Gaflet içindeki insanların çoğu Allah’ın varlığını bilir…

Gaflet hali, kişinin, Allah’ın ve ahiretin varlığından habersiz olması ya da
haberi olduğu halde bu bilginin gerektirdiği bilinç ve sorumluluğu, davranış
şeklini göstermeyerek, kayıtsız ve umursuz bir tutum içinde bulunmasıdır.
Gaflet hali kimi zaman iman eden bir kimse için kısa süreli, geçici bir
unutkanlık ya da dalgınlık şeklinde olabildiği gibi kimi zaman da Allah’a
iman etmeyen ya da O’na ortak koşanlarda olduğu gibi tüm yaşamlarını ve
yaşamlarının her ayrıntısını kaplayacak derecede derin olabilir.

Dünya üzerinde pek çok insan, yaratılış amacını düşünmeden, nefsinin
arzularıyla oyalanıp boş ve yararsız işlerle uğraşarak şuursuzca yaşamını
sürdürür.Gününü gün etme mantığıyla, sadece dünyadaki nimetlerin en iyisine
ve en fazlasına sahip olmayı hedefler. Onun için önemli olan, dünyaya bir
daha mı geleceğiz düşüncesiyle bu zamanı en iyi şekilde değerlendirmektir.
Bu yüzden de yaşadığı zaman dilimine sadece, kendince en fazla zevki ve
eğlenceyi sığdırmaya çalışır. Öleceğini bilir, ancak öldükten sonra hesaba
çekileceğini düşünmez.

Gaflet içindeki insanların çoğu Allah’ın varlığını bilir, ancak O’na kesin
bir bilgiyle iman etmez, teslim olmazlar. Bu nedenle de hayatlarındaki her
zorlu ve sıkıntılı olayda, tevekkülsüzlüklerinden dolayı derin bir acı ve
üzüntü duyarlar. En küçük sıkıntıların bile, hayatlarını alt üst etmeye
yettiği bu kimseler toplumda karamsar, mutsuz ve bunalım içindeki insan
tiplerini oluştururlar.

Oldukça boş ve yararsız işlerle geçirdikleri uzun zamanları yoğunluk,
meşguliyet olarak nitelendirirler. Bu boş yoğunlukları nedeniyle de
kendilerini önemli ve yeterli hissederler. Oysa bu yoğunluk, gaflet içindeki
insanın şuursuzluğunu körükleyen boş bir oyalanmadan başka bir şey değildir.
İnkar edenlerin boş oyalanmaları ayetlerde şöyle tarif edilmektedir:

O inkâr edenler Müslüman olmayı nice kereler dileyecekler. Onları bırak;
yesinler, yararlansınlar ve onları (boş) emel oyalayadursun. İlerde
bileceklerdir. (Hicr Suresi, 2-3)

Gaflet, Allah’ı ve ahiret gününü unutmuş insanları çepeçevre sarmış sinsi
bir hastalık gibidir. Bu, insanın zihnini uyuşturan, aklını örten bir
hastalıktır. Bu uyuşukluk ve şuursuzluk içinde insan kendisini kuşatan ve
bekleyen gerçeklerin farkına varamaz. Bu nedenle gaflet halindeki insanlar
görebilme, duyabilme gibi duyulara sahip olmalarına rağmen, gördüklerini ve
duyduklarını değerlendirme, muhakeme etme yeteneğini kaybetmişlerdir. Çünkü
kendilerini saran gaflet akıllarını örtmüştür. Gaflet içindeki insanlar tüm
zamanlarını nefislerinin sınırsız isteklerini tatmin etmek için sarf
ederler, başka bir şey düşünmezler. İstek ve tutkularını, tüm benliklerini
adadıkları birer ilah edinmişlerdir. Onların durumu Kuranda şöyle
bildirilir:

Kendi istek ve tutkularını (hevasını) ilah edineni gördün mü? Şimdi ona
karşı sen mi vekil olacaksın? Yoksa sen, onların çoğunu (söz) işitir ya da
aklını kullanır mı sayıyorsun? Onlar, ancak hayvanlar gibidirler; hayır,
onlar yol bakımından daha şaşkın (ve aşağı) dırlar. (Furkan Suresi, 43-44)
 bismt6xz   

 Gülay Pınarbaşı/ Milli Gazete)
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: