MUHAMMED-İ AHLAK
Bismillah.Elhamdülillah.Allahu Teala (CC) ya sonsuz hamdu senalar ve Resulu Hz Muhammed Mustafa (SAV) ya sonsuz zsalatu selamlar olsun.
İçerisinde bulunduğumuz mübarek Rebiul Evvel ayının tamamı mevlid hükmünde olduğu için Hz Peygamber (SAV) ile ilgili bahse bu makalemde de devam ediyorum.(inşaAllah)
Bilindiği üzere peygamberimiz (SAV) “Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim.”buyurdu.Kur’an’ı Kerim’de (ahzap suresi 21. ayette) ” Andolsun Allahın resulunda sizin için Allaha ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar için ve Allahı çok ananlar için güzel bir örnek vardır.”
Biz müslümanların Dünya da ve Ahirette saadete ermesinin klavuzu, önderi, rehberi, imamı Hz Muhammed (SAV) dir. Biz müslümanlar Hz Peygamberin (SAV) izinden gideceğiz. Onun (SAV) Allahtan (CC) bizlere tebliğ ettiği emirlere gücümüz yettiğince uyup ,uygulayacağız.Bazı kendini bilmezlerin dediği gibi “işittik ve isyan ettik ” demeyip aksine “işittik ve iman ettik” diyeceğiz.
Dünyanın şu son günlerinde ,kıyametten bir önceki kavşakta kirlenen ruhlar ve cehenneme giden yolların kapılarının sonuna kadar açıldığı ,insanların sürü sürü cehenneme akın ettikleri bu devirde, kurtuluşumuzun vesilesi, Alemlere rahmet Hz Muhammed (SAV) e uyacağız.
Muhammed-i ahlakla ahlaklanacağız, kendimize çeki düzen vereceğiz.Birbirimize karşı şefkatli ,nazik ve merhametli olmalıyız.Zira Rasulullah (SAV) buyuruyor ki;” Nezaket her şeyi güzelleştirir, nezaketsizlik her şeyi çirkinleştirir.” Sosyal hayatta insanlar birbirlerine muhtaçtırlar.bundan sebeb atalarımız “komşu komşunun külüne muhtaç”demişler. İnsanlarımız günlük hayatlarında birbirlerine yardımcı olsa, muhammedi ahlakla bezenseler, toplumda ki şiddet dinse kötü mü olur ? kime zarar gelir iyilikten
Bir müslüman asla ikiyüzlü olamaz.özü sözü bir olur.müslüman adam gibi müslüman olur.kimseyi kandırmaz.kötü düşüncelere sahip olmaz.hile yapmaz kimseyi aldatmaz…
Hz Peygamber (SAV) bir hadisi şeriflerinde buyuruyor ki;” yumuşak huylu ,ince kalpli,kolaylık gösteren ve insanlara yakın olan her müslüman cehennem ateşine haram kılındı” hadiste müslümanın bazı vasıfları zikredilmiş.mesela ince kalp; ince düşünce ve yumuşaklık. iki müslüman karşılaştıklarında önce selam sonra kelam ederler.kalplerinde şu düşünce hakim olur.” Acaba din kardeşimi üzecek, kıracak bir söz,bir davranışta bulunursam?…” işte bize bir misal,ince ruhlu,ince düşünceli olmalı müslüman.
Gıybetten ve dedikodudan kaçınmalı düşünün ki onlar bir ateş ve yaklaştığında amelleri eritiyor.müslüman ince kalpli olması gerekir ki; din kardeşinin yüzüne diyemediğini arkadan da dememeli.
Hz Peygamber (SAV) buyurdu ki;” ibadetin en kolayı ve bedene en hafif olanını size haber vereyim mi?susmak (faydasız konuşmamak) ve güzel ahlak.”kıymetli kardeşlerim günümüzde insanlar boş mevzulara çene yormaktalar.hiç kimse faydalı bir mevzuyu konuşmamaktadır.istisnalar hariç,bu istisnaları yüzdeye vuracak olursak çıkan tablo ne kadar mutlu eder acaba?
müslümanlar her hareket ve sözlerinden mesuldur.kimse başına buyruk yaşayamaz.Allah insanı başıboş yaratmamıştır.sadece bir (kısa) süre mühlet vermiş ve sonundada hesabını soracaktır.Hz peygamber (SAV) buyurdu ki:” iyilik eksilmez (ve zayi olmaz) günah unutulmaz.reyyan olan (her şeyin karşılığını veren) Hz Allah ölmez (ebedidir.)(öyleyse) dilediğini yap, yaptığın gibi karşılığını bulursun.” Allah rasulu (SAV) uyarıyor insanlığı. Ey insanoğlu dünyanın ötesinde iki durak var. ya cennet ya cehennem .bu dünya da seçimini yap.
Ey müslümanlar. Rabbinizin rahmetinden ümidinizi kesmeyin. zira bir hadisi şeriflerinde peygamberimiz (SAV) buyuruyor ki;” kıyamet günü müslümanlardan bir kısmı dağlar gibi günahlarla gelirde ,Allah onların günahlarını affeder”
Ey günah batağında batan nefsim ,kalk çık artık bu bataklıktan yetiş rahmet havuzuna dal .mevlid kandilinide kaçırdın gel tevbe et hatalarına.Allahın affetmeyeceği günah yoktur.Allahın rahmeti varken neden azabı istiyorsun ey nefsim…
Hz Peygamber (SAV) buyurdu ki;” cehennem nefsin hoşlandığı şehevi şeylerle perdelenmiş ,cennet ise nefsin hoşlanmadığı şeylerle perdelenmiştir.” hani deriz ya hep hayır diye bildiğimizin ardından şer çıkar ,şer diye bildiğimizin ardından hayır çıkar.mesela nefsin der ki; haram işle,zina et, faiz ye,hırsızlık yap….(VS) belki bunlar o anlık şehevi (şeytani) ihtiyaçlarını tatmin edebilir ama inan ki bunun cezası çok pahalıya mal olacak.Allahın azabıyla cehennem denilen yer de tanışacaksın ve dünyaya geri dönmeyi isteyeceksin ama imtihan bir defaya mahsustu.şimdi düşün ebedi azap için bir kaç dakikalık şehevi günahı işlemek akıllıca mı?
Hz peygamber (SAV) buyurdu ki;”kıyamet günü mizanda güzel ahlaktan daha ağır (basan ) hiç bir şey yoktur.” güzel ahlak nedir? bu soruya cevap vermeden evvel ahlak nedir onu bir öğrenelim.
Ahlak; arapça “hulk” kelimesinin çoğuludur.huy tabiat,karakter manasına kullanılır. yaratılıştan gelen insanın içinde var olan özel bir melekedir.bu meleke tabii halde insanda vardır ama edep ,terbiye ve eğitimle bu karakter daha güzel meyve verir duruma gelir. işte buna güzel ahlak denir.
güzel ahlaka bir kaç örnek vermek gerekirse; ebeveynlere itaat, büyüklere hürmet, küçüklere şefkat,güler yüzlü tatlı dilli olmak.sinirlenmemek,öfkelenmemek ,kötü arkadaştan kaçınmak çalışkan olmak, cömert olmak kanaatkar olmak ,doğru dürüst olmak, güzel okumaya ve konuşmaya çalışmak.hayalı olmak. içki kumardan (haramlardan )uzak durmalı ve şüpheli şeylerden kaçınımalı ,helal dairesinin dışına çıkılmamalı….
Hz Peygamber (SAV) buyuruyor ki;”hayanın hepsi hayırdır.”ve ” haya ile iman bir arada eş olarak yaratılmışlardır.biri kaldırıldığı zaman diğeride kaldırılır”
haya ; utanmak ,edep demektir.imanlı bir kul,hayasızlık yapamaz.mesela konuşma adabını tavrını ve hareketlerini seviyesizleştiremez.küfredemez ama utanma duygusu giderse her kötülüğü işler.kötü ahlak sahibi olur.iyi ahlak sahibi olan zatlar.birbirlerine kötülük yapmaz. velev ki şaka bile olsa şakalaşmalarında bile hayasızlık yapmazlar.
Hz Peygamber (SAV) buyuruyor ki” iki haslet (huy) ,kamil müminde toplanmaz,cimrilik ve kötü ahlak” cimrilikten sebeb ,ilimde cimrilik ,maddi cimrilik olabilir.mesela adam ilmi yönden cahil ve bilen, bilmeyene anlatmıyor.Hayır, bilen bildiğini bilmeyene anlatacak. maddi cimrilik ise sadaka ve zekatta cimriliktir ki .Allah muhafaza.
rabbim her birerlerimize Muhammedi Ahlakı takınmayı nasip eylesin ve bizleri Hz Muhammedin (SAV) razı olacağı ümmetinden eylesin.amin
1 nisan 2008
24 rebieul evvel 1429
salı
M.K



beyda
Mart 10, 2010 at 1:05 pm
01 Mart
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Hâlimden Memnun mu?
Değilmiki ilk peygamber Adem as. dahi izzet çamurundan SENİN nurundan yaratıldı
ne diyordu Yunus Yetmiş bin yıl öndinden yarattı Muhammedi
Hak kendü aşık oldu bahAne bir yıldızdan Ol yıldız varıdı kandaydı Âdem canı Ya bunca peygamberler anılmadın ağızdan
alimler bunu bilmez degme akl ana irmez Hideyetdür Yunusa keşf oldı hacemüzden.
Yaratıldı yir ile gök Muhammed dostlıgına Levlak ana delil durur ansuz yir ü gök olmadı
Hazreti Mevlana bu özlemi şöyle dile getirmiş Aşk denizi bir çömlek gibi kaynatır. .
Aşk dağı kum gibi ezer eritir. ..Aşk gökyüzünü çatlatır yüzlerce yarık açar. ..
Aşk sebepsiz yeryüzünü titretir.. Sen pak aşka mensub olmasaydın
SENDE aşk olmasaydı hiç gökleri var eder miydim Ben aşkın yüceliğini anlayasın diye kadri yüce göğü yücelttim
Hep O beklemiş bizi Vefasını bekleyişini esfeli safiline düçar olmuş ümmetine saklamış ömrünce
Taif En yürek yakan en vurucu sahnelerden biri Taifte taşlanan yaralanan bir PEYGAMBER
O ızdıraplı halinde kendisine gelen Cebraili ve “Şu iki dağı birbirine vurup helak edeyim mi”talebini geri çeviriyor.
“Hayır”diyor hayır bilmiyorlar deyip/ BEKLİYOR Mekke fethinde yine buna benzer sahneler yaşanıyor
Ve yine sabırla BEKLEYEN “O” Önünden müşrik birisinin geçerken dahi selam durup BEKLEYEN “O”
Yaradılmışa saygı diyordu herne olursa olsun Dağlara dahi selam veren saygıya durup BEKLEYEN “O”
“birinin suçuyla bir başkasını suçlamayın Zalimleri dahi zalimce öldürmeyin deyip
Yetimlerin ağlayan gözlerine sevinçler saçmak için BEKLEYEN “O”VEFALIYDI..VEFA SULTANIYDI..
Değilmiki vefanın diğer adıydı BEKLEMEK VEFALIMIYIZ Farkında mıyız Benziyor muyuz Ona..
Düşkün müyüz biz de sorsalar en SEVDİĞİMİZ deriz..
Solan yanlarımız ahlarımız belki SENİ düşürdü aklımza Bekliyormuyuz Onun gibi BİZDE ONU
SeNi öldürmeye gelen SENDE dirilip geri dönüyordu Gelin hesaba çekelim nefslerimizi
Ben Ona benziyor muyum Davamı yüreklere ulaştırmak adına ne yaptım Onun gibi
Davam için gerektiğinde canımı malımı evladımı herşeyimi terkettim mi-edebilir miyim
Onun gibi merhametli miyim Cömert miyim Vefalı mıyım Sadık mıyım Birleştirici miyim
İnce ve latif miyim Onun gibi iyi bir KUL muyum Bekliyormuyuz Onun gibi BİZDE ONU
vallahi Seni her şeyden çok seviyorum canımdan daçok diyen Ömer gibi bir gün Seni göremeyince sararıp solan Sevbanlar gibi
ayağına bir diken batmaktansa canını feda etmeyi yeğleyen Hubeyblergibi İbn Cahşlar gibi Enes bin Nadrlar gibi
Nesibeler Sümeyralar gibi olabiliyormuyduk Seven sevdiğine benzer Değilse tüm davası kuru bir iddiadır
SEN OLMAZSAN GURBET KALIRIZ ey vefa SULTANI Bekleyen hep bekleyen sabırla BEKLEYEN
Biliyordu ümmeti SADIKTI SADAKAT
öyle sadık kulları vardıki melekler gösterirdide gururlanırdı RABBİ Rahim..
işte o an onların yürüdükleri topraklar sevinir onların baktığı yüzeler gülerdi
sadakat hazreti Ebu bekri ra. ile butunleşen halifeliğine rağmen işine devam edip ben aileme etrafıma bakamazsam
milletimin hakkını hiç koruyamam dedirten .ve tebuk savaşında tum varlığını ortaya koyup geriye ne bıraktın dendiğinde
Allah ve Rasulüni diyecek kadar SADIK olanlar için bekledi O aramızda iken Allah bize azab etmeyecek
hala BEKLEMEDE bizi Vefa dünya değişme ile bitmiyorda
Hala diyorki ÜMMETİM ÜMMETİM Esfeli safiline düçar olmuş ümmetini
Cennete girmesi için duasını O zaman saklayarak Cennete ümmetisiz girmem diyerek BEKLEYEN hep BEKLEYEN
BEN ÜMMETİMLE ÖVÜNÜRÜM DEYİP KEVSERİN BAŞINDA BEKLEYEN
Esselatu vessalamu aleyke Ya rasulallah BEKLEMEK vefanın diğer adıydı..
Selam olsun VefaLIya vefesız kalmayanlara
Selam olsun
Sahi varmı sizinde böyle bekleyenininiz
beyda
Mart 10, 2010 at 1:08 pm
Resulullah (s.a.a) bir gece zevcesi Ümmü Seleme’nin evinde idi. Gece yarısı uykudan kalkıp evin karanlık bir köşesinde dua ve ağlamakla (Allah’a yalvarıp yakarmakla) meşgul oldu. Ümmü Seleme, Resulullah (s.a.a)’ı yatağında görmeyince kalkıp onu aramaya koyuldu. Bir de baktı ki Resulullah (s.a.a) evin karanlık bir köşesinde durup ellerini göğe kaldırmış, ağlayarak Allah’a şöyle yalvarıp yakarıyor: “Allah’ım! Bağışladığın nimetleri benden esirgeme. Beni, düşmanların bana gülme vesilesi kılma, kıskançları bana musallat etme. Allah’ım! Beni kurtardığın kötülük ve çirkinliklere geri çevirme. Allah’ım! Beni hiçbir zaman ve hiçbir an kendi başıma bırakma; kendin beni her şeyden ve her afetten (beladan) koru.” Ümmü Seleme Resulullah (s.a.a)’in bu durumunu görünce ağlayarak kendi yerine döndü. Resulullah (s.a.a) Ümmü Seleme’nin ağlama sesini duyunca, ona doğru gidip ağlamasının sebebini sordu. Ümmü Seleme şöyle dedi: “Ya Resulellah! Senin ağlaman beni ağlattı. Sen neden ağlıyorsun? Siz Allah katında olan onca büyük makam ve yakınlığınıza rağmen Allah’tan böyle korkuyorsunuz, Allah’tan bir an bile sizi kendi başınıza bırakmamasını istiyorsunuz, o halde vay bizim halimize!” Resulullah (s.a.a) onun sözüne karşılık şöyle buyurdular: “Nasıl korkmayayım, nasıl ağlamayayım, nasıl kendi akıbetimden korkmayayım, nasıl kendi makam ve mevkime güveneyim! Oysa ki Allah Teala, Hz. Yunus’u bir an kendi haline bıraktı ve onun başına gelmemesi gereken şey geldi!” SEN BİLE AĞLIYORSAN EFENDİM BİZİM VAY HALİMİZE…