YILBAŞI ve MÜSLÜMANLAR

YILBAŞI ve MÜSLÜMANLAR
Yılbaşı Nedir?
31 Aralık gününü 1 Ocak gününe bağlayan gece yılbaşı gecesidir. Hıristiyanlar bu geceyi GÜYA Hz. İsa (a.s.)’ın doğum günü olarak kutlarlar. GÜYA dedik çünkü Hz. İsa (a.s.)’ın doğum gününün 1 Ocak olup olmadığı belli değildir.
24 Aralık ile 1 Ocak tarihleri arasında doğduğu kabul edilmektedir. Hıristiyanlar noel adı altında dans,içki,coşku,ağaç süsleme,ışıklandırma,kumar ve hindi kesme gibi çeşitli eğlencelerle bu geceyi kutlarlar.

Ey Müslüman Kardeşim, soruyorum sana, bir Peygamberin doğum gece içki,kumar,dans,zina gibi şeylerle kutlamak Allah’ın (c.c.) indirdiği hangi dine ve kitaba uygundur?
Ey Müslüman Kardeşim, dinimizde noel ve yılbaşı kutlamalarının hiçbir yeri yoktur. Hatta bir insan bugünü kutlama niyetiyle birine ufak bir hediye verse alsa dinden çıkar. O halde dini emirlerimizde ve milli örf ve geleneklerimizde hiçbir yeri olmayan noel ve yılbaşını Müslüm anım diyenler, niçin ve nasıl kutlayabilirler?

Ey Müslüman Kardeşim, bak Rabbimiz ne buyuruyor “ Ey İman edenler Yahudi ve Hıristiyanları dostlar edinmeyin. Onlar ancak birbirlerinin dostlarıdır. İçinizden kim onları dost edinirse oda onlardandır.” (Maide Suresi Ayet 51.)
Peygamberimiz (S.A.V.) (S.A.V.) (s.a.v. ) şöyle buyuruyor. “Bizden başkasına benzemeye çalışanlar bizden değildir. Yahudilere de ve Hıristiyanlara da benzemeyin.” (Tirmizi)
ve yine Efendimiz (s.a.v) şöyle buyuruyor. “Kim bir millete benzemeye çalışırsa oda onlardan olur”Ebu Davud)

Bir takım Müslümanlar yılbaşı gecesine özel hazırlık yaparak, biz bu hazırlığı Hıristiyanlara benzemek için yapmıyoruz diyorlar. Bunların hali şuna benzer, papazın biri kilisenin penceresinde güneşlenirken bir kuş gelip papazın elindeki bardakta bulunan şaraptan içmiş, sonra uçarak haça (istavroza) pislemiş. Bunu gören pa paz kızarak şöyle demiş; eğer Müslüman kuşuysan şarap içmez kiliseye girmezsin, yok eğer Hıristiyan kuşuysan haça (istavroza) niye pisledin..!! Ey Müslümanlar gavurların yılbaşıda ne işimiz var.
Hırsızlığın, adaletsizliğin ve zulmün kol gezdiği dünyada yaşıyoruz. Sırf Müslüman oldukları için Afganistan’da, Filistin’de, Çeçenistan’da, Lübnan’da ve Irak’ta bütün dünyanın gözleri önünde insanlar öldürüldü ve sen yılbaşı kutlarken orada Müslümanlar öldürülmeye devam edecek. Yılbaşı adetinin sahibi Hıristiyanlar geçen senelerde Bosna’lı Müslüman çocukları diri diri kıyma makinesinde çekerek köfte yapıp annelerine yedirdiler, diri diri çocukların gözlerin oydular, çocukların ve kadınların namuslarını kirlettiler. Ve daha nice vicdanın kabul etmediği türlü türlü işkencelerle Müslümanları inim inim inlettiler. Bunları unuttun mu? Bunlar Kanına Dokunmuyor mu? Ve halen Irak’ta, Afganistan’da, Filistin’de ve Çeçenistan’ da bu zulümlerine katliamlarına devam ediyorlar. Her taraf kan kokuyor. Ey Türkiye’li Müslüman Peygamberimize hakarete ediyorlar, Kur’an’ı ve Müslümanları yeryüzünden silmek istiyorlar. Bütün bunlar olurken sen kimin yılbaşısını kutlayacak ve eğelenceksin.
Onlar bize uyuyor mu? Neden biz hep onlara uyuyoruz? Onlar bizim dini ve milli bayramlarımızın hangisine uyuyor? Hiç Yahudi ve Hıristiyan veya bir ermeni gavuru Kurban Bayramında kurban keserken gördünüz mü? Ramazan Bayramını kutlarken gördünüz mü? Bizim Hicri Yılbaşımız olan Peygamber Efendimiz s.a.v.’in Mekke’den Medine’ye hicret ettiği, 1 Muharrem gününü kutluyorlar mı? Hayır.
Bir takım aydın geçinen kara cahiller Kur’an bizi idare edemez, bizi geri bıraktı 14 asır önce indirilmiş bir kitaba uymak gericiliktir, diyerek Dinden Çıkmış bir şekilde avaz avaz bağırırken, Yahudi ve Hıristiyanların yani Batı’nın izini takip etmeyi, onlara uymayı ilericilik sayanlar, şayet onların dediği gibi gericilik çağ dışılık kitabın 14 asır önce inidirilmiş oluşuysa bilsinler ki İncil 20 asır önce , Tevrat ta yaklaşık 30 asır önce indirilmiştir. Bunlarla beraber İncil ve Tavrat’ın yüzlerce farklı nüshaları yazılmış ve aslını bozmuşlardır. Kur’an-ı Kerim ise Allah’ın c.c. indirdiği gibi kelimesi kelimesine, harfi harfine değiştirilmeden bize kadar ulaşmıştır. Dünyanın hangi ülkesine giderseniz gidin Kur’an- Kerim bir nüshadır. Bu kadar düşmanı olduğu halde değiştirilememiştir. Bu gerçekler Kur’an’ın hak kitap olduğunun İncilin ise farklı nüshalar halinde aslı bozulmuş batıl (yanlış) kitap olduğuna yeterli bir delildir.
Not: Allah’ın indirdiği orijinal İncil ve Tavrat’a iman ettik fakat şu an Yahudi ve Hıristiyanların ellerindeki kitap aslı değildir bozulmuştur, değiştirilmiştir.

Ey Müslüman kardeşlerim; Niçin kafirlerin yılbaşısıyla ilgilenelim ki , Ne kadar yaşarsan yaşa öleceksin, ne kada r seversen sev ayrılacaksın. Görüyorsun ölüm, genç, yaşlı,amir,memur,fakir,zengin demeden hepimize geliyor. Öyleyse bu geçici hayatı ebedi ahrete tercih etmeyelim. Ebedi cennetlere girme imkanımız varken ebedi cehenneme sokacak işleri ve amelleri yapmayalım. Hangi tarafta daha çok kalmak istiyorsak oraya daha çok çalışalım İnşaAllah.
O gecede TV leri kapatıp o rezil kepaze görüntüleri izlemeyelim çevremizi , ailemizi ,komşularımızı, akraba ,eş dost ve arkadaşları uyaralım. İçimizdeki bu beyinzilerin işlediği haramlar günahlar yüzünden bizlere de bir bela müsibet gelmemesi için o gece Kur’an okuyalım, namaz kılıp dualar istigfarlar edelim.

3 responses to this post.

  1. Posted by gulayozturk on Aralık 22, 2009 at 1:13 am

    NOEL VE YILBAŞI

    Hak din İslâm’dır; ALLAH Teala bozuk inançlı, bâtıl dinli, yanlış yollu insanları sevmez ve aslâ affetmez. Hem insanlara, tüm nimetleri, güzellikleri, sağlık ve mutlulukları yüce ALLAH versin; hem de kâfirler ve câhiller, ALLAH’ı bırakıp, putlara. ilâhlara, uydurma Allahlara tapsınlar… olurmu böyle saçmalık, nankörlük, vefasızlık, idraksizlik, beyinsizlik, kalleşlik!
    Tarih boyu tüm müslümanlar ve özellikle bizim nurlu dedelerimiz, bâtıl inançlarla, saçma hurafalerle, bozuk dinlerle mücadele vermiş; tüm insanları doğru yola, hak dine, hayra, iyiliğe, dürüstlüğe, dostluğa, sevgiye, ilme, irfana, ahlâka, âdâbâ, çekmeğe çalışmışlardır. Birçok ulus böylece imanı öğrenmiş, İslâm’ı seçmiş, müslüman olmuştur.
    Tabii bunun karşılığında, bâtıl dinlere bağlı tutucu ve yobaz teşkilatlarda, sinsi sinsi müslümanları aldatma ve kandırma çalışmalarını devam ettirmeğe çalışmaktadır.
    Nasıl kandıracak? Yolu yanlış, aklı dışı, ilme aykırı… Normal konuşma ve akıl-mantık yoluyla kendilerini savunamaz, insanları kendi bâtıl dinlerine çekemezler.
    O zaman ellerinde bir çare kalıyor, zevk eğlence, hokkabazlık yoluyla kalp kazanmak.
    İşte şu yılbaşı eğlenceleri bu mantıkları doğurmuştur: Çam ağacını süslemek, ışıklandırmak, pamuklarla bembeyaz yapmak; bir adamı Noel Baba kıyafetine sokmak, çocuklara onun aracılığı ile hediye dağıtmak; havai fişekler, eğlence, dans, zevk, safa v.s.
    Bunlar bir müslümanın kabul edebileceği şeyler değil. Müslüman bâtıl hristiyan âdetlerini, hurafeli putperest faktörünü taklid etmez. Hristiyanlar, çam ağacını, o gece o ağaca Hz. İsa (Aleyna Ve Aleyküm Selam.) inecek sanarak dinî bir inançla süslüyor! Noel Baba dedikleri Saint Nikola adlı bir hristiyan azizi. Bunlardan bize ne!
    O halde Noel Baba’yı ağzımıza bile almamalı, noel merasimlerine kesinlikle katılmamalı, bu isim arkasında ne dolaplar döndüğünü, ne gizil emeller beslendiğini çok iyi bilmeli, hatta başkalarını da bir güzel uyarmalı, tembihlemelisiniz.
    Yoksa çok ayıp ve çok günah olur size! Aman, yeni yılı veballe, günah, şom ve uğursuz bir şekilde başlayıp sonunda pişman ve perişan olmayın!

    Cevapla

  2. Posted by gulayozturk on Aralık 22, 2009 at 2:11 am

    Evet kardeşlerim..Yılbaşını kim nasıl kutlayabilir?‏
    Yılbaşı, aynı zamanda bir yılında sonu! Yani koca bir seneyi geride bırakıyor ve yeni bir yıla merhaba diyoruz. Sözü fazla uzatmadan şimdi iki soruyla konuya girmek istiyorum!
    1- Yeni yılı herkes kutlamalımı?
    2- Kutlanacaksa nasıl kutlanmaıl?
    Yeni yılı hak eden kutlamalı! Evet yeni yılı kutlamayı hak eden kutlamalı! Kimin hak edip etmediğinide herkes kendisi bilir! Ben ancak ölçüyü verebilirim! Herkes o ölçüye göre kutlamayı hak edip etmediğine karar versin!
    Bunun için bir kağıt parçası vede bir kalem lazım! Bunları tedarik ettikten sonra! Oturup geçen 365 günün muhasebesi yapılıp, bu geçen günlerde:
    – Kaç vakit namazı vaktinde,
    – Kaç vakit namazı cemaatle,
    – Kaç vakiti kazaya bıraktık.
    – Kaç vakit namazı hiç kılamadık?
    – Oruçlarımızı ne kadar tutabildik?
    – Zekatlar tam olarak ödendimi?
    – Allah yolunda ne kadar harcama yaptık?
    – Allah younda na kadar zaman harcadık?
    – Dine ve insanlığa ne gibi faydalı işler yaptık?
    – Haramlarda ne kadar uzak durabildik?
    Kısacası elimizdeki kağıdın bir tarafına sevaplarımızı diğer tarafına günahlarımızı yazalım, sonunda bir mukayese yapalım eğer sevaplarımız çoksa biz kutlamayı hak ettik! Çünkü geçen seneyi karlı, kazançlı kapattık!
    Kutlama nasıl yapılmalı? Seneyı kazanlı kapatıp kutlamayı hak edenler güzelce bir abdest alıp şükür namazı kılıp seviç gözyaşları dökmeli!
    Gelecek senedede başarıların devamı için Allah c.c.tan yardım dilenmeli! Ben başka bir kutlama yöntemi bilmiyorum!
    Günahları sevaplarından çok çıkanlara gelince! Onlarda yeıse kapılmamalı, güzelce abdest alıp tevbeye oturmalı! Pişmanlık gözyaşları dökmeli! Hareket ve davranışlarının düzelmesi ve daha iyi bir mümin olmak için Allah c.c. a yalvarmalı!
    Rabbim günahlarımıza layıkıyla tövbeyi sevablaımıza layıkıyla şükretmeyi bizlere nasib etsin!
    Gelecek yeni günlerin genel olarak tüm insanlığa özel olarak tüm İslam alemine hayırlar getirmesini Allahu Tealadan niyaz ediyoruz! (Amin)

    Cevapla

  3. Posted by saliha on Aralık 22, 2011 at 9:19 pm

    HİÇ BİR MÜSLÜMAN NOAL KUTLAMAZ BN MÜSLÜMANIM ELHAMDULİLLAH NOALDE KUTLAMIYORUM

    Yılbaşı ve noel gibi merasimlere iştirak etmenin ve kutlamanın haram olduğunun delilleri:
    1) Müşriklere ait bayramları kutlamak, onlara teşebbüh (benzemek)’tir.
    Peygamberimiz şöyle buyurur:
    “Kim, (giyindikleri gibi giyinmek, onların gittikleri yoldan gitmek ve bazı fiillerinde onları taklit etmek suretiyle) bir topluluğa benzerse, o da onlardan olur.”
    (Ebu Dâvud)
    2) Kâfirlerin bayramlarına katılmak, onlara bir tür sevgi ve muhabbet beslemektir. “Ey iman edenler, yahudileri ve hristiyanları dostlar edinmeyiniz. Onlar birbirlerinin dostlarıdırlar. İçinizden kim onları veli (dost) edinirse, muhakkak o da onlardandır. Şüphesiz Allah zalimler topluluğunu hidâyete erdirmez.”
    (Mâide: 51)
    3) Bayram, akide ile ilgili dinî bir meseledir, gelenek ve göreneklerle ilgili dünyevî bir mesele değildir.
    “Şüphesiz her kavmin (milletin) bir bayramı vardır. Bu da bizim bayramımızdır.”
    (Buhâri ve Müslim)
    4) “Ve onlar zûr (yalan)’a şahitlik etmezler. Lağv (boş ve bâtıl şeyler)’e rastladıklarında da şereflice yüz çevirip geçerler.” (Furkân: 72)
    Bazı müfessirler bu Ayetin ilk cümlesi “zûr’a şahitlik etmezler” yada “yalan şahitlik yapmazlar” ifadesini, “Onlar, müşriklerin bayramlarında hazır bulunmazlar” şeklinde tefsir etmişlerdir

    Cevapla

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: