RSS

Aylık Arşiv: Mayıs 2011

En önemli husus ise İman kuvvetinin arttırılması. Her türlü eksikliğin kaynağı iman zafiyetidir.

Çok ilim sahibi olmak demek çok iman sahibi olmak anlamına gelmez. Namaz kılına kılına alışkanlık haline getirilir namaz hakkında çok kitap okuyarak değil. Okur yazar olmayan ninelerimiz hiç teheccüt namazını kaçırmaz ama namaz konusunda her türlü kitabı okumuş olan bizler nedense bir türlü teheccüt namazı kılamayız. Burada ısrarla pratik yapmak çok önemli.

İnsan hayatının en ön sırasına dini koymalıdır. Dinimizi dünyaya değil dünyayı dinimize uydurmalıyız. Her şey burada çözülüyor.

Read the rest of this entry »

 
Leave a comment

Posted by Mayıs 31, 2011 in İslam

 

Hepimiz çevremizden saygı görmek ve sevilmek isteriz. Peki saygı görmeyi ve sevilmeyi nasıl kazanabiliriz.

Çevremizdeki insanlara Saygı göstermek ve Sevgi sunmak konusu toplumumuzun temel bilmesi gereken konulardan her biri. Bu yazımda bu konuya değinmek, farklı bir açıdan yaklaşmak istiyorum. 
 Bir an için çevremizde Saygı duyduğumuz insanları düşünelim. Saygı duyduğumuz bir öğretmen, bir arkadaş, bir yönetici, bir büyüğümüz hatta kendi annemiz yada babamız olur, Bu insanların ortak noktası nedir? Neden bu insanlar içimizde saygı uyandırır. Neden bu insanlara sevgi besleriz. Çünki bir çok konuda uzman olmalarından. Mesela öğretmenimiz, anne ve babamız bizim en güzel şekilde yetişmemize vesile olurlar, ihtiyaç duyduğumuzda bilmediğimiz şeyleri danışabileceğimiz yegane insanlardır, bize yeni birşeyler kazandırabilecek olmaları ve daha önemlisi güven vermiş olmalarındandır, Arkadaşımız dürüst, güzel ahlaklı, toplumda sevilen örnek bir insan olmasından dolayı elbette içimizde ona karşı sevgi besleriz saygı duyarız.

Read the rest of this entry »

 
Leave a comment

Posted by Mayıs 30, 2011 in makale

 

Görünür görünmez bunca nimetlere şükür gerekirken nimeti verene sırt dönüp nankörlük etmek niçin?

İnsan emanetçi iken emanet edilenleri kendi malı zannetti. Bunca nimeti verene şükür etmesi gerekirken sırtını döndü. Çünkü insan kendine ve dolayısıyla Rabbine yabancılaştı. İnsan; mahlukatın en şereflisi, yani biz.
 Evet insan halife olarak yaratılmıştı yeryüzüne, varlık tesbihinin imamesi kabul edilmişti ve her şey onun emrine verilmişti.
Yağmuruyla güneşiyle, ağacıyla meyvesiyle tam bir düzen içinde yaratılan dünyaya baş aktör seçilmişti. Her şey onun istifadesine sunulmuştu. İnsan her şeyden istifade edecek ve yararlanacaktı.

Read the rest of this entry »

 
Leave a comment

Posted by Mayıs 30, 2011 in İslam

 

Mü’min, bereketli toprak gibidir, yağan yağmuru emer ve etrafının yemyeşil gümrah olması için vesilelerle doludur.

Mü’min, hayrın da şerrin de Allahü Teala’dan imtihan için gönderildiğini bilen insandır. O, dünyevi hırslara kapılarak asla gelecek kaygısına düşmez. Allah’ın kendisine daha güzelini, daha hayırlısını hem dünyada hem de ahirette vereceğini umar. Rabb’ini ne nimette, ne de külfette asla itham etmez. O, “Kahrın da hoş, lütfun da hoş!” diyebilen geniş gönüllü insanların iklimine dahildir.
Onun, bu gibi olaylarda Allah’a karşı teslimiyeti daha da artar, her durumda Allah’a şükretmenin huzur ve mutluluğunu yaşar.

Read the rest of this entry »

 
4 Comments

Posted by Mayıs 29, 2011 in Yazılarım

 

Kul Hakkı, Başkasının bedenine, malına, maddiyatına, Kalp ve ruhuna verilen zararlardır.

Kulun maddî hukukuna en büyük tecavüz, öldürme hâdisesidir.
Öldürme fiili, İnsanın yaşama hakkına son vermektir.
İnsanoğlu her nasılsa, başkalarının hakkını çiğnerken o insanların Allah’ın kulu olduklarını unutuyor.
“Ben Allah’ın bir kuluna zulmedersem, Onun kahrına ve Gazabına hedef olurum.” diye düşünemiyor.
Bunun içindir ki, insanlar sıkıntı ve sorunlardan kurtulamıyor.
Read the rest of this entry »

 
Leave a comment

Posted by Mayıs 29, 2011 in İslam

 
 
Follow

Get every new post delivered to your Inbox.