RSS

Aylık Arşiv: Nisan 2011

“Allah’ın rahmetinden umut kesmeyin. Çünkü kafirler topluluğundan başkası Allah’ın rahmetinden umut kesmez.” (Yusuf Sûresi, 87

Mü’min, hayrın da şerrin de Allahü Teala’dan imtihan için gönderildiğini bilen insandır. O, dünyevi hırslara kapılarak asla gelecek kaygısına düşmez. Allah’ın kendisine daha güzelini, daha hayırlısını hem dünyada hem de ahirette vereceğini umar. Rabb’ini ne nimette, ne de külfette asla itham etmez. O, “Kahrın da hoş, lütfun da hoş!” diyebilen geniş gönüllü insanların iklimine dahildir. Onun, bu gibi olaylarda Allah’a karşı teslimiyeti daha da artar, her durumda Allah’a şükretmenin huzur ve mutluluğunu yaşar. Allah’ın kendilerini denediğinin bilinciyle Allah’tan daha hayırlısını umarlar. İman eden bir kimse, her şeyini dahi yitirmiş olsa, yine de en ufak bir ümitsizliğe kapılmadan, sabırla, şevkle her şeye en baştan başlayabilir. Sahip olduğu bu şevk, imanından, Allah’a karşı duyduğu sevgi ve güvenden, Kur’an ahlakını benimsemiş olmasından ve dünya hayatının geçiciliğini kesin olarak kavramış olmasından kaynaklanır.
Read the rest of this entry »

 
Leave a comment

Posted by Nisan 10, 2011 in İslam

 

Peygamberimizin ilk tebliğleri arasında sıla-i rahim de yer almıştır. Sıla-i rahim, dinimizin hassasiyetle üzerinde durduğu vazifelerdendir.

Gün geçtikçe yalnızlaşıyoruz. İlişkilerimiz hergün daha da zayıflıyor. Kendimizin dışındaki insanları gün geçtikçe umursamaz oluyoruz. Bunun en önemli sebebi modern dünyanın bizlere sunduğu hayat tarzı ve kendi değerlerimizden uzaklaşmamız. Bunun en belirgin örneğini akraba ilişkilerinde yaşamaktayız.

Kentlere doğru yaklaştıkça akraba ilişkilerinin zayıfladığını, hatta kaybolma noktasına geldiğini görmekteyiz. Halbuki imanımız bizler akraba ilişkilerini mümkün mertebe kuvvetlendirmemiz, onları koruyup, kollamamız noktasında uyarıyor. İlişkileri koparmayı ise yasaklıyor.

 
Leave a comment

Posted by Nisan 10, 2011 in makale

 

‘iyiliğe iyilik her kişinin kârı, kötülüğe iyilik er kişinin kârı’.

Toplum içinde yaşarken karşılaştığımız en büyük problemlerden birisi de anlaşamadığımız, aramızın biraz limonî olduğu kişilere her şeye rağmen iyilikte bulunma ve zor durumda kaldıklarında onların yardımlarına koşmadır. Bu durumda bir kenarda durup hiç bir şey yapmadan bekleyebilir ve kendi işimize bakabilir ya da insanlık öldü mü deyip o arkadaşımıza bir iyilikte daha bulunabiliriz. Şimdi bu durumları karşılaştırıp hangi tercihin daha uygun olduğunu görmeye çalışalım.

Read the rest of this entry »

 
Leave a comment

Posted by Nisan 10, 2011 in Yazılarım

 

“Ürpermeyen kalbden, yaşarmayan gözden Sana sığınırım Allah’ım!”

İnsan genellikle sevinç, keder, emel, ümit, ayrılık ve vuslat misillü sebep ve sâiklerle ağlar; fakat, kalb ufkunda Allah’a dost olanları, bütün bunlardan daha çok “mehâfetullah” ve “muhabbetullah” ağlatır.
Diğer ağlamalar cibillîdir; insanın tabiatından kaynaklanır. İman, mârifet, muhabbet, aşk ve şevkin tetiklediği ağlamalar ise, Hakk’ı bilmeye, her şeyde O’na dair alâmetler görmeye ve sürekli O’nun huzurunda bulunduğunun farkında olmaya bağlıdır. Nezd-i ilahîde her ağlamanın kıymeti âh u efgân edenin duygu ve düşünce ufkuna göre değerlendirilir. Bu açıdan, musibet ve belâlar karşısında rızasızlık ve kadere itiraz manasına gelen ağlamalar haram; yarınlar endişesiyle kıvranıp inlemek bir ruhî maraz; dünya hesabına fevt edilen şeyler karşısında sızlanıp durmak da boş bir telaştır ve bütün bu sâiklerle dökülen yaşlar gözyaşları adına israftır.
Read the rest of this entry »

 
Leave a comment

Posted by Nisan 10, 2011 in makale

 

Allah’a yönelmek hangi yaşta olursa olsun tabii ki çok büyük, çok mübarek bir adım. Fakat böyle bir erteleme gerçekten akla ziyan.

İnsan kulluğu sonraki bir zamana erteledikçe bulunduğu durum müzminleşir, kendisini toparlaması zorlaşır. Atalarımız “bugünün işini yarına bırakma” derken bu gerçeğe de işaret etmiş oluyorlar.

İnsan ayağına gelen fırsatı tepmek istemez. Gece geç saatte de olsa, müşteri gelmeye devam ediyorsa dükkanını kapatmak aklına gelmez. İş sırasında yemeğini bile ihmal eder. Bir araba, bir daire alacağı zaman kırk yere sorar. En güzelini en uygun fiyata almaya çalışır. Sağlığıyla ilgili haberlere de son derece önem verir. Uzun yaşamak için yapması gerekenlere dikkat eder. Canı çekmesine rağmen, sağlığına zarar verir endişesiyle boğazından kısar, kolesterolüm artmasın, kilo almayayım der. Nefsine hakim olamadığında ise suçluluk duyar.
Read the rest of this entry »

 
Leave a comment

Posted by Nisan 4, 2011 in İslam

 
 
Follow

Get every new post delivered to your Inbox.