Bizim kendisini örnek alacağımız zat Peygamberimiz Efendimizdir

 

Bizim kendisini örnek alacağımız zat Peygamberimiz Efendimizdir. Konuyla ilgili âyet O’nu kendimize model almamızı emrediyor.
Rasûlüllah (s.a.v.) Efendimiz:

Evde nasıl yaşardı?
Sokağa nasıl çıkardı?
Yolda nasıl yürürdü?
Karşılaştıklarına nasıl davranırdı?
Mescide vardığında ne yapar, nasıl ibâdet ederdi?
İslâm’ı öğretme metodu nasıldı?
Henüz Müslüman olmamış kişilere İslâm’ı nasıl tebliğ ederdi?
Hayvanlara muamelesi nasıldı?

İslâm’ı bütünüyle yaşayabilmemiz tamamen Peygamberimiz Efendimizi tanımamıza bağlı.
Efendimizi öğrenmek, tanımak ve O’nun tarzına hayatımızı ayarlamak için Hadis okumalıyız.
Hadisleri öğrendikçe mükemmele giden yolda mesafeler almaya başlarız. Davranış bozukluklarımız gider. Kusurlarımız asgari düzeye iner. Beşeri ilişkilerimiz güzelleşir. Davranışlarımız daha sıcak, daha samimi hâle gelir.

Peygamberimiz Efendimizin hadislerini okumayanlar, O’nun sünnetini bilmeyenler mü’minlere yakışmayan davranışlar sergilerler. Günde binlerce Müslümanla karşılaşıp selâmsız ve kelâmsız bazen gözgöze gelerek, bazen de gözlerimizi birbirinden kaçırarak geçip gidiyoruz. Müslümanlar Peygamberimizin: “Tanıdık tanımadık herkese selâm vermeyi” tavsiye buyurduğu hadisini okuyup öğrenmiş olsalardı, O’nun çocuklara bile selâm verdiğini bilselerdi selâm vermekte yarışacaklar, insan olmanın hazzını yaşayacaklardı.
Peygamberimiz Efendimizin hadisleri bize:

Dargın durmanın kötülüğünü,
Dargınları barıştırmanın faziletini,
Müslüman kardeşimizin ayıbını ifşa etmemeyi,
Geniş gönüllü olmayı,
Amellerde hoşgörülü olmayı,
İnsanı sevmeyi, anlamayı ve onu bağışlamayı,
Aşırılığa kaçmamayı… öğretir.

Kabir hayatındaki hâlimizi, orada ilk hesaba nasıl çekileceğimizi, kabirdeki ilk nimetin ve azabın mâhiyetini, nasıl dirileceğimizi, mahşerde nasıl hesaba çekileceğimizi, hesap için beklerken neler çekeceğimizi, amel defterimizin mahiyetini, cennetteki nimetlerin, cehennemdeki azabın mahiyetini biz Müslümanlar hep hadislerden öğreniriz.

Hadis okumayanlar, günümüzün acı ve ıstırapları içine yuvarlanırlar. Müslümanca tavrın gittikçe görülememesinin sebebi işte budur.
Müslümana yakışır şekilde oturup-kalkmayı, yemeyi, içmeyi, giyinmeyi, fedâkarlığı, ahde vefayı, düşenin elinden tutmayı, sıkıntılara katlanmayı, aile fertleri başta olmak üzere herkesle geçinmeyi, güvenilir olmayı hadis okumayanlar nereden öğrenebilirler?
Her Müslüman, Efendimizin hadislerini okumalı, sünnetlerini öğrenip uygulamalıdır.

Şu hadisi hiç unutmayalım: Efendimiz buyurdu:
“Ümmetime sünnetimle ilgili 40 hadisimi ezberleyene/ezberletene kıyamet günü şefaatçi olacağım…”
Peygamber Efendimizin söz, fiil ve davranışları genel anlamda Rasûlüllah’ın sünneti olarak tarif edilmiştir. Bunları nakleden haberlere de hadis-i şerif denilmektedir.
Kutsi Hadis farklıdır.
Bunda Cebrail Aleyhisselâmın vasıtalığı yoktur. Mânâsı doğrudan doğruya Peygamberimiz Efendimize ilham olunmuştur. Efendimiz de kendi lâfzı ile ümmet ve ashabına tebliğ buyurmuştur. Bu cihetle Hadis-i Kutsi Kur’ân-ı Kerim’den farklıdır. Ve Kur’ân-ı Kerim gibi nazmı da mucize değildir. Bu da Kur’ân-ı Kerim ile Kudsi Hadis’in farklı olan vasfıdır.

Özetleyecek olursak, Rasülullah (s.a.v.) bizim için en güzel örnek, kendimize model alacağımız zattır. O’nun hayatı, hadisleri ve sünneti ilk öğreneceğimiz esaslardandır.

İslâmiyeti, onu getiren Peygamber gibi yaşamak Müslüman olarak hepimizin görevidir. Bunu idrak edelim ve gereğini hadis okuyarak yerine getirelim.

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: