“Yemin olsun, sizi ilk yarattığımızdaki gibi yapayalnız/teker teker bize geldiniz.”

 

 

İnsan hayatında önemli anlar vardır, insanı uyandıran anlar…Aklımızın bir köşesinde hapsetmeye çalıştığımız bir fikrin hatırlanmasıylaaman Allah’ım dediğimiz, adeta silkinip kendimize geldiğimiz anlar… Geçenlerde okuduğum bir ayet sayesinde tam da böyle hissettim. 6 Enam Suresinin 94. ayeti bende tam da bu etkiyi yarattı.                                                     

“Yemin olsun, sizi ilk yarattığımızdaki gibi yapayalnız/teker teker bize geldiniz. Size verip hayaline daldırdığımız şeyleri de sırtlarınızın arkasında bıraktınız. Sizinle ilgili hususlarda ortaklar olduklarını sandığınız şefaatçılarınızı da yanınızda görmüyorsunuz. Yemin olsun, koptu aranızdaki tüm bağlar ve uzaklaşıp kayboldu yanınızdan o bir şey sandıklarınız.””

 

Tabi ki insanların yalnız öldüklerini, dünyadan iyi amelleri dışında hiçbir şeyi ahirete götüremediklerini biliyordum. Ancak ayet bunu ortaya öylesine müthiş bir şekilde koyuyor ki etkilenmemek mümkün değil…                Ayetteki ilk ifade insanın aynen doğduğu zamanki gibi ölürken de yalnız olacağını hatırlatıyor inananlara. Yani bu dünyada güvenilen ve belki de insanlara kapılar açan tanıdıklar, akrabalar, hemşeriler ahirette yok. Onlar ne dünyaya gelirken yardım edebilirler insana ne de öldükten sonra ahirette başına gelebilecekler konusunda. Yani insan Allah’ın kendisini yarattığı gibi tek başına döner Rabbine. Yardım, destek, torpil olmadan. Yardımlar, torpiller geçicidir, son derece kısa olan dünya içindir sadece.               

Ayetteki 2. ifade ise halk arasında “kefenin cebi yok” diye anlatılan gerçeği ifade eder. Bu dünyada uğruna çabalanan malın, mülkün, paranın nasıl da geçici olduğu, ölüm geldiği anda insanın nasıl da hepsini geride bırakıp gideceği hatırlatılıyor burada da Müslümanlara. Bu ifade, bir tane daha ayakkabı, bir tane daha araba, bir tane daha ev için uğraşıp durmanın, hayatı bu uğurda tüketmenin ne derece anlamsız olduğunu da açıkça ortaya koyuyor tabi. Bu geçici zevkler, oyalanmalar için harcanan vakit ve para ancak Allah yolunda üretmek ve ihtiyaç sahiplerine yardım etmek için harcanırsa insan için kazançlı olacaktır çünkü insanın ahirete götürebildiği tek şey bu dünyadaki hayırlı işleridir.

 

 2 Bakara Suresi 223 …. “Öz benlikleriniz için önceden bir şeyler gönderin. Allah’tan sakının ve bilin ki, O’na mutlaka ulaşacaksınız. İman sahiplerine müjde ver. “

 Öyleyse tüm hayatımızı uğruna harcadığımız insan ilişkileri de, mal mülk kaygısı da ahiret ile Allah yolunda gitmekle karşılaştırıldığında hiçbir şey ifade etmez. Bunlar gelip geçici oyalanmalardır sadece. Biz Allah’ın huzurunda hesap verirken, Allah sonsuz yurttaki mekanımız hakkında karar verirken ne çevremizdeki insanların ne de sahip olduklarımızın bize bir yararı olacaktır. Bu durumda bir mümine yakışan, hayatını böylesine gelip geçici zevkler ya da dertler uğruna harcamaktansa esas yurt olan ahiret için, Allah yolunda hayırlı bir şekilde geçirmektir.

alıntı

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: