RSS

Andolsun Biz Kur’ an’ ı zikr (öğüt alıp düşünmek) için kolaylaştırdık.‏

30 Kas

Allah’ın emirlerini öğrenebileceğimiz tek kaynak olan Kuran’ı Kerim 1400 yıl önce  peygamber efendimize vahyedilmiştir. İslamiyetin temellerinin anlatıldığı Kutsal Kitabımız Kuran, bugün insanlar tarafından titizlikle korunan, saygı duyulan ancak okunmayan bir kitap olarak raflarda ya da duvarlarda asılı halde korunmaktadır. Oysa Kuran bizlere öğüt almamız, Allah’ın emirlerini ve yasaklarını öğrenmemiz için indirilmiş bir rehberdir.

 ‘Andolsun Biz Kur’ an’ ı zikr (öğüt alıp düşünmek) için kolaylaştırdık. Fakat öğüt alıp-düşünen var mı?’ (Kamer Suresi, 17)
 
Günümüzde insanların çoğu dinimiz hakkındaki bilgileri Kuran’la örtüşmeyen kaynaklardan öğrenmekte, bu da yanlış ve hurafelerle dolu din bilgisinin yaygınlaşmasına neden olmaktadır. Oysa Allah’ın emir ve yasakları Kuran’da açıkça bildirilmiştir. Kuran’la örtüşmeyen hatta tamamen tezat bilgilerden oluşan Kuran dışındaki kaynaklardan dini öğrenmek son derece sakıncalı bir durumdur.


‘Dillerinizin yalan yere nitelendirmesi dolayısıyla şuna helal, buna haram demeyin. Çünkü Allah’ a karşı yalan uydurmuş olursunuz. Şüphesiz Allah’ a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa ermezler.’ (Nahl Suresi, 116)

 

‘Biz sana bu Kur’ an’ ı güçlük çekmen için indirmedik.’ (Taha Suresi, 2) ayetinden de anlaşıldığı gibi, Kuran insanların güçlük çekmeleri için indirilmemiştir. Rabbimiz; ‘Allah, size kolaylık diler, zorluk dilemez.’(Bakara Suresi,185)  ve  seni kolay olanda başarılı kılacağız.(A’ la Suresi, 8) ayetleri ile kullarına olan merhametini ve seçip beğendiği dininin kolay olduğunu  bildirmiştir.

Allah kolaylık dilerken insanlar, İslam dinini icra edilmesi zor ve karmaşık bir hale getirerek Kuran ahlakından uzak toplumların oluşmasına neden olmaktadırlar. Dine uzak olup tanımak ve yakınlaşmak isteyen insanlar için bu yanlış bilgiler ve hurafeler olumsuz bir etki yaratmakta ve dinimizin yanlış bir şekilde anlaşılmasına sebep olmaktadır.

 

Bütün bunların dışında en önemlisi Allah’ın ayetlerinin yerine başka kaynakları önde tutmak ve onları uygulamak insanı şirke götüren büyük bir tehlikedir. ‘Gerçekten, Allah, Kendisi’ ne şirk koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışında kalanı ise, dilediğini bağışlar. Kim Allah’ a şirk koşarsa, doğrusu büyük bir günahla iftira etmiş olur.’ (Nisa Suresi, 48)

Sevgili peygamberimiz Hz. Muhammed’in:  ‘Rabbim gerçekten benim kavmim, bu Kur’ an’ ı terk edilmiş (bir Kitap) olarak bıraktılar.’ (Furkan Suresi, 30) sözünden, Kuran’ın okunması gerektiği anlaşılmaktadır. Ayrıca, ‘Ben, yalnızca bana vahyedilmekte olana uyuyorum.’ (Ahkaf Suresi, 9) diyerek Allah’ın emirlerinin dışında bir şeye uymadığını anlıyoruz. Bu durumda bizlerin de sevgili peygamberimizi örnek almamız ve sadece vahyedilene uymamız gerektiği çok açıktır.

 Dünya hayatına karşılık ahireti umanlar için ‘O (Kur’ an), alemlere bir ‘ öğüt ve hatırlatmadan’ başkası değildir." (En’ am Suresi, 90) Ve (Bu Kur’ an,) Ayetlerini, iyiden iyiye düşünsünler ve temiz akıl sahipleri öğüt alsınlar diye sana indirdiğimiz mübarek bir Kitap’ tır. (Sad Suresi, 29) ayetiyle de anlaşılacağı gibi Kuran, kenara kaldırılmak ve unutmak için değil, okumak ve öğüt almak için indirilmiş mübarek bir kitaptır.
KİŞİ SEVDİĞİYLE BERABERDİR ”

Hz.MUHAMMED
(S.A.V.)

 
6 Comments

Posted by Kasım 30, 2009 in İslam

 

Etiketler:

6 Responses to Andolsun Biz Kur’ an’ ı zikr (öğüt alıp düşünmek) için kolaylaştırdık.‏

  1. gülay

    Kasım 30, 2009 at 1:16 am

    Kur\’ an\’ a Yaklaşım"Andolsun ki biz Kur\’ an\’ ı düşünmek için kolaylaştırdık. O halde düşünen var mı?" (54/17) Kur\’ an coşkun bir kaynak gibidir. Bu kaynağa sayısız insan sayısız amaçlarla başvurabilir, ister inansın, ister inanmasın, Kur\’ an\’ ın insanlara iletmek islediği mesajı, ilahi vahyi anlamak isteyen herkesin, ilk adım olarak daha önce kafasında yer eden düşünce ve tasavvurlardan aklını, fikrini, zihnini boşaltması gereklidir. Her türlü dünya ile ilgili arzu ve kişisel isteklerden içini arındırması lazımdır. Sonra da açık bir gönül, dikkatli bir kulak ve Kur\’ an\’ ı anlamak için tertemiz bir niyet ile onun üzerine eğilmesi, tetkik etmesi, anlamaya çalışması gerekmektedir. Bu anlama kuralı tüm insanlık için geçerli olduğu gibi, öncelikle bizim fert fert, kişi kişi onu, yani Allah\’ ın mesajını anlamamız gerekmektedir. İnandığımız sistemin öğretilerini bilerek, anlayarak yerine getirmek zorundayız. Nisa 136\’ da devamlı iman etme, emin olma, tam tanıyarak teslim olma olayı gündemde tutulmaktadır, inandığımız halde Allah\’ a, Rasulüne, indirdiği kitaba ve önce indirilenlere inanmamız emredilmektedir. Körükörüne teslim olma değil aksine neyi, nerede yapacağını, yaptığını Kitabullaha, Rasulün sünnetine uygun olarak yapan durumuna gelmemiz bizden istenmektedir. İşte insan, özellikle müslüman Kur\’ an\’ ı anlamaya çalışırken, Kur\’ an\’ m mübelliği, tebliğ edicisi, açıklayıcısı Hz. Muhammed (s)\’ i anlamaya ve tanımaya çalışırken öncelikle kendisine çok dikkat etmesi gereklidir. Yukarıda anlatmaya gayret ettiğimiz gibi, düşünme kabiliyetini, içini, hafızasını sayısız ve karışık düşüncelerden arındırmadan Kur\’ an\’ ı anlamaya çalışanlar onun sayfaları arasında kendi düşüncelerinden başka bir şey bulamazlar. Okudukları ayet ya da surelerde Kur\’ an\’ ın vahyî havasını teneffüs edemezler. Vahyin gerçekleri ile kendi bilgilerini, özellikle cahili kalıntılardan oluşan bilgilerini bir araya getirip karma bir şeyler oluşturmak, sentez yapmak isterler. Kimileri de Kur\’ an ve sünneti keyfî açıklamalarla, yanlış yorumlarla kendi kafalarına göre yorumlayarak Allah\’ ın samimi kullarını, halis kulların yanıltmaya çalışırlar. Amaçları da sadece ve sadece kendi düşüncelerinin yayılması, insanların kendi etkilerinin altına girerek, kendilerine kul köle olmasını temin etmektir. Müslüman ise tağutu inkar etme, ve bu ilah bozuntularına itibar etmemek, belamların yanıltmalarına karşı uyanık olmak zorundadır. Başkalarından değil sadece Allah\’ tan korkmak zorundadır. Kendisinden korkulacak güç ve kudret sahibinin, otorite sahibinin Allah olduğuna, Allah\’ ın korkulmaya her şeyden ve herkesten daha layık olduğuna inanmak, iman etmek mecburiyetindedir. Toparlarsak; müslüman Allah ve Rasulünün dediklerine kulak verecek insanların bu husustaki kınamaların dan korkmayacaktır. Allah\’ a itaati, saygısı ve sevgisi ölçüsünde olacaktır Allah\’ a itaat etmeyene itaat etmemek etmemenin yollarını öğrenmek için di Kur\’ an\’ la sürekli beraber olacak, her şeyiyle Kur\’ anî olmaya gayret edecektir. Ey Muhammed! Sana bu mübarek kitabı, ayetlerini düşünsünler ve aklı olanlar öğüt alsınlar diye indirdik." (Sad, 29) Bu Kur\’ an ancak alemler için bir öğüttür. (Zümer, 87) Onlar Kur\’ an\’ ı düşünmüyorlar mı, Yoksa kalpleri kilitli mi..? Selam ve duaile..

     
  2. ASLI NUR

    Kasım 30, 2009 at 10:56 am

    Kur an İle İlgili Hadisler Kuran Kerim İle İlgili Hadisler“Sizin en hayırlınız Kur’an’ı öğreteniniz ve öğreneninizdir.” Darimi:2/437 · “Kur’an’ı seslerinizle süsleyiniz.” Ebu Davut:2/74, Nesai;2/79· “İçinde Kur’an’dan bir şey olmayan kişi harap eve benzer.”Sünen-i Tirmizi; 5/177· “Allah(c.c) yeryüzünde azabı hak etmiş olanları azaplandıracağızaman, Kur’an’ı öğrenmeye çalışan çocukların yüzü suyuhürmetine azap etmekten vazgeçer.” Darimi:2/439· “Kim Kur’an’dan bir ayet dinlerse, dinlediği ayet onun için(dünyada ve ahirette) nur olur.” Darimi:2/444· “Şüphesiz Kur’an’ı okuyana bir sevap, onu dinleyene iki sevap vardır.Darimi:2/444· “Şüphesiz insanların bir kısmı Allah’ın dostlarıdır. Onlar ehl-i Kuran olanlardır.” İbn-i Mace:1/78, Darimi:2/433· “Kur’an, Allah’a gökler, yerler ve onlarda bulunanlardan daha sevimlidir.” Darimi:2/441· “Kur’an’ın okunduğu evin hayır ve bereketi artar, Kur’an’ın okunmadığı evin hayır ve bereketi azalır.” El İtkan-Suyuti:2/331· “Kur’an’ı çok okuyan hafızlar Cennet ehlinin liderleri, başkanlarıdır.”El İtkan Suyuti:2/332· “Sözlerin en hayırlısı Allahın kitabı Kur’an’dır.” Buhari:6/327, Müslim:3

     
  3. ASLI NUR

    Kasım 30, 2009 at 10:57 am

    “Kur’an okunduğu zaman o kovulmuş şeytandan Allah’a sığın!” Nahl-98 Bir imtihan yeri olan dünya hayatımızda, bizlerin en büyük düşmanı “şeytan”dır. O insanları doğru yoldan saptırmak ve kötü emellerine alet edebilmek için bütün gizli ve açık yolları dener. Şeytan, yalnız bizim değil bizden önce gelen tüm peygamberlerin ve inanan tüm insanların düşmanıdır. Şeytan bizden önce Resulullah’a inanan sahabeleri de Allah yolundan alıkoymak için çok uğraşmıştır ama başaramamıştır. Sahabeler Allah’ın son kitabı olan Kur’anı okuyup, onu anlayıp uyguladıkları için şeytan onları hiçbir zaman ayartamamıştır. Peygamberimizin zamanından taa bizim zamanımıza kadar gelen kutsal kitabımız Kur’anı Kerimi biz de okuyup anlamaya çalışmalıyız. Kitabımızın bize gösterdiği doğruları yaşamalı ve hayatımızı ona göre şekillendirmeliyiz. Hiçbir zaman şeytanın bizi kandırmasına izin vermeyelim. Yoksa şeytanın istediği gibi, kendisiyle beraber cehenneme girenlerden ve cehennem odunlarından oluruz. Bunların hiçbirinin olmaması için dinimizi iyice öğrenmeli ve yaşamalıyız. Kur’anı Kerimi anlayarak okumalıyız. Böylece Allah’ın yanında iyi bir mümin oluruz ve inşallah hep birlikte Cennete gireriz.

     
  4. ahmed

    Kasım 30, 2009 at 11:31 am

    YE gibi yumulduk ELİF gibi başladığımız hayattaElif gibi dosdoğru olunmalı hayatta…Be gibi tek nokta üzerinde durabilecek kadar dengeli olunmalı…Te gibi olmalı, veda hutbesinde emanet bırakılan iki şeyi (kuran ve sünnet) sürekli başının üzerinde taşımalı insan…Se gibi az konuşup 3 dinlemeli toplumda…Cim gibi çocukça bakmalı hayata, ama cim kadarda çok iş yapmalı…Ha gibi gönlü geniş dostlar edinmeli insan,Hı kadar ağlamaklı olduğunda yardımcı olabilecek…Dal gibi boynunu bükse de hayat,Zel gibi şapkasını takmayı bilmeli zorluklara karşı…Ra kadar rahat olsa da insan bu dünyada,Ze’nin noktası gibi başında dolanan bir sineğin olduğunu mutlaka bilmeli…Sin midir sanki bu dünyada noktasız pulsuz tek garip…Şın gibi pulları vermeli getirip…Sad kadar şişse de karnın,Dat gibi hayata bir göz kırp…Tı gibi bir yelkenlidir hayat,Zı kadar yükü olan…Ayn gibi göğe çevir yüzünü…Ğayn’ın noktası kadar şüphe olmasın kalbinde…Fe eyne tezhebuun… (kaçış nereye)Gaf gibi iki gözünü aç…Kef kadar karizmatik ol…Lam gibi tutunacak bir dal ol gariplere…Mim’lenmiş olsan da yılma yıkılma…Nun kadar suskun…Vav kadar edepli ol…He gibi haykır içinden geçenleri…Lamelif gibi ellerini O (c.c)’na aç…Ya Rabbi rahmet ve mağfiret kapılarını bize aç…Abdullah Cahit DİNÇselam ve dua ile abla mevla razı olsun inşallah

     
  5. gülay

    Aralık 1, 2009 at 11:51 am

    Al-i İmran / 191. Onlar, ayakta dururken, otururken, yanları üzerine yatarken (her vakit) Allah\’ı anarlar, göklerin ve yerin yaratılışı hakkında derin derin düşünürler (ve şöyle derler Rabbimiz! Sen bunu boşuna yaratmadın. Seni tesbih ederiz. Bizi cehennem azabından koru !قُلْ سيرُوا فِى الْاَرْضِ فَانْظُرُوا كَيْفَ بَدَاَ الْخَلْقَ ثُمَّ اللّهُ يُنْشِىءُ النَّشْاَةَ الْاخِرَةَ اِنَّ اللّهَ عَلى كُلِّ شَىْءٍ قَديرٌAnkebut / 20. De ki: Yeryüzünde gezip dolaşın da, Allah ilk baştan nasıl yaratmış bir bakın. İşte Allah bundan sonra (aynı şekilde) ahiret hayatını da yaratacaktır. Gerçekten Allah her şeye kadirdir.قَدْ خَلَتْ مِنْ قَبْلِكُمْ سُنَنٌ فَسيرُوا فِى الْاَرْضِ فَانْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُكَذِّبينَAl-i İmran / 137. Sizden önce nice (milletler hakkında) ilâhî kanunlar gelip geçmiştir. Onun için, yeryüzünde gezin dolaşın da (Allah\’ın âyetlerini) yalan sayanların âkıbeti ne olmuş, görün!اَيَوَدُّ اَحَدُكُمْ اَنْ تَكُونَ لَهُ جَنَّةٌ مِنْ نَخيلٍ وَاَعْنَابٍ تَجْرى مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ لَهُ فيهَا مِنْ كُلِّ الثَّمَرَاتِ وَاَصَابَهُ الْكِبَرُ وَلَهُ ذُرِّيَّةٌ ضُعَفَاءُ فَاَصَابَهَا اِعْصَارٌ فيهِ نَارٌ فَاحْتَرَقَتْ كَذلِكَ يُبَيِّنُ اللّهُ لَكُمُ الْايَاتِ لَعَلَّكُمْ تَتَفَكَّرُونَBakara / 266. Sizden biriniz arzu eder mi ki, hurma ve üzüm ağaçlarıyla dolu, arasından sular akan ve kendisi için orada her çeşit meyveden (bir miktar) bulunan bir bahçesi olsun da, bakıma muhtaç çoluk çocuğu varken kendisine ihtiyarlık gelip çatsın, bahçeye de içinde ateş bulunan bir kasırga isabet ederek yakıp kül etsin! (Elbette bunu kimse arzu etmez.) İşte düşünüp anlayasınız diye Allah size âyetleri açıklar.وَسَخَّرَ لَكُمْ مَا فِىالسَّموَاتِ وَمَا فِى الْاَرْضِ جَميعًا مِنْهُ اِنَّ فى ذلِكَ لَايَاتٍ لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَCasiye / 13. O, göklerde ve yerde ne varsa hepsini, kendi katından (bir lütfu olmak üzere) size boyun eğdirmiştir. Elbette bunda düşünen bir toplum için ibretler vardır.لَوْ اَنْزَلْنَا هذَا الْقُرْانَ عَلى جَبَلٍ لَرَاَيْتَهُ خَاشِعًا مُتَصَدِّعًا مِنْ خَشْيَةِ اللّهِ وَتِلْكَ الْاَمْثَالُ نَضْرِبُهَا لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَفَكَّرُونَHaşr / 21. Eğer biz bu Kur\’an\’ı bir dağa indirseydik, muhakkak ki onu, Allah korkusundan baş eğerek, parça parça olmuş görürdün. Bu misalleri insanlara düşünsünler diye veriyoruz.

     
  6. gülyüzlüm..gülay

    Aralık 1, 2009 at 10:58 pm

    Yüce Rabbimiz ,kullarına olan sevgisi sebebiyle,onlara sonsuz bir hayat hazırladı..Cenneti yarattı,ve bu güzellik ülkesini sayısız nimetlere donattı…Bu nimetlerin benzerini tatmalarını ve Rablerini tanıyıp ibadet etmelerini için onları dünyaya gönderdi..Ayrıca kendilerini sonsuzluk diyarına götürecek Rehberler gönderdi..Ve Kur’an-i Kerim bir yol haritası,bir kılavuz kitap verdi..Eşsiz bir hidayet ve saadet Rehberi olan Kur’an-i Kerim,pek çok Ayet-i Kerimesinde insanın yaratılışındaki hikmetleri,Kainattaki harikulade nizamı ve Kur’an-i Kerim’in bir beyan mücizesi olduğunu düşünmeye davet eder…İnsanoğlu ,Kainatı tanımak,ve ondaki ilahi sır ve hikmetlere vakıf olmak ve tefekküre hakkıyla yok bulmak için Kur’an’in irşadına muhtaçtır…Kainat hadiseleri üzerinde tefekkür eden insan şuuru..“Bu dünya nedir..? Niçin yaratıldım..? saadet yolu hangisidir…? Nasıl yaşamalıyım..?ve nasıl bu fani aleme veda etme hazırlığı içinde olmalıyım..? “ gibi sorularını cevapını arar…“YERİ DÖŞEYEN,ONDA OTURAKLI DAĞLAR VE IRMAKLAR YARATAN VE ORADA BÜTÜN MEYVELERDEN ÇİFTLER,ÇİFTLER YARATAN O’DUR..GECEYİ DE GÜNDÜZÜN ÜZERİNE O, ÖRTÜYOR..ŞÜPHESİZ BÜTÜN BUNLARA DÜŞÜNEN BİR TOPLUM İÇİN İBRETLER VARDIR.. (ER-RA’D,3 )Evet,Kur’an,insanoğlunun son ilahi kılavuzu..Hazreti Muhammed izinden gidilecek son ilahi Rehber..Kur’an bir Rahmet sağanağıdır..Her yönüyle Allah’ın geniş Rahmetini anlatır..Tüm insanlığın üzerine yağan bir Rahmedir..Fakat sadece Kendine iman edenlerin istifade edebildiği Kur’an,Onu okuyan ve yaşayan için Rahmettir..“EY İNSANLAR,RABBİNİZDEN SİZE BİR ÖĞÜT,GÖNÜLLERDEKİ HASTALIKLARA BİR ŞİFA,MÜ’MİNLER İÇİN DE BİR HİDAYET VE RAHMET OLAN KUR’AN GELMİŞTİR..(YUNUS,10/57 )Kur’an’daki Ayetleri hepsinin hedefi insandır..Doğrudan insana hitap eder..İnsan bu hitabın önünden sağa-sola kaçarsa kendine yazık etmiş olur..Yüzünü karşı okunan Ayetler yüzüne çeviren ,Ayetlere hafıf alan helak olmuştur..Kur’an ile yaşamamızı dileğiyle Allaha emanet olun

     

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
Follow

Get every new post delivered to your Inbox.