
Esselâmü aleyküm ve rahmetullàhi ve berekâtühû!..
Allah’ın selâmı, rahmeti, bereketi üzerinize olsun…
Biliyorsunuz Ramazandan ayrı, uzak bir aydayız ama, Ramazan gibi mübarek günlerdeyiz. Zilhicce ayının on günü içindeyiz. Bu Zilhicce ayının on günü hakkında Kur’an-ı Kerim’de ayetler var. (Vel-fecri ve leyâlin aşrin)’deki on gece, Zilhiccenin on gecesidir diye, müfessirler İbn-i Abbas’tan ve diğer alimlerden ve sahabeden (Rıdvânullàhi aleyhim ecmaîn) rivayet ediyorlar.
Kur’an-ı Kerim’de yine Mûsâ AS anlatılırken buyruluyor ki, bismillâhir-rahmânir-rahîm:
(Ve vâadnâ mûsâ selâsîne leylen) Biz Mûsâ ile otuz gün için sözleştik; (ve etmemnâhâ biaşrin) sonra bu otuz günü, on gün daha ekleyerek kırk güne tamamladık.” (A’raf: 142) buyruluyor. Burdaki aşr, alimlere göre Zilhiccenin ilk on günüdür. Yâni şu içinde bulunduğumuz günlerdir.
(Fetemme mîkàtü rabbihî erbaîne leyleten) Mûsâ AS Tur Dağı’nda Mevlâsına münâcaata, huzuruna varmağa, likàsına kavuşmaya hazır hale gelmesi için, işte bir otuz gün oruç tutarak, on gün daha eklenerek, ondan sonra Rabbinin huzuruna varmış da;
(Rabbi erinî enzur ileyk) (A’raf: 143) “Yâ Rabbi, sesini duyuyorum, cemâlini de göster; kendini göster de göreyim!” dedği o toplantıya böyle hazırlanmış, bugünlerde hazırlanmış.
Hacca doğru giden günlerdeyiz, çok kıymetli günler… Bu günlerde çok muazzam bir ibadet var, hac ibadeti var hacca gelenler için. Amma hacca gelmeyenler için, bu on gün on gece; Arafe gecesi, bayram gecesi, bayramın birinci günü dahil… Hattâ bayramın ikinci gününü ve sâir günleri sayarsak on günü de ileriye doğru geçiyor. Onları da inşaallah sağlık afiyetle erişirsek, önümüzdeki konuşmamda söyleyebilirim. Şimdi kısaca söylemiş olayım.


