T. Ziya ERGUNEL
Merhum Arif Nihat Asya, o çok sevilen Naat’inin bir mısraında Alemlerin Efendisi’ne böyle sesleniyor: “Gel ey Muhammed bahardır..”
Yazan: gulayozturk Ekim 20, 2009
T. Ziya ERGUNEL
Merhum Arif Nihat Asya, o çok sevilen Naat’inin bir mısraında Alemlerin Efendisi’ne böyle sesleniyor: “Gel ey Muhammed bahardır..”
Yazan: gulayozturk Ekim 20, 2009

İnsanın temel yanılgılarından biri,bu dünyada temelli kalacağını ve hep yaşayacağını sanmasıdır.Oysa ki insan, bu dünyaya uğrayıp geçecek bir misafir gibidir.
Sahipmiş gibi göründüğü şeyler,elinde hep emanettir.Evet,insan bu dünyada geçici olarak vardır.Emanetçidir.Ve asla mal sahibi değildir.
Büyük şehirlerde emanetçiler vardır.
Genellikle yabancılar,yolcular,yanlarında taşıyamayacakları eşyalarını,belli bir ücret karşılığı,belli bir zaman için,onlara bırakırlar.Sonra da, bıraktıkları sürenin ücretini ödeyip,emanete bıraktıkları mallarını geri alırlar.
Emanetçi, belli bir ücret karşılığı,kendisine bırakılan malı muhafaza eder.Mal sahibi istediği anda da,teslim aldığı gibi,aynen geri verir.
Yazı kategorisi: makale | » yorum bırak;
Yazan: gulayozturk Ekim 16, 2009

Gözyaşlarını Sevmek *
Yolda yürürken, ya da arabanızla ağaçların yanından geçerken etrafı kaplamış hanımeli kokularını duydunuz mu bugün?..
Gitmek istemeyen baharla, gelmek isteyen yazın paylaşamadığı rüzgarlar bugün olabildiğince dağıtıyordu bu mis gibi kokuları…
Bir de sapsarı bir dolunay vardı, henüz binalar arasından ayrılıp göğe yükselmemiş..
Dolunay burcu burcu hanımeli kokuyordu bugün..
Yazı kategorisi: makale | » yorum bırak;
Yazan: gulayozturk Ekim 11, 2009

Sevgi, dünyaya gelen her varlıkta en esaslı bir unsur, en parlak bir nur, en büyük bir kuvvettir ve bu kuvvetin yeryüzünde yenemeyeceği hiçbir hasım yoktur. Sevgi evvelâ bütünleşebildiği her rûhu yükseltir ve ötelere hazırlar. Sonra da bu ruhlar sonsuzluk adına doyup duydukları şeyleri bütün gönüllere hâkim kılmanın kavgasını vermeye başlarlar. Bu yolda ölür ölür dirilir; ölürken “sevgi” der ölür, dirilirken de sevgi soluklarıyla dirilirler.
Yazı kategorisi: makale | » yorum bırak;
Yazan: gulayozturk Ekim 7, 2009

Cehaletle kavrulan kurak gönüllere, en perişan zamanında yağdın katre katre.Bir mum ışığı gibi aksederken karanlık ruhlara, kurtuluşa bir umut filizlendi.Adın anıldıkça tazelenen bir dirilişin muştusu oldun.Ve asırlar yetmedi ışığını söndürmeye.Hiçbir kuvvet silemedi insanlığa vurduğun mührü.Muvakkat heveslerle söndü gitti seni unutmaya meyleden her anımız.Kudsi emanetinle buluştu cehaletten firakımız, Ey Nuru İlahi!
Adın Can Muhammed (sav),
Can oldun,kan oldun, ten oldun, nefes oldun davanı idrak eden her varlığa.Bir cümle çıkıyordu dudaklardan: ‘Anam, babam sana feda olsun Ya Resul
Dünyaya ait ne varsa yok oldu gözlerden, gönüllerden senin sevdanla.Ve fıtratımızdaydı aslında Hakk’a vurulmadıkça keşfedemediğimiz sevdan.
Yeryüzünde hiçbir varlık sevilmedi Senin kadar.Bedende atan sen oldun, damarda akan sen.Sevgi sen, sevgili sen Ya Habibullah!.Rabbim adıyla andı levhi mahfuzda adını.Ya seni bilmeyen nasıl bilsin Mevla’yı? Maddi hiçbir makam yokken emelinde,öyle bir taht kurdun ki; mekanı gönüllerde Risaletin giydirdiği tac ile Gönüller Sultanı oldu adın, ebediyen
Ey Ümmeti için ağlayan Nebi!
Adın Rahmet! Adın Hasret! Adın Vuslat! Adın Sevda hayat lügatımızda.
Ben mi? Sana çağlayan bir ırmak, rüzgarına kapılmaya çalışan bir toz zerresi.Sen ömrümün ab-ı hayatı, ben şefaatine nail olmayı dileyen garip.Sen huzurusun iflah olmaz nefsimin, ben geç kalmış sevincimi arıyorum seninle.Sen hüznün tebessümle buluştuğu ufuk, ben sana çırpınan bir kanat
Elimde bir gül ile geldim kapına
Adın Gül Muhammed (sav),
Gül, aşkının adı; gül, özleminin adı; gül, kokunun adı ve şimdi her diken sensizliğin matemi.Elimde bir gül ile geldim kapına, yüreğimde Sen diye büyüttüğüm Bilirim ki çevirmezsin kapından layık olmasam da Tüm kainatın hasretini getirdim bir gül ile Güle gül ile geldim Peygamberim cananım! Yüklendim bütün dünyamı, pak ikliminde arındırmak muradım…
