Kahrolsun katiller! Yaşasın katiller için idam!‏

11001797_835540743159067_462148263874380255_n
Okuyup hayata tutunmaya çalışan Özgecan’ın yakılarak öldürüldüğü haberlerini konuştu Türkiye! Gerçekten şok ediciydi ve bu şoku kadınlar empatileri nedeniyle yüreklerinde çok daha derin hissettiler. Yazık oldu. Kahrolsun katiller! Yaşasın katiller için idam!
Bu sayfada anasını doğrayan evladın idam edilmesini savunduğum ve ölmesini dilediğim gibi, Özgecan’ı yakanların da idam edilmesi gerektiğini savunuyorum. Bunu yapanların idamdan daha adil bir cezaları asla olamaz. O yazımda, bir sürü kadın bana katil gözüyle baktı, yok evlat psikopatmış, tedavi görüyormuş, yok Allah affedermiş, yok şu bu diyerek yüzlerce kadın o ana katilini savunmuştu. Şimdi merak ediyorum, Özgecan’ın katillerine karşı o şefkatli (?) kadınlar ne hissediyorlar?
Bu gerçek böyle olmakla birlikte bütün inancımla söyleyeyim, ey sorumlular, doğru yolda değilsiniz: Türkiye Cumhuriyeti Devleti, “Batsın Avrupa Birliği ideali!” diyerek AB mevzuatına uymaktan vazgeçip idamı geri getirirse, Türkiye’de kadınların öldürülmesi son bulacak mı? Bu durumun sebepleri durduğu sürece zerre kadar hız kesmeyecek ve ben bunu iddia ediyorum. Çünkü siz bataklığı kurutmazsanız sinekleri istediğiniz kadar imha edin kökünü kesemezsiniz. Peki bataklık nerede?
Defalarca yazdım! Sorun son derece yanlış ele alınıyor. Medyada “Kadına karşı şiddet” diye diye kadını kurban ediyorsunuz. Toplum bilinçaltına kadınla şiddeti yan yana ekiyorsunuz. Kadına yönelik şiddet, kadın cinayeti dedikçe siz, daha çok kadın kesilecek, doğranacak. Çünkü ortalık telkine açık psikopat kaynıyor. Hele de artık bu Özgecan olayı böylesine manşetlere girdikten sonra bir sürü sapık yeni bir kadın öldürme yöntemi keşfetmiş oluyor: Yakmak! Hatırlıyor musunuz, bir kadın erkek organını kesti de, ardından organ kesme haberlerinde adeta patlama yaşanmıştı. Her haber öğreticidir.
Pek kulak asılmayan fikrimi tekrarlayacağım: Söyleminizle kadını hedef yapıyorsunuz. Panik butonu da çözmedi, idam da çözmeyecek. Tüm erkekleri zincirleseniz de çözmeyecek. Hayatının baharındaki gence “Ben aidsliyim!” diyor kadın, şehvetinden kudurmuş genç, “Biz Türk’üz, bize bir şey olmaz abla!” diye ısrar ediyor. Ne ile uğraştığınızın farkında mısınız? Adam çıldırmış, karısını doğruyor, çocuklarına birer kurşun sıkıyor ve sonra da kendi kafasına sıkıyor. Gözü dönmeyeni idamla korkutmak önemli bir aşamadır; ama öfkeden gözü dönmüş kişiyi hangi idamla durduracaksınız?
Sorumlular şunlara dikkat etmelidir:
1-“Kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri” ibarelerini kullanmayı bırakın. Kadını böylece öfkeli ve psikopat erkeklerin hedefi yapmayın. Geçenlerde bir kadın öz evladını boğmadı mı? Cinayetin cinsiyet ayrımcılığı olmaz. Sorunu genel olarak şiddet veya cinayet şekline ele alın. Şiddetin her türlüsünü ve herkese yönelik olanını hedef tahtasına oturtun. Beyinlerde böyle inşa edin.
2-Şiddetin sebepleriyle savaşın. Şiddet beynin tahrip olmasından, düşünce merkezinin duygu kontrolünü kaybetmesinden kaynaklanır. Birinci şiddet sebebi, istatistiklere göre %70 oranında alkolizmdir. Yani uzun süreli alkol beynin düşünce merkezini öylesine tahrip ediyor ki, olumsuzluklar karşısında öfke kontrolü imkânsız.
3-Şiddetin ikinci sebebi cinsel sapmalardır. Şehvet aklı baştan alan en kötü felaket! Yeryüzünde en çok cinayet şehvet yüzünden işleniyor istatistiklere göre. Hayvanlar bile şehvet döneminde avcıdan korkmaz ve ölümü göze alır. Bir topluma çok erkenden şehvetin helalini haramını öğreteceksiniz. Adam geneleve gide gide, fuhuş aldatma alçaklığını işleye işleye yüreği öylesine canavarlaşıyor ki artık onun için insan öldürmek sinek ezmek kadar basit bir şey oluyor. Hem zinama karışma, hem de cinayet işleme diyorsan hadi durdur o zaman, durdurabiliyorsan!
3-Şiddetin diğer küçük oranda kalan sebebi de kronik stres, tiner vs. madde bağımlılığı, beyin travmaları ve türlü hastalıkların beynin düşünme merkezini tahrip etmesidir.
Bu bilgilere göre alkolikler, zinaya devam eden bilhassa evliler ve son maddede saydığım çerçevesinde beyin hasarı taşıyan psikopatlar birer potansiyel katil adayı olarak takibe alınmalıdır. Bu tür kişilerden toplumun korunması için mekanizmalar kurulmalıdır. Bu tür kiyilerin türemesini engelleyici düzenlemeler getirilmelidir.
Yoksa o çok acı, çok yürek yakıcı şeyi buradan söyleyeceğim: Ey kadın örgütleri! Medya operasyonlarını yoğun kullanarak kadın cinayetlerine karşı türlü kanunlar çıkarttırdınız. Türlü tedbirler aldırdınız. Amacınıza ulaştıktan sonra medya bu tür haberleri manşetten vermeyi azalttı. Tıpkı artık kırım-kongo ölümlerini duymadığımız gibi. Pekala, vicdanınıza soruyorum: Kadın cinayetlerini gıdım kadar azaltmayı başarabildiniz mi? Bakın istatistiklere! Emin misiniz? Hayır, bu kafayla asla başaramayacaksınız! Yazık oluyor bu millete!

Dr. Muhammed Bozdağ

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: