İslam Huzur Dinidir

İslamı sonradan bulup mutluluğa eren bir yürekten; İslam

Utanmak, insanın kalitesini gösteren bir güzelliktir

Yazan: gulayozturk Mayıs 16, 2008

Utanmak, insanın kalitesini gösteren bir güzelliktir. Utancından dolayı
yanakları kızaran bir insan, gerçekten ve hala insan olduğunu gösteriyor
demektir.
Bu güzellik bütün insanlara yakışır ama, asıl hanımların süsüdür.
Bu gerçeği, açıkça ve ilk ifade eden Güzeller Güzeli’dir.
Halkımız da, o nebevi ifadeden ilhamla, utangaç, iffetli, edepli ve hayâlı
delikanlıları tarif etmek için, “Kız gibi çocuk” der.
Ne yazık ki, şimdi utanmaktan utanan bir nesil yetişiyor.
Utanması gerekenden utanmayan, ama utanmaması gerekenden utanan bir nesil…
Utandırması gereken, ahlaksızlık, faziletsizlik, haksızlık, merhametsizlik
ve sevgisizlik değil midir?
Şimdi, bu insani güzelliklerden dolayı utananlar ayıplanıyorlar, eksik ve
noksan olarak görülüyorlar.
Rahmetli Necip Fazıl Bey, Kahraman Maraş’taki bir konferansında, “Pek
yakında utanmaktan utanan bir nesil gelecektir” dediği zaman, o zamanın
gençleri olan ben ve arkadaşlarım, bu cümleyi çok yadırgamış ve bir türlü
kabullenememiştik.
Ama Şairler Sultanı, bir şair hassasiyetiyle demek ki bugünleri görüp haber
vermiş… Şimdilerde, giderek utanmaya yabancılaşan ve hatta bazı kesimlerde,
maalesef, UTANMAKTAN UTANAN bir nesli hep birlikte ayan beyan görmekteyiz.
Güzeller Güzeli Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem, “Haya imandandır”
buyurur… Ancak günümüzde, hayânın bir insani güzellik olarak yaşanılması bir
yana, artık kelimesi de dilimizden ve lügatimizden kalkmaktadır.
Sahi, dilimizde kaldı mı hayâ? Ya hayatımızda…
Dilimizde olmayan hayatımızda bulunur mu ki?.. Önce kavramlar kalkıyor
âlemimizden sonra da yaşanan manaları…
Her insani güzellik gibi, hayânın, utanmanın ve bu güzelliklerden dolayı
yüzlerin kızarmasının temelinde İMAN vardır. Görürcesine bir Allah ve ahiret
imanı yoksa, ne utanma kalıyor, ne de hayâ… Çünkü insanı sınırlayan ve
kurallara bağlayan imandır.
Eğer insana iman hâkim değilse, egemenlik nefsin ve işbirlikçisi olan
Şeytan’in eline geçiyor. Nefs ve Şeytan ortaklığının en önemli silahı ise,
utanmazlıktır.
Utanmazlığı ele alıp, insan gibi değil, çok ayaklılar gibi yaşayanlar için,
Akif’imiz şöyle der:
“–Bir utanmaz yüz, kızarmaz yüz bütün sermayesi”…
Niçin böyledir?
Bu sorunun en açık ve net cevabı şöyle olmalı diye düşünüyorum:
–Allah’tan utanmayanı, kimden ve neden utandırabiliriz ki?..
Ve bu hale gelmiş bir insanı, kötülükten, edepsizlikten, ahlaksızlıktan
nasıl vazgeçirebiliriz ki?

Batılı insan, Allah’tan uzaklaşıp da nefsinin kölesi olmaya yönelince,
birçok insani özelliklerini de birer birer terk etmeye başladı. Fakat en
önce ve hemen terk ettiği güzellik, hayâ duygusu oldu… Hayâ gidince ne ayıp
kaldı, ne de günah… Ne yapsan caiz, ne etsen uygun, nasıl yaşasan güzel…
Böylece hayat, kuralsız, sınırsız bir nefsaniyet yarışına dönüştürüldü.
İnsan, “Allah’ın kulu olmaktan kurtulup hürriyetimi kazanayım” derken,
nefsinin kölesi olup, bütün varlığın esiri durumuna düştü. Bir başka
deyişle, insan, Allah’tan uzaklaşınca, insanlıktan da uzaklaştı. Allah’tan
ve dolayısiyle de insanlıktan da uzaklaşan insan, nereye yaklaştı?
Allah’tan ve insanlıktan uzaklaşan insanın yaklaştığı yer, utanmanın bittiği
yerdir. Böyle bir insan, haksızlıktan utanmıyor. Kan dökmekten,
hırsızlıktan, kalp kırmaktan utanmıyor. Utanmıyor ve bu sebeple de her
hayâsızlığı yapmakta kendini serbest hissediyor.

Böylelerine, AR DAMARI ÇATLAMIŞ denirdi. Hala arsızlık diye bir şeyden
bahsediliyor mu, bilmiyorum ama benim anacığım derdi ki:
“–İnsanın manevi bir damarı vardır. Ar ve hayâ duygusu o damarı güçlü ve
sağlam kılar. İnsan utanmazlığa başlar ve devam ederse, nihayet bir gün o
damar çatlar… Ar damarının çatlaması, insanı insanlıktan çıkarır. Çünkü
utanmaktan uzaklaşır ve artık yüzü hiç kızarmaz olur.
Ar damarı, çaaat dile kırılınca, insanı kötülüğe götüren fren bozulmuş olur.
Artık böyle birinin yapamayacağı kötülük yoktur. Suçüstü yakalasanız bile,
yaptığından asla utanmaz, hatta edepsizliğinden dolayı yüzüne tükürseniz
bile, arsızca sırıtır da, suratına yağmur yağdığını sanır.”
Bu gerçek de gösteriyor ki, hayâ imanın eseridir… Kesin ve kesintisiz bir
Allah inancı olmadan, hayâlı olmak da mümkün değildir.
Bu sebeple de, imandaki zayıflık, ilk önce utanma azlığı sonucunu
doğurmaktadır.
Batılı insan, Allah’tan uzaklaşınca nefsinin kölesi oldu. Allah’ın emirleri
ve kuralları yerine nefsinin arzularını koyunca, ilk olarak utanma
duygusundan sıyrılmıştır. Zira nefsinin arzularını sınırsızca yaşayabilmek
için utanmaktan utanması gerekmektedir.
Hayvanları bile utandıracak bir utanmazlık içinde, sadece benini,
bencilliğini tatmin için yaşamaya başlamıştır.
Bugün ortaya çıkmış olan acı gerçeği, Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem
asırlar önce haber vermişti:
“–UTANMIYORSAN, DİLEDİĞİNİ YAP!”

Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: İslami Yazılar | Etiketler: , , , , , , , , | Yorum Yok »

ESAS İMAN EDEN KALBDİR…

Yazan: gulayozturk Mayıs 2, 2008

Evet,esas mümin,yani iman eden kalp’tir..
Esas ihlaslı olan kalp’tir.esas muttaki kalp’tir..
İleri derece takva sahibi kalp’tir..
Sarsılmaz inancın sahibi kalp’tir..Yani insana esas kumandan
Kalp’tir..
Şu halde sen ey mümin,”La ilahe illallah”dediğin zaman,bunu
Önce kalbinle söyle,sonra da dilinle…
Yalnız Allaha dayan,Yalnız Allah’a güven,O’ndan başkasına
Asla dayanma,güvenme…
Bil ki,kim Allah’a tanırsa,gammı,kederi,ağlaması çoğalır.
O’nun (c.c.) korkusu artar.Allah’tan çok haya eder..
Geçmişteki günah ve kusurlarına nedameti artar..
Allaha olan yakınlığının zail olmasından şiddetle korkar ve
Çekinir..
Zira Allah dilediğini yapar..Yaptığından da sual olunmaz..
Halbuki kullar yaptıklarından sorguya çekilirler..
Yüce Allah ,hayatı bizlere emanet olarak vermiştir..
Taa ki o hayatta bulunduğumuz müddetçe Kendisine itaat
Ve kulluk edelim…

Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Yazılarım | Etiketler: , , , , , , , | Yorum Yok »

Erkeğin ve kadının hayırlısı

Yazan: gulayozturk Nisan 20, 2008

Kadının ve erkeğin hayırlısını Peygamber Efendimiz, hadis-i şeriflerinde şöyle bildirmişlerdir:

“Mü’minlerin imanca en olgunu, ahlak itibariyle en güzel olanıdır. Sizin hayırlınız, kadınları için hayırlı olanlarınızdır”

“Sizin hayırlınız, aile fertlerine hayırlı olanınızdır. Ben ehlime, aileme hayırlı olmada sizin en hayırlınızım”

Güzel ahlaklı ve aile fertlerine karşı iyi niyetli olan kimse hayırlı bir erkektir.

Bir erkek, alacağı kadının hayırlı olmasını isterse onda şu hususları aramalıdır:

Cenab-ı Hakka ibadetini bırakmayan, kocasına itaatte ve hürmette kusur etmeyen, onun kazancını saçıp savurmayan, dünyaya getirdiği çocuğunu İslami terbiye üzerine yetiştiren, iffet ve haya sahibi bir hanım olmalıdır.

Zamanımızda bir çok kimseler, alacağı kadının güzel olup olmadığını, serveti veya tahsili var mı yok mu bunu araştırmaktadır. Hadis-i şerifte ise,
 

Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: İslami Yazılar | Etiketler: , , , , , , | Yorum Yok »