Efendim
Saadet asrından olaysım da
Kapında kölen olaydım
Bilal olup ezanı ben okuyaydım
Hz.muhammed (s.a.v.) Rasurullah derken
Herkesi ağlataydım
Uhud da olaydım da hamza yerine ben vurulaydım
Hasan la hüseyin olup
Omzunda oynayaydım
Bedirde sancaktarın
Hayberde kaleyi düşüren komutanın olaydım
Taifde taşlanan yüzüne kalkan
Nuaym… olup güldüreydim
Ukkaşa olup sırtına yüzler süreydim efendim
Gel
Gel ne olur rüyalarımıza
Sensizken buralarda
Senin gibi öksüzüz biz
Yorgunuz
Yorulmuşuz
Korkuyoruz sultanım
İçimiz hep sensizlik türküsü söylüyor.
Bitsin artık bu efendim
Gel ne olur rüyalarımıza



gulayozturk
Şubat 28, 2010 at 6:38 pm
Gül yüzünün açtığı lalezarda, bir solgun laledir yaralı gönlüm…
Hiç göremediğim o cemali, anlatılanların ötesinde bilemedim Efendim…
Ötelere beni sevdalandıransın, her şeyin ötesinde ruhuma rahmetsin Efendim…
Ben beyazların içinden tebessüm eden bir gelincikte Sen’i ararım…
Güneşin umudunun bitmekte olduğu gökyüzünün dokuduğu nakışta ararım Sen’i…
Ararım ki; Rabbimin sana duyduğu muhabbeti okurum… Sana ‘Oku!’ diye indirilene sükût olup, teslim olurum…
Olurum ki; sendeki teslimiyetin özlemini duyarım içimde…
Gül kokusudur senin tenin Efendim…
Geçtiğin yollar, okşadığın; yetimler, öksüzler, kimsesizler hasrettir gül kokuna Efendim…
Ne geçtiğin yollarda toz, ne de okşadığın bir öksüz olamadım Ya Rasulallah…
Bize sunulan şatafatlı hayatın buruk sevinçleriydik.
Ne gönül vazgeçti o hayattan ne de o hayatın derbederi olabildi…
Sen gelirde bu yaşamsız hayatımıza can verirsin diye bir tabakta fazla soframıza koyamadık Efendim…
Senin aç kalktığın, paylaştığın sofralarımız hiç olmadı Efendim…
Seni görebilseydik, seninle o kutlu zamanları yaşayabilseydik Ey Nebi, acaba tahammül eder miydik taşlanmaya… Bin türlü azaba…
Çemberine sığmayan nefisler Hakka boyun eğip teslim olur muydu Efendim…
Biz bu soruları sormaya utanır olduk…
Sen ötelere sevdamızın adı, Sen âlemlere rahmetsin Efendim…
‘Beni seviyor musunuz?’ Diye sorduğunda…
‘Evet seviyoruz Ya Rasulallah.Evet seviyoruz Ya Habiballah’ diyenlerdeniz Efendim……..
gulayozturk
Şubat 28, 2010 at 6:47 pm
Gençlerden ne istiyordu Yüce Nebi (sav) ?
Önce güçlü bir iman istiyordu.Allah’a (c.c.)
inanmayı ve emirlerine sımsıkı sarılmayı tavsiye ediyordu.
Sonra başta namaz olmak üzere tüm farz
ibadetlerimizi yerine getirmeyi istiyordu.
Başka?
“Aman gençliğin tehlikelerine dikkat” diyerek gayri meşru
şehvetten,boş eğlencelerden,gereksiz zevklerimizden
vazgeçmemizi istiyordu.
Ölümü,Ahireti,Cenneti,Cehennemi düşünmemizi,Cennet
gençlerinin efendilerini örnek almamızı emrediyordu.
Kısaca,tam bir Mü’min,tam bir Müslüman olarak
yaşamamızı,idealist bir genç olmamızı öğütlüyordu.
“Bana ihtiyarlar muhalefet etti,gençler yanaştı.” diyen
Nebi’ler Nebi’sine (sav) bizde yanaşalım.
Madem genciz,elimizi O’na uzatalım;ondört asır önce
akıttığı bu berrak kaynaktan kana kana içelim.
beyda
Mart 10, 2010 at 12:53 pm
Bir sabah ansızın gittiğini söylediler. Sen gittin güller adını taşıdılar bahara… Sen gittin gözyaşlarımız yürüdü geceye. Çocuklar hülyalarına taşıdılar çehreni… Ve geride kalanlar, ardın sıra beklediler, bir sabah ansızın gelirsin diye.
Bir sabah Sen gittin Efendim!
Biz sevgiyi azizlemeyi öğrendik. Ben ağlamayı daha çok sevdim yaşamaktan. İçime akıttım yaşlarımı. Sen hiç yere düşmedin Efendim! Ağladım, kimseye söylemedim… Ağladım çünkü yoktun!
Bütün zamanlara uğradın, bütün aşkları kucağına aldın, bütün acılara dokundu tel tel saçların. Ben ise Sana uzatıyorum ellerimi, hep Sana, hepimiz Sana… Sen ise oldukça yakın oldun gözyaşlarıma…
Bir sabah gittiğini söylediler. Dolunay ve ben bekler olduk Seni İstanbul gecelerinde. Gittin dolunayda yüzün kaldı, baktım yüzüne, bakışların ıslaktı. Uzandım tutamadım gözyaşlarını.
Kanatlarımda İstanbul denen yorgunluk vardı.
Biliyorum bir masal gibiydi adın ama yokluğun bir hayal gibi. Biz ayrılık zamanlarımızda Sana vuslat gülleri yetiştirdik. Sen de bizi bekledin ben biliyorum. Biliyorum ve diliyorum gülleri ve yüzünü hep görmeyi.
Evet Efendim! Sen gittiğin sabah biz koştuk kıraç düzlükler boyu. Sana yetişmeliydi adımlarımız, Sana yetişmeli bütün aşklarımız… Koştuk çünkü, özledik Seni, Seni bekledik, Seni diledik ve yorulduk beklemekten…
Dökülsün istiyoruz gözyaşlarımız avuçlarına, yansın istiyoruz bağrımız aşkınla, uçsun sana doğru dualarımız aşkla, uzatıyoruz ellerimizi bizi rahmetle karşıla… Geliyoruz sana doğru ne olur bizi kovma… Geliyoruz Seni ilk özlediğimiz ana doğru, yani ilk sehere, yani ilk geceye yani dolunaya… Geliyoruz aşkla…
Bizi şefkatle kucakla…
Efendim bizi vuslatına al!