“İşte bunlar Allah’ın sınırlarıdır, sakın bunları aşmayın. Kimler Allah’ın sınırlarını aşarsa işte onlar zalimlerdir.” (Bakara, 229) “Bunlar, Allah’ın sınırlarıdır (bu sınırları tanımayan) kâfirler için acı bir azap vardır.” (Mücadele, 4)

Günah, ruha içirilmiş bir zakkumdur.
Günah işleyen insan, kendi ruhunu dinamitlemiştir.
Günahtan zevk alan insan sefildir. Çünkü insana bahşedilen kabiliyetler, ulvî duygular günahla kararmaya başlar.
Günah işlemeye ısrarla devam edenin iradesi, direnmesi ve yenilenme kudreti kalmaz.
Günah, kalbî hayatı çepeçevre saran zehirli bir dumandır.
Bu duman fırtınasına maruz kalan insan kurur; bu zehirli havayı teneffüs eden, manen ölür. Her ne kadar diri gözükse de…
Günah, fıtratla zıtlaşmadır. Günah, insanın aslî yani fıtrî olandan sapmasıdır. İnsan günah ile Hak’tan saptığı zaman kendisi olmaktan çıkıyor ve kendi cehennemini oluşturuyor. Fıtrî olan, iyi asfaltlanmış otoban yola benzer. Bu yolda arabanızı güvenle kullanabilirsiniz. Çünkü sürücü olarak ne siz yorulur ve endişelenirsiniz ne de arabanızın motoru zorlanır. Eğer ana yoldan çıkar, patika yola girerseniz, bu yolun çukurları, kayganlığı, taşları ve yol kenarlarındaki dikenleri size rahat vermeyecektir; belki de bir kaza ile sizin sonunuzu hazırlayacaktır.
Kur’an’da günah anlamında kullanılan kelimelerden biri olan fücur kelimesi, Hak yoldan sapış anlamındadır. Elmalılı Hamdi Yazır der ki: “Fücur, Hak’tan sapıp Hak yolunu yarmak ve Hak nizamından çıkıp fısk ve isyana düşmektir. Bilhassa zina, yalan vs. gibi edepsizlikler yoluyla şer ve isyana düşmeye fücur denir.” (Hak Dini Kur’an Dili 8/5857). Fücur işleyen yani fâcir kimse, hem kendisini hem de çevresindeki diğer insanları karanlığın içine atar.
Günah, Kur’an’da on ayrı ayette belirtilen Allah’ın sınırlarını ( hududullah ) aşmaktır:
“Bunlar Allah’ın sınırlarıdır. Kim Allah’ın sınırlarını geçerse, kendisine yazık etmiş olur.” (Talak, 1)
“İşte bunlar Allah’ın sınırlarıdır, sakın bunları aşmayın. Kimler Allah’ın sınırlarını aşarsa işte onlar zalimlerdir.” (Bakara, 229) “Bunlar, Allah’ın sınırlarıdır (bu sınırları tanımayan) kâfirler için acı bir azap vardır.” (Mücadele, 4)
Küçük günahlardan sakınma, insanı sınıra doğru gitmekten alıkoyarken, büyük günahlardan sakınma, bu sınırı geçip insanı helâk olmaktan korur. Büyük günah işlemek, Allah’ın hem ruhî hem de maddî anlamda belirlediği insan-kâinat bütünlüğünü parçalamak demektir

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: