Posts Tagged ‘güven’

Muslumanın Ticareti ve Doğruluk

      

Dinimizde bir kural vardır.

 İnsanların en hayırlısı insanlara en yararlı 
olandır. Ticaret erbabı da, toplumumuzun insanlara en çok faydası dokunan 
bir kesimidir.

 Her insan, yiyecek, içecek, giyecek gibi ihtiyaç duyduğu 
şeyleri bizzat temin edemez. Ticaretçi; memleket memleket, il il dolaşarak 
insanların istediği malı, istediği eşyayı temin ederek toplumun istifadesine 
sunar.

 Hem kendi kazanır, hem memleket ekonomisine katkıda bulunur, hem de 
toplumun ihtiyacını karşılar. Bu bakımdan Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.) 
güvenilir ve doğru bir ticaretçinin kıyamet gününde sıddıklarla, şehitlerle 
beraber olacağını müjdelemişlerdir.
 
Tüccarın bu değeri yanında, onlara sorumlulukları da şu şekilde 
hatırlatılmıştır:

Okumaya devam et

İnanan insan daima emin ve huzur içindedir..

      

İnanan insan daima emin ve huzur içindedir..
Her şey O’na (c.c.) bağlanıp yürüdüğü taktirde hedefe
Ulaşacağından emindir…
Allah’a iman ,dünyevi-uhrevi mutluluğun bir sihirli anahtarıdır
Ve ömrünü onun gölgesinde geçiren herkese hayırla
Çene kapanma vaat eder..
Aslında mü’min bütün benliğiyle Allah’a yönelince,
O’ndan gayrı her şey gözünden silinir gider…
Zaman –zaman sahte ziyalarıyla gözlerimizi kamaştıran
Bütün fani ışıklar ,gelip gönüllerimize vuran O’nun (c.c.) Nuru
Karşısında birer-birer kararır ve her tarafta..
“Bugün mülk ve milk O mutlak ve galip olan Allah’ın dır.”
Duyulmaya başlar ki,böyle bir noktaya ulaşmış gönül,
Bütün sahte vaadlerinden kurtulur…
Sadece ve sadece O’na (c.c.) tevekkül eder ve imdadı da O’ndan bekler ..
Zorda kaldığında veya musibetlerle sarsıldığında O’na güvenir,
O’na dayanır..
Allah’a imanı ve imanda marifeti ona,her şeyle muarefe ufkuna
Açar…
her şeyin kendisi için yaratılmış olduğunu idrak ederek,
minnetle iki büklüm olur…
Kimseden ürkmez,kimseye ürkütmez,herkesi kardeş gibi
Kucaklar..
Bütün eşyaya tebessümler yağdırır..suyu,havayı,ve daha değişik nimetleri Hak’tan gelmiş birer armağan gibi yudumlar..
Toprağı ve onun yetiştirdiklerini misk u amber gibi koklar..
İşte herkesi ve her şeyi o engin imanıyla bu çerçevede gören bir mü’min,daima Hakk’a sonsuz bir güven duyar…

Selam ile dua..

Sevgisiz,saygısız, ve güvensiz de bir yuva kurulamaz..

             

İçinde yaşadığımız şartlar hepimizi zorlayan ve dini

Yaşantımızı etkileyen bir hal almıştı ne yazık ki..

Her geçen gün aile yuvaları dağılmakta,bazı kıymetli

Değerlerimizi takdir edilememektedir..

 

Ve eğer kısa bir zaman içinde bir şeyler yapmazsak,

Bizden sonraki nesiller tüm manevi değerlerden uzak

Olacaklar..

Evimizin huzürundan ve geçiminden büyük oranda mes’ul

Olan biz hanımlar,evliliğe kutsal bir vazife şuuruyla bakmalıyız.

Özellikle yirmi yaşın altındaki evlenecek gençlerimiz daha farklı

Bakıyorlar evliliğe..

Mesul’uliyetlerini bilmiyorlar bu yaşta..

Sadece toz pembe bir hayat olarak düşünüyorlar evliliği..

Sevgi,saygı,güven,anlayış,fedakarlık,paylaşma,sabır,değer verme,ve buna benzer üstün ahlaki meziyetler ,evliliğe ilk adımı

Atarken özellikle biz hanımların dikkate almaları lazım

Gelen hususlardır.

Bu saydıklarımız içinde özellikle de..

“sevgi evin sağ direği,saygı evin sol direği,güven ise evin çatısı gibidir.”

 

Nasıl ki,bir ev direkleri olmadan ve çatısız bir şeye benzemiyorsa,

Sevgisiz,saygısız, ve güvensiz de bir yuva kurulamaz..

Evlenecek çağa yeni gelmiş gençler sanırlar ki hayat,

Sadece hislerle sürüp gider..

Halbuki evlilikte hislerin etkisi kısa zamanda geçer…..

Sabır olmadan huzurlu bir aile hayatı olamaz..

Bazen bir tarafın öfkesi ,hiddeti,havayı gerginleştirebilir..

Bundan dolayı Efendimiz(s.a.v.) aile hayatında sabra bilhassa

Dikkat çekmiştir.

Hazret Ali(r.a.) da sabrın ehemniyetini söyle anlatmaktadır.

“Başın ,bedendeki yeri,sabrın imandaki yeri gibidir.Çünkü,

başı olmayanın bedeni,sabrı olmayanın da imanı olmaz.”

Evet,aile hayatında kadın ve erkek duygulu ve neşeli hareket etmelidirler.

Hassas davranmalı ve birbirlerinin acı ve üzüntülerine  

Ortak olmalıdırlar..

Takva sahibi olmak ne güzeldir..

Buna sahip olan kişi evlilikte,sevgiyi,saygıyı,güveni daha

İyi yaşar..

anneciğim,babaciğim,bana güvenin…

               

Hata yapmaktan korkan bir insan hiçbir şey yapamaz.

Çocuğun hata yapmaktan korkmayacağı bir ev ortamı oluşturmak, biz büyüklerin en büyük görevlerinden biridir.

Böylece çocuğun girişimcilik ruhunu öldürmemiş oluruz. Bugün, toplumumuzdaki kişilik bozukluklarının sebebi ailelerin eğitim hatalarıdır.

 Çocuk, aslında ailesinin aynasıdır. Biz çocukla iletişime geçtiğimizde ruhuna inebildiğimizde bazen öyle derin yaralar görüyoruz ki eğer aile, tutumlarından dolayı açtıkları bu yarayı görebilselerdi eminim çok daha sabırlı ve hoşgörülü davranacaklardı.

Halbuki çocuğun, kendine güvenen, risk almaktan korkmayan, yaptıklarının sonuçlarına katlanan, sorumluluk almaktan çekinmeyen, iç disiplini gelişmiş bireyler olarak yetişmesi, hem kendileri hem de çevrelerindeki kişiler açısından büyük bir kazanç olacaktır.

Mutlaka her gün çocuklarımızı kucağımıza alıp sevelim, okşayalım. Onu sevdiğimizi sık sık söyleyelim. Unutmayalım şiddet gören çocuk saldırgandır, sevilen çocuk sever. Mesajımız, hatalarına rağmen onu o olduğu için sevdiğimizi ona hissettirmek olmalıdır. Hele hele çocuksu tavırlarla “Seni sevmiyorum, senin annen değilim!” gibi sözler çocukta onarılmaz yaraların açılmasına sebep olacaktır.

Okumaya devam et

Yüce Allah’a giden yol iman ve ümitle başlar..

                    

Yüce Allah’a giden yol iman ve ümitle başlar..Mü’min şüphesiz Yüce Allah’a inanan ve güvenen kimsedir..

Mü’min,Mevlasına imanla,ümitle ve amel ile yaklaşır..
Amel olmadan kimse imanın hakikatini anlayamaz,ve onun ilahi tadını tadamaz..

Dinimizde Yüce Rabbimiz Rahmetine güvenmek farzdır..O’nun c.c.,Rahmetinden ümit kesmek haramdır..
İnsan günahlarını ,kusurlarını bakarak ,”benden artık hayır gelmez,ben kesin adam olamam,benim yerim cehennemdir” demek yanlıştır..
Bize düşen ,daima ümitle yaşamak,Allah’ın Rahmetine güvenmek ve kalbi uyanık tutmaktır..
Kul Rabbini nasıl düşünür ve O’ndan ne beklerse,Allah kendisine öyle muamele eder…

Allah kusurları ,günahları affetmez diye düşünen affolmaz..Allah herkesi cezalandırır düşünen,sıkıntıdan kahrolur..O’nu c.c. çok merhametli bilip merhamet isteyen merhamet edilir..
Rabbim Kerim dir ,kusurları açmaz,diye düşünen ve inanan ,kusurları gizlenir…O c.c. ,tevbeleri kabul eder deyip,tevbe edenin tevbesini kabul edilir..
Allah çok cömerttir,Kendisine açılan eli boş çevirmez diye inanan ve yalvarankimseye,düşündüğünden fazlası verilir..

“”De ki: Ey günah işlemede haddi aşan kullarım!!Allah’ın Rahmetinden ümit kesmeyin.Çünkü Allah bütün günahlar bağışlar.””(ZÜMER,53) Ayeti ,bütün günahkarlara tevbe için büyük bir cesaret ve müjde veriyor…

Allah Rasulü s.a.v.,bu Ayeti okunduğunda: “O c.c.,günahın çokluğuna aldırış etmez,dilediğini affeder”buyurmuştu..

Okumaya devam et

Fert ve toplum olarak huzur ve güven istiyorsak…

İnsanlığa sevgi,saygı,hoşgörü ve mütevazilikle yaklaşan kişi,hem Yüce
Allah’ın ,hemde insanların yanında değer bulur..
İnsanlara iyi niyet ile yaklaşan ,sözü bir olan,doğruluktan
ayrılmayan,ihlaş,samimiyet ve kul olmanın şuurunda olan herkese,Allah
sayısız nimetler bahseder..

Hem dünya hayatını,hem ahiret hayatını güzel eyler..
Akla hayale gelmeyen rızık ve nimetlere mükafatlandırır..
Ayrıca Allah,kişinin kalbinde doyulmaz manevi hazlar yaratır..
Maneviyat dünyasının hikmetlerini seyretmek,uçsuz bucaksız Ummanlarda manevi
hazlarla kuçaklaşmak,her iki cihana saadet istemek,ve bu istekleri kavuşmak
için iyi insan,iyi Müslüman olmakla bağlıdır…

Efendimiz (sallallahu aleyhi ve selem )buyuruyor ki..
“İslam,güzel ahlak üzere bina edilmiştir..”

Okumaya devam et

ESAS İMAN EDEN KALBDİR…

Evet,esas mümin,yani iman eden kalp’tir..
Esas ihlaslı olan kalp’tir.esas muttaki kalp’tir..
İleri derece takva sahibi kalp’tir..
Sarsılmaz inancın sahibi kalp’tir..Yani insana esas kumandan
Kalp’tir..
Şu halde sen ey mümin,”La ilahe illallah”dediğin zaman,bunu
Önce kalbinle söyle,sonra da dilinle…
Yalnız Allaha dayan,Yalnız Allah’a güven,O’ndan başkasına
Asla dayanma,güvenme…
Bil ki,kim Allah’a tanırsa,gammı,kederi,ağlaması çoğalır.
O’nun (c.c.) korkusu artar.Allah’tan çok haya eder..
Geçmişteki günah ve kusurlarına nedameti artar..
Allaha olan yakınlığının zail olmasından şiddetle korkar ve
Çekinir..
Zira Allah dilediğini yapar..Yaptığından da sual olunmaz..
Halbuki kullar yaptıklarından sorguya çekilirler..
Yüce Allah ,hayatı bizlere emanet olarak vermiştir..
Taa ki o hayatta bulunduğumuz müddetçe Kendisine itaat
Ve kulluk edelim…

Okumaya devam et

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 222 takipçiye katılın