RSS

Aylık Arşiv: Nisan 2010

Selam olsun onlara.Allah rızasi için sabredenlere…‏

Sabrın ne olduğunu bilmiyoruz.

 Onun, başa gelen sıkıntılara katlanmaktan ibaret olduğunu sanıyoruz. Halbuki sabır, acılara, felaketlere tahammül etmekten ibaret değildir.

Sabır, bütün hayatı kucaklayan bir şeydir. Mesela savaşın zorluklarına katlanarak düşmanı yenip zafer kazanmak, ancak sabırla mümkündür. Ama biz bu yiğitliğe sabır demeyiz ona kahramanlık deriz, şecaat deriz.

 Öte yandan nefsimiz zevkü safa içinde yaşamak ister. Fakat biz bu isteklere karşı direnir, sabrederiz.Ama biz bu direnişe sabır değil, zühd adını veririz. Nefsimiz yasak zevkleri de çok sever.

Fakat din bu zevkleri yasakladığı için ona da direniriz.
Ama bu direnişe de sabır değil iffet deriz. Bir de öfke vardır baldan tatlı olan öfke.
Öfkeye hâkim olmak zor iştir.
Biz öfkesini frenleyen yiğitlerin bu sabrına hilim deriz. Sabır dediğimiz faziletler bunlardan da ibaret değildir. Biri bize sırrını emanet eder.

Zaman olur o sırrı saklamak içimizi yakar. Onu biriyle paylaşmak isteriz..

Ama bize düşen, kalbini sır kabristanı yaparak o emaneti korumaktır.Demekki sır saklamak da bir sabır işidir. Tok gözlü olmak, aza kanaat etmek de gücünü sabırdan alır.Nefsin daha çok yiyip içme isteğine karşıkoymak da bir sabır işidir. Görüldüğü gibi, Müslümanca yaşayabilmek için, Nefsin sayısız istediğini frenlemek, onlara direnip sabretmek gerekir. Sabretmeden mükemmele erişmek mümkün değildir. Ne mutlu sabır sayesinde hedefine ulaşan yiğitlere, zahidlere, namus ve iffetiyle yaşayanlara, hilim sahiplerine, sır saklamasını bilenlere, aza kanaat edenlere,

Selam olsun onlara..Allah c.c. rızasi için sabredenlere..

 
2 Comments

Posted by Nisan 20, 2010 in Yazılarım

 

Etiketler:

Acizliğinizin varkına varın.!!

Yüce Mevla, acizliğinin farkına varan, muhtaç olduğunu hisseden ve tevbe eden kuluna merhamet eder,
kalbine muhabbetini koyar.

O kul bu muhabbet ile bütün müminleri sever ve hayırlarda yarışır.


 
2 Comments

Posted by Nisan 20, 2010 in Yazılarım

 

Etiketler:

Size Bakan Neyi Görüyor?

Rabia Suluk

Toplumda, genelde dinimizi, özelde bir grubu şahsımızda temsilederiz. Ne yazık ki onu temsil etmeye layık olsak da olmasak da“Müslümanım” diyen herkes bu görevi yüklenmiş oluyor. Bu nedenle “Bize bakan neyi görüyor?” sorusunu herkesin kendine sorması gerekiyor.

Read the rest of this entry »

 
3 Comments

Posted by Nisan 20, 2010 in makale

 

Etiketler:

kabul et ey yar

ey sevgililer sevgilisi
ey alemlere nur
ey
cihan-i yar-i güzin…
sana gülistanlar dolusu güller göndersek yetmez biliyoruz,
lakin biz sana yüreklerimizi sunuyoruz ey nebi…
nuruna hasret,sevgine hasret,duana hasret yüreklerimizi
sevginle yanan yüreklerimizi sunuyoruz
sana muhtac yüreklerimizi sana sunuyoruz ey nebi…
seninle birlikteyiz hep yüreklerimizde
sana sevgilerimizin en katiksizi
sevginsiz yürek kurur,
sevginsiz tarumar olur,
sevginsiz bosalir manasi tüm sevdalarin…
ey nebi sevgini umuyoruz
kabul buyur
sevgine muhtac yüreklerimizi sana sunuyoruz…
        

 
6 Comments

Posted by Nisan 20, 2010 in Yazılarım

 

Etiketler:

Gençlerimizi dinleyerek kurtaralım

Hanzade YÜCEL

Anlaşılma, kale alınma, halleşme ihtiyacı kendi kimliğini kazanma çağlarındaki gençler için pek çok özlemlerinden daha hayati önem taşır. Büyükleri tarafından “kabul görme” ve “anlaşılma” ihtiyacını yoğun hissederler. Nasihatten ziyade, dinlenilmek isterler. Sorunlarını, heyecanlarını ve her türlü düşüncelerini ebeveynleriyle paylaşırken, onaylanma beklentileri yüksek olur. Kendisiyle konuşmaya çalışan gence, ebeveynler çoğu kez bilmeden ya da alışkanlıklarından kaynaklanan bazı yanlış davranışlar gösterirler. Oysa ki çocuklarımızı dinlerken “etkili dinleme”ye ait kulağımıza küpe edeceğimiz birkaç ip ucu, onlarla konuşma sorunlarımızdan kurtulmamıza yardımcı olacaktır.

Read the rest of this entry »

 
Leave a comment

Posted by Nisan 20, 2010 in İslam

 

Etiketler:

 
Follow

Get every new post delivered to your Inbox.