Resulullah efendimiz; (Dünyayı terk eyle ki, Allahü teâlâ seni sevsin. İnsanların malına göz dikme ki, herkes seni sevsin!) buyurmuşlardır.

 

Al-i İmran suresinin 133. âyetinde mealen buyuruluyor ki:
(Rabbinizden mağfiret istemeye ve Cennete girmeye koşunuz. Bunun için çalışınız! Cennetin büyüklüğü gökler ve yer küresi kadardır. Cennet, Allahü teâlâdan korkanlar için hazırlandı. Bunlar, az bulunsa da, çok bulunsa da, mallarını Allah yolunda verirler. Öfkelerini belli etmezler. Herkesi affederler. Allahü teâlâ, ihsan edenleri sever.)

Dünyada olanlar, İslamiyet’e uygun olarak kullanılırsa, ahirete faydalı olur ve böylece hem dünya lezzetine, hem de ahiret nimetlerine kavuşulur. Peygamber efendimiz; (Dünya, geçilecek bir köprü gibidir. Bu köprüyü tamir etmekle uğraşmayın. Hemen geçip gidin!) buyurmuşlardır.

Kötü olan dünya, Allahü teâlânın razı olmadığı, ahireti yıkıcı yerlerde kullanılan şeylerdir. Dünya sevgisi ahirete hazırlanmaya mani olur. Çünkü kalb, dünyalıkları düşünmekle, Allahü teâlâyı unutur ve beden de, dünyalık olan şeyleri elde etmeye uğraşarak ibadet yapamaz olur. Hadis-i şerifte buyuruluyor ki:
(Yalnız dünya için çalışana, yalnız kaderinde olan kadar gelir. İşleri karışık, üzüntüsü çok olur.)

Dünya ile ahiret, doğu ile batı gibidir ki, birine yaklaşan, ötekinden uzak olur. Bir kimse, ibadetini yapmaz ve geçiminde, kazancında Allahü teâlânın emirlerini ve yasaklarını gözetmezse, dünyaya düşkün olmuş olur. Allahü teâlâ herkesin kalbini bundan soğutur ve bunu kimse sevmez. Zira Resulullah efendimiz; (Dünyayı terk eyle ki, Allahü teâlâ seni sevsin. İnsanların malına göz dikme ki, herkes seni sevsin!) buyurmuşlardır.

Her Müslümanın ölmeden yani dünyadan çıkmadan önce, kalbinden dünya sevgisini çıkarması lazımdır. Dünyanın nimetleri zehirli ve geçici, safaları kederli, halleri ise değişicidir. Bu sebeple fani yani geçici olanın sevgisini kalbden çıkarmalı, baki yani sonsuz olana talib olmalıdır.

Bir kimse, nefsinin arzularını terk ederse, bütün kötülüklerden temizlenerek selamete, kurtuluşa erer. Çünkü Allahü teâlânın razı olmadığını terk edene, Allahü teâlâ ondan daha iyisini ihsan eder. Dünyayı anlayan, onun sıkıntılarından üzülmez, ondan sakınır ve böylece nefsini tanır. Nefsini tanıyan ise, Rabbini bulur, Onun rızasına kavuşur.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: