İslam Huzur Dinidir

İslamı sonradan bulup mutluluğa eren bir yürekten; İslam

‘İslami Yazılar’ Kategorisi için Arşiv

İslam ile ilgili yazılar ve makaleler

Allah Güzeldir Güzeli Sever

Yazan: gulayozturk Eylül 22, 2009

allahvz0dm6.jpg

Ali YURTGEZEN

Güzellik, bugünün dünyasında her adımda önümüze çıkan bir kavram. İnsanda, kılık kıyafette, işte, evde, sokakta güzellik talep ediliyor.

Günümüzün dış görünüşe endeksli güzellik algısı ölçü değil elbette. Ama müslümanlar olarak güzeli ve güzelliği keşfetme, içimize ve dışımıza nakşetme ihtiyacımız var. Din bizden bunu talep ediyor, dünya bunu bekliyor.

Evet; başta ibadetlerimiz ve ahlâkımız olmak üzere her şeyimizin “güzel” olması gerekir. Çünkü bir hadis-i şerifte buyurulduğu gibi, “Allah güzeldir, güzeli sever.”

Geçtiğimiz ay bir Kurban Bayramını daha geride bıraktık. Tekbirlerle kesilen kurbanlarımızın bizi Mevlâmıza daha da yakınlaştırdığı ümidi huzur verdi gönlümüze. Paylaşmanın, dayanışmanın mutluluğunu yaşadık. Dostlarla, akrabalarla, sevdiklerimizle kucaklaşıp kaynaştık. Hesapsız bir muhabbetle, bayramın yıkadığı tertemiz bir kalple yenilendik, tazelendik, güzelleştik.

Fakat her yıl olduğu gibi bu yıl da televizyon haberleriyle odalarımıza taşınan nâhoş görüntüler bu güzelliği zedeledi yine. Hayvanlara yapılan eziyetler, olur olmaz yerde kesilen kurbanlar, sokak ortasında bırakılan atıklar, bayram sevincimize gölge düşürdü.

Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: İslami Yazılar | » yorum bırak;

İnanma Coşkusu

Yazan: gulayozturk Eylül 21, 2009

Ahmet ALEMDAR

Müminler olarak bizler ovaları yeşillendiren berrak pınar suları gibiyiz. Dağların zeminlerinden kaynayan sularımızla insanı ve coğrafyayı diriltir, kurumuş topraklara hayat veririz.

Dağlardan coşkuyla akan sular, dağın sükûnetinde demlenebildikleri için hayatın bütün gizemli güzelliklerini zerreciklerinde barındırmaktadırlar. Bizler dağın kara sevdasını kalbimizin derinliklerinde yaşamışızdır. Bu sevda ile eriyen billur tanelerimiz, susamış gönüllere aşkın ve aşkınlığın sonsuz titreşimlerini hissettirebilir.

Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: İslami Yazılar | » yorum bırak;

Dünyadan Geçerken

Yazan: gulayozturk Eylül 21, 2009

Mükerrem METE

Kalp, gönül, ebedi ve ahirete dair olanın mekânıdır. İhtiyaçlarımızı karşılamak, hayırlara vesile olmak, vakfetmek için kazandığımız dünyanın yeri ise kalbimiz ya da gönlümüz değil, yanı başımızdır. Kazanır ve harcarız. Tabii ki İslâm’ın öğrettiği ölçülere göre…

Dünya doğrudan kötü ya da kötüleştirici değildir. Yaradılış görevlerini yerine getirir, asla Rabbine isyan etmez. Yeri göğü, taşı toprağıyla sürekli zikir ve taat halindedir.

Dünyayı kötüleştiren ise insandır. İnsan onu kötüye kullanarak kendi hayatını da berbat eder. Yoksa insanın zulmü dünyaya yüklenmez. İnsanın yaptıklarından dünya sorumlu tutulmaz.

Nimet ve nimetin sahibi

Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: İslami Yazılar | » yorum bırak;

Merhamet Etmezmisin Evladına

Yazan: gulayozturk Temmuz 29, 2009

Merhamet Etmezmisin Evladına

Çocuklar ana ve babayı yarınlara taşıyan birer gemi gibidir. İnsan onlarla yaşar, yarınlara onlarla seslenir.Kıyamet günü bile onlarla yüzü nurlanır. Efendimiz s.a.v. Ne güzel buyurmuş:
‘Evleniniz çoğalınız ben kıyamet günü sizin çokluğunuzla iftihar edeceğim’.
Çocuk sahibi olmak için yanıp tutuşan peygamberlerden birisi Zekeriya a.s. Diğeri de Hz. İbrahim a.s. dır. Zekeriya a.s. yaşı 80’ine dayanmış, saçlarına aklar düşmüş ama hala baba olma hasretiyle dopdolu peygamber. Şöyle yalvardığını görüyoruz:
‘Ey Rabbim, gerçek şu ki, benim kemiklerim gevşedi, başım bembeyaz alev aldı(saçlarım ağardı) ve sana ettiğim dua ile hiçbir zaman mutsuz olmadım.
‘Ben, arkamdan gelecek yakınlarımdan endişe ediyorum. Karımsa kısır. O halde, katından bana bir çocuk ihsan et’ Meryem sur: ayet 4,5

Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: İslami Yazılar | 6 Yorum »

Allah c.c. dostları buyuruyor ki: Kapıyı ısrarla vurana kapılar açılır

Yazan: gulayozturk Temmuz 10, 2009

ALLAH’ın sevgisini tatmadan sakın bu fâni dünyadan göçmeyesin. O’nun sevgisinin tadı, yiyecek ve içeceklerde bulunmaz. Çünkü bunlardan istifade etmede kâfirlerle hayvanlar sana ortaktır. Sen Allah‘ın zikrinin tadını almakta ve cem makamına muvaffak olmakta meleklere ortak ol. Ruhlar, nefislerin serpintilerine tahammül edemez. Dünya leşine battığında bu halinle Allah‘ın huzuruna çıkmaya layık olamazsın. Çünkü günahla kirlenmiş olanlar Allah‘ın huzuruna alınmazlar.

O halde kalbini temiz tut ki, gaybın kapıları sana açılsın. Günah işlemeyi bırakıp, zikir ve tevbe ile Allah‘a dön. Kapıyı ısrarla vurana kapılar açılır. İnsanların birbirine karşı iyi ve dostça davranışları olmasaydı, bunları sana anlatmazdım. Rabiatü’l-Adeviyye:’Bu kapı ne zaman kapandı ki açılsın.’demiştir. Fakat ey kişi! Bu seni Allaha ulaştıran kapıdır.

Kalbinin Allahın birliğinden habersiz ve bu konuda dikkatsiz olmasından sakın. Zikredenlerin birinci basamağı, Allah‘ın birliğini ve tekliğini anmaktır. Zâkirlere kapının açılması ancak Allahın birliğini anmalarından dolayıdır.

 O’nun rahmetinden kovulanlar da ancak yaptıkları işin önemini kavramaksızın, körü körüne, bilinçsizce Allahı zikrettikleri için kovulmuşlardır. Mide ve cinsel doyum şehvetlerini kırarak bu akıbetin önüne geçebilirsin. Zira Allah‘ı zikirde sana ancak nefsin muhalefet eder. Yaratıklara olan sevgin ne çok, Allah‘a olan sevgin ise ne az! 

Allah ile karşılıklı olarak birbirinizi sevme kapısı sana açılmış olsaydı, elbette seni şaşırtan çok şeylere tanık olurdun. Gecenin ortasında uykuyu bölüp, kıldığın iki rekât namaz, Allah ile karşılıklı olarak birbirinizi sevmektir. Hastaları ziyaret etmen, Allah ile karşılıklı olarak birbirinizi sevmektir. Cenaze namazını kılman, Allah ile karşılıklı olarak birbirinizi sevmektir. Müslüman kardeşine yardım etmen, Allah ile karşılıklı olarak birbirinizi sevmektir. Eziyet veren şeyleri yoldan uzaklaştırman, Allahile karşılıklı olarak birbirinizi sevmektir. Yere bırakılmış kılıcın onu savuracak bir kola ihtiyacı vardır. Senin için Allah‘ı zikirden daha faydalı ibadet yoktur. Çünkü zikir ayakta duran, rükû ve secde yapamayan yaşlılar ve hastalar için de kolay bir ibadettir.

Allah’ın huzuruna nasıl çıkacağını, âlimler ve hikmet sahipleri sana öğretirler. Sen hiç satın alınır alınmaz hizmet etmeye elverişli köle gördün mü?! Bilakis o önce bir eğitimciye verilir de o onu eğitir, ona edep ve terbiye kazandırır. Eğitim ve terbiyeyi başarıyla tamamladığında hükümdara hizmet etmeye başlar. Velilerin yaptığı da budur. Öğrenciler, onların himmetiyle huzura varacakları güne kadar onlarla beraber olurlar. Yüzme hocası, birine yüzmeyi öğreteceği zaman o kişi yalnız başına yüzebilecek seviyeye gelinceye kadar onunla yanyana yüzer. Artık o yüzmeye başladığında ise onu korkusuzca denize salabilir.

‘Peygamberler, veliler veya salihler vasıtasıyla Allaha yaklaşılamaz.’ diyen düşünceden uzak dur. Kuşkusuz Allah kendine ulaşmak isteyenler için onları vesile kılmıştır. Velilerden sadır olan, su üzerinde yürümek, havada uçmak, gizli şeyleri haber vermek ve suyun kaynayıp çıkması gibi harikulade haller, peygamberin doğruluğuna şahittir. Çünkü velilere verilen kerametler, peygamberlerinden dolayıdır.

Yazı kategorisi: İslami Yazılar | 2 Yorum »