İnsanın dünya hayatında, önemli bir sığınağı, saadeti, küçük dünyası ve cenneti kendi evidir. Acaba bizim evimiz nasıl bir yer? Cennetten bir köşe mi? Aile fertleri eve döndüğü zaman fırtınalı bir denizden limana sığınır gibi huzur ve sükûn buluyor mu?
Eğer bulmuyorsa neden onu cennetten bir köşeye çevirmeye gayret etmiyoruz? Dünyada cenneti yaşamak varken cehennemi bir hayatı yaşıyoruz? Hem eşi¬mizin hem kedimizin “ah”larını arşa yükseltiyoruz? Bunun suçunu da çoğu kez eşimizde arıyoruz?





