşrikleri terettütler içerisinde bocalıyorlardı.
Bu kitap baştan sona,Allah’ın birliğini vurguluyor,şirki kovuyor,tüm insanlara evrensel bir rahmet çağrısı yapıyor.
Teğabün suresi: Ayet,8
‘Allah’a Resulüne ve indirdiğimiz Nur’a iman edin’. Kıyamete kadar bütün insanlar bu ilahi sofranın davetçileridir. Allah bu dini ve kitabını koruma altına almıştır.En zayıf bir evde en büyük peygamberini,en şiddetlidüşmanlarından korumuştur.
Nahl suresi:Ayet,……
‘Biz Kur’an –ı sana her şeyin apaçık bir beyanı olarak indirdik’. Kur’an-ın üzerinde semavilik ve ilâhilik damgası mevcuttur. Bu güne kadar hiç bir beşer bunu taklide muvaffak olamamıştır. Fizik ötesi alem,kıyamet ve ahiret aklın tek başına işin içinden çıkabileceği türden bir mesele değildir. Allah her şeyi düzen ve ahenk içinde halk etmiştir. İnsanın eline,bir kitap önüne uyarıcı bir peygamber koymuştur. Kur’an-ın temel davası olan tevhid,insanlığı kesretten vahdete çıkarır. İnsan gayba açılmış duygularla doludur. Kur’an insana yaratılışın ve gaybın sırlarını anlatmıştır. Kur’an-ı cinler dinlediler iman ettiler. Dağlar Kur’an-ı işittiler inlediler……
Haşır suresi:Ayet, 21
‘Eğer Biz bu Kur’an-ı bir dağın üzerine indirseydik muhakkak ki o dağ Allah korkusundan baş eğmiş parçalanmış görürdün’.
Kur’an varlık alemini aydınlatan bir güneştir. Resûlün dava arkadaşları,Kur’an-ı itina ile okurlardı,her beş ayet okudukça,Allah ilim ve amel olarak ne buyurdu ona bakarlardı. Allah Onlarla dinini yücelti ve düşmanlarını onlarla susturdu.Siz onları görmüş olsaydınız onlara çılgın mecnun derdiniz. Fakat onlar sizi görmüş olsalardı size Müslüman demezlerdi.
Kaynaklar………..
Kuran-ı Kerim.. Muteber Hadis Kaynakları
İçki Uyuşturucu Sigara..Nuri Yazar.
Lessines / 2000
Ali Kılıç Kakiz


gülay
Eylül 29, 2009 at 11:17 pm
Allah ‘ın Kitabı Açık Hayır ile şer kavga eder bu sırra erilmez.Kur’an ve sünnetin ilkeleri asla değişmez. Baksana Cibrilin indiği Hira nur dağına.Meleklerin tavaf ettiği yere yükselen nura. İnsanlar davetlisidir bu ilâhi sofranınBilemediler kıymetini Resûlün ve kitabın. Kur’an saldırılar görmüş hucuma uğramış.‘Oysa Allah onları arkalarından kuşatmış. Ne zaman ki ilâhi mesajı kulaklarıyla işittiler.Hedefi küçült işi kısadan kestir dediler. Kur’an-a inanmak kutsal bir duygudur.Dayanılmaz bir zevk tükenmez bir olgudur. Okundukça rahmet denizini coşturur.Ruh ve bedenle bütünleşir konuşur. Kur’an aklın ilmin dost olduğu bir yoldur.İnsana yücelik kazandıran bu onurdur. Bundan yudum yudum iç kalbini coştur.O hem rahmet hem şifa hemde nurdur. Sarılırsan Kur’an-a kolaylık bulacaksın.Çevir yüzünü bekaya şefaatine nail olacaksın. Yüzün ay nur gibi gönlünü ezkaza ver.Bütün sevgiler Arşı Rahman da biter. Kıyamete kadar bu tazeliğini koruyacak.Kaldır gözündeki perdeyi oldu olacak. Yer ve Gökler Allah’ın mülküdür.Kur’an insan fıtratının ana sütüdür. Evrensel mesajla mühürlendi asırların hayırlısıAlemlere bu kitapla geldi peygamberin uyarısı Allah sözün doğrusunu söyler kitabı açık.Kadri kıymetini bil saygı ile eğil birazcık. Oku gayb dan şahadete inen şanlı kitabı.Sınırlı bakışlar idrak etmez mutlak hakikatı.……………………..13.06.1983 MekkeAli Kılıç Kakiz
gülay
Eylül 29, 2009 at 11:18 pm
Kur’an NurdurAllah Teâlâ şöyle buyuruyor:Bismillahirrahmenirrahim ‘Gerçek şu ki, Biz onu Kadir Gecesi’nde indirdik.’ 97 Kadir, 1‘Gerçekten Biz Onu, mübârek bir gecede indirdik’ Duhân, 3 Allah Teâlâ Kur’an-ı bir bütün halinde, Levh-i Mahfuzdan dünya semasın daki Beytülizzet’e, bin aydan daha hayırlı olan kadir gecesinde indirdi. Kur’an-ı Kerim olayların seyrine ve duyulan ihtiyaca göre 23 senede terciden teker teker arza tenzil buyrulmuştur. Yani Resulullah’ın s.a.v. mübarek kalbine ilka edilmiştir. ‘ Biz Onu, Kur’an olarak, insanlara dura dura okuyasın diye (âyet âyet, süre süre) ayırdık ve onu gerektikçe (ihtiyaca göre) indirdik’. İsra, 106 Kitabımız, arza yakın semaya toptan geceleyin iniyor, Hira nûr mağarasında da, ilk sure ve ilk ayetlerin nuzülü gündüz başlıyor. Bu muhteşem iniş ve yükseliş ilâhi rızaya uygun 23 yıl boyunca devam etmiş, böylece Kur’an –ı Kerimin tamamlanması gerçekleşmiştir.‘İnkara saplanıp kalanlar dediler ki:‘Kur’an Ona ‘Muhammede’ bir defada bütünüyle indirilseydi ya’ Biz Onunla senin kalbini iyice yatıştırıp pekiştirmek ve tane tane okuman için böylece (parça parça ve uzun sürede) indirdik.’ Furkan, 32 Kur’an bütünüyle Allah’ın sözüdür. Allah ile kulları arasındaki yolu açıp işlek duruma getiren geniş bir rahmettir. Kura’an-ı Kerim: * Ebu Umame r.a’den, Resulullah s.a.v ‘ın şöyle dediği rivayet olunmuştur: ‘Kur’an’ı öğreniniz. Şüphesiz o, kıyamet günü ehlin için çok iyi bir şefaatçı olacaktır.’ * En-Nevvas b. Sem’an r.a Peygamber’i şöyle derken duydum.‘Kıyamet günü Kur’an-ı Kerim ve bu dünyada onunla amel edenler getirilirler.Önlerinde de kendilerini arkadaş edinenleri savunan Bakara ve Âl-i İmrânsûreleri bulunur’Müslim. * Osman İbn Affan r.a’dan, Resûlullah s.a.v ‘ın şöyle buyurduğu rivayet olunmuştur: ‘Aranızda en hayırlınız Kur’an’ı öğrenen ve öğretendir.’ Buhari. * Aişe r.anha Hz Peygamber (s.a.v) : ‘Kur’an’ı okumakkendisine zor geldiği halde onu takılarak okuyana iki sevap vardır’buyurmuştur. Buhârî, Müslim. * Ebu Musa el-Eş’arî r.a. anlatıyor: Hz. Peygamber s.a.v şöylebuyurdu: ‘Kur’an okuyan ve okuduğuyla amel eden mü’minin örneği, tadıgüzel kokusu güzel turunç meyvesi gibidir. Kur’an okumayan, ancak onunlaamel eden mü’minin örneği de tadı güzel ancak kokusu olmayan ham hurmagibidir. Kur’an’ı okuyan münâfığın durumu ise kokusu güzel tadı burukreyhâne otu gibidir. Kur’an’ı okumayan münâfığın durumu ise kokusu olmyan,tadı da buruk olan acı yaban keleği gibidir’ Buhârî, Müslim. * Ömer r.a anlatıyor: Hz. Peygamber s.a.v ‘Allah Teâlâ buKur’an’la bazı kavimleri yüceltir bazılarını da batırır’ buyurmaktadır. Buhârî, Müslim. * Müttefakun aleyh olan bir hadiste:İbn Ömer (r.a) ‘den Allah Rasûlü’nünşöyle dediği rivayet olunmuştur. ‘Haset (gıpta veya imrenme) sadece ikiyerde olur. Biri Allah’ın kendisine Kur’an öğrenmeyi nasip ettiği kimsedirki, onu gece gündüz okur, kendisini işiten komşusu: ‘Keşke komşuma verilenKur’an nimeti bana da verilseydi de, gereği ile amel ettiği gibi ben deetseydim! ‘ der. Diğeri de, Allahın kendisine mal verdiği kimsedir ki, onuhak yolda sarfeder. Bunu gören diğer biri: ‘Keşke şu hayırsever kişiyeverilen mal gibi bana da verilseydi de, onun yaptığı gibi ben de hayıryapabilseydim! ‘ diye imrenir. * el-Berâ b. Âzib (r.a) anlatıyor: Sahabilerden biri atı yanında iplebağlı olduğu halde Kehf Sûresi’ni okumaya başlar. Derken bir bulut çıkar vesahabinin üzerine çökmeye yönelir. Hatta atı bu buluttan ürkmeye başlar.Sahabi sabah olunca Hz. Peygamber (s.a.v) ‘e gelip durumu anlatır.Hz.Peygamber (s.a.v) : ‘O Kur’an için inmiş huzur bulutudur’ buyururBuhârî, Müslim. * İbni Abbas (r.a) anlatıyor: Hz.Peygamber s.a.v.: ‘İçinde Kur’an’dan birşey bulunmayan kişi harabe ev gibidir’ buyurmuştur. Hadis hasen-sahîhtir;Tirmizî. * Tirmizî’nin hasen ve sahih diye vasıflandırdığı, Ebu Davud’un da rivayetettiği bir hadiste:Abdullah b. Amr b. el-Âs r.a ‘ın nakline göreHz.Peygamber s.a.v şöyle buyurmuştur: ‘Kur’an ehline; Kur’an’ı oku veyüksel, Kur’an’ı tıpkı dünyada okuduğun gibi tane tane tertil üzere oku,zira senin rütben, okuyacağın son âyetin yakınındadır’ denilecektir. * Sahîh-i Müslim’de, Ukbe b. Âmir (r.a) ‘den şöyle bir hadis rivayetedilmiştir:‘Biz, Suffa’da iken Resûlullah s.a.v. dışarı çıkıp: ‘Günahişlemeksizin ve akrabalık bağını koparmaksızın Buthan’a yahut Akik’a kadargidip oradan iri hörgüçlü iki deve getirmeyi hanginiz ister? ‘ diye sordu.‘Ya Resûlallah! Biz bunu isteriz’ dedik. ‘Öyle ise sizden herhangi birimescide gider de celil ve aziz olan Allah’ın kitabından iki âyet öğreniryahut okursa bunlar onun için iki deveden daha hayırlıdır. Üç âyet onuniçin dört deveden daha hayırlıdır. Bu âyetlerin sayıları arttıkça, o kadardeveden daha hayırlıdır.’ İbn Mes’ud r.a Hz. Peygamber s.a.v ‘in şöyle dediğini rivayetetmiştir:‘Bir kavme, Allah’ın kitabını en iyi okuyanları imamlık eder’Müslim. * Câbir b. Abdullah r.a anlatıyor: Hz. Peygamber, Uhud’da öldürülenlerdeniki kişiyi biraraya getirdikten sonra:‘Bunlardan hangisi Kur’an’la dahafazla haşır neşirdi? ‘ diye sorar; birine işaret edilldiği takdirde, önceonun defin işlemini yapardı. Buhârî-Tirmizî, Nesaî, İbn Mâce. * İmrân İbn Husayn r.a. anlatıyor:Bana Kur’an okuyan bir kadın uğradı,okudu sonra karşılık istedi ardından da bu isteğini geri alarak şöyle dedi:Hz.Peygamber (s.a.v) buyurdu ki: ‘Kim Kur’an okursa karşılığını Allah’danistesin. Bir zaman gelecek insanlar Kur’an okuyacaklar da karşılığınıinsanlardan isteyecekler’ Tirmizî. * İbn-i Mes’ud r.a. anlatıyor:Hz. Peygamber s.a.v. ‘Allah’ın kitabından bir harf okuyanın, okuduğu harfe karşılık sevabı vardır. Bir iyilik on katıyla değerlendirilir. Elif, Lâm, Mîm bir harftir demiyorum. Elif de harftir, lâm da harftir, mim de harftir’ buyurmaktadır. Tirmizî. Lessines 2005 Ali Kılıç Kakiz
gülay
Eylül 29, 2009 at 11:19 pm
Kur’ânı KerimBocalayarak kör inada saplanmış terettütler.Çocukluk dönemini yaşayan inkarcı yürekler. Kuran’ın parça parça indirilişine şaşmışlar.Taciz soruları sorarak,onlar haddi aşmışlar. Mekke müşriklerinin dönemedikleri viraj bu ya.Risâlet nurunu gören gözler doyasıya gördü ya. Bu Kitap daralan gönüllere rahmet ve nurdur.İnsana ruh aracıyla, ikram ve ilâhi bir lütufdur. Kaldır gözündeki perdeyi keskin görürsün.İlâhi sofraya yaklaş gölge varlığın küçülsün. Gözlerin kalplerin karşısında büyük mucize,Ey Rabbim! Kurana sarılmayı nasip eyle bize. Mekke/ Arafat dağı 1403H. Ali Kılıç Kakiz
gülyüzlüm..gülay
Ekim 2, 2009 at 7:31 pm
Yüce Rabbimiz ,kullarına olan sevgisi sebebiyle,onlara sonsuz bir hayat hazırladı..Cenneti yarattı,ve bu güzellik ülkesini sayısız nimetlere donattı…Bu nimetlerin benzerini tatmalarını ve Rablerini tanıyıp ibadet etmelerini için onları dünyaya gönderdi..Ayrıca kendilerini sonsuzluk diyarına götürecek Rehberler gönderdi..Ve Kur’an-i Kerim bir yol haritası,bir kılavuz kitap verdi..Eşsiz bir hidayet ve saadet Rehberi olan Kur’an-i Kerim,pek çok Ayet-i Kerimesinde insanın yaratılışındaki hikmetleri,Kainattaki harikulade nizamı ve Kur’an-i Kerim’in bir beyan mücizesi olduğunu düşünmeye davet eder…İnsanoğlu ,Kainatı tanımak,ve ondaki ilahi sır ve hikmetlere vakıf olmak ve tefekküre hakkıyla yok bulmak için Kur’an’in irşadına muhtaçtır…Kainat hadiseleri üzerinde tefekkür eden insan şuuru..“Bu dünya nedir..? Niçin yaratıldım..? saadet yolu hangisidir…? Nasıl yaşamalıyım..?ve nasıl bu fani aleme veda etme hazırlığı içinde olmalıyım..? “ gibi sorularını cevapını arar…“YERİ DÖŞEYEN,ONDA OTURAKLI DAĞLAR VE IRMAKLAR YARATAN VE ORADA BÜTÜN MEYVELERDEN ÇİFTLER,ÇİFTLER YARATAN O’DUR..GECEYİ DE GÜNDÜZÜN ÜZERİNE O, ÖRTÜYOR..ŞÜPHESİZ BÜTÜN BUNLARA DÜŞÜNEN BİR TOPLUM İÇİN İBRETLER VARDIR.. (ER-RA’D,3 )Evet,Kur’an,insanoğlunun son ilahi kılavuzu..Hazreti Muhammed izinden gidilecek son ilahi Rehber..Kur’an bir Rahmet sağanağıdır..Her yönüyle Allah’ın geniş Rahmetini anlatır..Tüm insanlığın üzerine yağan bir Rahmedir..Fakat sadece Kendine iman edenlerin istifade edebildiği Kur’an,Onu okuyan ve yaşayan için Rahmettir..“EY İNSANLAR,RABBİNİZDEN SİZE BİR ÖĞÜT,GÖNÜLLERDEKİ HASTALIKLARA BİR ŞİFA,MÜ’MİNLER İÇİN DE BİR HİDAYET VE RAHMET OLAN KUR’AN GELMİŞTİR..(YUNUS,10/57 )Kur’an’daki Ayetleri hepsinin hedefi insandır..Doğrudan insana hitap eder..İnsan bu hitabın önünden sağa-sola kaçarsa kendine yazık etmiş olur..Yüzünü karşı okunan Ayetler yüzüne çeviren ,Ayetlere hafıf alan helak olmuştur..Kur’an ile yaşamamızı dileğiyle Allaha emanet olun
gülyüzlüm..gülay
Ekim 2, 2009 at 7:36 pm
islam dini saadet ve selamet dinidir..dinimiz islam\’da zorluk yoktur,kolaylık emredilmiştir..bu hakikati hususunda Kuran-i Kerim\’de ve Hadis-i Şeriflerinde bir çok delil ile beyan buyurulmustur..bununla beraber bu zorluk ve kolaylığın sınırları da belirlenmiştir..Din,islam\’da inanç ve bu inanç esasları üzerinde bina edilen hayat nizamıdır..insanların inanması hususunda ,insan iradesine en büyük saygı örneği olarak tam bir hürriyet tanınmış,her türlü zorbalık ve başkı reddedilmiştir..islam,insanların fıtri,hür idrakine,vicdanına,aklına,algılama sistemine ve insan varlığının bütününe hitap ederek nefsi ile vicdan muhasebesini yapacak tercih hakkını kendi iradesine bırakmış,ve sonucun da kendi tercihinin gereği olduğu hakıkatini vurgulanmiştir..inanç,bir ikna meselesidir… bu vesile ile islam\’da insanları imana zorlamak yaşaktır..islam dini ise,insanlığın hayatı için en salim ve zor olmayan bir nizamdır..insanın hayatta karşılaşmıs olduğu zorluklara dahi kolaylııklar getirmiş,her sıkıntıdan kurtuluşun çaresini göstermiştir..bu zorluklar ,ister hayatın seyrinde meydana gelsin,ister başkalarının zorlaması sonucunda olsun,islam hal çevresinin yollarını gösterip,çıkmazlardan çıkar yol bulmuştur…hiç bir kimse Allah\’tan c.c. daha merhametli olamaz..Allah\’tan daha güzel ve daha ziyade kolaylaştırıcı olamaz.. Allah\’ın islamı konularda muradının insanlık için kolaylık olduğu hakikati Kuran-i Kerim\’de:"Allah size kolaylık diler,güçlük(zorluk)dilemez" (Bakara,185)diye buyurmaktadır..dünya hayatı insanlar için sadece mükafat yeri değildir..imtihan hayat olduğu için ,inişli-çıkışlı bir yol olmakla beraber,zaman-zaman karşılasılan bir takim zorlukların bulunması tabiidir..Allah c.c. insanlar için dinde kolaylık dilemesi bütün mükellefiyetleri için geçerli olan ilahi bir kanundur.. esasen bütün ilahi teklifler kolaylık amacına yöneliktir..zorluğu taşımadığı gibi zorlukları da kolaylaştırırlar..lakin islam kendisine haz duyan kalplere azimle engelleri kolayca aşmayı aşılar…dinde var olan sadelik,müsamahakarlık ve kolaylık eşliğinde hayatın bütün faaliyetleri ve bütün mükellefiyetler suyun akışı gibi rahatlıkla ifa olur..Allah c.c. hiç bir kimseye gücünün üzerinde bir yük yüklememiş ve her zorlukla beraber de mutlak bir kolaylık var kılmıştır.. Rabbimiz c.c.Kuran-i Kerim\’de:"muhakkak ki her güçlükle beraber bir kolaylık vardır..gerçekten güçlükle beraber bir kolaylık vardır" (İnşirah,5-6 ) diye buyurmuştur..Allah\’ı yakinen iman eden her mü\’min yine yakinen bilir ki,gerçekten her zorluğa eşlik eden bir kolaylık vardır…selam ve dua ile