RSS

Aylık Arşiv: Aralık 2010

Ya Hayyu ya Kayyum rahmetinden bizi mahrum etme . Ya Rabbi! Bizleri affet .Ya Rabbi! Bizleri affet . Emhamdulillah.Elhamdulillahirabbilalemin .

Ellerimi arş-ı alaya açıp tüm samimiyetimle,
Tüm acziyetimle günahlarımın dağları aştığını itiraf etmeliyim.
Senin sonsuz af ve merhametine güvenerek,
Pişmanlık çeşmesinden kana kana su içerek,
Dünyalıktan geçerek tövbe etmeliyim . .
Bulutlanmalı gözlerim,
Islanmalı yanaklarım,
Sinem ıslanmalı,
Boğazım düğümlenmeli,
Defalarca yutkunmalıyım . .
Öyle ki nefes almakta zorlanmalıyım!
Kavak ağacı gibi sallanmalıyım!
Uzaklardan duyulmalı titreyen sesim!
Maveradaki suda görülmeli bulanık aksim!
Pişmanlık kokmalı nefesim . . .!
Read the rest of this entry »

 
Leave a comment

Posted by Aralık 29, 2010 in Yazılarım

 

Etiketler:

“Kimin ilmi artar da zühdü artmazsa, onun sadece Allah’tan uzaklaşması artmış demektir.” hadisi de bize ilim–takvâ dengesini ikaz ediyor.

Her Müslüman’ın Allah’a karşı olan vazifelerinde, hangi ibadeti nasıl yapabileceğine yönelik ilmi öğrenmeye çalışması farzdır. Bu ilmin insanı Allah’a yaklaştırıcı olması gerekmektedir. Bu itibarla insanı Allah’tan uzaklaştıran ilim fayda değil zarar getirir.

“Allah’ım fayda getirmeyen ilimden… Sana sığınırım.” hadisinden anlaşılması gereken de budur. Bir hadiste konu çok daha net bir şekilde açılıyor: “Ya âlim ol ya da ilim öğrenmenin yolunda bulun veya ilmi dinlemeye râm ol, yâhut da bunları seven ol, sakın beşincisi olma, aksi takdirde helâk olursun.”

Bu arada, “Kimin ilmi artar da zühdü artmazsa, onun sadece Allah’tan uzaklaşması artmış demektir.” hadisi de bize ilim–takvâ dengesini ikaz ediyor. Eğer ilim, insanı Allah’a ibadetten alıkoyarsa, bu şeyler nafile ibadetler bile olsa o ilim bereket getirmez. Zira her öğrenilen şey ilim değil, insanın ayağının kayması için birer vesile de olabilir. Kişi eğer nelerin ilim olup olmadığını öğrenmek isterse, öğrendiklerinin kendindeki etkilerine bakarak karar verebilir.

 
1 Comment

Posted by Aralık 29, 2010 in Yazılarım

 

Etiketler:

Güzel ahlâk sahibi olmak bir insan için çok önemlidir. Rasulullah s.a.v. Efendimiz: “İyi huy hataları eritir, günahları temizler. Tıpkı güneşin gökten düşen kırağıyı erittiği gibi.” buyurur.

Güzel ahlâk sahibi olmak bir insan için çok önemlidir. Rasulullah s.a.v. Efendimiz: “İyi huy hataları eritir, günahları temizler. Tıpkı güneşin gökten düşen kırağıyı erittiği gibi.” buyurur. Bir başka hadis-i şeriflerinde de şöyle buyuruyorlar: “Geçen gece tuhaf bir rüya gördüm. Ümmetimden bir kişi dizleri üzerine çökmüş oturuyordu. Allah Tealâ ile arasında bir perde vardı. İyi huyu, güzel ahlâkı geldi, perdeyi açtı. O kulu Rabbine kavuşturdu.”

Allah’ın tevfiki, rahmeti, yardımı perdesiz olarak kullarına ulaşır, fakat kulların kötü huylarından, nefsin çirkinliklerinden, haram ve günahlardan dolayı kullar üzerinde bir perde meydana gelir. Bulutlar güneş ışınlarının yeryüzüne ulaşmasını nasıl engelliyorsa, insanın kötü huyları da Allah Tealâ’nın feyz, rahmet ve bereketine engel olur.

Read the rest of this entry »

 
Leave a comment

Posted by Aralık 29, 2010 in Yazılarım

 

Etiketler:

İki Cihan Serveri s.a.v. Efendimiz; “Takvaya sıkı sarıl çünkü bütün hayırları kendinde toplayan haslet takvadır.” buyurmuşlardır.

Takva sahibi olmanın yolu bellidir. Sakınmak, korunmak, uzak durmak… Ayet-i kerimede; “Açık olsun, gizli olsun günahlardan sakının.” (En’am, 120) buyruluyor. İşte bu emre itaat takvadır ve takva sahibi olmadan da tam ve samimi bir tevbe yapılamaz.

Takva sahiplerine “müttaki” denir. Onlar Yüce Kitabımız’da “iyiler” olarak anılmış ve “En iyiniz, takvası en çok olanınızdır.” diye buyurulmuştur.

Şeytan, haram işleri çeşitli hilelerle meşru gösterip, insanlara sevdirmeye çalışmaktadır. Geçmişte bunu başarma imkanı bulduğu gibi, bugünün şartlarında işi daha da kolaylaşmıştır. Örf, adet, zamanın şartları, zorunluluk gibi birçok hileli yolla haramlar meşru işlerden sayılıp, sakınılmaz olmuştur. İnsanlar başlangıçta rahatsız oldukları bu duruma zamanla alışmışlardır.

Read the rest of this entry »

 
Leave a comment

Posted by Aralık 29, 2010 in Yazılarım

 

Etiketler:

“Ey iman edenler! İmanınızı kontrol ediniz.Zira Allah’a iman, O’na itaati gerektirir.

“Ey iman edenler! İmanınızı kontrol ediniz.
 ‘Allah’a inandım’ diyor, ama O’na itaat etmiyorsanız, ‘Peygambere inandım’ diyor, ama onun yolundan gitmiyorsanız, ‘Kitaba inandım’ diyor, ama Kitaba göre yaşamıyorsanız, gelin imanınızı kontrol edin. Belki tam inanmadınız, inandığınızı sandınız. Zira Allah’a iman, O’na itaati gerektirir.
 Peygambere iman, O’nu rehber kabul etmeyi icap ettirir. Kitaba iman, Kitaba göre bir hayatı netice vermelidir.”
Kışın geleceğine inanan insanlar, yazın sıcak günlerinde, odun ve kömür telâşına başlarlar.

 Çünkü sıcak günlerden sonra, soğuk günlerin geleceğine tereddütsüz inanmaktadırlar.
Benzeri bir şekilde, âhiretin geleceğine inanan biri, elbette ve elbette oraya hazırlık yapar.
Orada işine yarayacak şeylerle ömrünü değerlendirir. Demek ki, gerçek anlamda iman etmek ayrı bir olay, kendini “iman etti zannetmek” daha ayrı bir olaydır.
ALLAH’IM! Sana karşı günah işleyenlere bile ne kadar bağışlayıcı ve lâtifsin. Seni arayana ne kadar yakınsın; sana el açıp yalvarana ne kadar müşfiksin.

 Ümidi sende olanlara ne kadar iyisin, merhametlisin. Kim, senden yardım istemiş de reddedilmiştir. Kim, sana sığınmış da ihanete uğramıştır. Kim, sana yaklaşmış da sen ondan uzak durmuşsundur. Kim, sana kaçmış, sığınmış da sen onu kapından kovmuşsundur!..
Rabbim her şey senindir. Yaratan sensin ve hüküm senindir. İsimlerinde gizlenenler ile ve nurunu örten perdeler ile bu huzursuz ruhu, bu ıstıraplı yüreği bağışla.
Allahım, bütün alçaklıklardan korunmak için sana sığınırız; senden başka bütün korkulardan; senden başka bütün yoksulluklardan…
Allahım, yüzümüzü senden başka kimseye çevirmeyiz, secde ettirmeyiz. Öyleyse ellerimizin de senden başka bir şeye uzanmasını engelle ne olur!
Senden başka ilâh yoktur. Doğrusu ben de nefsine zulmeden zalimlerdendim. Ama şükürler olsun Allahıma, âlemlerin Rabbine.
“Allah’ım, beni bana bırakma
Adını dilimden uzak tutma,”

 
Leave a comment

Posted by Aralık 29, 2010 in Yazılarım

 

Etiketler:

 
Follow

Get every new post delivered to your Inbox.