İslam Huzur Dinidir

İslamı sonradan bulup mutluluğa eren bir yürekten; İslam

Bilirim….

Yazan: gulayozturk Haziran 30, 2008

       

Bilirim, Kuran’ı melekleri imrendirerek okumak istediğini. Bilirim onu sahabeler gibi harfiyen yaşamak istediğini.

Bilirim, her şey mutlu etmez seni ibadetlerin mutlu ettiği kadar. Bilirim, her gece yatağa yattığında “Rabbim, Seni daha güzel nasıl zikredebilirim, sana daha güzel nasıl kulluk edebilirim?” diye yanıp yakıldığını…

Bilirim, evim ilim koksun, çocuklarım güzel ahlâkla bezensin, birbirleriyle hayırda yarışsın istersin.

Bilirim, çok seversin aileni, akrabalarını, eşini dostunu. Bilirim, sevginin daha büyüyüp gürbüzleşmesi için sevilmek istersin az da olsa.

Bilirim; dostluğu, kardeşliği, yardımlaşmayı ve güzellikleri her şeye tercih edersin.. Bilirim, şu dünyada en büyük zenginliğin sevgi, muhabbet ve yardımlaşma olduğunu düşünürsün. Ararsın, sorarsın, ziyaretlerine gider, mutlu edersin sevdiklerini. Bilirim, bir gün de şu gıcırdayan tahta kapının açılıp dostlarının görünmesini ne çok istersin.

Bilirim, gittiğin her yerde, bulunduğun her mekânda âyetler ve hadisler gündem konumuz olsun, hoş hayırlı sohbetler yapılsın; kırgınlıklar, üzüntüler bulunmasın, istersin. Bazen de doğruyu söylemek pahasına dokuz ortamdan kovulmayı göze alırsın. Hak çiğnenirken susanın dilsiz şeytan olduğunu bildiğin için, hiçbir zaman yaptıklarına ve söylediklerine pişman olmadığını bilirim.

Bilirim, insanları çok sever, ilişkilerinde saygılı ve rakik olmaya özen gösterirsin. Midelerinden önce gönüllerini ve ruhlarını doyurmayı yeğlersin. Herkesin ayrı bir dünyası olduğunu kabul eder, onların bam tellerine göre hitap edersin. Ama bilirim, görüştüğün kimselerden de özellikle incelik ve yeterince saygı beklersin.

Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Diğer Konular | Etiketler: , , , , , , , , , | Yorum Yok »

Risale-i Nur´da Kadın ve şefkat

Yazan: gulayozturk Haziran 23, 2008

                 

Şefkatin gerekliliğ
İnsan  şefkate muhtaçtır. Ücret beklemeden ihtiyaçlarının karşılanmasına, zayıflığına bedel korunmaya, yaramazlıklarında bağışlanmaya… İnsanın şefkatli ellere ihtiyacı vardır ve  farkında olmadan büyür Rahmanür-Rahim’in rahmet kucağında. Evet, “İnsanlarda, zaaf ve acz itibarıyla, daima bir nevi çocukluk var; her vakitte şefkate muhtaçtır.” (Mesnevi-i Nuriye, s. 136).
İnsanın özüne doğru yolculuk yaptığımızda fıtratın kaynağından çıkan membadan öylesine hayattar bir rayiha yayılır ki, her yeri temizler, güzelleştirir. Bu yayılan tatlı rayihaya; ivazsız sevgi, samimiyet, merhamet, acımak, menfaat ummamak kısaca, ”insanın en lâtif ve şirin seciyesi olan şefkat…” (Şualar, s. 20.)  diyebiliriz. İnsan, şefkat görmekten lezzet duyduğu gibi, gösterebilmekten de lezzet alır. Şefkat göstermek, ahlâklı insanın bir vazifesidir. Bu lâtif vazife, aynı zamanda lezzetlidir de. Bu lezzetin neşesiyle şefkatli insanın kalbindeki samimî muhabbet büyür. Muhabbet ise iyiliklerin davetçisidir ve onları daimileştirir. Ferdî ve umumî güzellikler ortaya çıkar. Ailede şefkat
Aile kurumu, şefkatin varlığı ile hayattardır. Karşılıksız, fedakârca, samimî muhabbet, şefkatten gelen ahlâkın yüksek hakikati ile oluşur. Fedakârlıklar insanda tükenişe değil, aksine yenilenmeye, tazelenmeye ve daha güçlü bir yapılanmaya vesile olur. Nasıl ki çözümler, sorunların ortaya çıktığı ortamlarda üretilir. Fedakârlıklar da bir nevi insanı durağanlıktan kurtaran üretim faaliyetleridir diyebiliriz. “İşte bir zat bu ihlâslı muhabbeti böyle tarif etmiş: “Ben muhabbet üzerine bir rüşvet, bir ücret, bir mukabele, bir mükâfat istemiyorum.” Çünkü, mukabilinde bir mükâfat, bir sevap istenilen muhabbet zayıftır, devamsızdır…”(Mesnevi-i Nuriye, s. 145.)

Aile hayatı, rüşvetsiz ve ücretsiz muhabbet ile varlığını sürdürür. Bediüzzaman Hazretleri ailenin, insanlığın dünya hayatında en kapsamlı merkez, en esaslı zemberek ve dünya saadeti için bir cennet, bir sığınak olduğunu vurgular. Herkesin hanesinin, kendisi için küçük bir dünya olduğunu ve o hanede aile hayatının ayakta kalabilmesi için; samimî, ciddî, fedakârca hürmet ve merhametin gerekli olduğunu izah eder.

Şefkatin suiistimali
İnkâr edilemez ki, yaşadığımız âlem her daim zeval ve firaka maruzdur. Ebediyeti isteyen insan ruhu ise bu ayrılıklardan müteessirdir. Dolayısıyla insan, bir tek olan Rabb-i Rahim’inin kendinden daha çok şefkatli ve rikkatli olduğunun bilincinden uzak yaşayamaz. Bediüzzaman Hazretleri bu hakikati yorumlarken insanın en güzel ve şirin üstün ahlâkı olan şefkate tevhit sırrı ile bakılmazsa, müthiş bir hırkat, firkat, rikkat, musibet olacağını ve şefkatin zahmete, muhabbetin musibete ve lezzetin eleme dönüşeceğini açıklar. Ve insanın şefkatini Rabbinin şefkatinden ileri sürmemesi gerektiğini ifade eder.  Bu durum şefkatin ölçüsünü kaçırmaktır ve bir nevi haddi aşmadır. İnsanı yanılgıya düşürüp, Rahmanürrahim’in rahmetini yalanlamaya ve ithama kadar götürür. Bu ise zulümdür ve merhametsizliğin tâ kendisidir. Halbuki “O” yaratıcılık vasfı ile Hakim-i Rahimdir, her yaptığı işin arkasına yüksek gaye ve güzel hikmetler yerleştirmiştir. Zaman, kaderi tabir eden en güzel tefsirdir. Bu tefsiri okuyabilmek “O”nun şefkatine itimatla olur.

Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Diğer Konular | Etiketler: , , , , , , , , , | Yorum Yok »

Allah’a olan sevgi kadar, O’ndan korkmak da son derece tatli ve zevkli bir haldir…

Yazan: gulayozturk Haziran 6, 2008

Islâm’in insanlara ögrettigi ilâhî esaslardan biri de, Allah’i sevmek ve
O’ndan korkmaktir.
Mü’min; nimeti, lütfu ve keremi sonsuz olan Rabbine karsi büyük bir sevgi ve
hürmetle baglanacak, O’nun rahmet ve merhametinin her sey’i kusattigini
düsünecek, ne kadar günahkâr olursa olsun, O’nun afvindan ümidini
kesmiyecektir. Yüce Allah’in rahmet, sevgi ve sefkati sonsuz ise de, bunun
yaninda kahr ve azâbinin siddetli oldugunu da unutmayarak O’ndan korkacak,
gazabindan emin olmayacaktir.


Korkunun ifratindan yeis, yani, ümidsizlik dogar. Pek fazla ümidlenmek ise,
insani gaflete atar ve âkibeti umursamamaya götürür. Bu bakimdan Allah’in
azâbindan emîn olmak da, rahmetinden ümîd kesmek de dînimizde
yasaklanmistir.
Su halde mü’minin kalbi, Rabbinin huzurunda, korku ile ümid arasinda O’na
lâyik bir kul olma heyecaniyle çarpmalidir.
Kur’ân-i Kerîm’de mü’minlerin bu vasfina su sekilde dikkat çekilmektedir:
“Mü’minler, Allah’in rahmetini umarlar ve azâbindan da korkarlar…”
(el-Isrâ, 57).
“Allah’a korku ve ümid içinde dua ediniz” (el-A’râf, 56) buyurulmaktadir.
Imanin kemâline delâlet eden bu hâle beyne’l-havf ve’r-recâ, yani, korku ile
ümid arasinda olma hâli adi verilir.
Gerçekten de Allah’a olan îmanin kemâli, sadece Allah’i sevmek veya sadece
O’ndan korkmakla gerçeklesemez. Ikisinin bir arada bulunmasi gerekir. Insan,
sevginin verecegi nazlanma ve simarikliktan ve rahmetine güven duygusunun
sevkedecegi taskinlik ve itâatsizlikten, ancak Allah korkusu ile
kurtulabilir…
Sadece korkunun verecegi ye’s ve ümidsizlik halinden insani kurtaracak da,
Allah sevgisi, rahmetinin genisligine ve afvinin sonsuzluguna olan inançtir.
Bu sebeble “Hayrin basi Allah sevgisi; hikmetin basi da Allah korkusudur”
denilmistir.

 

Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Yazılarım | Etiketler: , , , , , , , , | Yorum Yok »

Allah için sevgi‏…

Yazan: gulayozturk Haziran 4, 2008

Allah sevgisiyle yaşar âlemler,
Kuşaktan kuşağa süren sevgidir.
Hubbu fillah için yazar kalemler,
Hakkı öven, zulmü yeren sevgidir.

Çalışır geceyi gündüze katar,
İmanlı kalblerde korkusuz yatar,
Düşkünün elinden şefkatle tutar,
Mazlumlara kanat geren sevgidir.

Bu aşkı ilahi, solmayan renktir,
Kine, buğza karşı yapılan cenktir,
Ölçüde, tartıda eşsiz ahenktir,
Gönüllere cila vuran sevgidir.

Sevgidir her şeyin asıl mayası,
Kudrettendir silinmeyen boyası,
İyinin kötünün birer aynası,
Uzak hedefleri gören sevgidir.

Sevgidir âşığa çile çektiren,
Bağ bahçe kurduran, fidan diktiren,
Şanlı fetih için toplar döktüren,
Düşmanları yere seren sevgidir.

Irmakların akışında sevgi var,
Annelerin bakışında sevgi var,
Kaşlarını yıkışında sevgi var,
Bebeği beşiğe koyan sevgidir.

Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Şiirlerim | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum Yok »

Bu gün gönül dostlarımla sevgi üzerine konuşmaya çalışacağım.

Yazan: gulayozturk Mayıs 14, 2008

Bu gün gönül dostlarımla sevgi üzerine konuşmaya çalışacağım.Elimden geldiği
ölçüde sevginin hayatımızdaki rolü ve önemi üzerine yazmaya çalışacağım
Rabbimin izini keremi ile inşallah muktedir olurum..
İnsan yaradılışı itibarı ile sevgi ile yaratılmış
 yaşadığımız dünyada halife kılınmıştır.
 İçinde sevgiyi barındırmayan insan, nefretle dolar ve insanlıktan uzaklaşır.
Alemlerin yaratıcısı olan yüceler yücesi rabbimiz sevgi,merhamet ve insani olan
bir çok vasıfları yaradılışta biz insanlara vermiştir.
Nefret etmeden birine kötülük yapamazsınız.
Nefret etmeden birini öldüremezsiniz. Nefreti içinde
barındırmak isteyen insan, önce kendisinden nefret etmek zorundadır. İçinde
nefreti yaşatan insan yüreğindeki sevgiyi kovmuştur. Artık onu bulması çok
zordur ve bunun bedelini ödeyecektir. Bir düşünelim annenin evlada olan sevgisi
kaldıki bu güdü hayvanlar aleminde bile vücut bulmuş en vahşi hayvanların bile
yavrularına birer şefkat merhamet sevgi timsali olduğu gözlenmektedir.

Neden sevgi?

Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Yazılarım | Etiketler: , , , , , , | Yorum Yok »