İslam Huzur Dinidir

İslamı sonradan bulup mutluluğa eren bir yürekten; İslam

Mesajlar Etiketlendi ‘İmtihan’

gözümüzün nuru çocuklarımız

Yazan: gulayozturk Ekim 19, 2008

             

Yüce Allah’ın bizlere büyük bir nimeti ve ihsanı olan çocuklarımızı, hayatımızın süsü [1], gözümüzün nuru [2] olarak görürüz.

 Ancak bu, son derece değerli olan yavrularımız için yeterli değildir.

 Onları iyi eğitip güzel terbiye etmek gibi yerine getirmemiz gereken önemli sorumluluklar bulunmaktadır. Allah, bizi bunlardan sorguya çekecektir.

Bu sorumlulukları yerine getirmek, bizim için ebedî mükafat sebebidir. Cenab-ı Hak, bu konuda şöyle buyurmaktadır:

 “Çocuklarınızın ve mallarınızın, sizin için bir imtihan olduğunu ve büyük mükafatın, kesinlikle Allah katında bulunduğunu bilin.”[3]

Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) de, çocuklarımıza karşı görevlerimizi şöyle vurgulamaktadır:

 “Hepiniz yöneticisiniz ve yönetiminiz altında bulunanlardan sorumlusunuz.” [4] “Çocuklarınıza güzel davranıp iyilikte ve ikramda bulununuz. Onları en güzel şekilde terbiye ediniz.”[5]

Özellikle çocuklarımıza karşı birinci derecede sorumluluğumuz, onları Allah’ın rızasına uygun bir edep içerisinde eğitip yetiştirmektir.

Çocuk, güzel terbiyeyi ilk önce aile ocağından alır. Ailede sergilenen bütün tavırları, bir fotoğraf makinesi gibi kaydeder ve büyüyünce de bunları hayatına yansıtır.

 Eğer aile içerisinde sevgi ve hoşgörüye dayanan tavırlar sergilenir ise, çocuklar da, bu terbiyesi ile toplumla uyum sağlarlar.

Suç işleyen çocukların, genellikle sağlıklı bir aile ve çevre ortamında yetişmedikleri yapılan araştırmalar sonucu, ortaya çıkan bir gerçektir.[6]

Bu sebeple aile içi eğitimin yanı sıra, çocuklarımızın çevre ile ilgili ilişkilerini de takip etmeliyiz. Alkol, uyuşturucu, müstehcen yayınlar gibi milli, dini ve ahlâkî değerlerimize ters düşen zararlı alışkanlık ve akımlardan onları korumalıyız.

Aksi takdirde çocuklarımız, göz göre göre suç batağına itilmiş olur. Yüce Rabbimiz, çocuklarımızla ilgilenmemiz hususunda şöyle buyurmaktadır:

 “Ey Müminler! Kendinizi ve ailenizi yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun. Onun başında acımasız, güçlü, Allah’ın kendilerine verdiği emirlere karşı gelmeyen ve emredildiklerini yapan melekler vardır. ” [7]

Bu ayetle ilgili olarak Hz. Ömer (r.a.), Sevgili Peygamberimize: “ Yâ Rasulallah! Kendimizi ateşten koruruz. Ancak çocuklarımızı nasıl koruyabiliriz?” Diye sordu. Allah Rasûlu (s.a.s.) şöyle buyurdu: “Allah‘ın sizi nehyettiği şeylerden onları sakındırır ve Allah’ın size emretiği şeyleri onlara emrederseniz ve bu şekilde onları korumuş olursunuz” [8]

Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Diğer Konular | Etiketler: , , , , , , , | » yorum bırak;

Ey Nebi!..Yorgun düştük.. Onurumuz kırıldı..

Yazan: gulayozturk Temmuz 18, 2008

         

Abdurrahman Dilipak

Bilirim, Sen Ahirzaman Peygamberi’sin ve bilirim her an bir adım daha yaklaşmaktayız o müthiş güne.
İmanı elde tutmanın, ateşi elde tutmak gibi olduğu bir zamanı yaşıyoruz.


Sabah mü’min uyananlar, akşama dinlerinden uzaklaşabiliyor. Dilleri ile hakkı müdafa edenler, kendi çıkarlarına gelip dayandığında, söylediklerinin tam tersini yapıyorlar.
Sen’den ayrı geçen günler, çok şey alıp götürdü.
Doğuşunla şenlenen hayatımız, şimdi Sen’siz çok zor ve acımasız.
“Ebu Cehil öldü diyorlar. Ölmedi. Kıtalar dolaşıyor” Ey Nebi!”


İnsanlar yorgun ve umutsuz. Kendi cellatlarını alkışlıyor insanlar.. “Kahramanlar hain, hainler kahraman” ilan ediliyor. “Bir kişiye bin pul, bin kişiye bir.” Adalet dedikleri bu. Cehalet köşe başlarını tutmuş.. Ahlaksızlık da öyle. Mafya adalet dağıtıyor. Yargıçlar ise; vicdanları ile cüzdanları arasına sıkışmış.
Tank ve uçak sesleri ile ölüm, kol geziyor İslâm dünyasında. Kutsal mekanlarımızda kirli ayaklar dolaşıyor..
Ey Nebi!
Yorgun düştük.. Onurumuz kırıldı..
Tarihin sonunu getirecekler, bir medeniyetler arası savaştan söz ediyorlar.
Onların dinine girmedikçe, onlar bizden razı olmayacaklar..
Bize düşmanlıkları, şeytanın Sana düşmanlığının, öfkesinin bir yansıması..


Sen’in adınla uyuturuz çocuklarımızı, Sen’in adına uyanıyor ve Sana selam gönderiyoruz.
Biliyoruz ki, Sen Âlemlere Rahmet olarak gönderildin. Gerçek hüküm sahibi olan Allah’tır. Sen, O’nun elçisisin.. O, her şeyi görmekte, işitmekte ve bilmektedir.
Bu başımıza gelenler bir imtihandır.
Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: İslami Yazılar | Etiketler: , , , , , , , , , | » yorum bırak;

Hayırlı,maneviat bol,mutlu bir hafta dilerim

Yazan: gulayozturk Haziran 16, 2008

                        

DOĞAN GÜN MÜJDELİ BİR HABER,

ESSELAMUN ALEYKUM SEVGİLİ KARDEŞLER..

YİNE YENİ BİR HAFTA BAŞLARINDAYİZ.EN GÜZEL ŞEKİLDE GEÇİRMENİZİ DİLERİM.

YAŞATAN MEVLAM,YENİ BİR SABAHLA BİZLERE UYANDİRAN YÜCE RABBİM ŞÜKÜRLER OLSUN..

YAŞİYORUZ,NEFES ALABİLİYORUZ,YİYECEĞİMİZ ,GİYECEĞİMİZ VARDIR.

MÜSLÜMANIZ ELHAMDÜLİLLAH..

DAHA NE İSTEYEBİLİRİZ Kİ??

HER HALDE ŞÜKRETMEK VE YENİ BİR GÜN BİZLERE İMTİHANIN DEVAMINI BİLMELİYİZ..

NE DİYOR YÜCE MEVLAMIZ..

“BEN BİR İMTİHAN İÇİN YOLADİM SİZLERE DÜNYADA”"

ÖYLEYSE BİZ İMTİHANİMİZ EN GÜZEL ŞEKİLDE VERMEYE ÇALIŞMALIYIZ..

HER NERDE OLURSA OLALIM MEVLAM İLE BERABER OLALIM.

KALBİMİZDE ALLAH VE O’NUN HABİBİNE s.a.v. ,DİLİMİZDE SALAVAT OLMALI..

BEN BUNLARI ZADEN YAPTİĞİNİZİ BİLİYORUM..

SADECE PAYLAŞMAK BENİM Kİ..

SİZİ ALLAH İÇİN SEVİYORUM.

RABBİM HER KÖTÜLÜKTAN KORUSUN SİZİ.

ALLAHA EMANET OLUN

 

Yazı kategorisi: Yazılarım | Etiketler: , , , | 2 Yorum »

“Hiç bir şey yoktur ki Allah’ı tespih ve Ona hamd etmesin,”

Yazan: gulayozturk Haziran 9, 2008

Cenâb-ı Hakk bu âlemi kendisini tanıtmak için yarattığına göre, bu dünya
hayatında hiç hastalık ve musibet olmasaydı, Allah’ı tanımamız yine
gerçekleşmez miydi? O halde, böyle bir takdirin hikmeti nedir?

Bir hadis-i kutsîde şöyle buyruluyor: “Ben gizli bir hazine idim, bilinmek
istedim (bilinmeye muhabbet ettim) ve kâinatı yarattım.”

Kâinatın ömrü milyarlarca yıl ile ifade ediliyor; insanlık âleminin ömrü ise
on binlerce seneyle. Henüz insan nevi yaratılmadan, bu hadis-i kutsîde
verilen haber, öncelikle melekler âlemine bakıyordu. Allah’ı bilen,
eserlerini temaşa ve tefekkür eden, Ona isyandan uzak bu mübarek varlıklar,
hadis-i kutsîde verilen haberi ibadetleriyle, tesbihleriyle, itaatleriyle,
marifet ve muhabbetleriyle tahakkuk ettirmiş oluyorlardı. Hayvanlar âlemi de
yaratılış gayelerine tam uygun bir hayat sürmekle, ruhları yönüyle,
melekleri andırıyorlardı. Bitkiler âlemi ve cansız varlıklar da mükemmel bir
itaat ile vazife görüyorlardı.

“Hiç bir şey yoktur ki Allah’ı tespih ve Ona hamd etmesin,” mealindeki
âyet-i kerimede geçen “şey” tabiri, canlı-cansız her varlığı içine alır. Her
şey Onu tespih eder ve Ona medih ve senada bulunur.

Cenab-ı Hak, bütün bu tesbih ve ibadetlerin çok daha ileri derecesini icra
etmeye kabiliyetli bir başka mahiyet daha yaratmayı irade buyurdu: İşte bu
ulvi mahiyet, arzın halifesi olacak olan insandı. Cenab-ı Hak, topraktan bir
insan yaratacağını meleklere haber verdiğinde, yukarıdakine benzer bir soru,
meleklerden de gelmiş ve onlara cevaben, “Siz benim bildiklerimi
bilemezsiniz.” buyrulmuştu.

İmtihana tabi tutulan ve kazanmaları halinde melekleri geçecek olan bu yeni
misafirler, âyet-i kerimede de haber verildiği gibi, ancak Allah’a ibadet
için yaratılmışlardı.

“Ben, cinleri ve insanları ancak bana ibadet etsinler diye yarattım”
(Zariyat Sûresi, 56)

Âyette geçen “ibadet” kelimesine bir çok tefsir âliminin “marifet” mânâsı
verdiği dikkate alındığında, bu insanın, Allah’ı tanımak, varlığını,
birliğini bilmek, sıfatlarının sonsuzluğuna inanmak, mahlûkat âlemini de
hikmet ve ibret nazarıyla temaşa ve tefekkür etmekle vazifeli olduğu
anlaşılıyordu.

Bu mümtaz mahlûk, sadece cemal tecellilerine muhatap olmayacak, Cenab-ı
Hakk’ın hem cemal, hem de celal tecellileri ile ayrı ayrı imtihanlara tabi
tutulacaktı.

Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: İslami Yazılar | Etiketler: , , , , , , , , , | » yorum bırak;

Dünya hayatının sırrı…

Yazan: gulayozturk Mayıs 15, 2008

Allahu Teala dünya hayatını kullarından hangilerin daha güzel davranışlarda bulunacağını,
kimlerin kendisine itaaat edip,kimlerin etmeyeceğini denemek için yaratmıştır..
 
bu imtihan yerinde güzelliklerle çirkinlikleri,iyiliklerle kötülükleri bir araya koymuş ,böylelikle kusursuz bir
imtihan sistemi kurulmuştur..
insanlar,fıtratlarında,olan imanını ortaya çıkarmak ve bu imanını ölene kadar muhafaza etmek için türlü şekilerde denenmektedirler..
 
bu imtihanın hakkını verenler başarılı olacaklar ve ebedi rızıklarla ödülendirilecekler..
Kuran-i Kerim’de (Ankebut,2-3) Mevlamız buyuruyor ki:
 
“insanlar,(sadece) “iman ettim!” diyerek imtihan edilmeden bırakılacaklarını mı sandılar?Andolsun,
onlardan öncekileri de denedik.Allah,gerçekten doğruları da,yalancıları da bilmektedir..”
Yüce Yaratıcının bize sunduğu bu imtihanın sırrını anlayabilmek için öncelikle her şeyin Sahibi olan
Hakk Teala’yı çok sevmek ve iyi tanıyabilmek gerekir..
O ki c.c., bizi yoktan var etmiş,bunca sayısız nimetlere sunmuştur..
 
Rabbimizin bizden bir bedel istemeksizin ,sadece verdiği tüm bu nimetlerin karşılığında,
bizden tek istediği ,Kendisine kulluk ve itaat etmemizdir..
 
bu itaat de öncellikle insanların kendi menfaatleri gereğidir..
Allahu Teala Kuran-i Kerim ‘de (insan,27) buyuruyor:
 
“gerçek şu ki,bunlar,çarçabuk geçmekte olanı (dünyayı) seviyorlar.”buyurarak,bizlerin
her an yanıbaşımızda olan ölümü hatırlamamızı ve ölümden sonraki hayat için hazırlık
yapmamız bildirmiştir..
hiç birimizin bir dakika sonrasını garanti altında almamız mümkün değildir..
kaza geçirmek,sakat kalmak,veya ölmek çok kolaydır..
 
günlük hayatımızdan sıklıkla karşılaştığımız bu tür aci tecrübeler,bizlere aslında dünyaya
pamuk ipliğiyle bağlı olduğumuzun açık bir göstergesidir..
 
yeterki,bu olaylardan ibret almasını bilelim ve hayatımızı Hak yolunda tanzim etmeye
gayret edelim..

Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Yazılarım | Etiketler: , , , , , , , | » yorum bırak;