Sevgi ve aşkın sultanı Mevlana’ya göre insan Allah’a akıl ile ulaşamaz.‏

Sevgi ve aşkın sultanı Mevlana’ya göre insan Allah’a akıl ile ulaşamaz. Kulun Allah’a ulaşmak için aşması gereken yol bir denize benzetilirse; akıl bu denizde yüzücü, aşk ise gemidir. Yüzmek güzel olsa da uzun bir yolculuk için sağlıklı değildir. Vuslata yüzerek ulaşmak isteyen insan, yol boyu pek çok müşkülata uğrar, hatta hayatından olabilir. Gemiye binen ise güvenilir bir yolculuk yapar.
 Mevlana, bu yolda aşk gemisine binenin kurtulacağını müjdeler.
Sevgi ve aşk üzerine, insanlığın babası Hz. Adem ve Havva’dan bu yana pek çok şey söylendi. Hikayeler, destanlar, şiirler yazıldı. Çünkü sevgi, insanın doğasında var olan fıtri bir duygu, varlığın özüydü. Sevginin şiddetli hali “aşk” diye bilindi. Fakat yine de söylenen hiçbir söz aşkı anlatmaya yetmedi.

Mevlana bile aşkı tanımlamada kelimelerin kifayetsizliğini “Aşkı anlatmak, açıklamak için ne söylersem söyleyeyim, kendim aşka gelince, aşkı hissedince söylediklerimden utanırım. Her bahsi yazmakta koşup duran kalem, aşka gelince dayanamaz, ortasından yarılır…” diyerek mısralarına dökmüştür.

Mevlana (k.s) sarmaşığa benzetir aşkı. Sarmaşığın ağaca dolanıp da onu tepeden tırnağa sarması gibi; aşk da aşığın kalbine bir cemre gibi düşünce bütün vücudunu sarıp benliğini yakar. “Aşk, sevgiliden başka ne varsa, hepsini yakar yandırır” diye izah eder bu hali Mevlana. Böyle bir aşığın aklı fikri yalnızca maşukunda olur. Sarmaşık ağaca dolanır ve onu tepeden tırnağa sarıp sarmalar. Adeta ağacın gövdesi üzerinde kökler salar. Ağacın öz suyu sarmaşığa gıda olur. Sarmaşık büyüdükçe ağaç kurumaya başlar. Ağaç misali aşık da maşukunun hasret ve özleminden sararıp solar. Bedenin madde aleminin varlıklarıyla bağı birer birer çözülürken; ruh manevi güzelliklerle bezenir.

“Aşk öyle bir alevdir ki, bir tutuştu mu, Maşuk’tan başka her şeyi yakar. Birisi aşıklık nedir diye sordu. Dedim ki: ‘Bize dönersen bilirsin” diyen Mevlana gibi mutasavvıflar aşkı gerçek ve geçici olmak üzere ikiye ayırır. Geçici aşk herherhangi birine duyulan sevgidir. Hakiki aşk ise Allah’a duyulan “aşk”tır. Mevlana’ya göre kişi ilahi aşkı tatmadan önce beşeri aşkı tatmalıdır ki olgunlaşsın. Yoğrulup belli bir kıvama erişsin. Sevgilisiyle buluşan gönül, mutlak güzelliğe doğru yol bulsun. Mevlana “Gönülden suretleri sil süpür ki, o suretsiz olan sureti bulasın” der.
Aşk, devasız bir dert

Hakiki ibadet erlerinin gerçek aşk ehli olduğunu söyleyen Mevlana ibadeti kölenin, tüccarın ve aşığın ibadeti olarak üçe ayırır. Köle, cehennemden korktuğu için ibadet eder. Cennet vaadi için ibadet edenler ise tüccar ruhlu kimselerdir. Tüccarlar kazanç getirmeyen bir işin yanına uğramazlar. Hak katında asıl ibadet edenler ise aşk ehlidir. Çünkü onlar ne cehennem korkusu ne de cennet sevdası taşırlar. Yalnızca Allah rızası için ibadet ederler.

Mevlana bütün güzelliklerin kaynağını aşkta bulur. Metafizik ilimlerden tutun da fen ilimlerine kadar bütün alem hep aşkı söyler, aşkı anlatır. Çünkü varlığın kaynağı aşktır. Onun için her varlık kendi halinde aşkı yaşar, aşkı anlatır. Kuşlar seherde aşk ile öter. Rüzgar aşkla eser. Meyveler aşkla olgunlaşır. Kainat her haliyle aşkı yaşar ve aşkı söyler. Mevlana “Ey aşk! Herkesin yanında birçok adın ve lakabın var. Ben dün gece sana yeni bir isim taktım: Devasız dert” der ama yaradılışın özünü de aşkta bulmuştur. Aşksız geçen ömrü ise ömürden saymaz:

“Baht sana yar olur, yaver kesilirse; Aşk, seninle işe güce girişir. Aşksız ömrü hesaba sayma; O sayıdan dışarıda kalacaktır çünkü…”

Reklamlar

One response to this post.

  1. Posted by gülsen on Nisan 14, 2010 at 9:39 am

    Mümin dünyaya Allah’a aşkla bağlanmak için gelir Yalnızca O’na kul olmak, O’na şevkle ibadet etmek, içinde tutkulu aşkı hissetmek, Rabb’ine deli aşık olmak için gelirAllah Azze ve Celle aşkı‏ Mutluluk Allah sevgisiyle, Allah aşkıyla olur, bunun dışında kalpler tatmin olmaz, kurtuluş gerçekleşmez İnsan yüzlerce yol dener ancak başka türlü mutlu olamaz Yaşaması gereken, samimi Allah sevgisi ve gerçek Kuran ahlakıdır Aşık sevdiğini gücendirmekten, onun sevgisinin yok olmasından çok çekinir Allah’a aşkla bağlı insan, bundan daha şiddetle içi titreyerek Allah korkusunu yaşar Allah’ın hoşnutluğundan mahrum kalmaktan korkar Allah’tan gücü yettiğince korkan insan, O’nun buyruklarına uyma konusunda çok daha dikkatli olur; en çok Rabb’ini sever ve en çok O’na saygı duyarHer an Allah aşkıyla yanmak, insana bir enerji ve canlılık verir Bu ruhla yaşayan, Allah’a derin bir teslimiyeti ve Allah korkusunu derinden hisseden, Kur’an’a tam tabî olan mümin için tedirgin olacağı, rahatsızlık duyacağı bir şey yoktur İnsan ancak Allah aşkıyla huzur bulabilir, tevekkül edip rahat olabilir Samimi mümin, Allah’ın vereceği her şeye razıdır Her türlü sonuca razı olarak Allah’a teslim olur Allah’ın razı olması için, o da Allah’tan razı olur Allah ne musibet verirse versin, aşkla sever Allah’ı, ne yaşarsa yaşasın aşkı devam eder “Rableri Katında onların ödülleri, içinde ebedi kalıcılar olmak üzere altından ırmaklar akan Adn cennetleridir Allah, onlardan razı olmuştur, kendileri de O\’ndan razı (hoşnut, memnun) kalmışlardır İşte bu, Rabbinden \’içi titreyerek korku duyan kimse\’ içindir” (Beyyine Suresi, 8)Bediüzzaman Allah aşkını şu sözlerle dile getirir: “Aşk, şiddetli bir muhabbettir Fâni sevgililere yönelik olduğu vakit, ya o aşk kendi sahibini daimî bir azap ve elemde bırakır Veyahut o mecazî sevgili, o şiddetli muhabbetin fiyatına değmediği için, kalıcı bir sevgili arattırır; geçici sevgiliye değil, Allah’a olan aşka dönüşür”Allah’a derin aşkla bağlı mümini Rabb’ine kavuşturacak olan, ölümdür Ölüm, dünya metaına olan hırsı ortadan kaldıran kesin delildir ve mümin için cennete açılan bir kapıdır Nefsi müthiş terbiye eden, ahlakı güzelleştiren en önemli sebeplerin başında gelir Ölüm korkusu, cehennem korkusu insanları çok etkiler Bu korkular, insanların daha merhametli, şefkatli, daha akılcı, daha sevecen, daha ince düşünceli olmalarını sağlar Ve güzel ahlakın kökenini oluşturur Bu nedenle ölüm, mümin için cennete vesile olma, Rabb’ine kavuşma yönünde bir nimet anlamındadırÖlümle her şeyin biteceğini, yok olacağını düşünmek korkunç bir şeydir Oysa sonsuza kadar Allah aşkıyla yanmak, sonsuza kadar aynı şiddetli aşkla yaşamak muhteşem güzel bir duygudur Milyarlarca yıl da geçse, Allah’ı aynı muhabbetle sevmeye devam etmek Dileyelim Allah bu aşkı bizlere katıksızca yaşatsın; tükenmesi olmasın…Amin.selamve dua ile…

    Cevapla

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: