
Aklı olmayan hayvanların yaşayışlarında hiçbir değişiklik söz konusu olamaz.
İlk yaratılan karınca, toprak altında yuva yapardı, topladığı gıdaları oraya biriktirirdi, kendisinden büyük yükler taşırdı. Bugünkü karınca da aynı şeyi yapıyor…
İlk yaratılan arı, nasıl ki önce peteğini yapıyor ve altıgen şeklinde meydana getiriyordu ve daha sonra içini çiçeklerden topladığı gıdaları bala çevirip peteğini dolduruyordu ise, bugünkü arı da aynısını yapmaktadır… Hiçbir gelişme ve değişiklik yoktur onların hayatında.
ESKİYE DÖNÜŞ MÜMKÜN DEĞİL!
Fakat bizim hayatımız çok farklı. Yüz sene önce ölen bir insan, bugün dirilse, dünyamızda olup bitenlere bir baksa, ne kadar şaşıracak, âdeta gözlerine inanamayacak.
Yaptığı bir aletle, bulutların üstünde seyretme imkânı, dünyanın öbür ucundaki ile görüşüp konuşabilme nimeti, daha neler neler…
Gün yoktur ki, insanlar ilim ve teknik bakımından yeniliklerle tanışmasın. Artık eskiye dönüş mümkün değildir.
Meselâ, asrımızda yaşayan bir hanımefendiye desen ki: “Eskiden çamaşırlar elde yıkanırdı, sen gene eskiden olduğu gibi çamaşırları elinle yıka, onlar gibi ol!” İkna edebilir misin?
Bir başkasına “Eskiden yaya veya atla seyahat edilirdi. Sen de ecdadın gibi yap!” desen, kaç kişiyi buna razı edebilirsin?
Elektrikle değil, gaz lambası ile aydınlanmayı kime kabul ettirebilirsin?
Dünyanın en yüksek iknâ kabiliyetine sahip olsanız bile, kimseyi yanınıza alamazsınız.
BAZI ŞEYLER DEĞİŞTİRİLEMEZ!
Netice olarak; kimse gerici olmaz, olamaz ve olmak da istemez. Bazıları bundan niçin endişe ediyorlar?
Bazı şeyler değiştirilemez, yerlerine bir başkası konamaz. Meselâ “Güneş milyonlarca sene önceden yaratılmıştır. Bu artık eskidi, bununla aydınlanmak, ise gericiliktir. Biz yeni bir güneş bulalım, o bizi aydınlatsın. Değilse ilerici olamayız” denebilir mi? İstense bile başka güneş bulunabilir mi?
Bize ışık ve hayat veren bu güneşi beğenmezsek aptallık etmiş oluruz; hayatımızı da sona erdirmiş oluruz.
Mukaddes dinimiz de manevi güneşimizdir. Güneş gibi, eskimez ve alternatifi yoktur.
Tarih şahittir ki, Müslümanlar, dinlerine ne kadar değer vermişlerse, dünya işlerinde o kadar başarılı olmuş, ilerleme kaydetmişlerdir.
Bir aşiretten cihan imparatorluğu çıkaran, altı asır üç kıt’aya hakim olan Osmanlı devletinin kurucusu Sultan Osman’ın oğluna yazdığı vasiyeti meşhurdur. Bir bölümü şöyledir:
“Ey oğlum! Allah için cihad et. Padişahlığın aslı ve esası İslamiyet’tir. Bizim mesleğimiz Allah yoludur. Maksadımız onun dinini yaymaktır. Yoksa kuru bir cihangirlik davası değildir…”
HERKES ÇOK İYİ ANLAYACAK!..
Fatih Sultan Mehmed Han, diğer Osmanlı padişahları gibi çok dindardı, gerici değildi. Çağ kapatıp yeni çağ açmıştı. Beşer tarihinde benzeri olmayan karadan gemileri yürütmeyi planlamış ve başarıyla tatbik ettirmişti.
Zamanının en güçlü toplarını imâl ettirip, Bizans surlarını delik deşik etmiş ve İstanbul’un fatihi olmuştu.
Bir gün gelecek ve herkes çok iyi anlayacak ki, dindar olmak gerici olmak değildir.



gülay
Kasım 21, 2009 at 11:15 pm
Kendini beğenen, nefsinin esiri olmuş kimseler, başkalarını hakir, aşağı görür, onlara zulmeder, ızdırab verir, haksızlık yaparlar. Kendini beğenmeyip haramlardan sakınan, nefsinin esiri olmayan kimselerin kabına, rahmet dolar, ihlasları artar, İslam alimlerinden veya onların kitaplarından istifade etmeye başlarlar. Böyle olan kimseler, başkalarını hakir, aşağı görmezler, onlara yük olmazlar hatta onların yükünü çekmeye başlarlar.Köpek olan eve, rahmet meleklerinin girmediği, hadis-i şerifte bildirilmiştir. Kalbe de, köpek mizaçlı kötü huyları sokmamalıdır. Özellikle kibir, kıskançlık, öfke ve şehvet gibi bu dört kötü huy daha tehlikelidir. Kendini beğenmek, başkasındaki bir nimeti kıskanmak, öfkelenmek ve şehvete kapılmak tehlikelidir. Kendini beğenen kimse, başkasını beğenmez, onu hakir, aşağı görür. Böyle olan kimseler, kıyamet günü hakir ve zelil olur. Nitekim hadis-i şerifte; (Kıyamet günü, dünyadaki kibir sahipleri küçük karınca gibi zelil ve hakir olarak kabirden çıkarılacaktır. Karınca gibi, fakat insan şeklinde olacaklardır. Herkes bunları hakir göreceklerdir) buyurulmuştur.Müslüman, Allahü teâlâya iman eden, Onun emirlerini yapan ve yasak ettiklerinden sakınan yani cenâb-ı Hakkın sevdiği kimse demektir. Böyle olan bir kimseyi hakir, aşağı görmek, çok büyük felakettir. Abdülhalık-ı Goncdüvani hazretleri oğluna hitaben buyuruyor ki:“Sana vasıyyet eylerim ey oğul ki, her halinde ilim, edeb ve takva üzere ol! İslam alimlerinin kitaplarını oku! Fıkıh ve hadis öğren! Cahil tarikatçılardan sakın! Şöhret yapma! Şöhrette afet vardır. Aslandan kaçar gibi, cahillerden kaç! Bid’at sahibi, sapıklar ile ve dünyaya düşkün olanlar ile arkadaşlık etme! Helalden ye! Herkese, şefkat ve merhamet et! Kimseyi hakir görme! Kimse ile münakaşa, mücadele etme! Kimseden bir şey isteme! Tasavvuf büyüklerine dil uzatma! Onları inkâr eden felakete düşer. Mayan fıkıh ve evin mescid olsun!”Ebu Ali Sekafi hazretleri anlatır: “Bir gün üç erkek bir kadın tarafından omuzlar üzerinde taşınan bir cenaze gördüm. Ben de yardım ettim ve cenazeyi mezarlığa kadar götürdüm. Sonra cenaze namazını kılıp defnettik. Oradakilere; – Size yardımda bulunacak bir başka komşunuz yok muydu? deyince; – Vardı ama bunu hor ve hakir görüyorlardı dediler. Ben yine; – Peki ne yapmıştı? dedim. Onlar; – Bu çok günahkârdı dediler. Sonra oradan ayrıldık. Vefat eden kişiye acımıştım. O gece bir rüya gördüm. Rüyamda biri yanıma geldi. Yüzü ayın on dördü gibi parlıyordu. Ayrıca çok kıymetli elbiseler giymişti ve tebessüm ediyordu. Kendisine; – Sen kimsin? dedim. Bana; – Cenaze namazını kılıp defnettiğiniz, günahkâr kişiyim. Halk tarafından horlanmıştım. Lakin yüce Rabbim son anımda bana merhamet eyledi. Şimdi bu merhametin nimetleri içindeyim diye cevap verdi.”Şakik-i Belhi hazretleri buyuruyor ki:“Bir kusuru ve ayıbı var diye bir kimseyi kötüleyen, hakaret eden kimse, kendi kendini helak etmiştir. İnsanlar, bir kimse hakkında; ‘Bundan bize zarar gelmez bu emin bir kimsedir’ derlerse, o kimse bütün insanların zarar ve kötülüklerinden emindir. Kim Müslümanların aleyhinde konuşur, onları gıybet eder, onlara iftira ederse, aralarında söz taşıyıp koğuculuk yaparak Müslümanları birbirine düşürürse, Müslümanların hakkını gözetmez, onların kalblerini kırar, incitirse ve onları kendinden aşağı görürse, o kimse şeytanın hizmetçisi olmuş olur, dünyada fakir olur, ahirette iflas etmiş vaziyette hakir ve zelil olur.”Netice olarak hiçbir Müslümanı, hatta hiç kimseyi hakir görmemelidir. Kendi hata ve kusurları ile meşgul olmalı, kimsenin ayıbını araştırmamalı, yüzüne vurmamalıdır. Ölümü ve kendisinin imanlı mı yoksa imansız olarak mı ruhunu teslim edeceğini düşünmelidir. Ebu Bekir el-Betaihi hazretlerinin buyurduğu gibi: “İnsanları, hor, hakir ve aşağı görmen, senin için tedavisi mümkün olmayan büyük bir hastalıktır.”
C A N
Kasım 22, 2009 at 12:00 am
evet bizleri bilgisiz koyup gerici diyenler gerici..ne anlar onlar insanlıktan bizim en cahilimiz bile onlardan daha alimdir..
nur-u
Kasım 22, 2009 at 1:48 am
Dualardan Bir Bahar *Ağacın ücra bir köşesinden, sessizce bir dua yükseldi bir bahar sabahı. Canlanmak istedi kuru dal parçası…. Ağacın ücra bir köşesinden, sessizce bir dua yükseldi bir bahar sabahı. Canlanmak istedi kuru dal parçası. Oysa can nedir, bilmezdi. Bilse de çoktan unutmuştu. Aylar var ki cansız ve kuru, bir iskelet gibi uyuyordu öylece. Hayata kavuşmak, ondan beklenecek en son şeydi. Çok geçmedi. Birşeyler olmaya başladı dal parçasının üzerinde. Bir tomurcuk uyanıverdi. Hayat belirtileri başladı. Yağmurla ıslandı tomurcuk. Güneşle ısındı. Rüzgârla nefes alıp verdi. İstediği herşey onlarda vardı. Birtek şey dışında: Hayat. Ne yağmurda can vardı, ne ışıkta, ne havada. Onlar, kendilerinde olmayanı bir kuru dal parçasına bağışlayamadılar. Tomurcuk dualarla can buldu. Ağaç, yüzlerce dalıyla dua etti can bulmak için. Dualara cevap gecikmeden geldi. Binlerce tomurcuk fışkırdı yüzlerce daldan. Onlar da daha hayata gözünü açmadan duaya durdular. "Âmin" dedi bulutlar. "Âmin" dedi güneş. "Âmin" dedi atmosfer. "Amin" dedi toprak, binlerce tomurcuğun duasına. Yağmurla, ışıkla, rüzgârla cevap yağdı dualara haftalar boyu. Sonunda, bir iskelet gözler önünde canlandı. Ve ağaç, can bulan ellerini tekrar semaya açtı. Yüzlerce dalıyla değil, on binlerce eliyle dualar sundu Yer ve Gökler Rabbine. Onu bir dille değil, on binlerce diliyle zikretmek istedi. Ağacın kendisi bir elden, yahut bir dilden başka birşey değildi. O da yeryüzünün bir köşesinde, bir ovanın dillerinden biriydi. Yeryüzünden sessizce dualar yükseldi bir bahar sabahı. Toprak can bulmak istedi. Ölmüş ağaçlardan ve bitkilerden ellerini semaya açtı. Aynı anda her karışından binlerce dua yükseldi ovaların. Gökler gürledi, güneş gülümsedi, rüzgâr müjdeler taşıdı uzaklardan. Bir yağmurla, bir güneşle, bir havayla, sayısız dualara cevap geldi. Her damlası bir cevaptı yağmurun. Her parıltısı bir cevaptı güneşin. Her nefesi bir cevaptı havanın. Onları, dualara cevap veren gönderdi. Cevaplara karşılık, yeni dualar yükseldi yerin her köşesinden. Sayısız ağaçlar, sayısız çiçekler saf saf olup yakardılar. Farklı dillerle, hep birlikte andılar kendilerine can vereni. Dualar okundu yeryüzünün renk renk tebessümünde. Baharın yüzünde gülen, duanın güzelliğiydi. ALLAHIN selamı üzerinize olsun inş
nur-u
Kasım 22, 2009 at 1:49 am
ALLAH razı olsun inş ablam yüreğine sağlık inş selam ve dua ile kal
gülay
Kasım 22, 2009 at 9:42 am
Allah c.c. razi olsun.hepiniz hoşgeldiniz kardeşler.hayırlı bir gün,ve Mevlam yolunda bir ömür dilerim..aleykum selam
osman
Kasım 22, 2009 at 12:10 pm
En cahilleri benim ;\’\'sizin için hayvanlardada ibretler vardır .\’\’ (NAHL SURESİ -66) Ayetinin anlamını yaşamış bir kardeşinizim.
ASLI NUR
Kasım 22, 2009 at 4:30 pm
Gerici olan İslam değil İslami kendi anladığı pencere dışında pencereleri kapatan kişilerdir. İslam’ı kesimlerin dıştan gelen fikir akımlarını kendi süzgecinden geçirirken İslam terazisini kullanmaları gayet doğaldır. İndirgeme nasıl ki karşı tarafta: gericilik din olarak anlaşılmış ve dine karşı bir reaksiyona dönüşmüşse, aynı şekilde dindar da: gelen fikirlerin din karşısında ki konumlandırmasına bakmıştır. Bunu iki taraflı tahlil etmek varken sürekli günah keçisinin İslam’ı taraf olması manidardır. Samimiyet testinin sürekli bir taraf için çalıştırılması karşı tarafı rahatlatsa da aslında yanıltıcı bir rahatlıktır.Dini anlama ve yaşama gayreti dindarda samimiyet olarak tezahür ederken dinden yararlananlarda ise itici ve sırıtan bir libas gibi duruyor. Eşyanın tabiatı samimiyete her zaman ön koltukları boş bırakmak zorunda kalmıştır. Bu ister devlet, ister cemaat bazında olsun samimi olanla olmayanı mahşeri vicdan hemen tanımaktadır.Ümmeti başkasının hakkını gaspa perde yapan dine en büyük yalanı söylüyordur. Sizi bir anadan ve bir babadan yaratan rabbiniz siz bir birinizi daha iyi tanıyasınız diye kavimlere ayırdı. İyi bilin ki en iyiniz en takvalı olanınızdır. selametle..
gülay
Kasım 22, 2009 at 6:01 pm
Müslüman \’gerici\’ olamaz!. ——————————————————————————–Muâsır Avrupa medeniyeti seviyesine çıkmak için başlatılan harekette, bu işi en iyi şekilde dindarlar başarmıştır. Böyle kimselere gerici demek akılla, mantıkla izah edilecek bir husus değildir.Dikkat edilecek olursa, ağzı içki kokan adam, Müslüman\’a gerici diyor. Yani kendisi bin beş yüz sene evvelki cahiliyet devrini yaşıyor, bin dört yüz sene evvelki Asr-ı Saadet\’i yaşamaya çalışana gerici diyor. Bin dört yüz sene evvel gelen ayetleri okumak gericilikse, Arşimed ve Maryot kanunlarını okuyanlar da gericidir.Müslüman nasıl gerici olabilir! Zaten din emretmese de hayat insanları zorluyor. Eğer bu dünyada insan gibi yaşamak istiyorsak ilmimizi artıracağız… Bu zamanda, başka çare yok!Eğer gericilik maddi planda ele alınırsa, uçağı yapmakla da hiç kimse ilerici olamaz. On bin metre yükseklikte uçmak ilericilik değildir. Evindeki, şehrindeki dertlerin hırpaladığı insan, ne kadar ileride olabilir?Bana çok \’gerici\’ diyenler oldu. Amerika\’da füze çalışmaları yaparken, müfettişler beni sorguya çekti. Dediler ki, "Biz, seni Amerika\’ya gönderdik ki, orada teknolojiyi öğrenesin, o teknolojiyi Türkiye\’ye getiresin diye! Sen, dinle meşgul oluyorsun! Yahu yobaz! Türkiye\’de İslam enstitüleri var, imam-hatipler var. Onlar hacı hoca yetiştiriyor. Senin burada dinî çalışmalar yapman yanlış!"Ben de dedim ki, "Neden beni suçluyorsunuz? Notlarıma bakın." Gönderdikleri adam notlarımı aldı geldi. Yetmişten aşağı notum yok. İlgili şahıs dedi ki, "Yahu bu nasıl oluyor? Sen hem gericisin, hem yobazsın, hem de notların çok iyi!"Müslüman böyle olmalı. İşini en iyi şekilde bilmeli, yapmalı!İngilizcem var, elektrikçiyim, teknolojik bilgim var, Avrupa seviyesine çıkmak budur!.. Yabancı eğitimciler beni iyi bir Avrupalı olarak görürken, bizimkiler bana gerici diyor!..Her zaman her devirde vahşetten medeniyete geçmek İslamiyet\’in eliyle olmuştur. Çünkü insanı yaratan (celle celalüh) İslamiyet\’i göndermiştir. Aklını yitirmemiş kötü alışkanlıkları olmayan her insan İslamiyet\’le bütünleşebilir. İslamiyet, gerici bir din olmadığı gibi, her devirde üstün insan yetiştiren bir dindir.İsmail Dümbüllü sahnedeyken birisi hakaret olsun diye sahneye hıyar atmış. İsmail Dümbüllü de hıyarı eline almış, bakmış, şöyle demiş: "Arkadaşlar, birisi hüviyetini düşürmüş; kiminse gelsin alsın!"Avrupa medeniyeti zahiren süslüdür; fakat içi zehirlidir. Orada temizlik, rahat, konfor hepsi var. Amma köpeğini gezdiren yaşlı bir hanıma "Köpeğini çok mu seviyorsun?" diye sorduğumda, "Elbette seviyorum. Bana hiç ihanet etmedi." dedi. Belli ki çocukları, akrabaları ona hep ihanet etmişler…Avrupa medeniyetinin gençlerine bakıyoruz; sokaklarda "no home (ev yok), no family (aile yok), no life (hayata hayır)" diye bağırıyorlar. Benim kanaatim şu ki, Avrupa\’da Amerika\’da içi rahat olan insan çok azdır. "Bir sürü problemim var!" diyor zengin adam. Evet, evleri bülbül yuvası gibi fakat huzurları yok. Avrupa medeniyeti böyle bir medeniyet…Biz, bir şehirde açılan şeker fabrikasına, başka bir şehirde kurulan dokuma sanayiine, demir çelik fabrikasına itiraz etmedik ki! Biz, meyhanelerin açılmasına, Kur\’an kurslarının kapatılmasına üzüldük.Sakin hayat denizinde yol alan İslam gemisi, zaman zaman fırtınaya tutulacaktır. Tâ ki gaflete dalanlar uyansın, uyanıklar ise hizmet için ayağa kalksın!..Hekimoğlu İsmail
gülay
Kasım 22, 2009 at 6:11 pm
bana da gerici diyen oldu sevgili İşmail Hakimoglu hocam."sen almanya gibi bir memleket geldin de burda tesettüre girdin de gerici ,yobaz oldun "diyen çok oldu.diyenler utansinlar.ben değil..Allah c.c. emirlerine yerine getirmek gericilik değildir.aldanan onlar olacak biz değil ..islam din,daima ilerleme emrediyor.çıplaklıkta ve günahlara diye değil.güzel ahlak,Allahın emirlerini yerinde getirerek ile ..çünkü insan ,yeryüzünde halife olabilmesi için dini islamı gerekli gibi yaşamasi yeterli..
ASLI NUR
Kasım 22, 2009 at 6:37 pm
Gülayım bu yol dikenli ,ve bu dikenleri sabırla ,hakkaniyetle ,islam ile temizleyeceğiz inş.Her yolda gülde atanlar olur ,dikende ama önemli olan bu dikenleri elimize batmadan temizlemektir.İslama gerici diyen önce kendi yaşama perspektivine baksın. İslam demek güzel ahlak demek ,islam demek kainatın yaşama tarzı demek. İlmi emreden islammı gerici.Ayrıca sana gerici diyen kendisi geri kafalıdır. İslam adı altında yaşıyor sor bakalım İslamın şartı kaç bunu bile bilmez sadece yorum yapıp müdahale yapayımda ,birazda olsun uzak dursunlar diye.Ama bilmiyorlarki ! senin gözün kara senin aşkın ALLAHC.C. VE Efendimiz varsın sana gerici desinler .kulun mahzeriyeti önemli değil Hakkın takdiri önemli . yoluna devammmm asla durmak yok .yılmak yok
gülay
Kasım 22, 2009 at 7:16 pm
evet,durmak yok inşallah Aslım..nüfüs kayıt müslümanlar bizi geri kafalı derler ama önemli olan Mevlamız ne diyecek.insan istersa dünya kral olsun gidecek kara toprak en sonunda..Hesap gününde Mevlaya karşışında hesap verecek..bundan kaçiş varmıdır?? yoktur..önemli olan ,Rabbi karşışına çıkınca ,yüzü ak,salih niyet,temiz bir kalb ile çıkmak.oda ,Gerçek islama yaşamakla olur..İslam medeniyet dinidir..ilerlemek için her şeyi mevcud..ama ne yazık bizim cahil müslümanlar,ilerlemek batı aleme taklıt yaparak kazanacaklar düşünüyorlar..Batı kokuşmus dünyası ne verebilir ki ? onlar güzelik adına ne varsa şanlı ecdadimizden çaldılar..bizde onlardan ahlaksızlıkları alıyoruz ..eyyy gafil müslüman!!uyan artık ve dinin islam öğren ve yaşa..Allahın kitabı Kuran kıyamete kadar bir güneş gibi aydınlatacak bizler..ne mutlu ki,o nurlu ışıklardan nasıpını alana..
Bekir
Kasım 23, 2009 at 5:38 pm
-yazik size,siz müslümanmisiniz ya!asil müslümani gerici gösteren sizin gibiler.oldugu yerde deli gibi ayni nakarati tekrarlayip durun.acinda gözünüzü alem görün.niye sildiniz bundan önceki yorumu.isinize gelmedi demi.burada 1i daha var bu netzde,cerens rumuzluondan birseyler ögrenin.islamda acziyet yok lan!!! size bunu anlatmaya calisiyorum.yok lauklar eyle demis beyle demis zart zurtaganin biz bunlari asdik siz nerdesiniz yaf.
gülay
Kasım 23, 2009 at 10:54 pm
Allah\’a c.c. havale ediyorum seni..O ne güzel Vekildir..titremeye başla..
cenk
Kasım 23, 2009 at 11:51 pm
şu sacma salak yazılar yazan popiler olmaya calışma kendını bir şey zanneddıgını sanma sen burda bizim müslümanlıgımızı sorguluyorsun bizm nasıl bir müslüman oldugumuzu kalbimizi yarıpda içine bakıpda mı ögrendin sen kımsın kı bizm nasıl bir musluman oldugumuzu sorguluyosun sen önce kendı muslumanlıgına bak muslumanlıkla alakan yok bir müslüman karşısındaki kafr bile olsa onun dinini hakkını sorgulayamaz bize diyosun ama senin müslümanlıkla alakan yok dostum sen musluman olmuş olsaydın 4.4 lük burda böle aşşalayıcı kelımeler dökmezdin az insan ol muslumanım diyorsan önce hoş görü güzelce anlatıma teşvik et kendını muslumanlık 5 vakıt namaz ramazanda oruc zekat hacca gitmeyle olunmuyor adap beşeri güzellik hoş görüyle oluyor önce bunları ögren sonra mmüslümanlıkla ilgili durumlara el at ama nerde 2 kuruşluk birisin bunu herkez önünde zaten kanıtlıyorsun bir müslüman asla ama asla bu tarz konuşamaz lan mış lan nemedek varmi dinde lan lan diye hitap ediyosun heleki şurdakı bir bayan karşındakı senin dininde varmı bir bayanla böle konuşmak bize dindarım ayakları cekme önce boy aynasına bak ne derece dindarsın sonra takvana bak sonra karsındakının hayatını incele öle yorum yap haşa sen Allah\’sın sanki sizde müslümanmısınız yazıyorsun asıl yazık senin gibi müslümanlar var halen biz müslümanlıgımızı kimseye kanıtlamaya calışmıyoruz rabbimizin rızası dogrultusunda hersey sen okadar muslümansan bir müslümanla nasıl konuşulacagını ögren öle gel git peygamberımızın hayatını oku adabını güzeligini ögren öle gel cocuk coluksun gözümüzde anca konuşursun muslumansan önce musluman gibi davran
gülay
Kasım 24, 2009 at 12:07 am
eyvallah kardeşim Allah c.c. razi olsun
ASLI NUR
Kasım 24, 2009 at 9:10 am
Esselamualeyküm ve rahmetullah ve berAkatuh diyerek sözüme başlamak istiyorUm.Öncelikle bu hakaretleri yazan kişinin bu selamın ne anlama geldiğini öğrenip ondan sonra yorum yapsın .İslamda lan ve zart zurt diye kelimeler olmaz bunu bilsin .konuya gelelim inş.Sen önce iyice bir güzel konuşmayı ve karşındakine nasıl konuşacağını öğren ondan sonra gel .Ben bir kişinin önce yazdıklarına bakar ondan sonra notu nu veririm.Belki daha akıllıca yazan birisi olsa idi bu yazıyı dikkate alırdım,ama almıyorum ve muhattab bile kabul etmiyorum.Benim dinime ,benim ilmime söz söyleyen öncelikle beni karşısında bulur. Ne demek acziyet yok ,o zaman sen yüce yaradanın sana bu imkanı vermeseydi sen elini kolunu oynatamazdım kardeşim.Rabbim sizin gibileri sevmese idi dünyada sizin gibiler olduğunu Rabbinden geldiğini unutanlar bu dünyada kalmazidi. Yani inkarcıda olsa ,acizliğini kabul etmeyenler ,çok ama Yüce yaradan yarattığı kullarını seviyor ve bırak diyor konuşsun nasıl olsa bana geri dönmeyeceklermi?.bunun idrakına varın .Ayrıca gerici olmuşuzda ne yapmışız,okumayınmı ? demişisiz,başınızı açın veya kapatınmı? demişisiz. içki için, seni rezil ortamlaramı karışın demişiz.çalın devletimi soyun ,kadınlarınızı kızlarınızı ortaya salınmı demişiz.ülkeyi bölünmü? demişiz. Hiç kimse bizim Müslümanlığımıza laf edemez, kimse benim dinime söz söyleyemez,kimse benim abidlerime lavuk diyemez. sen haddini aşmış bir kişisin .Burada yazıpda çıkmak olmaz kardeşim .Ayrıca sen ceren hanımın sözcüsümüsün ,demek ki onun kopyala yapıştırı siz adam edememiş.size içten yazılan el emeği göz nuru yazılar lazım ki acizliğinizi kabul edesiniz. sana bir misal vereyim sabah kalktın elin ayağın tutmuyor,veya konuşamıyorsun seni yaradan olmasa senin bu acizliğin hep böyle kalır. Yüce yaradan öyle büyüktürki! Hadi kalk bakalım yürü sen yapabilirmisin? hadi konuş konuşabilirmisin? hayır hayır hayır .konuşamasın .uzaktan insanlara bakar bakar durursun. İşte bu senin acizliğindir.Evet bizlere asırlar öncesinden deli denildi ,şimdi sizin yazdığınız gibi evet biz deliyiz.İslam deyip duran deliler.Allah deyip duran deliler Peygamber deyip duran deliler ,benim kardeşim ilmi öğrensinde cahil cesareti olmasın ve bu kul hakkından geri dursun diyen deliyiz.Yarın ahirette utancımızla yüzyüze gelmeyelim,emiri bil m\’aruf nehyi münker olarak…… Şimdi gelelim gülayıma.Hiç kimse tanımadığı bir kişiyi yargılayamaz, belkide ağırınıza giden ben Müslüman bir ülkede yaşıyorum benim bilmediğimi biliyor beni uyarıyor.Benim gözlemledğim sonuç budur.Belkide kıskançlık vardır ne dersiniz.Benim tavsiyem cereni veya başkasını örnek göstereceğen ,öyle bir azim içinde olki ,yarın seni örnek birisi göstersinler.Bu günden başla BİSMİLLAH de dünü unut geleceğe bak , sanada güzel insan desinler .selametle….
Nuru
Kasım 24, 2009 at 10:21 am
Helal be ablacım seni takdir ediyorum aslı ablacım canımm yine fena dokundurmuşsun anlayana tabiki .
gülay
Kasım 24, 2009 at 11:06 am
tesekkürler Aslı kardim Mevlam c.c. razi olsun..yayına çıkacağim az sonra bu yüzden fazla yazamiyorum ama döneceğim yine.Allaha emanet olun
ahmed
Kasım 25, 2009 at 9:27 am
BİR DUAAllahım! kapına geldim! İlahi! Kırdım onarmaya geldim, bozdum yapmaya geldim. Kusur ettim affına geldim. Kaçtım, kaçtım; sonunda döndüm yine sana geldim. Ne olur beni affet! Allahım! Biz küçüklerin işi kusur, sen büyüğün işi aftır. Büyüklüğünle muamele ayle bana ey merhameti bol Allahım! Sen "Kullarım sana beni sorarlarsa(bilsinler ki) ben onlara yakınım. Bana dua ettiği vakit dua edenin dileğine karşılık veririm"[Bakara, 186] Şimdi yakınlığını hissediyor ve duamı kabul buyuracağına büyük ümit besliyorum. Ne olur ümidimi boşa çıkarma Allahım! İtiraf ediyorum Allahım! Yüceliğine yaraşır davranmadım. Nankörlük yaptım, nimetlerine şükretmedim. Sana gereği gibi ibadet etmedim! Allahım! Beni sürekli büyük bir şefkatle dostluğuna çağırdın, kötü yollara karşı uyardın. Ama dünyanın geçici zevleriyle ve şaşasıyla sarhoş olduğumdan hiç kulak asmadım! Hep kaçtım senden! Allahım! Nefsimle büyük mücadeleler verdikten sonra kararımı verdim; seni, rızanı, dünya ve ahiret mutluluğunu seçtim. Bunlar, karşılığında kaybedeceklerim ne olursa olsun, tercihe değer şeyler; ister makam-mevki, ister mal-mülk, ister eş-dost, ister zevk-sefa olsun.Seni ve dostluğunu kazandıktan sonra onları tekrar kazanabilirim; hatta daha iyisi ile. Seni ve dostluğunu kaybettiğimde ise dünyaya sahip olsam ne yazar ki? İşte geldim Allahım! İlahi! Rahmetinin herşeyi kuşattığını bildimde geldim. Hoşgörünün enginliğini bildim de geldim. Dünya dolusu günah işleyeni, tövbe edip kapına geldiğinde bağışladığını bildim de geldim. Yoksa bunca günahı olan bir köle efendisine dönermi hiç?Allahım! Önümdeki engelleri kaldırıp beni huzuruna getirdiğine ve önünde diz çöküp özür dilemeye muvaffak kıldığına göre; kalbimi bu güzelliklere açtığına ve üzerime rahmet yağdırdığına göre… demek beni seviyorsun, evet demek ki beni seviyorsun; çünkü sen bunu sevdiklerine yaparsın. Ne olur Allahım!Bu sevginin hatrı için, kabul buyur dergahına! Ve seni daha iyi tanıma, sana daha çok yaklaşma imkanı ver! Amin..! Allah razı olsun selam ve dua ile abla
cenk
Kasım 25, 2009 at 8:40 pm
Rabbinizden size indirilene (Kur\’an\’a) uyun. O\’nu bırakıp da başka dostların peşlerinden gitmeyin. Ne kadar da az öğüt alıyorsunuz! Araf Suresi 2
cenk
Kasım 26, 2009 at 2:20 am
ismayıl durmaz abim yazılarında kendı dusunceme göre yanlıs seyler var \’\'\’NAMAZSIZ VE TESETTÜRSÜS MÜSLÜMAN OLMAZ ALLAH 5 VAKİT NAMAZI FARZ KILDI MÜSLÜMANIM DİYEN BEŞ VAKİT NAMAZ KILSIN KİM BEŞ VAKİT NAMAZ KILMADI DAHA MÜSLÜMAN OLMADI NAMAZ HOCASINI ÇOK İYİ DİNLEYELİM """barı de namaz kılmayan mümin olamaz desen neyse namaz kılmayana resmen kafir diyosun ne yanı şimdi kılmayan herkez kafirmi muslüman deyilde ne munfıkmı işde şerihatları bu yüzden sevmıyorum direk kurandan deyil kendı kafalarına göre vazıyet koymalarından dinimizi kolaylaşdırdıgınızı zannedıyorsunuz ama tam tersıne zorlaşıyor böle peygamber efendımızın hangı hadısınde hanhi sözünde namaz kılmayan musluman deyildir di yada namaz kılmadan musluman olamaz kelımesi döküldü varsa böle bir hadis veya kuranda bir ayet bana gönderirmisin 5 vakıt namaz kılmayan cok kişibiliyorum ama önce adabı davranışları v.s v.s oruc tutyor zekatını verıyor kurbanını kesıyor herseyı yapıyor ama bir namaz kılamıyor sımdı buna mutluman deyil mek bize düşmez ne size nede bize yanlıs rabbim bilir böle sözler söleyerek insanları yanlış düşüncelere tesvik ediyorsunuz aa diyor ben kafirmişim bunca zaman cok günah işledim ya nasıl olcakda ben gercek musluman olucam iş işden gecmış diyip aynı günaha devam edecek cahıl bir insan bunları düşüne bilir ondan akıllı bir insan dilinden deyil cahil bir insan dilinden konuşun akıllı insan her daimi dusunerek bunları anlaya bilir ama cahil bir insan düşünerek deyil gördügü duygudu seylerle yetınır ve öle yola devam eder umarım yanlıs bir sey sölememışimdir düşüncelerım budur buna bir acıklık getir güzel abim benım senmı yanlışsın ben mı konusarak cözecez bunu cünki böle seylere gelemıyorum ben namazımı kılıyorum ama bu durum şu ilk yazdıgın yazı hiç içime sinmedieyer özel konusmak istersen buyur ekle nemi msn :asskom@live.nl