Müslümanlar bu yıl da Hicri yılbaşını garip karşılıyorlar…Hicri yıl gelmiş mi, gelmemiş mi kimsenin umurunda bile değil..

Her milletin bir sene başlangıcı vardır. Biz Müslümanların da sene başları Muharrem ayıdır.
 Muharrem ayı Hicri yıl takvim esasına göre senenin ilk ayıdır. Bu takvimde bir yıl 356 gün olması münasebetiyle Muharrrem ayı her yıl Miladi takvime göre 10 gün evvel gelir. Bundan dolayı Hicri yılbaşı da Ramazan ayında olduğu gibi senenin her gününe rastlayabilir.
Çünkü Muharrem ayının gelişi ay yılına bağlıdır. Biraz önce de ifade ettiğimiz gibi, bu da her sene 10-11 gün farklıdır.
 

Muharrem ayı gelince Hicri bir sene bitmiş, yenisine girilmiş olur.

 

Müslüman her zaman olduğu gibi yılbaşında daha fazla kendisini hesaba çeker; Allah(CC)”a vereceği hesabın hesabını yapar.

 Müslümanlar bu yıl da Hicri yılbaşını garip karşılıyorlar… Müslümanların evlerinde, sokaklarında, caddelerinde, işyerlerinde, müesseselerinde Hicri yılbaşının olduğuna dair hiçbir alâmet yok. Hicri yıl geldi mi, gelmedi mi kimsenin haberi olmadı. Müslümanlar ne Hicri yılbaşını ne de Hicreti hatırlamadılar bile. Oysa Hicret hadisesinden Müslümanların alacağı çok hayatî dersler vardır.

Bu yılbaşı münasebetiyle bütün bunlar hatırlanmalıydı, konuşulmalıydı, nesillerimize duyurulmalıydı. Çocuklarımız Hicri yılın varlığından haberdar edilmeliydi.

Müslümanlar bütün bunlardan gafil oldu. Hicret olmuş mu, olmamış mı;

Hicri yıl gelmiş mi, gelmemiş mi kimsenin umurunda bile olmadı.

 

Müslümanlar 1 Ocak”ta Miladi yılbaşına gösterdikleri ilgi ve alâkayı Hicri yılbaşına bu yıl da göstermediler. Bu tavır Müslümanların Batılılara köleliklerinin devam ettiğinin en büyük alâmetidir.

 

Hıristiyan Batı kendi yılbaşlarını böyle öksüz kutlamıyorlar.

Onlar yılbaşlarını 15 gün önceden kutlamaya başlıyorlar.

15 Aralık geldiğinde fabrikalar makinalarını stop ediyorlar. İşçiler tatile çıkıyorlar. Devlet daireleri tatile sokuluyor.

 

Televizyonları, radyoları, gazeteleri 15 gün önceden milletin yılbaşını kutlamaya hazırlıyorlar. Hediyeleşmeler kadın-erkek, büyük-küçük her kesimde hızlı bir şekilde cereyan ediyor. İşyerleri, evler, sokaklar, caddeler süsleniyor. 1 Ocak”a yaklaşırken heyecan doruk noktaya ulaşıyor. 1 Ocak gecesi televizyonları naklen yayınlar yapıyorlar. Tam bir katılım ile kutlamalara katılmadık en ücra bir köşe bile kalmıyor. Lâik Batılar din günlerini böyle kutluyorlar işte.

Nerede “bizim televizyonlarımız, radyolarımız, gazetelerimiz?” Müslümanların duyarsızlığı her yerimizi kanser gibi sardı. Ruhlarımız uyuştu. Bedenlerimiz bizim olmaktan çıktı. Kafa yapılarımız bozuldu. Nereye gidiyoruz?

Müslümanlar müesseselerinde hediyeler dağıtabilirlerdi.
Camlarına kutlama yazıları asabilirlerdi.
Hicri yılbaşı özel indirimini ürünlerinde ilân edebilirlerdi.
 Hicretle ilgili konferanslar, seminerler, sempozyumlar tertip edilebilirdi.
 Fakirler sevindirilebilirdi.
Özel ziyaretler yapılabilirdi.
Daha neler neler yapılabilirdi.
Hiç birisi yapılmadı; hatırlanmadı bile.
Hicreti hatırlamayan Müslümanlar kurtuluşa layık hale gelemeyen Müslümanlardır.
 Öyle ise herkes vebalini çekecektir. Encamımız hayır olsun…
Mevlüt Özcan

About these ads

One response to this post.

  1. Allah razı olsun teşekkür ederiz

    Cevapla

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ photo

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 62 takipçiye katılın

%d blogcu bunu beğendi: