RSS

Aylık Arşiv: Ağustos 2010

selamün aleykum.her sabah canlı yayında buluşalım inşallah kardeşler

selamün aleykum sevgili kardeşler.hayırlı sabahlar..Rabbimizin c.c. selami,sevgisi,rahmeti,bereketi,yardımı cümlemize üzerinde olsun inşallah..sevdiklerinizle beraber geçireceğiniz hayırlı huzurlu mutlu,maneviat dolu günler ve bir ömür dilerim amin..her sabah gibi bu günde Mevlam c.c. izniyle canlı yayında sizinleyim..adres
http://www.gulayozturksultan.blogcu.com
veya
http://www.cinarradyo.com

 http://62.212.84.42:7040/

 
1 Comment

Posted by Ağustos 26, 2010 in Yazılarım

 

Etiketler:

‏Anne-baba olarak, millet olarak evlatlarımıza sahip çıkmazsak emanete hıyanet etmiş oluruz.

Yavrular, anne, baba ve milletin elinde bir emanettir.
Anne-baba olarak, millet olarak evlatlarımıza sahip çıkmazsak emanete hıyanet etmiş oluruz. Bunun cezasını dünyada da, ahirette de çekeriz.
Çocukların ve gençlerin temiz kalpleri kıymetli bir cevher gibidir. Mum gibi, her şekli alabilir. Küçük iken, hiçbir şekle girmemiştir. Temiz toprak gibidir. Temiz toprağa hangi tohum ekilirse, onun meyvesi elde edilir. Çocuklara iman, Kur’an-ı kerim ve Allahü tealanın emirleri öğretilir ve yapmaya alıştırılırsa, din ve dünya saadetine ererler. Topluma faydalı birer evlat olurlar.

NEFİS, ŞEYTAN VE KÖTÜ ARKADAŞ!..
Bu saadette anaları, babaları ve hocaları da onlara ortak olur. Bunlar öğretilmez ve alıştırılmaz ise, bedbaht olurlar. Kendilerine, anne-babalarına ve topluma zarar verirler. Yapacakları her fenalığın, her kötülüğün vebali, günahı annesine ve babasına da verilir. Tahrim suresinin altıncı ayet-i kerimesinde mealen; “Kendinizi, aile efradınızı ve emrinizde olanları ateşten koruyunuz!” buyurulmaktadır.
Bir babanın, evladını cehennem ateşinden koruması, dünya ateşinden, dünya sıkıntılarından korumasından daha önemlidir. Cehennem ateşinden korumak da, imanı, farzları ve haramları öğretmekle ve ibadete alıştırmakla mümkündür.
Bir babanın evladına yapacağı en büyük iyilik onu dinsiz, ahlâksız ve kötü arkadaşlardan uzaklaştırmasıdır.
Bütün kötülüklerin başı, fena ve kötü arkadaştır. İnsanın üç büyük düşmanı vardır: Nefis, şeytan ve kötü arkadaş… Bunların içinde en büyük olanı şüphesiz ki kötü arkadaştır. En tehlikeli olanı da budur.
Bundan dolayı ana-baba çocuğunu takip etmelidir. Kimlerle arkadaşlık kuruyor, nerelere gidip geliyor, hal ve hareketleri nasıldır… Bunlar ihmale gelmez.

Read the rest of this entry »

 
1 Comment

Posted by Ağustos 25, 2010 in Yazılarım

 

Etiketler:

Nasihatların hülâsası, özü, Allahü teâlâya kulluk ve itâ’at etmenin ne demek olduğunu bildirmektir.‏

İmâm-ı Gazâlî hazretleri, bir talebesinin süâline verdiği cevapta buyuruyor ki:

“Nasihatların hülâsası, özü, Allahü teâlâya kulluk ve itâ’at etmenin ne demek olduğunu bildirmektir. Tâat ve ibâdet demek, Peygamberimiz Muhammed aleyhisselâma tâbi olmak demektir.
Bütün sözlerini, hareketlerini Onun emirlerine ve nehiylerine uydurmak demektir. Her söylediğin, her yaptığın, söylememen ve yapmaman, hep Onun emri ile olmaktır.
 Şunu iyi bil ki, ibâdet şeklinde yaptığın işler, eğer Onun emri ile olmadı ise, ibâdet olmaz, günâh olur. Eğer namâz ve oruç iseler de böyledir. Nitekim biliyorsun ki, Ramazân Bayramının birinci günü ve Kurban Bayramının her dört günü oruç tutmak günâhtır, isyân etmektir. Hâlbuki oruç bir ibâdettir.
Fakat, emir ile olmadığından günâh oldu. Bunun gibi, başkasından zor ile alınan elbise içinde veyâ böyle bir yerde namâz kılmak da günâhtır. Hâlbuki namâz bir ibâdettir. Fakat emir ile olmayınca isyân oluyor. Bunlar gibi, bir kimsenin, nikâhlı âilesi ile her türlü oyun ve latîfeler yapması ibâdettir yani sevâbtır. Bunun sevâbı hadîs-i şerîf ile bildirilmektedir.
Hâlbuki yapılan şey oyun ve eğlencedir. Fakat emir ile olduğundan sevâbtır. Görülüyor ki ibâdet demek, yalnız namâz kılmak, oruç tutmak değildir. İbâdet demek, islâmiyyetin emirlerine uymak demektir. Çünkü namâz ve oruç, islâmiyyete uygun olunca, ibâdet olurlar.

Read the rest of this entry »

 
2 Comments

Posted by Ağustos 25, 2010 in Yazılarım

 

Etiketler: ,

Rasul-i Ekrem (s.a.v), “Nice oruç tutanlar vardır ki, bu oruçtan nasipleri sadece aç ve susuz kalmaktır.‏

Müslüman’a yakışan en güzel davranış, zenginliğe sahip olmadığı zaman sabretmesi, sahip olduğu zaman ise bunu Allah (c.c) yolunda en güzel şekilde kullanmasıdır. Ramazan orucunun hikmetlerinden biri açların, yoksulların, ihtiyaç sahiplerinin hatırlanması, onların maruz oldukları sıkıntıların ve zorlukların hissedilmesidir. Müminler arasında Ramazan ayında yardım ve tasadduk ruhunun canlanması da bu ayın bir bereketi olduğu gibi aynı zamanda oruç ibadetinin söz konusu hikmetinin de bir tecellisi olsa gerek…

Rasul-i Ekrem (s.a.v), “Nice oruç tutanlar vardır ki, bu oruçtan nasipleri sadece aç ve susuz kalmaktır. Nice gece kalkıp da ibadet edenler vardır ki, onların bundan nasipleri sadece uykusuzluk ve zahmettir” buyurmuştur. Kişinin oruç ibadetiyle Allah’a yakınlığı sadece aç ve susuz kalıp şehevi duyguları terk etmekle olmamalıdır. Oruç ibadetine bereket ve tat katacak güzelliklerden biri de infak yani sosyal yardımlaşmadır.

 
2 Comments

Posted by Ağustos 25, 2010 in Yazılarım

 

Etiketler: ,

Tevbe, yapılan günaha kalben pişmanlık duymak, dil ile istiğfar etmek ve bir daha aynı günaha dönmekten korkmaktır.

Yaptığı günahlara pişman olmak, tevbe etmek herkese farzdır. Hadis-i Şerifte (Pişmanlık tevbedir) diye buyurulmuştur. Tevbe, bütün kötülükleri terk edip, güzele, iyiye ve doğruya yönelmek demektir. Kötü yollarda şaşkın şaşkın dolaşan kimsenin hak yola girmesi tevbedir.
Tevbe, yapılan günaha kalben pişmanlık duymak, dil ile istiğfar etmek ve bir daha aynı günaha dönmekten korkmaktır.
Yapılan günah Allahü teâlâ ile kendi arasında ise, Cenâb-ı Haktan utanıp afv dilemelidir. Farzlardan birisini terk ettiyse tevbe ile birlikte o farzı da yapmak lâzımdır. Günahda kul hakkı da varsa, tevbe için kul hakkını hemen ödemek, onunla helâllaşmak, ona iyilik ve dua etmek de lâzımdır. Hadis-i şerif­lerde buyuruldu ki:
(Bir kimse, bir günah işler, sonra pişman olursa, bu pişmanlığı, günahına keffaret olur. Ya’ni afvına sebep olur.)

Read the rest of this entry »

 
2 Comments

Posted by Ağustos 25, 2010 in Yazılarım

 

Etiketler: ,

 
Follow

Get every new post delivered to your Inbox.