Yazan: gulayozturk Kasım 12, 2008

Ey gün yüzlü güzel!!!!
Bilirmisin sevenlerin ne haldedir?
Yagmur damlalarının usul usul çiselerkenki ferahlığını,1400 yıl bahar öncesinden taşıyan rüzgarlar hissettik ya doğdugumuz gün,kulaklarımıza okunan ezanlarda biz.Ve günlerden birgün,ebedi kurtuluşa çagrını duydukya sinelerimizde.Hani zaten görür görmez aşık oluvermiştik,Kalu Bela’da ümmetini okşayan nazarlarına.
Anlatamadık ne kendimize ne başkalarına yüreğimizin dilini.Ancak bir gülün açışını görünce şebnemlerin serinliğinde,yada seherde şakıyan bülbülleri dinleyince,bir garip buğu doldu gözlerimize senden ayrılığın tarifsiz hüznünde.
Bir gün ama bir gün,bir çiçek çaldı,gafleti delipte gönül kapımızı,yada bir sessiz ölüm haberinin ürküten fısıltısı.O zaman seni umduk yanımızda.Işığa üşüşen pervanelere döndük aydınlığında.Can havliyle Senin öğrettiğin kelimeleri aradık dagarcığımızda.Bir bilinmez hazinenin anahtarı oluverdi her kelimen.Varlığımızın sebebini anlamak üzere kurulduğunu gördük kainatın çarklarının.Ezberlenmiş isimler dilimize yapışmaktan öteye geçemezken içtik manalarını ellerinden.İçtikçe susadık;susadıkça içtik;içtikçe kandık.
Derinlere,en derinlere,girdi her nefesin gönül topragımızda.Tohum oldu her sözün,ekildi içimize bereketinle.Sonra duaların ve aminlerimiz birleşti. Nisan oldu mevsimi yagmurların.Yagdı,yagdı,yagdı.Suya kanan her bir tohum çatlayıp,bir kutlu Tuba’ya döndü.Salındı meyveleri,adı: GÜZELLİK,SEVGİ,MERHAMET,CÖMERTLİK olan.Yaradan’ın ahlakına özendi her kul senin aynanda”Yaradan dost,yaradan Vedud,yaradan Rahman” dedinya.Silindi gözlerimizden Cennet ve Cehennem.Silindi O’ndan gayrı ne varsa.Bir O,bir tek O….
Yazının devamını oku »
Yazı kategorisi: İslami Yazılar | Etiketler: dost, gün, güzel, melekler, merhamet, mirac, rüzgar, Sevgi, tahiyyatla, yaratan, yüzlü | » yorum bırak;
Yazan: gulayozturk Kasım 6, 2008

Başımı kaldırıpta gökyüzüne baktığımda
İki tane çizginin belirdiğini görüyorum
Birinin adı dostluk,diğerinin ki ise sevgi.
Sonra araya uzaklık giriyor;
sevgi yavaş yavaş siliniyor
Dostluğun bir önemi kalmıyor o an.
İnatla sevgimi gökyüzüne çiziyorum uzak diyarlarda da olsan ,
Başını kaldırıp ta gökyüzüne baktığında göresin diye

Sessiz dokunusudur dostun bakisi,
Kar yagarken günes gibidir gülüsü,
Azgin dalgalarda sükünettir sohbeti,
Hele uzaklarda ise hic cekilmez hasreti…

Yazının devamını oku »
Yazı kategorisi: Yazılarım | Etiketler: dalga, dost, gökyüzü, inat, kar, Sevgi | » yorum bırak;
Yazan: gulayozturk Ekim 30, 2008

Ya Rabbi ! Sahibimiz ! Dostumuz ! Yaratanımız ! Yaşatanımız ! Üzerimize titreyen Ailemiz !
Sırdaşımız olan Dostumuz ! Sırtımızı dayadığımız Kardeşimiz ! Gönlümüzü açtığımız Yarimiz !
Gözlerimizi ve akıllarımızı bağladığımız Sevdiğimiz ! Bizim için hepsi ve herşey Sensin …
Uluhuyetin hatırına… Sevdiklerin ve sevenlerin hatırına… Dostların hatırına.. Yarenlerin hatırına..
İzzet ve Celalin hatırına… Affetmeyi seven isim ve sıfatların hatırına… Merhamet çağlayanı olmayı seven isim
ve sıfatların hatırına…
Ey Sahibimiz ! Ne olur kendi sahipliğinden çıkarıp nefsin ve şeytanın sahipliğine bırakma…
Ey Sevgilimiz ! Ne olur sevginden mahrup edip beyhude ve yalan sevdalara bırakma…
Ey Dostumuz ! Bizden rahmetini esirgeyip perişan ve mahvetme
Kim var… Kim… Senden başka… Medet dileneceğimiz. Himmet isteyeceğimiz. İmdat yakaracağımız.
Kapısında kölelik ile izzet kazanacağımız. Derttaşımız yokki senden başka. Sırdaşımız yokki senden gayri.
Ne olur ihsan et, affet, merhamet et, lutfet, yardım et. Hatalarımıza bakma Settarsın , hataları örtensin ne olur ört
hatalarımızı. Dualarımız aklansın bu sebeple…
Ey Sevgilimiz Allahımız, Rabbimiz, Sahibimiz, Enisimiz, Refikimiz, Ehlimiz, Mahbubumuz… Medet medet
Amin tüm ümmet adına amin
Yazı kategorisi: Yazılarım | Etiketler: celalın, cuma, dost, mübarek, Rabbi, sahibi, sırdas, yaratan, yaşatan | » yorum bırak;
Yazan: gulayozturk Ekim 22, 2008

İslam’da el-Vela ve’l-Bera Akidesinin Önemi Nedir?
Bu soru, birçok insanın dilinde tekrar etmektedir. İslam’da, dostluk ve düşmanlık akidesinin bu derece vurgulanmasındaki sebep nedir? İnsanoğlu olarak bizler, din ve akide ayrımcılığını bırakıp, neden kardeş olamıyoruz?
Bu tür sloganlaşmış sözler oldukça yaygın olmasına rağmen, fiiliyatta uygulanma imkanı olmayan hayali ve batıl taleplerdir. Şöyle ki:
İlk olarak: Dostluk ve düşmanlık bağını Allah için ve Allah’a iman temeli üzere kurmak, Allahu Teala’nın, nebi ve rasullerin dili ile kulları için bildirmiş olduğu dindir. Allahu Teala’nın dini olan İslam dairesinde kalmak isteyen kişinin, bu akidenin dışına çıkması mümkün değildir. Mesele bu yönüyle, İslam ya da İslam olmamaktır… Küfür ya da İman!
İkinci olarak: Bizzat kendi zatı adına dostluk ve düşmanlık bağının kurulduğu kişi ilahlaştırılmış olur. Kim dostluk ve düşmanlığı Allah için yapar, Allah için sever ve Allah için düşmanlık duyarsa, o kimse Allah’ın kuludur. Kim de bunları Allah’tan başkası için yaparsa, o kişinin kuludur.
Şeyhu’l-İslam İbn-i Teymiye (rahimehullah) şöyle der: “Allahu Teala dışında, yaratıklardan hiçbirini bizzat zatı için sevmek caiz değildir. Sadece Allah Teala zatı için sevilir. Bu, uluhiyetin manasında vardır. Allahu Teala şöyle buyurur: “Eğer göklerle yerde Allah’tan başka ilahlar olsaydı ikisinin de düzeni bozulup gitmişti.” (21 Enbiya/22) Bir şeyi zatından dolayı sevmek, şirktir. Allahu Teala dışında kimse zatından dolayı sevilmez. Bu, onun uluhiyetinin özelliklerindendir. Allahu Teala dışında her sevilen, Allah için sevilmezse, ona duyulan sevgi fasittir.”
Bu yönüyle dostluk ve düşmanlık, Tevhid ve şirktir. Şirk ise büyük bir zulümdür ve tek olan Allah’a ibadet için yaratılan insanın değerini, yaratılana ibadet alçaklığına düşürür.
Üçüncü olarak: Hakkın ve batılın varlığı, hayır ve şerrin varlığı, batılı hak ile ve şerri de hayr ile defetme, Allahu Teala’nın, üzerine mahlukatı yaratmış olduğu fıtrattır. Batıl, batıllığını ve azgınlığını devam ettirdiği sürece hak ile birleşmez ve ona tabi olmaz. Hak da, hak sıfatını kaybetmediği sürece batıla uymaz. Bunların olmasının imkanı yoktur. Eğer hak ve batıl bir araya gelmiş olsaydı, hayat fesada uğrar, kulların memleketlerin maslahatları yok olurdu. Allahu Teala’nın buyurduğu gibi…
Yazının devamını oku »
Yazı kategorisi: İslami Yazılar | Etiketler: akidesi, batıl, düsman, dost, Hak, hayır, sevmek, şer, İslam | 2 Yorum »
Yazan: gulayozturk Eylül 21, 2008

Hastalıkların tedavisi sadece bir takım iğne ve haplardan ibaret değildir..
Allah (c.c) Kur’ân-ı Kerîm’de, Kur’ân ve balın şifa olduğunu beyan ediyor.
Peygamberimiz Efendimiz (s.a.v) fakirleri doyurmanın, yetimi sevindirmenin, sadaka vermenin, tebessümün… de birçok hastalıklar için şifa olduğunu haber veriyor.
Hz. Dâvud Aleyhisselâm’ın hikmetli bir sözü vardır. Der ki:
“Dostlardan ayrı kalmak kişiyi hasta eder.”
Demek ki, hakiki dost da birçok hastalıklar için şifa oluyor.
Hakiki dostluk Allah (c.c) için olanıdır. Bundan dolayı hakiki dostlar demişler ki:
Fâni dünyanın padişahı değiliz.
Gönül hırkalarını yamar giyeriz.
Dostlarla ağlar dostlarla güleriz…
Dostlarla gülüp dostlarla ağlayabilmek; böyleleriyle dostluk bağları oluşturabilmek mesele budur.
Böyle dostların yokluğudur insanları hasta eden.
Şair Bâki’ye arkadaşları kaç çeşit dost var diye sorarlar.
Bâki, üç çeşit dost olduğunu söyler ve şöyle sıralar:
“Bir dost vardır gıda gibidir, onu her gün ararsın
Bir dost vardır ilâç gibidir, icâb ettiğinde ararsın.
Bir dost vardır ki hastalık gibidir, o seni arar.”
Yazının devamını oku »
Yazı kategorisi: Diğer Konular | Etiketler: dost, gıda, ilaç, tedavi, şifa | 9 Yorum »