Namaz, mü’minlerin arınma kurnasıdır‏

İman, bir insanın dünyada mazhar olabileceği en büyük nimettir. Hayatı, gayesine uygun yaşamanın en birinci ve olmazsa olmaz vesilesidir.
İmanın salih amellerle münasebeti her zaman üzerinde konuşulan ve tartışılan bir mevzu olmuştur. Kur’an-ı Kerim’de hemen her yerde "iman edenler" ile "salih ameller işleyenler"in yan yana zikredilmesi iman ile salih amellerin neredeyse ayrılmaz bir bütün teşkil ettiğini gösteriyor.

Salih amel deyince insanın gerek şahsi gerekse toplumsal hayatında hayır adına yaptığı bütün işleri anlamak mümkün. Salih amel kavramının içini en yoğun olarak dolduran olgu ise ibadetler. Bu ibadetlerin içinde en değerlisi ve "direkt" konumunda olan namazdır. Kur’an ve hadis-i şeriflerde ibadetlerden bahsedilen hemen her yerde namaza ayrı bir vurgu yapıldığı görülür.

Bediüzzaman Hazretleri’nin "Hayatta en büyük hakikat imandır, imandan sonra namaz gelir…" sözü namazın hayatımızdaki yerini ne güzel hatırlatıyor. Fethullah Gülen Hocaefendi de, namazın ehemmiyetini, kulağa küpe olacak şu ifadelerle anlatıyor: "İman ve namaz aynı döl yatağında neş’et etmişlerdir; Namaz, imanın ikiz kardeşidir. İman, dinin ve diyanetin nazarî yanını teşkil eder; o nazarî yanın takviye edilmesi ve tabiatın bir derinliği haline getirilmesi ise ancak başta namaz olmak üzere diğer ibadetlerle mümkün olur. Bu itibarla da, denebilir ki; namaz pratik imandır, iman da nazarî bir namazdır."

Bu sebeple dini yalnızca bir vicdanî kabulden ibaret görmek ve ibadet ü tâatı devreden çıkarmak, var oluşun gayesini anlayamamak demek. Elbette vicdani kabul imanın ilk şartıdır. Ancak o kabulün tezahürü, insan hayatında kendini gösteren salih amellerdir. O salih amellerin merkezinde namaz vardır. Namaz bütün ibadetlerin özü ve dinin direğidir.

Namaz, mü’minin günde en az beş defa içine girip temizlendiği sonsuzluğa doğru akıp giden bir tevbe ırmağı ve arınma kurnasıdır. Kur’an savaş meydanında mücadelenin kızıştığı en tehlikeli anlarda bile namazın terkine müsaade etmemiştir. Namaz, hakkı mutlaka verilmesi gereken çok önemli bir vazifedir. Bir Müslüman için emin bir sığınak, mühim bir kurbet vesilesi ve en kısa bir vuslat yoludur.

Namazın bu hususiyetlerinden dolayıdır ki, Asr-ı Saadet’ten günümüze kadar Hak dostları onu hayatlarının merkezine koymuşlardır. Onlar, beş vakit namazla yetinmeyerek her gün yüzlerce rek’at nafile kılmayı âdet haline getirmişlerdir.

Kulların en güzeli Peygamber Efen-dimiz’in (sallallahu aleyhi ve sellem) namaza göstermiş olduğu alâka, O’nun izini takip edenlerin gönüllerinde de "ibadetlerin özü"ne karşı derin bir iştiyak uyarmıştır. Allah Resûlü bir hadislerinde "Namaz benim gerçek göz aydınlığımdır." buyurmuş ve başkalarının bir kısım şeylere arzu duymasının çok ötesinde bir istekle namaza karşı arzu duyduğunu her haliyle ortaya koymuştur.

Nebiler Serveri’nin mübarek ayakları şişinceye kadar kıyamda durduğunu, bazen bir rek’atta birkaç cüz’ü birden okuduğunu, haşyetle dolu yüreğinden el değirmeninin ya da kaynayan tencerenin sesi gibi hıçkırıklı ağlama sesleri duyulduğunu ve secde ederken Hak karşısındaki saygısından dolayı kıvrım kıvrım kıvrandığını bize başta annelerimiz olmak üzere pek çok sahabî efendimiz anlatıyor.

Tabii Resûl-i Ekrem’in (aleyhi ekmelü’t-tehâyâ) namaz ibâdeti üzerinde bu derece hassâsiyetle durması Ashâb-ı Kirâm’ın da birer namaz âşığı haline gelmelerine vesile olmuştur.

Huzûr-ı ilâhîde bulunmanın manasını idrak etmiş ve Kur’an’ın tadını almış bir sahabînin şu hali onların namaza karşı iştiyaklarını göstermesi açısından ne kadar müthiştir: Peygamber Efendimiz, Zâtü’r-Rik’â gazvesinde Ammâr bin Yâsir ile Abbâd bin Bişr’i bir konak mahallinde gece nöbeti için vazifelendirmişti. Hazreti Ammâr’ın istirahati tercih ettiği bir sırada Abbâd bin Bişr kalkıp namaza durmuştu. O sırada bir müşrik bu iki sahabiyi fark etmiş ve hemen üzerlerine ok yağdırmaya başlamıştı.

Oklardan iki-üç tanesi Hazreti Abbâd’ın vücûduna isâbet ettiği halde, o, namazını bozmamış, ancak rükû ve secdesini yaptıktan sonra arkadaşını uyandırmıştı. Hazreti Ammâr, sıçrayıp kalkarken bir taraftan kaçan müşriğin ardından bakakalmış, diğer yandan da merakla ve heyecanla Abbâd bin Bişr’in vücudundan akan kanı ve isabet eden okları göstererek kendisini neden uyandırmadığını sormuştu. Hazreti Abbâd ise, ancak bir namaz âşığının söyleyebileceği şu cevabı vermişti: "Bir sûre (Kehf) okuyordum, (ayât-ü beyyinât o kadar tatlı idi ki) onu bitirmeden namazı bozmak istemedim. Fakat, oklar peşpeşe atılınca namazı tamamlayıp seni uyandırdım. Allâh’a yemin ederim ki, Peygamber Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) korunmasını emrettiği bu gediği kaybetme endişesi olmasaydı, sûreyi yarıda bırakarak namazı kesmektense ölmeyi tercih ederdim."

Süleyman Sargın
Zaman

Reklamlar

6 responses to this post.

  1. Posted by gülsen on Nisan 18, 2010 at 12:18 pm

    *NAMAZ*(RİSALE-İ NUR-DÖRDÜNCÜ SÖZDEN)بِسْمِ اللّهِ الرّحْمنِ الرّحِيمِ اَلصَّلاَةُ عِمَادُ الدِّينِ Namaz, ne kadar kıymetdar ve mühim, hem ne kadar ucuz ve az bir masraf ile kazanılır, hem namazsız adam ne kadar dîvâne ve zararlı olduğunu, iki kerre iki dört eder derecesinde kat\’î anlamak istersen; şu temsilî hikâyeciğe bak, gör: Bir zaman bir büyük hâkim, iki hizmetkârını, -herbirisine yirmidört altın verip- iki ay uzaklıkta has ve güzel bir çiftliğine ikamet etmek için gönderiyor. Ve onlara emreder ki: "Şu para ile yol ve bilet masrafı yapınız. Hem oradaki meskeninize lâzım Bâzı şeyleri mübayaa ediniz. Bir günlük mesâfede bir istasyon vardır. Hem araba, hem gemi, hem şimendifer, hem tayyare bulunur. Sermayeye göre binilir." İki hizmetkâr, ders aldıktan sonra giderler. Birisi bahtiyar idi ki, istasyona kadar bir parça para masraf eder. Fakat, o masraf içinde efendisinin hoşuna gidecek öyle güzel bir ticaret elde eder ki: Sermayesi, birden bine çıkar. Öteki hizmetkâr bedbaht, serseri olduğundan; istasyona kadar yirmiüç altınını sarfeder. Kumara-mumara verip zayi\’ eder, birtek altını kalır. Arkadaşı ona der: "Yahu, şu liranı bir bilete ver. Tâ, bu uzun yolda yayan ve aç kalmayasın. Hem bizim efendimiz kerîmdir; belki merhamet eder; ettiğin kusuru afveder. Seni de tayyareye bindirirler. Bir günde mahall-i ikametimize gideriz. Yoksa iki aylık bir çölde aç, yayan, yalnız gitmeye mecbur olursun." Acaba şu adam inad edip, o tek lirasını bir define anahtarı hükmünde olan bir bilete vermeyip, muvakkat bir lezzet için sefahete sarfetse; gâyet akılsız, zararlı, bedbaht olduğunu, en akılsız adam dahi anlamaz mı? İşte ey namazsız adam ve ey namazdan hoşlanmayan nefsim! O hâkim ise; Rabbimiz, Hâlıkımızdır. O iki hizmetkâr yolcu ise; biri mütedeyyin, namazını şevk ile kılar. Diğeri gafil, namazsız insanlardır. O yirmidört altrn ise, yirmidört saat her gündeki ömürdür. O has çiftlik ise, Cennet\’tir. O istasyon ise, kabirdir. O seyahat ise kabre, haşre, ebede gidecek beşer yolculuğudur. Amele göre, takvâ kuvvetine göre, o uzun yolu mütefâvit derecede kat\’ederler. Bir kısım ehl-i takvâ, berk gibi bin senelik yolu, bir günde keser. Bir kısmı da, hayal gibi ellibin senelik bir mesâfeyi bir günde kat\’eder. Kur\’an-ı Azîmüşşan, şu hakikate iki âyetiyle işaret eder. O bilet ise, namazdır. Birtek saat, beş vakit namaza abdestle kâfi gelir. Acaba yirmiüç saatini şu kısacık hayat-ı dünyeviyeye sarfeden ve o uzun hayat-ı ebediyeye birtek saatini sarfetmeyen; ne kadar zarar eder, ne kadar nefsine zulmeder, ne kadar hilaf-ı akıl hareket eder. Zira bin adamın iştirak ettiği bir piyango kumarına yarı malını vermek, akıl kabûl ederse; halbuki kazanç ihtimali binde birdir. Sonra yirmidörtten bir malını, yüzde doksandokuz ihtimal ile kazancı Mûsaddak bir hazine-i ebediyeye vermemek; ne kadar hilâf-ı akıl ve hikmet hareket ettiğini, ne kadar akıldan uzak düştüğünü, kendini âkıl zanneden adam anlamaz mı? Halbuki namazda ruhun ve kalbin ve aklın büyük bir rahatı vardır. Hem cisme de o kadar ağır bir iş değildir. Hem namaz kılanın diğer mübah dünyevî amelleri, güzel bir niyyet ile ibâdet hükmünü alır. Bu Sûrette bütün sermaye-i ömrünü, âhirete mal edebilir. Fâni ömrünü, bir cihette ibka eder. _________________Cenâb-ı Hak bir şey´e emreder, sonra hasen olur. Nehyeder; sonra kabih olur." Demek emir ile güzellik; nehy ile, çirkinlik tahakkuk eder. ——————————————- Kainatta en yüksek hakikat imandır. İmandan sonra namazdır Bediüzzaman Said Nursî

    Cevapla

  2. Posted by gülsen on Nisan 18, 2010 at 12:22 pm

    Namaz kılalım namaz ——————————————————————————–Namaz kılalım namaz Namaz dinin direğiKul olmanın gereğiSevindirir meleğiNamaz kılalım namazİnsan dertten kurtulurKalbi imanla vururRabbimiz razı olurNamaz kılalım namazGözün nuru namazdırBekleme vaktin azdırMeleğe sevap yazdırNamaz kılalım namazİnsanın saadetiİmanın alametiİstersek selametiNamaz kılalım namazHaktan yüce hitaptırEdası çok sevaptırKabrimizde cevaptırNamaz kılalım namazRuhumuzun gıdasıKalbimizin cilasıMüminlerin duasıNamaz kılalım namazHerkes namaza muhtaçMahşerde başlara taçMüminler için MiracNamaz kılalım namazGönülleri şen ederKötülükten men ederHemen huzura giderNamaz kılalım namazNamaz yüce bir payeMahşerde olur sayeVasıta değil, gayeNamaz kılalım namazHakka yap ibadetiBüyüktür faziletiKaçırma cemaatiNamaz kılalım namazKim doğru namaz kılmazHikmetten nasip almazKolayca huzur bulmazNamaz kılalım namazNamaz şifa her derdeCehennem için perdeKılmak gerek her yerdeNamaz kılalım namazNamaz imanın başıAkıt gözünden yaşıErit kalbdeki taşıNamaz kılalım namazYüzler kaplanır nurlaVücut çevrilir surlaHuşu ile şuurlaNamaz kılalım namazÖlüm özür anlamazYaşlı ve genç ayırmazDünya kimseye kalmazNamaz kılalım namaz.

    Cevapla

  3. Posted by ismail on Nisan 18, 2010 at 5:40 pm

    CENNETE DAVET ŞERİATA DAVET NAMAZA DAVET ALLAH KATINDA HAK DİN İSLAMDIR TÜM İNSANLAR İSLAMDA BİRLEŞELİM http://www.ismailagacemaati.com/efendi-hz.-videolari/mahmud-efendi-ks-12-mart-2010-cuma-namazi.html http://www.ismailagacemaati.com/efendi-hz.-videolari/mahmud-efendi-19-mart-2010-ismailaga-camii-cuma-namazi.html http://www.ismailagacemaati.com/efendi-hz.-videolari/efendi-hz-19-subat-2010-ismailaga-camii-cuma-namazi.html CENNETE DAVET ŞERİATA DAVET NAMAZA DAVET ALLAH KATİNDA HAK DİN İSLAMDIR TÜM İNSANLAR İSLAMDA BİRLEŞELİM NAMAZDA BİRLEŞELİM AÇIK SAÇIK HARAMDIR http://www.cubbeliahmethoca.tv/sohbet/mescid/399-1-nisan-2010-mescid-sohbeti-558.html http://www.huveydimulhuda.com/index.php?pid=3 http://video.yahoo.com/watch/5540739 http://www.youtube.com/user/aliskas http://video.google.com/videoplay?docid=3153554420682117010# http://www.youtube.com/watch?v=HE0zXWmqJwQ http://www.youtube.com/user/TheScharia#p/c/81B25A6AB7DA6D63/0/loTlcv3BxoA http://www.youtube.com/watch?v=h9BJ_ysa8jc&feature=player_embedded http://www.youtube.com/watch?v=iHCj-64s9RM&feature=player_embedded İ D 4 http://www.ismaildurmaz.tr.gg/Ana-Sayfa–.htm http://www.youtube.com/user/leileheilallah#p/u/47/iaeGPyuU48k http://www.youtube.com/user/leileheilallah#p/u/13/dZc4SkqFocE YOUTUBE GİRMEK İÇİN Ag balanyısına girin 4 2 2 2 ________ 4 2 2 3 girin youtube açılır http://www.youtube.com/watch?v=pw3gBCLIqIE&feature=related http://www.dailymotion.com/video/x8u2ah_nefsyny-ylah-edynenler_news http://www.youtube.com/user/leileheilallah#p/u/16/R30CxU8wP9Q http://www.youtube.com/watch?v=cjt9dPS7t_w&feature=player_embedded http://www.youtube.com/user/leileheilallah#p/u/13/dZc4SkqFocE http://www.islamiforum.info/Dini-Filmler/Mal-ve-Para-Sevgisi-72.html http://www.youtube.com/user/leileheilallah#p/u/23/58wdICS5sxM http://www.youtube.com/user/khalifahklothing#p/a/A6F1B1A59147F69D/1/nuM-xCBtBSE http://www.youtube.com/user/leileheilallah#p/f/68/e5PAPDEL_gc http://www.youtube.com/user/deryadandamlalar#p/u/22/zJO3zkFl9zY http://www.youtube.com/user/leileheilallah#p/f/146/E7jxNvrAHX0 http://www.youtube.com/user/leileheilallah#p/u/48/b87knTSEZSQ http://www.youtube.com/user/leileheilallah#p/u/49/ubJKfkla7xk http://www.youtube.com/user/leileheilallah#p/u/13/dZc4SkqFocE http://www.islaminesil.net/video-nesil/951/PEYGAMBER-EFENDiMiZiN-MUCiZELERi-CD-2.html http://www.islaminesil.net/video-nesil/27/HARAM-VE-HELAL-CD-1.html http://www.islamiforum.info/Dini-Filmler/Cehennem-81.html http://www.islamiforum.info/Dini-Filmler/Islamin-Bes-Sartini-Ogreniyorum-55.html http://videoizle.video75.com/6VrFWgqS-3f/cehenneme-goturen-ameller/ http://www.cennetevi.net/file.php?f=4 http://www.muslimvideo.com/tv/

    Cevapla

  4. Posted by ASLI NUR on Nisan 19, 2010 at 9:56 am

    A. Namaz kılan insan, Yüce Allah\’ın emrini yerine getirmiş ve onun sevgisini kazanmış olur. Allah\’ın sevgisini kazanmak, en büyük mutluluktur. Çünkü Allah sevgisini elde etmiş olan, onun dostu olur.B. Namaz insana her zaman Allah\’ı hatırlatır. Allah\’ı hatırlamakla insan, kendini ve sorumluluklarını hatırlar. Başıboş yaratılmadığını, yaptıklarından dolayı hesaba çekileceğini hatırlar.C. Namaz insanı kötülüklerden korur. Sürekli Allah\’ı hatırlayan biri, yasaklanmış kötü işlerden uzak durur. Allah\’a yakın olan biri şeytana ve onun işlerine uzak olur.D. Namaz insana planlı hareket etmeyi öğretir. Namaz kılan bir insan, gününü beş vakte böler. İşlerini ona göre organize eder. Planlı hareket etmeyi öğrenir.E. Namaz insanlara birlik olmayı öğretir. Namazlar her mahallede cemaatle kılındığında, insanları bir araya getiren bir ibadet olur. Böylece namaz, insanları bir araya getirir; onları birbirine kaynaştırır.F. Bildiğiniz gibi namaz için abdestli olmak, bedenin ve elbisenin temiz olması şarttır. Bu da insanlara temiz olmayı, topluluk içinde temiz ve düzenli olmayı öğretir.

    Cevapla

  5. Posted by gülay.. on Nisan 27, 2010 at 10:04 pm

    İnanan insan daima emin ve huzur içindedir..Her şey O’na (c.c.) bağlanıp yürüdüğü taktirde hedefeUlaşacağından emindir…Allah’a iman ,dünyevi-uhrevi mutluluğun bir sihirli anahtarıdır Ve ömrünü onun gölgesinde geçiren herkese hayırlaÇene kapanma vaat eder..Aslında mü’min bütün benliğiyle Allah’a yönelince,O’ndan gayrı her şey gözünden silinir gider…Zaman –zaman sahte ziyalarıyla gözlerimizi kamaştıran Bütün fani ışıklar ,gelip gönüllerimize vuran O’nun (c.c.) Nuru Karşısında birer-birer kararır ve her tarafta..“Bugün mülk ve milk O mutlak ve galip olan Allah’ın dır.”Duyulmaya başlar ki,böyle bir noktaya ulaşmış gönül,Bütün sahte vaadlerinden kurtulur…Sadece ve sadece O’na (c.c.) tevekkül eder ve imdadı da O’ndan bekler ..Zorda kaldığında veya musibetlerle sarsıldığında O’na güvenir,O’na dayanır..Allah’a imanı ve imanda marifeti ona,her şeyle muarefe ufkuna Açar…her şeyin kendisi için yaratılmış olduğunu idrak ederek,minnetle iki büklüm olur…Kimseden ürkmez,kimseye ürkütmez,herkesi kardeş gibi Kucaklar..Bütün eşyaya tebessümler yağdırır..suyu,havayı,ve daha değişik nimetleri Hak’tan gelmiş birer armağan gibi yudumlar..Toprağı ve onun yetiştirdiklerini misk u amber gibi koklar..İşte herkesi ve her şeyi o engin imanıyla bu çerçevede gören bir mü’min,daima Hakk’a sonsuz bir güven duyar…Selam ile dua..

    Cevapla

  6. Posted by gülay.. on Nisan 27, 2010 at 10:06 pm

    İnsanlık bütünüyle Allah’ın kulları Cenab-ı Hak onların yegâne yaratıcısı ve kulluğa layık tek mabududur. Sonunda dönüş yalnızca O’nadır. İşte huzur-u ilâhi’de toplanacak olan insanların dünyadayken teslimiyet içinde Allah’a yönelmelerine O’na tazimde bulunmalarına ibadet adı verilmiştir. İnsanın vazifesi budur. Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de şöyle ferman buyurmaktadır: “Cinleri ve insanları ancak bana ibadet etsinler diye yarattım.” (Zariyat 56) İbadet Mevlâ’nın emirlerini yerine getirip yasakladıklarından kaçınarak kulluk sorumluluğuyla hareket etmektir. Samimi niyetle karşılığını Alemlerin Rabbi’nden beklemek üzere O’na yakın olmayı dileyerek itaat etmektir.İbadet deyince genellikle anlaşılan namaz oruç hac zekât gibi zamanı ve şekli belli ibadetlerdir. Şüphesiz bunlar en temel ibadetlerdir ancak ibadeti yalnızca bunlardan ibaret görmek ibadetin anlamını daraltıp eksiltmektir. İslâm’ın şartlarından olan bu ibadetler genel ibadeti yani hayatın her anını kapsayan kulluğu ayakta tutan temeldir. İşte bu temelle birlikte bütün hayatı kuşatan ibadet halini de dikkate aldığımızda mücella dinimizin bütün ihtişamıyla belirginleştiğini görürüz.Tarih boyunca pek çok din görülmüştür. Bunların hepsinin müşterek özellikleri iman cemiyet ve ibadet olmuştur. Nerede insan var olmuşsa orada bir din ve bu dinin ibadetleri olmuştur. Çünkü ibadet insanoğlunda fıtrîdir yaratılışında vardır. Mevlâmız insanı yaratırken kulluk edecek kul olduğunu bilecek şekilde yaratmıştır. Ancak insanoğlu çoğu zaman fıtratını yanlış ve kötü yere kullanmış pek çok sahte ilâh edinip onlara taparak yoldan sapmıştır.Halbuki insanın hayatı ancak doğru inanca sahip olup hakiki yaratıcıya karşı kulluk vazifelerini yerine getirmekle mana kazanır insanın yaratılışındaki güzellikler ortaya çıkar. Çünkü ibadet nefs ve amellerin temizlenmesi insanî yönlerin ışıldayıp açığa çıkması için güzel bir vasıta ve ilâhi bir vesiledir. Mevlâ’nın emirlerinde birçok hikmet maddi ve manevi pek çok menfaat olduğunda asla şüphe yoktur. Bedenin belli gıdalara ihtiyacı olduğu gibi ruhun da ibadet etmeye manevi gıdaya ihtiyacı vardır. Beden ve ruhtan ibaret olan insanoğlu yaratılışının bu iki cephesine aynı ölçüde özen göstermesi gerekir. Ruhun en önemli gıdası sağlam bir iman ve huşu ile yapılan ibadettir. İbadetler imanın güçlenmesini ve ahlâken olgunlaşmayı sağlar. İbadetle beslenen iman ağacının meyvesi güzel ahlâktır. İbadete devam eden kimsenin kalbinde iman nuru parlar Allah korkusu ve sorumluluk duygusu yerleşir. İbadet sayesinde kötü düşüncelerden günah kirlerinden arınır. Ahlâk ve fazilet sahibi olgun bir mümin haline gelir. Dünyanın maddi bağlarından kurtularak ruhen yükselir ve önündeki engelleri ortadan kaldırarak ebedi saadet yurduna ulaşır.Rabbimizin yarattığı her şey O’na ibadet etmektedir. Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyruluyor: “Hiçbir şey yoktur ki Allah’ı tesbih etmesin.” (İsra 44). Mukaddes kitabımız bilinen ve bilinmeyen bütün varlıkların kendilerine has bir şekilde ibadet yaptıklarını bizlere haber verir. Hatta gök gürültüsü bile Allah’ı hamd ve tesbihtir.Bütün yaratılmışlar içinde ayrı seçkin bir yeri olan üstün yeteneklerle donatılmış olan insanoğlu ise elbette yüce bir gaye için yaratılmıştır. Bu gaye de Allah’ı bilmek ve O’na layıkıyla ibadet etmektir. Bu ibadet de sadece Mevlâ’nın emrini yerine getirmek ve O’nun rızasını kazanmak maksadıyla yapılır. Allah indinde makbul olan böyle halisane olarak yapılan ibadettir. İhlâs yapılan ibadetin ruhu hükmündedir. İhlâssız ibadet ruhsuzdur kıymeti yoktur. Sadece Mevlâ’nın emri olduğu için Rıza-yı İlâhi’yi kazanmak için ibadet yapılır ihlâs budur. Dünyevî bir menfaat için ibadet yapılsa ihlâs olmadığı için Allah indinde makbul olmaz.Diğer dinlerde de ibadet vardır. Kimine göre ibadet dünya lezzetlerini tamamen terk ederek insanlardan ayrı yaşamaktan ibarettir. Bir diğerinde sadece özel mabetlerde yapılabilen bir iştir. Bir başkasında sadece din adamlarının gözetiminde yapılabilecek bir törendir. Mücella dinimiz İslâm ise ibadeti Allah ile kulları arasında herhangi bir aracıya bağlı kılmamış herkesin Yüce Mevlâ ile doğrudan kurabileceği bir bağ bir irtibat olarak tebliğ etmiştir. Allah indinde alim ve din hizmeti görenler ile avam ve sıradan kişi kulluk bakımından eşittir. Üstünlük ancak takva iledir.Dinimiz dünya lezzetlerini tamamen terk edip halktan ayrı yaşamayı da emretmez. İslâmiyet’te ibadetin mana ve kapsamı çok geniştir. Sadece namazlardan duadan ve zikirlerden ibaret değildir. Belki bir insanın Rabbinin emrine tutunarak O’nun rızasını kazanmak için yaptığı her güzel iş (salih amel) bir nevi ibadettir. O iş mesela rızık temini veya evlilik gibi kişinin dünyevî arzusu kabilinden olsa bile…Mümin kul insan tabiatının gerektirdiği zevk ve lezzet aldığı yemek içmek uyumak gezmek çalışmak gibi işleri de Allah’ın emrine uygun ve O’nun rızasını talep ederek yapar. Helal olanla yetinir haramdan korunur. Allah’ın emirlerini yerine getirebilmek gayesiyle yer içer uyur… Böylece nefsine zevk ve lezzet veren bütün cismani fiiller bu halisane niyet sebebiyle bir nevi ibadet olur sevap alır.Hatta kişi maddi hayatın meşru zevk ve lezzetleri içinde yaşarken de halisane bir niyetle Allah’a teveccüh ederse bu fiilleri vasıtasıyla da Allah’a yaklaşır. Bu gibi lezzet ve nimetlerde de taat ve Allah’a teveccüh vardır. İbadette aranan mana da zaten budur.Tekrar belirtelim dinimizde ibadetin manasının böylesine genişletilmiş olması insanın namaz oruç hac zekât gibi farz ibadetleri yapmaktan kesinlikle muaf kılmaz. Çünkü bu farizalar doğrudan Cenab-ı Hak tarafından emredilmiştir. Çünkü bunlar kulun Allah’a bağlılığını ve yakınlığını temin eden esas merkezlerdir. Diğer hiçbir iş bu farzların yerine konulamaz.Durum böyleyken bazı tembel ve umursamaz kimselerin üzerlerine farz kılınan ibadetler hakkında “Aslolan kalp temizliğidir iyi niyet ve güzel işlerdir namaz ve oruçla din olmaz!” gibi sözleri cehalet acizlik ve büyük bir aldanıştır. İhmal ve tembelliklerinden dolayı korkunç bir yanlış anlama ve anlatmadır. Her münkir kendisinin herkesten daha abid olduğunu iddia eder. Fakat Fahr-i Alem s.a.v.: “Namaz dinin direğidir. Onu terkeden dinini yıkmış olur.” buyurarak ölçüyü bildirmiş yalan söyleyenlerin yolunu kapamıştır.Gerçek şudur: Dinimiz ibadetin manasını genişletmekle beşer hayatını ıslah etmeyi hayatın güçlüklerine sabırla göğüs germeyi müşterek hayrı elde etmek için çalışmayı ve kötülükle mücalede etmeyi hedef edinmiştir. Nezih ve kaliteli bir hayat için beşeri ve sosyal kuvvetleri toplumun hayrına kullanmak gerekir. İslâm’ın getirdiği ilâhi esaslar ve ibadetteki geniş anlayış bu hayırlı neticeleri temin etmeye kâfidir.Rivayete göre Hz. Aişe r.a. Validemiz zayıflıktan yüzü sararmış beli bükülmüş bir şahsı görünce bunun kim olduğunu sormuş. Bu zat zahit bir kimsedir cevabını alınca zühdün bu şeklini reddederek şöyle demiştir:“Ömer b. Hattap insanların en zahidi idi. Fakat bir şey söyleyince sözünü dinletir yürüyünce hızlı yürür vurunca da çok acıtırdı.”Rabbimiz bizleri her işini rızası için niyet ederek yapan ve ibadet sevabı alan kullarından eylesin.

    Cevapla

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: