RSS

Aylık Arşiv: Ağustos 2010

Hoşgeldin ey 11 ayın Sultanı

Yine kutlu Ramazan ayı geldi…
Fırsatlar kapısı ardına kadar açıldı. Acaba bu sefer hakıyla değerlendirebilecek miyiz? Her defasında kendimize verdiğimiz onca sözden birini tutacak mıyız?
 Her yerde rengarenk ışıklar yanacak, canlanacak adeta sokaklar…
ya gönüller?
Gönle de nazar eylemeli değil mi?
Hiç eksiksiz donatılan iftar sofralarında doyacak mideler,hemde tıka basa!
 
2 Comments

Posted by Ağustos 10, 2010 in Yazılarım

 

Etiketler:

Yüce Rabbimizin bir ismi de “es-Sabûr” değil midir?

Sabretmek, zillete razı olmak, haksız tecavüzlere, insan haysiyetine gölge düşürecek saldırılara katlanmak ve bunlara ses çıkarmamak anlamına gelmez. Çünkü meşru olmayan şeylere karşı sabretmek caiz değildir. Bunlara karşı içten elem duymak ve bunlarla mücadele etmek gerekir. İnsanın kendi gücü ve iradesiyle üstesinden gelebileceği kötülüklere katlanması ya da karşılayabileceği ihtiyaçları karşısında gevşemesi sabır değil, acizlik ve tembelliktir.

Sabır, bazı tembel kişileri kamufle eden bir kavram gibi gözükse de, aslında cesaretin zaruri bir unsurudur. Çünkü sabırda itidal muhafaza edilerek kolayca vazgeçmeme ve tahammül gösterebilme vardır. Her türlü zorluğun merkezinde kişinin davasının bayraktarlığını yapmakta sebat etmesi için gerekli gücü sağlayan sabır erdemiyle donanmadan hiç cesur olunabilir mi?

Read the rest of this entry »

 
Leave a comment

Posted by Ağustos 2, 2010 in Yazılarım

 

Etiketler:

İslâm’ın emir ve tavsiyeleri beş şeyi korumak içindir. Bunlar din, akıl, namus, mal ve candır.

İslâm’ın emir ve tavsiyeleri beş şeyi korumak içindir. Bunlar din, akıl, namus, mal ve candır. Helal sınırını aşmak bunlara, yani kendimize zarar verir. Günlük hayatımızın helal sınırları içinde olması, kendimiz, çevremiz ve toplum için bir rahmettir.

Dilimizde genellikle “yiyecek-içecek” manasında kullanılan “rızık” kelimesi, Arapçada “nimet, bir günlük yiyecek” anlamına gelir. “Bir günlük yiyecek” sözünde çeşitli hikmetler vardır. Bir günlük yiyeceği olmayana sadaka verilmesi farz kabul edilmiştir. Bayramlarda fakirlere verilen sadakanın miktarı da bir günlük yiyecek şeklinde belirlenmiştir. Bu şekilde rızkın bir günlük maişet olarak kabul edilmesi, bir bakıma Allah’a duyulan güvenin göstergesidir. Eskiler “Bugün de karnımız doydu, yarına Allah kerim” diyerek bu anlayışı çok güzel ifade etmişlerdir.

Read the rest of this entry »

 
Leave a comment

Posted by Ağustos 2, 2010 in Yazılarım

 

Etiketler:

Mümine yakışan “Havf ve Reca” ile yaşamaktır.

.

Mümine yakışan “Havf ve Reca” ile yaşamaktır. Günâhı ne kadar çok olursa olsun Rabbinin mağfiretinden ümit kesmemek ve azabından da emin olmamaktır…
Günâhlar ikiye ayrılır;
Kebâir (Büyük günâhlar) segâir (Küçük günâhlar)dır. Bazı hâllerde küçük günâhlar büyük olur. Dikkat edilmezse tehlike çanları çalıyor demektir. Bunlardan bir kısmı aşağıda yazılmıştır.

Read the rest of this entry »

 
Leave a comment

Posted by Ağustos 2, 2010 in Yazılarım

 

Etiketler:

Affetmek ruh ve beden sağlığına iyi geliyor

İçinizin öfkeyle dolduğu öyle zamanlar vardır ki siz bile yaptıklarınıza inanamazsınız. Sanki sessiz bir operasyonla vicdanınızı aldırmışsınızdır da karşınızdakine en ufak bir acıma hissi duymazsınız. Yapılan açıklamaların, sıralanan gerekçelerin hiçbir anlamı yoktur böyle zamanlarda. Çünkü fazlasıyla kızmış, kırılmışsınızdır; sizi bu hale getiren o kişiyi ve hatasını bir türlü hazmedemiyorsunuzdur. Arkadaşınız, eşiniz ya da evladınız sizdeki kredilerini tüketmiştir ve “asla affedilmeyecekler” listesine kaydedilmiştir.

 
2 Comments

Posted by Ağustos 2, 2010 in Yazılarım

 

Etiketler:

 
Follow

Get every new post delivered to your Inbox.