çevremizdeki insanların bize saygı duyabilmesi için, bizimde karşımızdaki insanlara benzeri duyguları verebiliyor olmamız gerekir

Hepimiz çevremizden saygı görmek ve sevilmek isteriz. Peki saygı görmeyi ve sevilmeyi nasıl kazanabiliriz.
Çevremizdeki insanlara Saygı göstermek ve Sevgi sunmak konusu toplumumuzun temel bilmesi gereken konulardan her biri. Bu yazımda bu konuya değinmek, farklı bir açıdan yaklaşmak istiyorum.
 
Bir an için çevremizde Saygı duyduğumuz insanları düşünelim. Saygı duyduğumuz bir öğretmen, bir arkadaş, bir yönetici, bir büyüğümüz hatta kendi annemiz yada babamız olur, Bu insanların ortak noktası nedir? Neden bu insanlar içimizde saygı uyandırır. Neden bu insanlara sevgi besleriz. Çünki bir çok konuda uzman olmalarından. Mesela öğretmenimiz, anne ve babamız bizim en güzel şekilde yetişmemize vesile olurlar, ihtiyaç duyduğumuzda bilmediğimiz şeyleri danışabileceğimiz yegane insanlardır, bize yeni birşeyler kazandırabilecek olmaları ve daha önemlisi güven vermiş olmalarındandır, Arkadaşımız dürüst, güzel ahlaklı, toplumda sevilen örnek bir insan olmasından dolayı elbette içimizde ona karşı sevgi besleriz saygı duyarız.
.
 
O halde çevremizdeki insanların bize saygı duyabilmesi için, bizimde karşımızdaki insanlara benzeri duyguları verebiliyor olmamız gerekir. Mesela bir konuda kendinizi geliştirebilirseniz, insanlar o konu ile ilgili sorunları olunca size geleceklerdir. Bu sizin bilginize saygı göstermeleri, sizin uzmanlığınızı kabul etmeleri ve yardımcı olabileceğinize inanmaları anlamına gelir. İnsanın kendini yetiştirmesi geliştirmesi, hem kendine güvenmesini, hemde çevresindeki insanların güvenmesini ve saygı duymasını sağlayacaktır.
 
Diğer bir konu ise sevgi:
Sevgi denildiğinde hemen hemen herkesin aklına, iki karşı cinsin birbirlerine duyduklari sevgi gelir, halbuki yaşananlar, gerçek ve mükemmel duygular olsa dahi, tek başına insanı mutlu etmeye yetmez.. Öncelikle belirtelimki, sevgi karşınızdaki insanın her istediğini yaparak sağlanmaz. Bu sadece birilerine bağımlı kalmaya ve bir anlamda kendinizi hapse atmaya benzer. Mesela kendinizi bildiğiniz, büyüdüğünüz zamandan beri kendi duygularınızı düşünün,gerçekten sevdiğiniz insanları gözünüzün önüne getirin. Çoğunlukla sizi dinleyen, kişiliğinize saygı gösteren, farklılıklarınızı hoş gören,sizi olduğunuz gibi kabul eden ve suçluluk duygusu yüklemeyen, kendinizi yanında iyi hissettiğiniz, ve en önemlisi size değer veren insanlara sevgi duyarsınız. Sürekli eleştirildiğiniz, küçük görüldüğünüz, hakarete uğradığınız, önemsenmediğiniz, insanlarla bir arada bulunmayı dahi istemezsiniz.
 
O halde çevremizdeki insanların bize sevgi duymasını istiyorsak, yukarda belirttiğimiz gibi bizimde karşımızdaki insanlara benzeri duyguları yaşatıyor olmamız gerek. Karşımızdaki insanı dinleyen,yargılamadan, eleştirmeden olduğu gibi kabul eden. Farklılığına saygı gösteren ve kendisini yanımızda özgür hissetmesine imkan veren. Onların kendilerini geliştirmelerine yardımcı olan ama asla kendi başlarına karar verme haklarına müdahale etmeyen. Bizim algıladığımız gerçekleri, diğer insanlar bizim kadar çabuk anlamayabilirler, bu yüzden baskıcı olmak yerine, yavaş gelişimlerine saygı ve şefkat ile yaklaşabilirsek. İşte o zaman gerçekten sevilen bir insan olacağız. Çünkü bu özelliklere sahip birisi herkes tarafından aranan ve yanında olmaktan keyif alınan bir insandır.
Son olarak belirtmek istiyorum sevgi ve saygı otomatik olarak gelen, gelmesi gereken duygular değildir. Kazanılması gerekir üzerinde çaba sarfedilmesi, emek harcanması gerekir. Hiç kimse sizi sevmek yada saymak zorunda değildir.Eğer bir insanda bu değerleri uyandıramıyorsanız, o insana kızıp,öfkelenerek bu duyguları doğal olarak duyması gerektiğini empoze edemezsiniz.
İşin gerçeği kim olursanız olun, ne haklara sahip olursanız olun, hangi koşullarda yaşıyor olursanız olun, elinizde ne tür güçler tutuyor olursanız olun, SEVGİ ve SAYGI yı kazanmak zorundasınız. Bunun için, kendinizi geliştirmeniz ve çevrenizdeki insanlara değer vermeniz gerek. Eğer siz bunu başaramıyorsanız,başkalarının sizin için başarmasını nasıl beklersiniz.

About these ads

2 responses to this post.

  1. bana çok acil saygı konulu elştiri lazım lütfeeeeeeeeeennnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnn

    Cevapla

    • kusura bakmayin yorumuzu ancak görebildim.kolay gelsin

      Saygı biz insanlar için çok önemlidir. Saygı öncelikle karşındakine saygı göstermek gerektiğini bilmektir. Karşımızdakini sevmesek de ama saygı göstermeliyiz. Saygı aile içerisinde çok önemlidir. Bir binanın temelini ustalar sağlam bir şekilde nasıl atıyorsa, o binanın geriye kalan yerleri de sağlam oluyorsa, işte saygıda böyledir. Ailede temel nasıl atılıyorsa, aile ona saygıyı nasıl öğretirse geri kalan yaşamında da öyle devam eder. Bir bireyin saygısında çevrenin etkisi büyüktür. Biz insanlar susuz yaşayamayan bitkiler gibiyiz. Bitki nasıl su istiyorsa insanlarda öyledir, saygı görmek ister.

      Saygı sadece saygı göstermek değil, karşındakine isteyerek saygı göstermektir. Bazı durumlarda sadece saygı göstermek yeterli değildi, sevgide önemlidir. Saygı her zaman, her yerde herkese gösterilmelidir. Çünkü saygı çok önemlidir. Saygı, biz insanlarda bulunan iyi bir davranıştır. Bazen babamıza, kardeşimize ve çevremizdekilere saygı göstermiyoruz ama en önemlisi de annemize saygı göstermeyerek büyük bir hata yapıyoruz. Annelerimiz bizim için çok önemlidir. Hani şöyle bir söz vardır ya:“Anneye öf bile denmez.” aynen öyle, annemize öf bile dememeliyiz. Toplumda saygı gösteren bireyler ahlâklı ve saygı gören bireyler olarak görülür. Saygı öğretmenlere de gösterilmelidir. Çünkü öğretmenler anne-babamız gibidir..

      Unutmayın ki saygı göstermeyen saygı göremez..

      Sevgi bir ruhsal rahatlamadır. Fakat saygı ise vicdanen kendini huzurlu hissetmektir. Örneğin; otobüsteki yaşlı bir adamın ayakta kaldığını gören genç yolcunun yer vermesi, hem yaşlı adamı mutlu eder hem de kendini… Akşam, yastığa başını koyup sabah kalktığında ne kadar huzurlu uyuduğunu fark eder.

      Önemli günlerde yakınlarımızın hatırını sormak onlara iyi gelir. Bayramlarda akrabaları ziyaret etmek, büyüklerin elini öpmek akraba bağlarını güçlendirir. Her zaman yanlarında olduğumuzu hissettirir. Saygılı olanlar, hep saygı görmüşlerdir. Saygı, toplumun temelidir. Çünkü ahlâki değerlerimizi bilmeyi ve benimsemeyi öğretir. Değerler, toplumu bir arada tutan ortak amaçlardır. Çocuklar öğrenmeye en açık kişilerdir. Büyüğünden saygı gören çocuklar gelecekte aynısını yaparlar. Onlar bugünün küçüğü yarının da büyüğüdür. Bizim tarihimizde saygı ile andığımız büyük insanlar, her zaman değerlerine sahip insanlardır. Çanakkale Zaferi’nde Türk askeri’nin savaş sırasında yabancı bir askerin yaralandığını görünce hiç korkmadan cesur bir şekilde yabancı askeri sırtlayarak siper aldığı alana götürmesi, ona ve insanlığa saygı duyduğunu gösterir. Tıpkı Mevlana’nın önce hoşgörü sonra adaleti temsil etmesiyle ölümsüzleşmesi gibi…

      Yani saygı, bizi bir arada tutan siyasi, sosyal, hukuk alanlarında başarılı bireyler olmamızı sağlayan, bizleri yüksek refah seviyesine ulaştıran en gerekli kişilik özelliğidir. Saygı toplum için vazgeçilmez bir unsur olup toplumunu suç işlemekten alıkoyar ve davranışlarımıza olumlu şekilde yansır.

      …………………

      Cevapla

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logo

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ photo

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 54 takipçiye katılın

%d blogcu bunu beğendi: