”La ilahe illallah”dediğin zaman,bunu Önce kalbinle söyle sonra da dilinle…

Evet,esas mümin,yani iman eden kalp’tir..
Esas ihlaslı olan kalp’tir.esas muttaki kalp’tir..
İleri derece takva sahibi kalp’tir..
Sarsılmaz inancın sahibi kalp’tir..Yani insana esas kumandan
Kalp’tir..
Şu halde sen ey mümin,”La ilahe illallah”dediğin zaman,bunu
Önce kalbinle söyle,sonra da dilinle…
Yalnız Allaha dayan,Yalnız Allah’a güven,O’ndan başkasına
Asla dayanma,güvenme…
Bil ki,kim Allah’a tanırsa,gammı,kederi,ağlaması çoğalır.
O’nun (c.c.) korkusu artar.Allah’tan çok haya eder..
Geçmişteki günah ve kusurlarına nedameti artar..
Allaha olan yakınlığının zail olmasından şiddetle korkar ve
Çekinir..
Zira Allah dilediğini yapar..Yaptığından da sual olunmaz..
Halbuki kullar yaptıklarından sorguya çekilirler..
Yüce Allah ,hayatı bizlere emanet olarak vermiştir..
Taa ki o hayatta bulunduğumuz müddetçe Kendisine itaat
Ve kulluk edelim…
Sıhhat,varlık,zenginlik,ve tüm nimetlerini birer emanettir..
Öyleyse bu emanetleri yerinden kulanma hususunda
Kusur etmeyelim…
Zira hiç şüphe yok ki,o emanetlerden sorguya çekilecek,her birinden
teker-teker mes’ul tutulacağız..
Kulun kalbinin imanı Müslümanlıkla mümkündür.
Önce iman etmek,sonra imanın hakikatinde derinleşmek gerekir..
İmanın hakikatinde derinleşmek,Ona c.c. tamamen teslim olmak,
Ve eksiksiz olarak islamı yaşamak demektir..
Ve kamil bir ihlas,Allah’tan başka her şeyden arınmakla olur…

Selam ve dua ile..
Gülay öztürk

Allah yazıları hareketli besmele dini resimler la ilahe illAllah gifleri dini şekilli avatarlar
Reklamlar

15 responses to this post.

  1. Posted by gülay on Temmuz 17, 2009 at 11:38 am

    Ve insanı yarattı, ve arzı semavatı Dile pelesenk kıldı, tekbiri, salavatıAllah Allah İllallah, Lailahe İllallahO kudret-i ilahi, bütün irade onunHem ezelin ebedin sahibidir en sonunAllah Allah İllallah, Lailahe İllallahZıddıyla kaim kıldı eşyayı mahlukatıNurunu ihsan etti akla verdi beratıAllah Allah İllallah, Lailahe İllallahCehennemi, cenneti, faziletle, izzetiTürlü nimetleriyle o halketti lezzetiAllah Allah İllallah, Lailahe İllallahHem ölümü, dirimi, rengi, ahlakı, huyuArzdan semaya çekti, rahmet kılarak suyuAllah Allah İllallah, Lailahe İllallahÇokta biri görene hikmeti nasibettiEşyayı, mahlukatı cemaliyle seyrettiAllah Allah İllallah, Lailahe İllallahBoşluğa kondurduğu yıldızlar, güneş, ayla Sayısız seyyarenin halikı bu dünyaylaAllah Allah İllallah, Lailahe İllallahYağmur, şimşek ve bulut onun izni keremi Şüphesiz ki her şeyin maliki, mükerremiAllah Allah İllallah, Lailahe İllallahOl dedi oldu alem, kendisine yar ettiBilip, görmediğimiz melekleri var ettiAllah Allah İllallah, Lailahe İllallahİlmi, hakkı, hukuku bilinsin istedi hepKeşfedecek kalplere gösterdi mutlak sebepAllah Allah İllallah, Lailahe İllallahHer maddenin manası farklı farklı kimyasıHükmün tek sahibinin cevheriyle simyasıAllah Allah İllallah, Lailahe İllallahCanı, cânânı, aşkı, meşk ile muhabbetiGönül ehline verdi sırrını sahabetiAllah Allah İllallah, Lailahe İllallahNice resul ve nebi devranının önderiAleme rahmet kıldı cenabı peygamberiAllah Allah İllallah, Lailahe İllallahKimini mecnun etti kimilerini LeylaKimini kıldı katı, kimisini suheylaAllah Allah İllallah, Lailahe İllallahİbrahim Kalkan

    Cevapla

  2. Posted by gülay on Temmuz 17, 2009 at 11:45 am

    LA İLAHE İLLALLAHDuyduğun her hevesteAldığın her nefeste Zikret O’nu her seste La ilahe illallah Her şeye Kadir AllahSuların akışında Aşığın bakışında Yazında ve kışında La ilahe illallah Her şeye Kadir Allah

    Cevapla

  3. Posted by gülay on Temmuz 17, 2009 at 11:46 am

    Muştuladı melekler gelişini. meleklerin nurlu alınları,yıldızların ışıltısına karışmış, yıldızlar ise sanki kainatı kucaklamış ama senin nurun ise; Ya Muhammed (s.a.s) , nurları aydınlatmış. Yıkıldı putlar, zalimler yere serildi zülümleriyle. Haykırıyordu kainat, tekbir sesleriyle. Hoş geldin diyordu Ya Resül; tüm mahlukat. gelişin bayramımız oldu ve o ne büyük coşkuydu. Batıl yok olmuştu, hakikat karşısında. Bir şamar olmuştu, inkarcıların nabızlarında. Gerildi gözler ama anlamıyordu yürekler…. Emindin. Muhammedül Emin. Kolaymıydı emin olmak, her işte danışılan olmak. Sevilmek ve sayılmak. Ta ki, o yolculuk gelene kadar… hira da başladı bu yolculuk. herkesten, her şeyden kaçıp, hira mağarasında alemlerin Rabbine sığınır, devamlı tefekkür ederdin. Ve yine böyle birgün de, Cebrail (a.s) ile tanışana kadar.. Cebrail (a.s) kendi suretiyle ilk defa göründü. Sen ise irkildin. Cebrail oku dedi. Ben okuma bilmem. Dedin. -Bu cevap üzerine melek hemen tuttu ve vücudunu sarıp öylesine sıktı ki, tâkâtin neredeyse tükeniyordu.. Sonra gene salıverdi ve “İKRA\’“ – “OKU” dedi! … \’Ben okuyanlardan değilim\’ dedin… Der demez yine tuttu ve öyle bir sıktı ki, canına tak dedi… ve salıverdi ve tekrar; “İKRA\’“ dedi… , yine sıktı, sonra bıraktı, ve derhal: \’OKU! …Seni halk eden Rabbinin adıyla OKU\’ âyetlerini okudu… mübarek vücudun titriyordu. O halde evine varmıştın. Örtün, üstümü örtün… Yoldaşın, sırdaşın HZ.Hadice, korkma. şüphesizki, sen iyi birisin, akrabanı gözetir, düşkünlere yardım edersin. Şüphesizki, doğrudur, sen Allah`ın Resülüsün. … yüreğiyle sarmıştı, Allah`ın resülünü. Ey geceler! Okuyun yine o ayetleri. Ciğer yanığı koksun Yine alemler.. Dehşete düşsün Hakikat karşısında gözler.. Çöllere gizlenmiş adımların, nice gözyaşların. Alay ettiler, hor gördüler… geçtiğin yollara leşler attılar, irice taşlar..değer miydi alnına, yara bere olur muydu bedenin. Boykut ettiler, görüşmediler en yakınların, aç ve susuz çöl sıcağında. beddua et dediklerinde.. ya Rab bilmiyorlar, bilseler yapmazlar derdin ağlayarak… İzdivaya çekilirdin hirada, hira şahittir gözyaşlarına. Yüreğinin hıçkırıklarına. Kovdular yurdundan. Mahzun bakışlarını kabe unutmaz mı hala. Çöl gecelerinde inim inim inler miydi Mekke…. Sabır..sabır.. sabır.. Medine hala zikreder mi bu tesbihi. Bilal`in sesinde, arşa yükselirdi ya Sabır, Ya sabırlar… Ey çöller! Efendimin ayak seslerinden. Ses verin. Kılıçların gölgesinde, can veren Yiğitlerden bahsedin.. Miğfer olan bedenlerin İmanından yeryüzüne serpin. Müjde veriyordu Ayet. Mekke kucaklayacaktı nihayet. Nasıl uyuyabilirdi o gözler, nasıl yerinde durabilirdi bedenler. Mekke sesleniyordu; gelin Ey Azizler. Geliyor İki cihan sultanı. Şehir kollarını açmış sarıyor gül goncasını. Melekler tutuyor Kabe`nin anahtarını. Peygamberler,yanında peygamberimin Haykırmakta kainat Lailahe illallah, Muhammedürresulullah. Kevserin başında duruyor şehitler Şerbetin sunmakta, tüm ümmetine. Ümmetin ise ayakta, sana doğru koşuyor. Boynu bükük kaldı güller.. seherlerde garib kaldı bülbüller… Her rebiülevvelde, seherlerde güller açar, bülbüller ötermiş.. kendi lisanında senin ismini söylermiş… Gel peygamberim Yoluna güller serpeyim. Her güle, ümmetini ekeyim. Bahtinur Cano

    Cevapla

  4. Posted by gülay on Temmuz 17, 2009 at 11:48 am

    Bir avuçtuk bizgöklere sığmayanBir avuçtuk bizcennete susayan.Düşmez dilimizdenSökülmez kalbimizdenEn kutlu sözdür bu:La ilahe illallah.Yâr oldun gönlümesevgi ektin içimeTevhid binasındagönlüm gönlün üstüne.Düşmez dilimizdenSökülmez kalbimizdenEn kutlu sözdür buLa ilahe illallah.Alnımızın aklığıkafire kabus olurMazlumun canı yansaahı bize dokunur.Düşmez dilimizdenSökülmez kalbimizdenEn kutlu sözdür buLa ilahe illallah

    Cevapla

  5. Posted by gülay on Temmuz 17, 2009 at 11:48 am

    Hak kitabi rehber saydık dönmeyiz onun resulüne uyduk dönmeyizkelleyi koltuğa koyduk dönmeyizlailahe illah Allahü ekberbatıl zail oldu hakkındır zafercihad sevdasıyla yanar özümüzzulmün karşısında pekdir gözümüztekdir hedefimiz tekdir sözümüzlailahe illah Allahü ekberHak nurun tamamlar bizimdir zaferTevhid inancıyla dolup taşalımYarınlara hep birlikte koşalımHaydi haykıralım haydi çoşalımLa ilahe illalah Allahü ekberBatıl zail oldu Hakkındır zaferkorkutmaz engeller yıldırmaz çileZaferler yakındır bu azim ileKararlıyız en son nefeste bileLa ilahe illah Allahü ekberHak nurun tamamlar bizimdir zafer.grup haykırış

    Cevapla

  6. Posted by fatma on Temmuz 17, 2009 at 1:10 pm

    Güzel paylaşımlarınız için teşekkürler ve hayırlı cumalar diliyorum. Rabbim kendisine yönelip hidayete eren kullarından eylesin hepimizi. sevgilerimle…

    Cevapla

  7. Posted by nuri on Temmuz 17, 2009 at 2:05 pm

    s.a,sizinde cumanız mübarek olsun,kelimei tevhidle ilgili yorumlarınız güzel ,ama söylenecek bazı şeyler olabilir fakat ileti kabul etmiyorsunuz ileti alıcılarınız kapalı ,gülay hanım ileti alıcılarınızı açarsanız belki bizimde söylenecek bir iki sözümüz olabilir size ..sayılarımla..

    Cevapla

  8. Posted by zeynep on Temmuz 17, 2009 at 3:14 pm

    Birlik, birlemek. Allah\’ın varlığını, birliğini, tüm yetkin niteliklerin kendisinde toplandığını, eşi ve benzeri bulunmadığını bilmek ve buna inanmak. Bu bilgi ve inanç en özlü biçimde "Lâ İlâhe İllallah\’ (Allah\’tan başka ilah yoktur) cümlesiyle ifade edilir. Bu nedenle bu cümleye tevhid kelimesi (kelime-i tevhid) denir. Tevhid kelimesini manasını bilerek söyleyen ve buna inanan kişi mümin ve muvahhid adını alır.La İlahe İllallah\’ın manası: Tek ilah\’tan başka kulluk edilecek başka bir ilah yoktur. O tek olan ilah da, şeriki olmayan Yüce Allah\’tır. Çünkü ibadete layık olan, ancak O\’dur. Bu kelimenin gereği, Allah\’ın (c.c.) dışındaki bütün sahte ilahları reddetmektir. Zira Allah (c.c.) dışındaki mabutların ilahlık iddiası batıldır. Çünkü O\’ndan başka bir şey ibadete (dua edilmeye, emir ve yasak koymaya, nizam tespit etmeye) layık değildir. Uluhiyetin başkaları için reddedilmesi, ilahlığı sadece ortağı olmayan Allah\’a (c.c.) ait kılmayı ve O\’nun yanında ikinci bir ilah edinmemeyi gerektirir.Allah (c.c.) şöyle buyuruyor:"Allah\’a ibadet edin ve O\’na hiçbir şeyi şirk (ortak) koşmayın…" (Nisa: 4/36)"Kim tağutu inkar edip Allah\’a iman ederse, muhakkak kopması mümkün olmayan sağlam bir kulpa (La İlahe İllallah\’a) yapışmış olur. Allah işitendir, bilendir." (Bakara: 2/256)"… Biz her ümmete, yalnız Allah\’a kulluk etmeleri ve tağuttan da sakınmaları için Rasul gönderdik." (Nahl: 16/36)Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyuruyor:"Kim La İlahe İllallah der ve Allah\’tan başka tapınılanları (ibadet edilenleri) reddederse malı ve kanı haram olur…" (Müslim, İman: 8)Bütün rasullerin kavimlerini davet ettikleri söz şudur:"…Ey kavmim! Allah\’a kulluk edin. Sizin O\’ndan başka ilahınız yoktur…" (A\’raf: 7/59)İbn-i Receb (Allah ona rahmet eylesin) şöyle demiştir: "İlah; yüceliğiyle, aşk ve muhabbetiyle korku ve ümidiyle kendisine güvenilen, tevekkül edilip dayanılarak kendisinden istenilen, kendisine dua ve yakarışta bulunulan, itaat edilip isyan edilmeyendir. Tüm bunlar ancak aziz ve celil olan yüce Allah\’a yaraşır."selam ve dua ile sevgili din kardeşim gülay Allah (c.c) razı olsun herdaim

    Cevapla

  9. Posted by gülay on Temmuz 17, 2009 at 5:06 pm

    sayın nuri doğdu beyi,davetiniz kabul etmedim.sayfanıza girdim baktim,islamı ilgili bir şeyi görmedim.biz hristiyan dinden islama geldik daha 16 yaşinda iken ve o günden beri candan bastan islama hizmet veriyoruz..arkadaşlarım (din kardeşlerim ) islama hizmet ehli olmalari lazim ki,hep beraber insanlara faydalı olalım diye…msn de boş vakit geçirmek ,ne niyetim var nede vaktim..kaldiki ,dinden de yaşak..hayırlı günler

    Cevapla

  10. Posted by gülay on Temmuz 17, 2009 at 5:08 pm

    zeyneb kardeşim hoşgeldin..Allah razi olsun ..inşallah Allah Teala bu din kardeşliğimiz her iki cihanda devam eder..canım Efendime s.a.v sancağı altında toplanırız..aminsevgilerimle

    Cevapla

  11. Posted by sümeyye-gülay on Temmuz 17, 2009 at 5:36 pm

    İnsanoğlu, ancak güzel ahlaka sahip olmakla nefsani hastalıklardan korunup ma‘rifettullah mertebesine ulaşabilir. Bir insanın, Halik ve mahlukat yanında: izzet, Şeref vekaarı, Haysiyet, l‘timad ve l‘tibarı ahlakıyla ölçülür. Müslümanlık güzel ahlak ile belli olur. Cenab-ı Hak:.. 1- “Emir olunduğu gibi dosdoğru ol“ buyuruyor.Keza:2- “Şüphe yok ki Rabbimiz Allah diyenler, sonra doğruluk üzere bulunanlar için korku yoktur. Mahzun da olmazlar. Bunlar cennetlikdirler. Yaptıklarının karşılığı olarak orada ebedi kalırlar“Keza:3- “Hayırlı işlere acele ediniz, iylik hususunda yarışınız!“Hadis-i Şeriflerde Peygamberimiz Sallallahu Teala aleyhi ve sellem buyuruyor:“Güzel ahlak Allah Teala‘nın Yüce ahlakıdır. “Güzel ahlak, cennet ehlinin amellerindendir. “Güzel ahlak dinin kabıdır. Bir kimsenin Dini, ahlakının güzelliği İle ölçülür.“ “Dinden sonra, aklın başı: kendisini, güzel ahlak ile halka sevdirmek, iyi ve kötü kimselere karşı bol hayır yapmaktır.“ “Güzel ahlakdan ayrılma! Çünkü Ahlak bakımından insanların en iyisi, din bakımından en güzelidir.“ “Müslümanlık güzel ahlaktır.“ “Allah Teala Hazretleri, bir kulunun hem dış görünüşünü, hem de içini ve ahlakını güzel yaratıp da, sonra onu ateşde yakmaz.“ “Siz insanların hepsine, malınızla iylik etmeye yetişemezsiniz…. Öyle ise güller yüzlülükle, güzel ahlak ile yetişiniz!“ (Böylelikle bütün insanlara iyilik yapmış olursunuz.) “İçinizde en sevdiklerim, kıyamet gününde bana en yakın olanınız, ahlakı en güzel olan mü‘minlerdir. Ki bunlarla hoş geçilinir. Bunlar insanlarla ülfet ederler ve kendileriyle ülfet ederler ve kendileriyle ülfet olunur.“ “Allah Teala Hazretleri güzel ahlakı sever,kötü ahlakı sevmez.“ “Bir insan ibadeti az olduğu halde güzel ahlakı sayesinde, ahiret derecelerinin en büyüğüne ve konakların en şereflisine erişir.ibadeti çok olan bir kul da, kötü ahlakı yüzünden cehennemin en aşağı derecesine boylar.“ “Sirke balı bozduğu gibi, kötü ahlak da insanın iyi amellerini bozup fenalaşdırır. “Gerçek müslümanda“: Allah‘a karşı, günah yapmakta, kendini alıkoyacak bir korunma duygusu,Sefihe karşı gelebilecek bir yumuşaklık huyu,- insanlar arasında kendisini hoş yaşatacak güzel bir ahlak olmalıdır.Bunlardan birisi bile bulunmazsa, o kimsenin işlerinden hiç birine i‘timad etmeyiniz..!“ “Güzel ahlak, güneşin karı erittiği gibi günahları eritir.“ “Bir insan ahlakı kötü oldukça, Allah Teala‘dan hep uzak kalır. “Diliyle eliyle insanları incitmeyen, Başkaları kendisinden emin olan, Bir mü‘min ve müstüman; iman ve müslümanlığın en yüksek mertebesini bulmuştur:“ “Bir kul, Ahlakını güzelleştirmedikçe, Öfkesini yenmedikçe, Kendisi için sevip istediğini, başkaları için istemedikçe, olgun bir mümin değildir“ “Bir kimse,Kalbi diliyle beraber, Dilide kalbiyle beraber olmadıkça Sözü, işine aykırı olmaktan kurtulmadıkça Komşuları şerrinden emin olmadıkça Gerçek mümin değildir.“ “Merhameti olmayan, merhamet görmez.“ “Büyüklerini saymayan, küçüklerine şefkat ve merhamet göstermeyen bizden değildir.“ “Yeryüzündekilere merhamet ediniz ki, gökdekilerde size merhamet etsinler.“ “Mü‘min kişinin gönlüne sevinç havası esdirmek ve onun İhtiyacını karşılamak, bütün nafile ibadetten, benim için daha sevimlidir.“ “Ben ancak yüksek ahlakı tamamlamak için gönderildim. Peygamberlik vazifemin hedefi budur.“ Ahlak hakkında Peygamberimiz Sallallahu Teala aleyhi ve sellemin binlerce hadis-i şerifi vardır.Yukarıki hadis-i şeriflerdende anlaşılır ki islam Dini, güzel ahlak ve fazilet dinidir.Güzel ahlak sahibi olmayanlar, ne kadar ilim, ibadet ve taatla meşgul olsalar yine olgun ve kamil müslüman sayılmazlar.

    Cevapla

  12. Posted by gülay on Temmuz 17, 2009 at 6:32 pm

    Karanlık simaların ağız dolusu kahkahalar ile mazlumlara yaptıkları işkencelere şahit Mekke..Öyle ki artık tahammül sınırları zorlanırken,her geçen gün artıyor zulümler inanan yüreklere karşı.Dillerde hep aynı dua,kalplerde hep aynı arzu ŞehadeT..Kızgın kumlar üzerine yatırılmış mazlumlar.Havada savrulurken ıslık sesi çıkartan kırbaçlar insafsızca iz bırakıyor,Rabbe kavuşacak bedenlerin çehresinde….Ehad…,Ehad….sesleri yankılanıyor arş-ı ala"da.Sümeyye (r.anha) son bir defada zikrederken inandığı yaratıcının adına,sinesinde vuslat habercisi mızrağın ağırlığını hissediyor.Namütenahi ufuklara çivilenmiş bakışlar Sana geliyorum Eyyy Dostt!!.. dercesine bir mana taşırken,şahadet gelinliğini giyiyor şanlı şehit."Onlara ölüler demeyin,onlar diridirler" ilahi beyanının terennümleri ile uğurlanıyor ebedi yolculuğuna,ümmetin ilk şehidi olma bahtiyarlığına eren Hz.Sümeyye (r.a).Hz.Yasir (r.a)öne bükülmüş başını doğrultamıyor.Yaşlı gözlerle,dilinde dualarla uğurluyor eşini ebediyet yolculuğuna.Kim bilir kaç defa göz göze gelmiştir seven gözler..Kim bilir Sümeyye kaç defa kitli kalmıştır eşi Yasirin gözlerinde.Kim bilir kaç defa vedalaşmıştır hayatı paylaşan sineler.Karanlıkları dahi korkutan çehreler Yasirin yanında şimdi ve yine aynı teklif küfrün lisanı dillerde. "Vazgeç bırakalım seni,Rabbim lat ve uzza dersen (Haşa) salarız seni,Sende eşin Sümeyye gibi ölmek zorunda kalmazsın,gel akılsızlık etme,vazgeç"Cesaretin dahi kıskanacağı,çevik iradenin ibaresini taşıyan bir bakış ve Hakk"tan başkasını zikretmeyen bir lisan ile,zalime korku mazluma umut olan haykırış şimdi, Yasirin ağzından dökülen hecelerde. "Allah tan başka ilah yoktur ve Muhammed (s.a.v) O"nun kulu ve Resulüdür" Kudurmuş köpek misali şimdi ebu cehiller,ebu lehebler Ve sonraDefalarca inip kalkan mızrak,son kelimelerinde imanını tazeleyen Yasirin kalbini parçalıyor.Aralanan dost kapısından herkesin imreneceği makamlara bir yolculuk başlıyor şimdi Yasir ailesi için.Hz.Ammar ki,oda bağlandığı kütükte elinden gelen tek şeyi yapıyor ve sessiz sessiz ağlıyor, gözlerinin önünde hunharca öldürülen ailesi için.(Öyle ya gözünüzün önünde sırf inandıkları için türlü türlü işkence gören,eziyete maruz kalan ailenizin feryatlarını işiteceksiniz..Ama sabredeceksiniz.Daha sonra çok sevdiğiniz canınız,kanınız, anne ve babanız gözünüzün önünde defalarca mızraklanıp param parça edilecek,yetmezmiş gibi elleri ve ayakları develere bağlanıp ters yönlere koşturularak bedenleri param parça edilecek ve siz sabredeceksiniz.!!Seni anlamak bizim için mümkün değil ey Ammar.Senin lisanında zikrettiğin iman hakikatlerinin derecelerine ulaşmak ne mümkün. Hele hele bizim gibi rahat yataklarında, ekranların karşısında,kalplere kitlenmiş dünyalık kasalar ile meşgul olan bizler için zor çok ama çok zor senin neden sabrettiğini anlamak..Uykumuzdan bir türlü feragat edip kalkamazken sabah namazlarına,iş yoğunluklarını bahane edip secdesiz bırakırken tüm günün vakitlerini, bayram ve cumalar adına senenin haftasında ayında hatırlar iken Rabbi(c.c), biz algılayamayız senin dava şuurunu.Anlayamayız seni!!Demirden bir gömlek giydiriyorlar Hz.Ammar"a.Kızgın çölün kavuran sıcağına bırakılıyor üzerine giydirilen demir gömlek ile. Yapılabilecek her eziyete maruz kalıyor genç sahabi.En sonunda takat uçurumun kıyısından intihar edince,tahamül sınırlarının tel örgülerini aşınca lisanen bir kabul ediş, Hz.Ammar"ın kıpırdayan dudaklarından çıkan sessiz fısıldayışda.(Biz ufak bir sıkıntıya maruz kaldığımızda,bir musibet başımıza gelince dilimizde ne sitem haşa ne isyanlar yükseliyor.Hep benimi bulur böyle şeyler diye nice serzenişler.)Serbest bırakıyorlar Hz.Ammar"ı.Vücudun da yitirilmiş takatine rağmen,düşe kalka koşmaya başlıyor Hz.Ammar. Yönünü,rotasını (bizim çoğu zaman unuttuğumuz) sevgilinin adresine doğru yönlendiriyor.Gözyaşları ıslatıyor geçtiği yolları.İç dünyasının yangınları velveleye veriyor cihanı.Ve son bir hamle ile Allah"ın Resulünün önüne atıyor kendini.Ben bittim Ya Resulallah sav ben tükendim…Sana böyle ne yaptılar,ne oldu ya Ammar, diyor sevgililer sevgilisi sav.Bana çok işkence yaptılar,anne ve babamı gözümün önünde öldürdüler,tükendim ve onların dediğini dedim,kabul ettim onların dediklerini,ben bittim efendim diyor Hz.Ammar.Allah"ın Resulü soruyor,genç sahabeye.Kalbin nasıl ya Ammar.Kalbin nasıl?…Hz.Ammar (r.a)ın gözlerinde kılcımlar,ağlayan gözlerinde beliren yeni bir umutla haykırıyor;Kalbin diyor Ya Resulallah kalbim sana aşk ile dolu,Rahmana sevgi ile dolu,imanla dolu…Kainatın sevgilisi müjdeliyor kalbi kırık Ammar"a.Kalbin yA Ammar kalbin önemli.Allah (c.c) kalblere bakar.Eğer sana yine aynı işkenceyi yaparlarsa onların elinden kurtulmak için yine aynı şeyi söyleyebilirsin,diyor Yüce Nebi (sav)….Şimdi ötelere ulaşan bir soru yankılanıyor zamanda.Kalbin Nasıl,Kalbin Nasıl diyen bir soru bu.Hayatımız da ki bu kadar kolaylıklar,lütfedilen sağlık ve sıhhatimiz,bizlere bahşedilen yaşam ve hazineler içerisinde en kıymetli ve bize doğuştan ikram edilen İMAN.. Bizi Yaratana karşı kulluktan alıkoyan hangi geçerli bir bahanemiz var ki,bu kadar rahatız.Sanki bu bahane zincirlemesi içerisinde sadece kendimizi kandırdığımız gerçeği neden göz ardı ediliyor.Dünyalık her şeye bulurken nice vakitler,neden Allah (c.c)ın istediği kulluk şartlarını yapmaya dair vakitle bulamıyoruz.Yoksa kazandığımız dünyalıklar hesap gününde bizden kendimizi kurtarmak için kabul edilecek bir fidye mi?..Sorgu ve sualde Allah"ın emirlerine tercih ettiğimiz dünyalıklar mı kurtaracak bizi?.Söylermisiniz "Fe Eyne Tezhebun" nereye bu gidiş!!.."KalBiMiZ NaSıL?.. << Yüreğinin Sınırlarında Nöbet Bekle, Çünkü Mücevherlerin En Büyüğü ( İMAN ) Orda !.. >>

    Cevapla

  13. Posted by gülay on Temmuz 19, 2009 at 6:30 pm

    Islâm\’in insanlara ögrettigi ilâhî esaslardan biri de, Allah\’i sevmek ve O\’ndan korkmaktir. Mü\’min; nimeti, lütfu ve keremi sonsuz olan Rabbine karsi büyük bir sevgi ve hürmetle baglanacak, O\’nun rahmet ve merhametinin her sey\’i kusattigini düsünecek, ne kadar günahkâr olursa olsun, O\’nun afvindan ümidini kesmiyecektir. Yüce Allah\’in rahmet, sevgi ve sefkati sonsuz ise de, bunun yaninda kahr ve azâbinin siddetli oldugunu da unutmayarak O\’ndan korkacak, gazabindan emin olmayacaktir. Korkunun ifratindan yeis, yani, ümidsizlik dogar. Pek fazla ümidlenmek ise, insani gaflete atar ve âkibeti umursamamaya götürür. Bu bakimdan Allah\’in azâbindan emîn olmak da, rahmetinden ümîd kesmek de dînimizde yasaklanmistir. Su halde mü\’minin kalbi, Rabbinin huzurunda, korku ile ümid arasinda O\’na lâyik bir kul olma heyecaniyle çarpmalidir. Kur\’ân-i Kerîm\’de mü\’minlerin bu vasfina su sekilde dikkat çekilmektedir: "Mü\’minler, Allah\’in rahmetini umarlar ve azâbindan da korkarlar…" (el-Isrâ, 57). "Allah\’a korku ve ümid içinde dua ediniz" (el-A\’râf, 56) buyurulmaktadir. Imanin kemâline delâlet eden bu hâle beyne\’l-havf ve\’r-recâ, yani, korku ile ümid arasinda olma hâli adi verilir. Gerçekten de Allah\’a olan îmanin kemâli, sadece Allah\’i sevmek veya sadece O\’ndan korkmakla gerçeklesemez. Ikisinin bir arada bulunmasi gerekir. Insan, sevginin verecegi nazlanma ve simarikliktan ve rahmetine güven duygusunun sevkedecegi taskinlik ve itâatsizlikten, ancak Allah korkusu ile kurtulabilir… Sadece korkunun verecegi ye\’s ve ümidsizlik halinden insani kurtaracak da, Allah sevgisi, rahmetinin genisligine ve afvinin sonsuzluguna olan inançtir. Bu sebeble "Hayrin basi Allah sevgisi; hikmetin basi da Allah korkusudur" denilmistir. Aslinda, Allah\’a olan sevgi kadar, O\’ndan korkmak da son derece tatli ve zevkli bir haldir… Allah korkusunda nasil bir lezzet ve ruhî haz oldugu su sekilde izah edilmistir: "Ârif-i billâh, aczden, mehafetullah\’dan (Allah korkusundan) telezzüz eder. Evet, havf\’da (Allah korkusunda) lezzet vardir. Eger bir yasindaki bir çocugun akli bulunsa ve ondan suâl edilse, "En leziz ve en tatli hâletin nedir?" Belki diyecek: "Aczimi ve za\’fimi anlayip validemin sefkatli sinesine sigindigim hâlettir…" Halbuki bütün vâlidelerin sefkatleri ancak bir lem\’a-i tecellî-i rahmettir (Allah\’in rahmetinin küçük bir tecellîsidir). Onun içindir ki kâmil insanlar, aczde ve havfullah\’da öyle bir lezzet bulmuslar ki kendi havl ve kuvvetlerinden siddetle teberrî edip Allah\’a acz ile siginmislar, aczi ve havfi (korkuyu) kendilerine sefaatçi yapmislar…" (Sözler) Allah\’i sevmek ve O\’ndan korkmak hususunda Peygamberimiz de söyle buyurmuslardir: – "Mü\’min kimse, Allah\’in azab ve ikabinin miktarini bilseydi, hiçbir kimse Cenneti ümid etmezdi. Kâfir de Allah\’in rahmetinin ne kadar çok oldugunu bilseydi hiç kimse O\’nun rahmetinden ümid kesmezdi." – "Cennet size ayakkabinizin bagindan daha yakindir, Cehennem de böyle…" – "Sagilan süt memeye girmedigi gibi Allah korkusundan aglayan kimse de Cehenneme girmez. Allah yolunda çarpisirken husule gelen tozla Cehennemin dumani birlesmez." – "Allah katinda iki damla ve iki izden daha sevimli bir sey yoktur. Iki damla: * Allah korkusundan dolayi gözden akan yas, * Allah yolunda dökülen kan damlalaridir. Iki iz\’e gelince: * Allah yolunda alinan yara izleri ile, * Allah\’in farzlarinin birini îfa ederken husûle gelen eserlerdir." – "Herhangi biriniz ölürken Allah\’a hüsn-i zan etmeksizin (afv ve magfiret edecegini ummaksizin) ölmesin." selam ve dua

    Cevapla

  14. Posted by gülay.. on Temmuz 20, 2009 at 9:48 pm

    Ne oldu sana ey Muhammed yolcusu? Üzerimize gelmekte dünya çapulcusu, Bu işin olmaz asla sağcısı, solcusu, Ayağa kalk, kalk ey cennetlik Ümmet. Afyon içirmişler sanki bedenine, Ezilmiş dünyanın her metresinde, İhtiyacı var, muhtacız bir mürşide, Sürü çobansız, dağınık Ümmet. Korkma, kalk ayağa, gürle meydanda. Senin kadar var mı ezilen, şu dünyada, Eser kalmadı, yedi düveldeki namında, Derin bir uykuya yatmış, garip Ümmet. Asırlar var, ezilmedin ezmedin de, Son asırdır, neden başın hep önde? Olmalı, olacak cihat aşkı kalbinde, Ayağa kalk, kalk ey Ümmet. Yönü değişmeli, sana gelen bu selin. Mazluma kalkmaz, senin dualı elin, Susmasın artık, ne olur mübarek dilin. Bari, kalben buğz eyle ey Ümmet. Yaşayan ölü gibi, olma sakın pısırık, Dünya zalimleri doldu Ümmet birleşmeli Ayağa kalk, kalk ey cennetlik Ümmet. Susmak sermaye değil, icraat eyle, Bu dava çok büyüdü iman ateşiyle, İnsan düşman olur mu hiç kardeşiyle, Ayağa kalk, kalk ey cennetlik Ümmet

    Cevapla

  15. Posted by gülay.. on Temmuz 20, 2009 at 9:49 pm

    Kalbini bağla ki, Hâkk kemendine, Düşme, mahşer günü, yargı derdine, Sen, kendi yargıcın, ol da kendine, De ki; Allah için, ne yaptın bugün ?.. Bir gönül kapısı, bulup çaldın mı ? Bir sevgi seline, boyca daldın mı ? Bir dosta bedelsiz, selâm saldın mı ? De ki; Allah için, ne yaptın bugün ?.. Seher vakti kalkıp, vecde daldın mı ? Nûrlar dağılırken, payın aldın mı? Hâkk aşkına, kâlbi şâhid kıldın mı ? De ki; Allah için, ne yaptın bugün ?.. Bilmediğin, bilenlere sordun mu ? İlimle aranda, köprü kurdun mu ? Zarar ve kârını, hayra yordun mu ? De ki; Allah için, ne yaptın bugün ?.. Ezelî rızkına, râzı oldun mu ? Sabır sofrasında, lezzet buldun mu ? Îmânla şükredip, huzur doldun mu ? De ki; Allah için, ne yaptın bugün ?.. Gafleti, gayretle, yarıştırdın mı ? Alnını, secdeyle barıştırdın mı ? Bir akraba sorup, soruşturdun mu ? De ki; Allah için, ne yaptın bugün ?.. Kibir dağlarından, inip geldin mi ? Zorda kalmış, bir kişiyi bildin mi ? Sana borcu vardı, onu sildin mi ? De ki; Allah için, ne yaptın bugün ?.. Merhamette, Hâkk serveti buldun mu ? Komşu kederiyle, ortak oldun mu ? Bir yetimin, şevkâtiyle doldun mu ? De ki; Allah için, ne yaptın bugün ?.. Acılar görünmez, gözler baksa da, Her ateş, düştüğü yeri yaksa da , Hasta, bir dost bekler, ümit yoksa da, De ki; Allah için, ne yaptın bugün ?.. Gönül gözlerini, açıp baksana, Veren, neler vermiş, dünyada sana, O\’na gönderdin mi, bir hamd ü senâ ? De ki; Allah için, ne yaptın bugün ?.. Gramla yazılır, yaptığın hasat, Bir zerre noksansız, çıkar yedi kat, Tükenen her nefes, kaybolan fırsat, De ki; Allah için, ne yaptın bugün ?.. Şair: Cengiz Numanoğlu

    Cevapla

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: